4 Haziran 2014 Çarşamba

Yalan Dünya TOP 10 - 1. Zerrin


Ve listemin son sırasına geldik... Yalan Dünya TOP 10 listemin birinci sırasında; delidolu, atarlı ama zarif bir flamingo(!) da olan, namuslu ev kızı olduğu her hal ve harekatından anlaşılan (!) Zerrin var...

                            

Gençliğinde, büyük bir şarkıcı olmak hayaliyle yanıp tutuşan Zerrin için hiç bir şey umduğu gibi gitmemiştir... Zerrin'in umduğundan farklı olan sonu, bir yer altı lokalinde konsomatrislik yapmak olmuştur... Kaderin cilvesi mi deriz, yoksa kendi etmiş kendi bulmuş mu bilemeyeceğim ama konsomatrislik bir insana ancak bu kadar yakışabilirdi... 

Zerrin, "kocacım" diye seslendiği müşterileriyle, öyle iyi ilgilenmektedir ki; anasıgilleri, babasıgilleri, eşleri, çocuklarının nasıl olduklarıyla dahi çok yakından ilgilenmektedir(!). Sanırsın, konsomatris değil, aile ahbabı... Müşterileriyle bu kadar iyi ilgilenen bir konsomatris olan Zerrin'in tek marifeti de bu değildir; çok büyük bir yetenek olarak dansözlük mesleğine el atmış, hatta öyle ki yeni dans figürleri bulacak kadar profesyonel de olan bir sanatçıdır(!).. Özellikle kendi icadı olan; "su içerken rahatsız edilen flamingo" figürü ile Oscar dahi alabilir bana göre...

Tülay'ın (İrem Sak), en yakın arkadaşı olan Zerrin, onun hem akıl hocası hem de baş belasıdır. Sürekli oraya buraya harcamaktan parası kalmayan Zerrin'in daimi misafirhanesi, Tülay'ın evidir. Tabi bu durumdan çok rahatsız olan birisi vardır; Selahattin (Olgun Şimşek)... Tülay'la vakit geçirmek için her yarattığı fırsatta evde biten Selahattin, karşısında Zerrin'i görünce çılgınlara dönmektedir. Zerrin'in hiç bir şekilde alttan almadığı tartışmaların sonunda da pes eden taraf elbette Selahattin olmaktadır...

Zerrin liseden arkadaşı Açılay'la (Nihal Yalçın) da hiç anlaşamaz. İlk başlarda bu negatif karakteri hatırlamayan Açılay; tek kişilik oyununun ardından kendisiyle dalga geçen Zerrin'i bir sözünden yakalar ve geçmişe gider... O zamanlarından yırtık birisi olacağı belli olan Zerrin'in bu anı sonrası, yüzüne vurulan gerçeklerle orada kalması imkansızdır...


Hiç anlaşamasalar da, birbirlerine sürekli işi düşen bu ikilinin en komik sahnelerinden birisiyse; Zerrin'in Açılay'a öğrettiği konsomatrisliktir... Açılay oynayacağı bir sanat filminde doğulu bir konsomatrisi canlandıracaktır ve kendisini bu role en iyi hazırlayacak kişi elbette Zerrin'den başkası değildir... Çok asabi ve sert bir hoca olan Zerrin'den ders almaksa tam bir işkencedir... 

Zerrin, Selahattin'in boşanacağı vaadiyle kandırdığı Tülay'ın, çektiği krediyle kendisine tuttuğu evde yaşama kararı almasıyla birlikte artık, Kocabaşlar'ın da belalısı olmuştur. Zira, bu ev tam Kocabaşlar'ın terasına bakmaktadır... Emir'in (Sarp Apak), Kocabaşlar kıymetlerini anlasınlar diye bolca para verip cazgırlık yapmasını istediği Zerrin'in, kendilerine bulaşmasıyla neye uğradığını şaşıran aile için, artık terasta vakit geçirmek tam bir işkencedir... (Fark ettiyseniz Zerrin = işkence demek)


Aşk hayatıyla hiç gündeme gelmeyen Zerrin'in kapısını ise aşk çalmak üzeredir... Zira, Kocabaşlar'ın evinin altındaki kafede geçen bir muhabbet sebebiyle psikolog zannettiği Zerrin'in hastası olan(!) Nurhayat'ın (Gupse Özay) laf aralarında sık sık adı geçen; İtalya'dan yeni dönmüş ağabeyine, malı mülkü şerefine daha görmeden göz koymuştur... Her sohbetlerinde lafı abisine getirdiği Nurhayat'ı oldukça bunaltan Zerrin, sonunda emeline ulaşmış ve Bünyamin'le (Okan Çabalar) bir araya gelmeyi başarmıştır...


Kendisini psikolog zanneden Bünyamin'i, Tülay'ın evinde ağırlayan Zerrin; evin dekorasyonunu da, her seferinde değiştirmektedir. Duvarlara asılan onlarca diploma ve bir kütüphane ile istediği ortamı yakalayan Zerrin'in, istediği ikinci ortam ise Bünyamin'i nikah masasına oturtmaktır. Eninde sonunda, tavladığı Bünyamin'le sevgili olan Zerrin'den mutlusu yoktur; ta ki babasıyla kavga eden Bünyamin'in kızıp evi terk ederek kendisinde kalma kararı verene kadar... Evi terk ettiği için kendisine kızgın olan babasının beş kuruş koklatmadığı Bünyamin'e zengin gözükmek için zaten olmayan paraları saçan Zerrin'in durumu hem ruhen hem madden hem de manen hiç iyi değildir...


Zerrin'in gerçekte psikolog olmadığını ve abisinin malında mülkünde gözü olduğunu artık anlamış olan Nurhayat ise bu beraberliğe karşıdır. Ama Zerrin bu, kendisine muhalefet olan Nurhayat'a karşı farklı bir savaş açmıştır. Bünyamin'in takıntılarının, çocukluğunda Nurhayat sebebiyle başladığını keşfeden Zerrin için zırhlılarını kuşanmak çok kolay olmuştur... 

Ailesini görmek, tanışmak isteyen Bünyamin'e sürekli, başka başka ülkelerde seyahatlerde olduklarını söyleyen Zerrin'den iyice kuşkulanmakta olan Bünyamin'i oyalamak için elinden geleni yapan Zerrin'in son yöntemi ise melezliğini kanıtlamaktan geçmektedir..


Eninde sonunda gerçeği açıklamak zorunda kalan Zerrin ise, bu durumu dahi lehine çevirmeyi başarmıştır... Bünyamin'in babası ve annesinin hiç hoşlanmadığı Zerrin'în dansöz olduğunun ortaya çıkması, Bünyamin dışındakiler için pek de sürpriz olmamıştır... İlk tepki olarak Zerrin'i terk etse de, daha sonra, "yasak olanı elde etme" arzusuna sahip Bünyamin'in fikir değiştirmesiyle, yeniden birbirlerine kavuşmuşlardır.

Bizim "yasak meyve" dansözlüğü ortaya çıkınca, artık pek bir rahatlamıştı... Bünyamin de lokalden çıkmıyordu.. Ama bir farkla; Bünyamin'e lokalin aile lokali olduğu ve ailelerin, eşlerin çocukların geldiği yalanını söylemişti Zerrin ve Bünyamin de, gelen erkek müşterilere "iyilik olsun" diye sevgili bulma işine düşünce-ki o işin yaşamdaki karşılığını söylemeyim, anladınız siz- bir yanlış anlaşılma deryasına düşmesin mi?.. Orçun'a iyilik olsun diye ayarladığı kız, ertesi gün Zerrinlere gelip, "al abi sen buldun, bu da senin payın. vermezsem olmaz" deyince Bünyamin'de de ampul yandı... Tabi söz konusu kişi Zerrin olunca bu işten yırtması da çok zor olmadı. Kızı hanım kıvamına soktu ve "abi o gece bizi tanıştırdın, yemekleri de hep sen ısmarlıyorsun, hak geçmesin diye de kendime düşen payı vermek istedim" dedirtti. Tabi saf Bünyamin de bunu hemen yedi... 

Yine de uzun sürmemişti Zerrin'in işinin mahiyeti... Hele hele illa ki çalıştığı lokale gelmek isteyen, Bünyamin'in annesi Nursel'i (Nurseli İdiz) davet ettikten sonra... Gelecekleri gece, Ahlak Polisinin de baskınlar yapığını duyan Zerrin bunalımdadır. Hem lokali bir aile yuvasına dönüştürme derdinde hem de Polis basmasın diye dertten derde sürüklenirken, sabah olmuş ancak Nursel ve Nurhayat gelmemiştir... Bizim cazgır, yüzü gözü şişmiş bir şekilde Bünyamin'e çatarken, akşam başına geleceklerden elbette habersizdir... Akşam olmuş ve bu sefer Nursel gelmiştir... Ondan birkaç zaman sonra Ahlak Polisleri de gelmesin mi?.. Bizim Rus olma meraklısı Nursel de, Rusça bir şeyler söyleyip, "ben Rus" vs. diyince, Polis onu alıp merkeze götürdü... Tabi kameralarında çektiği bu anları izleyen Nursel'in kocası çılgına döndü ve Zerrin'in artık kesinlikle imajını kurtarması şart olmuştu.

Hemen harekete geçerler ve Zerrin bir dansöz eğitim DVD'si çıkartmaya karar verir. Su içerken rahatsız edilen flamingo dahil(!) pek çok hareketini gösteren Zerrin'in DVD'si piyasa çıkmış ancak, alan sadece 3-5 kişi olmuştur ve onlarda DVD'deki hareketleri yapmaya çalışınca sakatlanmasınlar mı?.. Bir-iki-üç derken, avukatın telefonu susmamaya başlar ve bu sakatlar kervanına Vasfiye de katılıp, illa tazminat alacağım derdine düşünce tek çare, Bünyamin'in annesini ikna edip bu tazminatı ödemesini sağlamak olmuştur. Tabi bu sırada, diğer tazminat davası açacakları tehdidinde bulunan kişileri püskürtmek için, DVD'nin her yerine çeşitli uyarılar yapıştırıldığından, DVD'yi alıp izlemek neredeyse intihar sebebi olarak dahi yorumlanabilir kıvama gelmişti. Buna çok üzülen ve imajını kurtaramadığı gibi, şimdi bir de bir sürü şikayetle boğuşmakta olan Zerrin ise tek kurtuluşun, Nursel olduğunun bilincindedir. Bünyamin, Nursel'e durumu anlatır ve ikna eder gibi olur. Daha sonra DVD ile yalnız kalan Nursel, açıp izlemeye ve hareketleri tekrar etmeye çalışırken, de boynu tutulur!.. Zerrin'e bir bomba daha, hem parayı alamayacaklar hem de düzeltilmek istenen kötü imaj iyice ayaklar altında çiğnenir kıvama gelmiştir... Ama Zerrin bu, mutlaka ilerleyen bölümlerde bir çaresini bulur ve her şeyi rayına oturtmayı başarır...

Zerrin karakterine, ilk birkaç bölümünden sonra gerçekten pavyonda çalışan bir konsomatris zannedilen ve Gülse Birsel'e "ne iyi yaptın, kadını batakhaneden kurtardın" diye mesajlar yağdırılan ama gerçekte bir tiyatrocu ve aynı zamanda Geleneksel Türk Tiyatrosu eğitmeni olan Derya Karadaş hayat vermekte. Gerçekçiliğin de ötesinde oynadığı rolüyle, insanların onu gerçekten konsomatris zannetmesini kimse yadırgamadı. Hatta bu onun için büyük bir iltifattı. Kaç kişi içerisine girdiği kalıbı bu kadar gerçekçi yansıtabilir ki?.. Zerrin karakteri açık ara dizinin bir numarasıysa, bunda Gülse Birsel'in kaleminin kuvveti kadar Derya Karadaş'ın oyunculuk marifetinin getirileri de söz konusu. Her girdiği olumsuz durumu lehine çevirmeyi başaran bu yırtık, cazgır ve ağır hanım abla kıvamındaki karakter fenomen olmanın çok ötesinde, herkesin hayatının bir köşesinde ağırlamak istediği birisi olduysa, gerçekten ortada bambaşka bir izlenim var demektir...

Yazımı, Zerrin'in ölümsüzleşmiş birkaç videosu ve repliklerinden oluşan, görsellerle bitiriyor ve soruyorum; popülerliğiyle, reklam yüzü de olmaya başlayan Zerrin'in çevireceği yeni dolaplar, atarlanacağı yeni insanlar ve kendini Bünyamin'in ailesine kabul ettirme çabalarını, gelecek sezonda da izlemeye hazır mıyız?...

2. sezon 3. bölümde Zerrin...

2. sezon 5. bölümde Zerrin...

2. sezon 6. bölümde Zerrin...

2. sezon 17. bölümde Zerrin...

2. sezon 10. bölümde Zerrin...
                                          

2. sezon 11. bölümde Zerrin...

2. sezon 15. bölümde Zerrin...









---
Sevgilerimle...
Beklenen Kral

twitter.com/BeklenenKral

BeklenenKral@gmail.com

2 yorum :

  1. zerrin bir numara :)) eğlenceli bir bloğunuz varmış. sevdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim, her zaman beklerim. :) Sevgiler.

      Sil