18 Temmuz 2014 Cuma

Ali Biçim Show: Sözde komedi


Daha önce Okan'ın programında yaptığı skeçlerle, daha sonra da Babam Sınıfta Kaldı'da oynadığı Yazgan karakteriyle tanımıştık kendisini. Okan Bayülgen'de bir-iki defa, Babam Sınıfta Kaldı'da ise senaryonun baydığı son birkaç bölüme kadar izlemiştim kendisini. Dizide oynadığı Yazgan karakterinin bir rol olduğunu düşündüğümden, ilk bölümlerinde karakteri çok sevmiştim. Hali, tavrı ve hareketleriyle farklı ve bu farklılığın onu içine ittiği komik durumları izlemek oldukça keyifliydi. Tabi bu keyifli olma hali de, bir yere kadardı. Karakterin halet-i ruhiyesi bir yerden sonra baymaya başlamıştı artık. Çok aşırı geliyordu ayrıca, tepkileri ve hareketleri. Yani karakter şirazesinden çıkmıştı.... Daha sonra da zaten senaryo iyice saçmalamış ve dizide birkaç bölüme bitirilmişti.... 

Sonra Ali Biçim'in bir show programıyla ekranlara geleceği ve bu programda bekleneni verebilmek adına Amerika'lara kadar gidip hazırlandığını falan okumuştuk internette... Hatta ben bunu duyduğumda, "adama bak, gerçekten iyi hazırlanıyor demek ki" demiştim içimden... Sonra programın fragmanları dönmeye başladı ve önce stüdyo biraz tanıdık geldi, saç stili birini andırıyordu ve hareketleri de, Babam Sınıfta Kaldı'daki Yazgan'a mı benziyordu ne?.. Daha fragmandan ortaya dökülenlere bak sen...


Program başladı ve fragmanlardan edindiğim negatif izlenimi, yani ön yargılarımı bir kenara bıraktım izlemeye başladım ben de... Hiç aralıksız sadece 10 dakika katlanabilmiştim. Bir yerden sonra, söz sırası kendisine gelince zap yapmaya bile başlamıştım, o derece. Programın sunucusu konuşmaya başladığında zap yapmak... Varın siz düşünün, durumun vehametini. Meğersem kendisi, dizide rol yapmamış. Kendisini, Yazgan adında isimlendirilen bir karakter altında oynamış... Hareketleri, söylemleri, tavırları, bitmek bilmeyen aşırı özgüveni ve egosu meğersem, onun tipik karakter özellikleriymiş... Böyle bir karakterin, değişim yaşaması ve yumuşaması da imkansızdır. Çok ama çok sivri bir karakter çünkü.


Biçim'in Amerika'ya gitmesinin sebebi de, kendisini geliştirmek değil; Jimmy Fallon'u kendi ülkesinde özümsemekmiş. Sadece yukarıda yer alan iki farklı fotoğrafa bakarsanız; dekor, sunum ve birçok atraksiyonun Jimmy Fallon'un; The Tonight Show programından araklandığını görebilirsiniz... Taklitçilik için insan neden on sekiz saat yolculuk yapar ki?.. İnternette var tüm bölümlerinin tekrarı, açıp izleseydi keşke. Bilet parasına yazık, tabi eğer o ödemediyse...


Saç stiline gelelim bir de... Sırf farklı olmak ve onun farklılığından beslenmek için; tıpkı onun gibi bir stil vermişti saçlarına... Kimden mi bahsediyorum?.. Kuzey Kore'nin totaliter lideri, Kim Jong-un'dan... Bu neyin farklı olmaya çalışması, neyin ispatıydı bilemiyorum ama hiç olmamış bir tarzdı. Yakışmayı bir kenara bırak, o saç stilinin asıl sahibinden ötürü verdiği mesaj aşırı rahatsız ediciydi. Ve programa katlanılması mümkün değildi... 

Konukları İrem Sak ve Tuğba Özerk'ti ilk programında. İkisi de; "nereye düştüm ben" kafasındaydı kesinlikle. Özellikle Tuğba Özerk'in sırf albümünün tanıtımını yapma fırsatı bulduğu için katlandığını düşünüyorum programa. "Hadi bitti program" deseler, stüdyoyu ilk terkedecek o gibi duruyordu... Zira, Biçim'in yapmaya çalıştığı esprileri ve kendini üstün görüp onları, bu üstünlüğün altında ezmeye çalışmaları rahatsız etmişti onları. İrem Sak, onun yersiz esprilerine tek tek kapaklık geri dönüşler yapmaktaydı ama programın geneline yayılan etkeni izleme keyfi bırakmamaktaydı...

İlk bölümden aldığı reytinglerin de oldukça düşük olduğunu söyleyebilirim. Aslında ilk yüze bile girmesi bir mucizeydi ama o da Fox'da program yapmasının nimetlerinden birisiydi... İlerleyen haftalarda kendisine kesinlikle çeki düzen vermesi şart Biçim'in. Bu şekilde devam etmesi halinde, programın geleceğini aydınlık görmek; kara, kapkara mizaha tapmaktan başka bir şey olamaz...

Sevgilerimle...
Beklenen Kral

BeklenenKral@gmail.com

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder