23 Haziran 2014 Pazartesi

O Ses Çocuklar


Acun Ilıcalı'nın veda etmeden önce, Star TV'ye son armağanı diyebiliriz; O Ses Çocuklar için. O Ses Türkiye'nin çocuklar için hazırlanmış versiyonu olan program, Cumartesi akşamı yayın hayatına başladı. O Ses Türkiye'de de jüri koltuğunda oturan Murat Boz ve Hadise'ye bu formatta, Mustafa Ceceli eşlik etmekte. Sunucu koltuğunda ise alışılmışın dışında Acun Ilıcalı oturmuyor. Programın sunuculuğunu ve çocuklar jüri önünde ter dökerken, ailelerinin heyecanını dindirme görevini Jess Molho üstleniyor. 


Çocuklar üzerine yapılacak bir programda en doğru isim de zaten, Jess Molho olurdu. Rahmetli Barış Manço'nun çocuklara dair misyonunun, günümüzdeki temsilcisi bence Jess'dir. Bunun yanında aşırı profesyonel tavırları, mükemmel diksiyonu ve sıcakkanlılığı onu ekranda izlemekten hoşlanılan bir isim yapmakta... Jürinin de dörtten üçe indirildiği yarışta, Murat Boz ve Hadise'nin yanına üçüncü bir isim olarak Mustafa Ceceli seçilmiş. Mustafa Ceceli, henüz alışma sancıları çeksede, zamanla Gökhan Özoğuz'un sonradan açılması gibi bir süreç yaşayacağına eminim. Büyüklerin dahi, ilk başlarda jüri koltuğunda daha önceden gördüğü isimleri seçme eğilimi gösterdiğini düşünürsek; o koltukta Mustafa Ceceli'yi gördükçe seçecek çocuk sayısı, gittikçe çoğalacaktır. Gökhan'ın Yasemin Demir'le yakaladığı çıkışı bakalım, Mustafa Ceceli kiminle yakalayacak... 


Murat Boz ve Hadise, beğendikleri sesleri kendi takımlarına gelmeleri için ikna etmek konusunda oldukça profesyoneller tabi. Hadise bu profesyonelliğini biraz da, birinci olarak zirveye taşısa hiç de fena olmaz hani. Diğer 3 sezonda ve yapılan iki yılbaşı çekiminde de hayal kırıklığına uğrayan Hadise'nin, bu sefer de hezimete uğraması sonrası nasıl bir yol izleyeceği ise merak konusu. Acun ona; "Senin yerine başka bir isim düşünüyorum" demediği sürece, jüri koltuğunda yer edinecek olduğunu düşündüğüm Hadise'nin, aslında yeteneksiz bir takım koçu olduğunu söyleyemeyiz. Sadece, daha iyi performanslar sergileyen ya da izleyiciye daha farklı gelebilecek tipler, ona gitmiyor. Gidenlerle de çok çok yarı finale kadar çıkabiliyor. Yarışmacıyı benimseyemeyen halkın gönderdiği isimden mesul kişi, bir yere kadar Hadise olabilir yani... Burada da Hadise'nin diğer jüri üyelerine göre daha amatör olduğunun düşünülmesi yatıyor olabilir. Son 3 sezonda da diğer jüri üyelerine nazaran daha yeni tanıdığımız bir sanatçı olarak, "Bana ne katabilir ki?" sorusu en çok onun için soruluyordur muhtemelen. 

