24 Temmuz 2014 Perşembe

Kenan Işık'sız Kim Milyoner Olmak İster?


Bu tür formatlara bir izleyici olarak hep mesafeli durmuşumdur. İnsanların, bu kadar kolay kazanılan paraları alabildiklerine de hep kuşkulu bakarım. Tabi kolay demişken, bir yere kadar kolay kazanılan... Açıkçası bu tür formatlarda sorulan soruların, yarışmacının daha önce eline tutuşturulan bilgi formlarından derlendiğini düşünüyorum. Olmadı program sırasında ki bilgi birikiminin gözlemiyle, anlık değiştirildiğini... Oldukça fesatım değil mi?.. Ama konumuz bu yarışlar ve yarattıkları algı değil bu seferlik...

Kısaca yarışın geçmişi
İlk önce, 2000-2004 yılları arasında Show TV'de, Kim Beş Yüz Milyar İster'di yarışın adı. Daha sonra paradan altı sıfır atıldığından, miktar ismen küçülmüş ancak madden artmıştı ve yarışın adı; Kim Bir Milyon İster olmuştu. Program 2008-2009 arasında sadece bir yıl, Star TV'de yayınlanmıştı. Ve tüm bunlardan üç yıl sonra 2011'de, Atv'de Kim Milyoner Olmak İster yayın hayatına başlamıştı. Hepsinin ortak sunucusu ise; şiir okuyorcasına etkileyici bir sese sahip, bilgi birikimi oldukça derin ve herkese aynı mesafede gözüken Kenan Işık'tı. Herkese aynı mesafede dediysem, hayat mantalitesinden bahsetmiyorum. Yarışmacılar arasındaki mesafeden bahsediyorum. Hayat mantalitesiyle de ilgilenmiyorum zaten, kimseninkiyle ilgilenmediğim gibi...

Kenan Işık'ın soru soruş stili, oturuşu ve ses tonu aradan geçen yıllarda oldukça klasikleştiğinden birçok komedyen için komedi unsuru olmuştur. Ayrıca bu stil, benzeri birçok yarış programı sunucusu tarafından da kullanılmaya çalışılmıştır. Kim ne derse desin, bu stili beğeniyorum ben. Hafif ukala, kendinden emin, "bu soruyu mu düşünüyorsun allasen?" bakışı Kenan Işık'a ayrı bir hava katmakta kesinlikle... Bu zamana kadar, yeri geldi güldü, güldürdü; yeri geldi azarladı, dövmekten beter etti. Her yarışmacıya eşit davrandığından böyleydi aslında, hepsi kazansın istiyor ama arada öyle vak'alar çıkıyordu ki; adam ne yapsın azarlayıveriyor...

Kötü şans
Her şey gayet normalken ve program ülke için, her zaman seçkin bir yapım olmuşken; bir gün haberlerde, Kenan Işık'ın gittiği saunadan çıkışta ayağının kayması ve başını çarpması sonucu, beyin kanaması teşhisiyle önce ameliyata sonra da yoğun bakıma alındığını duymuştuk. Önce; "öldü, ölecek" söylentileri, daha sonra "iyileşse bile felç kalacak" lakırtıları yayılmıştı sosyal medyaya. Kimsenin sağlıklı bir bilgisi yoktu ve ortalığa yayılan bu haberler, sevenlerini oldukça üzüyordu... Hastaneden çeşitli açıklamalar geliyordu ama yine çok aydınlatıcı değildi. Doktorları, ilk 48 saatin çok önemli olduğunu söyleyip duruyorlardı. 48 saatin sonundaysa, bilincinin kapalı olduğu ve yoğun bakımda müşahede altında tutulduğunu söylemişlerdi. Yani 48 saat öncenin söylemlerinden tek farkı, artık durumunun stabil olduğuydu. Bu bile en azından iyiye bir işaretti...

Program kaldığı yerden devam
Program için kanalın elinde, çokça stok bölüm olduğundan; ilk bir ay boyunca ekranda bu bölümler yayınlandı. Kenan Işık için her şey kaldığı yerden devam ediyordu sanki. Programın stok bölümlerinin yarattığı tek algı buydu benim için. Kendimi iyi hissetmiyordum ya da içimden programı izlemek gelmiyordu... Eldeki stok bölümler bitince de, kanal başka bir yola gitti. Kenan Işık'ın çok sevdiği arkadaşları ve yakın dostlarına birer bölüm programı sunma teklifi götürüldü. Elbette hepsi seve seve bu teklifi kabul etmişti. Bu teklifin ilk götürüldüğü isim ve programı sunan ilk konuk sunucu; Arka Sokaklar'ın Rıza komiseri, Zafer Ergin'di. Öyle dram ağırlıklı ya da Kenan Işık'ı anma bölümü gibi olur sanmış, yarışın ikinci plana atılacağını düşünmüştüm ama öyle olmadı. Gayet profesyonelce programı sunuyordu Ergin. Kenan Işık'ın yerini çok güzel bir şekilde doldurmuştu... Daha sonra ise, Selçuk Yöntem, Mazhar Alanson, Halil Ergün, Engin Altan Düzyatan, Yılmaz Erdoğan, Murat Bardakçı, İlber Ortaylı, Kenan İmirzalioğlu, Ayhan Sicimoğlu, Sinan Çetin, Ali Taran, Haluk Bilginer, Acun Ilıcalı, Özkan Uğur, Behzat Uygur, Erhan Yazıcıoğlu, Fuat Güner, Eser Yenenler, Ali Sunal, Tamer Karadağlı ve dün gece de Cem Davran sundu yarışı... Meltem Cumbul ve Ozan Güven'in konuk sunuculuklarının ardından ise program sezon finaline girecek...

Sezar'ın hakkı Sezar'a mı?
Cengiz Semercioğlu, köşesinde sık sık gelen konuk sunucularla çekilen bölümlerin parasının, Kenan Işık'ın hesabına yatırılması gerektiğini vurgulamaktaydı. Ayrıca bir de, programın reyting avcılığını düşündürecek şekilde; sezon finaline girmeden devam ediyor oluşundan yakınmıştı. İki konuda da haklıydı bence. Bu düşünce ve yakınması sebebiyle, kendisine Atv'den telefon edilmiş ve "konuk sunucuların para almadığını, çekilen bölümlerin paralarının ise Kenan Işık'a aktarılacağını ancak, o hesabını kullanamadığı için paranın eşinin hesabına yatırılacağı  ve.bunun yanında da sezon finaline üç bölüm sonra gireceği" söylenmiş. Sezar'ın hakkı Sezar'a verilecekmiş anlayacağınız...

Almanya'da bilinci kapalı hasta tedavisi
Kenan Işık'a gelirsek; kendisini ziyaret eden her ismin açıklaması birbirinden farklı aslında. Kimileri, gittikçe düzeldiğini söylüyor, kimileri de durumunun kötü olduğunu dile getiriyor. Bu durumda da, en iyisi eşine kulak vermek... Kendisi, gözlerini açmaya başladığını ve ilk zamanlarında uzun süre açık tutamazken, gün geçtikçe gözlerini daha uzun süre açık tutabildiğini söylemekte. Bunun yanında, algısının hala kapalı olduğu ve bu süreçte yarışma programının ses kayıtlarının kulaklıkla kendisine dinletildiğini, kitap okunduğunu da belirtmekte...

Şu sıralar tedavisine uyutularak devam edilen Işık'ın, Türkiye'de bilinci kapalı hasta tedavisi uygulayabilen donanımlı bir hastane bulunmadığından, Almanya'ya götürülmesi için de hazırlıklar başlatılmış durumda. Almanya'da bulunan ve bilinci kapalı hastalar için özel bir merkez olan hastane ile durumunun paylaşıldığı ve gelecek cevabın ardından Işık'ın oraya götürüleceği söylenmekte...

Hayat devam ediyor
Bir insanın hayatından, hiç bir şeyin farkında olmadan giden 100 küsür gün... Daha ileride de çok yolu var gibi görünüyor Işık'ın... Bu süreçte program bitirilmeyecek tabi. O düzelene kadar-ki düzelse bile ekran macerası devam edebilir mi büyük bir muamma- yerine başkası sunuculuk yapacak. Bir dahaki sezonda da her hafta değişen konuk sunucu uygulamasını devam ettireceklerini zannetmiyorum şahsen. Umalım da, bu lakırtılar dillendirilmeye başlanmadan; Kenan Işık eski sağlığına kavuşabilsin ve hayatına kaldığı yerden devam etsin...

Şimdi soruyorum...
Kenan Işık'sız, kim milyoner olmak ister?..

Sevgilerimle...
Beklenen Kral

twitter.com/BeklenenKral
BeklenenKral@gmail.com

2 yorum :

  1. Önceleri ilginç gelse de, şimdilerde eski cazibesini yitirdi KMOİ'yi başka isimlere sundurma fikri. Bu arada ATV'nin de biraz reyting avcılığı yaptığını düşünüyorum. Nihat Hatipoğlu'nun programları ve kısmen Diğer Yarım dizisi haricinde de çok reyting alamıyor. Şoray Uzun'la 7'de 7 desen, zaten facia bir şekilde ilerliyor. 100. kez yayınlandığı yabancı filmlerle de reyting almaya çalışıyor. E, elde Kim Milyoner Olmak İster gibi bir maden olunca, kanal da bunu kullanmak istiyor. Hem reyting almak, hem de yayın akışını doldurmak için. Ben de bunu çok sevememiştim açıkçası. Stok bölümler bitince sezon finali olması lazımdı. Sunan isimler başarılı sundular, ama hiçbiri Kenan Işık'ın yerini tutamadı bence.
    Bu arada Haldun Dormen, Işık'ın durumunun kötü olduğunu ve ekrana dönmeyeceğini belirtmişti. Benim temennim dönmesi, ama büyük ihtimalle olmayacak. Yarışma biterse, kanal zor durumda kalabilir. Çok bilinmeyenli bir denklem gibi adeta...
    Bütün sunucuları yazmışsınız, ama Berna Laçin'i unutmuşsunuz. O da yarışmayı sunmuştu.

    Bu arada bir sitede yarışmayla ilgili çok ilginç bir detay buldum. Aynen kopyalayıp yazıyorum. Lütfen okuyun derim...
    Habertürk'ten Kadir Kaymakçı'nın haberine göre; 68 yıl önce İngiltere'nin güney doğusunda, Oscar Wilde'ın zindanlarında hayatının şiirini yazdığı Reading'de dünyaya gelen Tarrant'la 67 yıl önce Türkiye'nin güneydoğusunda Malatya'da dünyaya gelen Işık, son 15 yıldır iki ayrı ülkede ekranlarda insanlara "Son kararın mı?" diye soruyor.

    Chris Tarrant 1998'den Kenan Işık ise 2000 yılından beri her iki ülkede de milyonlarca insanı ekran başına toplayan yarışma programı 'Kim Milyoner Olmak İster?'i sunuyor.

    Sevilen yarışma programıyla kariyerlerinin en parlak dönemini yaşayan ikili, birbirinden habersiz sessiz sedasız yaşayıp giderken geçen mart ayında benzer bir kaderi paylaştı.

    39 BİN FEETTE CAN PAZARI

    Chris Tarrant, mart ayı başında bir çekim için gittiği Tayland'dan uçağa binerken elinde bir acı hissetti. Pasaport kontrolünden geçerken elindeki Ağrıyı pek de önemsemedi. Uçakta yerine oturduğunda da elindeki ağrı için, "Kramp herhalde birazdan geçer" diye düşünüyordu. Ama ağrı geçmedi! Aksine daha da şiddetlendi. Uçakta göstergeler 39 bin feet'i gösterdiği sırada Tarrant'ın elindeki ağrı bacağına da geçmişti.

    12 saatlik uçuşun birinci saatinde sol kolunu ve sol bacağını kıpırdatamıyordu. Uydu telefonuyla birkaç kez "İyi değilim" demek için Londra'daki kız arkadaşını aramaya çalıştı ancak ulaşamadı. Chris Tarrant yerden 39 bin feet yüksekte felç geçiriyordu. Vücudunun bir yanı iyice uyuşmuştu ve daha Londra'ya varmasına 11 saat vardı.Hayatımın en korkunç 11 saatiydi!" Acılar ve korkuyla dolu yolculuğun sonunda uçak Londra'ya indiğinde koltuğundan sürünerek kalkmaya çalışırken yere yığıldı. Uçaktaki 2 yolcu ve hostesler yardıma koştu. O dakikadan sonrasını hatırlamayan Tarrant hemen hastaneye kaldırıldı ve ameliyata alındı.

    Beynine kan gitmesini engelleyen pıhtı temizlendi. İki haftadan fazla yoğun bakımda kalan ünlü sunucu geçtiğimiz günlerde taburcu oldu.

    KENAN IŞIK İSE...

    Hâlâ vücudunun bir tarafını tam olarak kullanamayan ve konuşma güçlüğü çeken Chris Tarrant'ın başına gelenlerden sadece birkaç gün sonra İstanbul'da Kenan Işık, gittiği spor salonunda beyin kanaması geçirerek hastaneye kaldırıldı.

    Yıllardır tıpkı Tarrant gibi stüdyoda yarışmacılara, ekran başında bizlere "Emin misiniz?" "Son kararınız mı?" diye soran Kenan Işık 45 gündür hastanede yaşam savaşı veriyor.

    Sonuç olarak Kenan Işık, umarım hemen döner koltuğunda. Ekrana yakışan nadir isimlerden biri çünkü. Allah'tan kendisine acil şifalar dilerim... :(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşin artık, Kenan Işık'ın dostlarının program sunmasından farklı bir boyuta kaydığı ortadaydı zaten. Dostları ve arkadaşları içerisinde, günümüzün popüler ismi Eser Yenenler'in olduğunu pek sanmıyorum zira. :) Ben şahsen, kış sezonuna kadar devam eder diyordum. Dediğiniz gibi ATV'nin elinde, Diğer Yarım dışında reyting alabileceği hiç bir şey yok. 4:3 formatındaki milattan kalma filmleri zibilyonuncu kez yayınlayıp reyting almayı umuyor. Sırf o 4:3 görüntü bile izlenmemesi için bir sebep bana göre.. :)

      Bu arada bahsettiğiniz haberi okumuştum daha önce, ben de çok şaşırmıştım. İki isim, aynı zamanlarda ve aynı şeyin başlarına gelmesi gerçekten çok ilginç bir şey. Kenan Işık'ın durumu biraz daha ağır tabi. İyileşmesinin, her halukarda zaman alacağı ise bir gerçek. Umarım kısa sürede iyileşir.

      İlginize çok teşekkür ederim...

      Sevgilerimle...

      Sil