Murat Boz'da ise durum tamamen farklı, hem reyting makinesi hem de sevgi kumkuması malum o. Sokaktan çevirip soracağınız yüz kişinin 99'un rahat "seviyorum" diyebileceği bir isim, Murat Boz. Bunda en büyük pay da, yine O Ses Türkiye'dir. Birinci sezonda, halkın daha yakından tanıyıp sevmeye başladığı Boz; üçüncü sezonda artık, herkesin sevgilisi olmayı başarmıştı. Komiklikleri, muziplikleri ve flörtöz tavırlarıyla yarışmayı daha da izlenir kılmayı da... Birinci sezon ve iki yılbaşı çekiminde birinci olarak da, koltukta boşuna oturmadığını çok güzel kanıtlamış durumda. Burada da, Hadise'nin tam tersi olarak; daha iyi performanslar sergileyen ve seyirciye daha farklı gelebilecek isimlerin Murat'ı seçmesinin payı var. Yani, Murat Boz iyi bir jüri üyesi ama bunun yanında yarışmacıları da gerçekten çok iyi isimlerden oluşmakta. Kısacası; bu iki ağırlıklı terazinin bir bölmesinde eksiklik varsa, diğerinin onu tamamlaması çok zor...

Yarışmaya da biraz değinelim... Gerçekten, büyüklerden daha profesyonel ve daha disiplinli sesler vardı sahnede hem Cumartesi hem de Pazar yayınlanan bölümlerde. Çocukların bu profesyonelliklerinin yanında, akılları da insanı gerçekten şaşırtmakta. Programın, izlenirlik gidişatını belirleyen bir süreç olan, dönülen yarışmacının seçeceği jüri üyesi faslında, o kadar akılcı ve komedi unsuru davranıyorlar ki; etkilenmemek elde değil. 

Cumartesi günkü bölümde dikkatimi çeken üç isim oldu. Bunlardan ikisinin; biri sevimliliği diğeri de, aşırı cool duruşu ve gerçekten etkileyici olan sesiyle öne çıkmıştı. Ve şansa bakın ki ikisi de, kardeşti... Nazar Nur ve abisi Ogün Can Kaya. Üçüncü isim de, Şebnem Ferah'tan; 'Sil Baştan'ı oldukça başarılı bir şekilde söyleyen Melisa Taştimur'du. 

Nazar'ın performansı

Ogün'ün performansı

Melisa'nın performansı


Pazar günkü bölümde ise, iki-aslında üç- isim öne çıktı. Birisi, kolunda çatlak olmasına karşın; çok iyi ritmler tutan, aynı zamanda çok da iyi bir sese sahip Harun Gülbahar, diğer-ler-i ise; bugüne kadar gördüğüm en tatlı ikizler olan Çağla ve Doğa Vardar kardeşlerdi. 

Harun'un performansı

Çağla ve Doğa kardeşlerin performansı

İlk haftadan, ilerleyen haftalarda sık sık ismini duyacağımız bir 6'lı ortaya çıkmış oldu böylece. Nazar'ın sevimliliği, Ogün'ün cool tavırları, Melisa'nın dinlendirici sesi, Harun'un sevimli ve kendinden emin tavırları ve son olarak, Çağla-Doğa kardeşlerin, güzellikleri ve sevimlilikleri sık sık ekranda göreceğimiz yüzler kılacak onları. 

O Ses Çocuklar, iyi bir başlangıçla televizyon hayatına başladı ve ilerleyen haftalarda içine daha da çekecek bir hale gelecektir. Özellikle, seçilen çocuk yarışmacılar böyle giderse gerçekten hem dinlemesi, hem de izlemesi oldukça keyifli bir program olacağı kesin.

Acun Ilıcalı'nın elini attığı hiç bir işte boş çekmemesi gerçekten inanılmaz. Türkiye'nin Oprah Winfrey'i diye, boşuna denilmiyor yani ona. Onun gibi bir de, kendi kanalının başına geçti tam oldu. Bundan sonra yeni kanalında atacağı adımlar ve yayınlayacağı programlar yavaş yavaş netleşirken ve bu projelere hazırlanırken; aynı zamanda, Star TV'ye yaptığı son işle de; hem kanalın yaz ekranındaki reyting karnesine bir iyilik yapmış oldu, hem de yaz ekranında izleyecek bir şey bulmakta gerçekten zorlanan biz izleyicilere güzel bir alternatif sundu. Sizce de öyle değil mi?..

Sevgilerimle...
Beklenen Kral

BeklenenKral@gmail.com

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder