20 Eylül 2014 Cumartesi

1 Erkek 1 Kadın 1 Çocuk


Uzun zamandır hasretini çektiğim ve son birkaç aydır da merakla başlamasını beklediğim bir dizi oldu Bir Erkek Bir Kadın Bir Çocuk... Uzun zamandır hasret çekiyordum, çünkü dizi Star TV'de final yapmıştı. Son birkaç aydır da merakla bekliyorum, malum yeniden çekilmeye başlanacağı dedikoduları gündeme düştü... Dizinin mazisi çok eskilere dayanıyor malum. Ama o maziyi baştan anlatmayacağım, zira daha önce o maziyi anlattığım bir yazı kaleme almıştım. Bugün yeni kanalı ve sezonunda neler olduğuna bakacağız. Bakalım Bir Erkek Bir Kadın'dan, Bir Erkek Bir Kadın Bir Çocuk'a dönüşen yapım; bize neler vaat ediyor...

Star TV'de bittiğinde dizi, birçok kişi isyan bayrağı açmıştı. Demet Evgar ve Emre Karayel, "izleyiciyi sıkmamak için bitirdik" dese de, klasikleşmiş bir yapımın; izleyicisini sıkması mümkün değildi. Nitekim daha sonra gündeme dizinin yeniden çekilmeye başlanacağı haberleri düşmüştü. Bu haberleri duyduğumda, önce ihtimal vermedim. Ama daha sonraki günlerde kanalına kadar bahsedilmesi, güçlendiriyordu olasılığı ve en sonunda resmi ağızdan ilk açıklama gelmişti. Dizinin Zeynep'i, Demet Evgar gazetelere açıklama yapmış ve "böyle bir iddia var ve gerçekleşecek gibi duruyor" demişti. İşte bayram vakti de başlamıştı benim için... Turkmax'da ilk başladığı dönemden beri kaçırmadan takip edince, böyle bir bağlılık beslemek normal oluyor sanırım. Önce, Bir Kadın Bir Erkek daha sonra, Bir Erkek Bir Kadın ve şimdi de Bir Erkek Bir Kadın Bir Çocuk olan dizi üç kanal ve bu transferlerle de üç kez isim değiştirdi. Değişmeyen tek şeyse Zeynep ve Ozan ikilisinin aşkından başka bir şey değildi... 

O aşkın meyvesi için uğraşmaya başladıklarında, önlerinde kendilerinden başka engel yoktu. Uğraştılar ama sonunda başardılar. Zeynep artık hamileydi ve ikilinin artık uzun zamandır planladıkları evlilik fikrini hayata geçirmeleri gerekiyordu. Bunun için onlar hazırdılar ama dizi final yapacaktı ve biz evlendiklerini göremeyecektik. Tek avunabileceğimiz şey, artık ikilinin gerçekten evlenmek için hazır olduğuydu. Zeynep'in histerikli aşkına, melankolik anne huyları da karışmaya başlamıştı ayrıca... Hele hele son bölümde karnındaki sancıyla doktora gittiğinde, çocuğa bir şey olduğunu düşünmeye itmişti bizi. O kadar acı çekiyordu ki, böyle düşünmemek imkansız gibiydi... Ama... Ama... Ama!.. O sancı gazdan başka bir şey değildi ve yaklaşık bir on saniye kadar pırtlattıktan sonra artık acısı da, ağrısı da, "çocuğu kaybettim" korkusu da dinmişti... Ozan'a ise onca telaş içerisinde, şimdi birde o efil efil odayı kaplayan kokuyu çekmek kalmıştı!.. Yazık yahu adama... 


Son sahnelerde ise o zamana kadar babalığın nasıl bir his olduğunu daha tam hissedememiş Ozan'ın, bu hisle kaplanmasını izleyecektik... Ultrasonda bebeğin kalp atışını duyduklarında, her ikisi de heyecanlanmış ve sevgi kaplamıştı içlerini ama özellikle Ozan, dolu doluydu. Artık babaydı, baba!.. Ve bu sahneler eşliğinde, dizi finalini gerçekleştirmişti...

Ve... Fox'da 11 Eylül perşembe akşamı yeniden başlamıştı dizi...


İkilimizin evliliğine sadece günler kalmıştı ve o günlerde de gerdek gecesinde büyük bir patlama(!) yaşamak isteyen Zeynep, seks diyetine sokmuştu kendilerini. Ozan kıvranıyordu da kıvranıyordu artık... Zeynep de ondan farklı değildi ama elinden hiç düşürmediği dergilerin önerilerini uygulamak klasikleşmiş bir adetiydi. Sabredeceklerdi, hem sabredemeyecek ne var!.. Evlenmelerine birkaç gün kalmıştı sadece... Söylemesi tabi dile kolay... Artık Ozan önüne koyduğu yastıklarla gezmeye başlamışken, Zeynep'in hali farklı değildi. Akıllarına gelmesin diye, bir sürü şey yapıyorlardı ama nafile... Her şeye rağmen, sabrediyordu ikisi de...

Tabi bir yandan da düğün için hazırlıklar başlamıştı. Önce dans kursuna gittiler, düğün gecesi ilk dans için. Ama yok olmuyordu. Özellikle Ozan'ın hiçbir figürü kapamaması, dans hocasını çileden çıkarırken. Zeynep de ondan farklı olmadığı halde, yanında dansın divası kalıyordu... Varın siz düşünün Ozan'ın bu hallerini... Dans hocası artık çileden çıkmış ve en sonunda pes etmişti. Onun yerine ise iki saattir ikiliyi izleyen Tan Sağtürk dans öğretmek için gelmişti. Ozan ve Zeynep karşısında o da başarılı olamadı ve en sonunda, onlara ayak uydurup halay çekmeye başladı... Adamı da kendilerine benzettiler yani...

Düğün günüyse sonunda gelip çatmıştı... İkili düğün için önce Ozan'ın arkadaşının kiraladığı arabayla düğünün düzenleneceği otele gidecek, ondan sonra da düğün fotoğrafları çekilecekti. Kurguda her şey tamamken, iş pratiğe döküldüğünde hiçbir şey yolunda gitmeyecekti... 


Zeynep düğününde klasik bir arabanın, gelin arabası olmasını istemekteydi ve Ozan da yakın bir arkadaşından böyle bir araba kiralamasını istemiş ve bunun için yüklü de bir parayı ona vermişti. Arkadaşı düğün günü arabayla geldiğindeyse, ikilimiz öncesinde ortada bir şaka olduğundan şüphelenmişti... Zira adam eski bir Anadol'la gelmişti. Zeynep de, Ozan da şoktaydı. Adama neden bunu kiraladığını sorduklarında ise aldıkları cevap inanılmazdı; "Ha klasik, ha eski... Hem bunu kiralamadım, onca paraya araba kiralayacağıma o paraya bunu satın aldım" demişti... Ölür müsün, öldürür müsün sen şimdi bu adamı?.. Ozan öldürmeye niyetliydi ama Zeynep onu sakinleştirmişti. Yeni bir araba kiralamak için zamanları da yoktu. Geç kalmak üzereydiler ve istemeye istemeye arabaya binip, otelin yolunu tuttular... 


Ozan artık kabullenmiş ve duruma iyi yanından bakmaya çalışıyordu ama arabanın neresini tutsa elinde kalıyordu... Kapı kolları, cam açacakları, dikiz aynası ve tutunmalıkların dokundukları anda ellerinde kalması yetmezmiş gibi arkadaşları bir de kaza yapmasın mı?.. Ozan ona arabada birkaç dakika(!) uzuunca bipli bir küfür ettikten sonra adam gitmişti oradan... Arabayı şimdi Ozan kullanıyordu ama bir süre sonra araba yolda bozuldu.. Ve tek yapabilecekleri şey, yayan olarak otele gitmek olmuştu... Bir süre böyle ilerledikten sonra bir at arabası gördüler de binip gittiler, otele... Tabi Zeynep, yıllardır hayallerinde kurduğundan bambaşka bir otele giriş sahnesiyle karşı karşıya kalacağı için oldukça mutsuzdu ama o da tadını çıkarmaya başlamıştı sonunda bu olumsuzlukların...


Otele vardıklarındaysa, her ikisinin de hazırlıklarına tanıklık etmeye başladık. Ozan damatlığını, Zeynep de gelinliğini giyinmiş makyajını yapıyordu. Hazırlıkları bitip de fotoğraf çektirmek için ilk buluştukları anda, Ozan gözünü alamamıştı Zeynep'ten... 


Sıra fotoğraf çektirmeye geldiğinde ise fotoğrafçıyla uğraşmaları gerekecekti şimdi de... Fotoğrafçı vermelerini istediği pozlarda, Zeynep'i çok beğenirken; Ozan'ı hiç beğenmiyordur. Artık en son, "damadı değiştirme durumumuz yok mu?" diye dahi sormuştu... Ozan'ı çıldırtan fotoğrafçı, üzerine bir de onu sahneleri hazırlamak konusunda kullanıyordu... Ozan son raddeye gelmişken, Zeynep onu son bir gayretle yatıştırmış ve fotoğraf faslı da sona ermişti...


Ve en sonunda Zeynep'in yıllardır özlemini çektiği düğüne sıra gelmişti... İkilimiz, nikah memuru huzurunda bağlılıklarını ölümsüzleştirdikten sonra düğünün renkli kısmı da başlamıştı... Bitmek bilmeyen halay sahneleri ve Ozan'ın yıllardır yemiyormuşçasına, yemeklere saldırmasının gölgesinde düğün sona erdiğinde; sıra o günlerdir diyetini yaptıkları gerdek gecesine gelmişti... Otel odasındaki jakuzide dinlenen ikilimiz, günlerdir sabırsızlandıkları an için biraz daha bekleyeceklerdi... Zira, düğün koşturması ve gecesinde çok yorulan ikilimiz, jakuzinin içerisinde uyuyakalmıştı... 

Uzun zamandır beklediğimize değdi bana göre... Komedinin dozundan kaybolan hiçbir şey yoktu... Yalnız Ozan'ın gözükmese de, değişen babası bence olmamıştı. Aynı şey, Zeynep'in annesi için de geçerli... Her ikisinin dahil olduğu sahnelerde, konsantre olmakta oldukça zorlandım. Göremediğimiz ama ses tonundan dahi çapkın olduğunu hissettiren bir önceki baba figürünü geri istiyorum şahsen!.. Sonuç olarak, Bir Erkek Bir Kadın Bir Çocuk tüm bunların gölgesinde; oldukça başarılı bir giriş yaptı Fox'da yeni yayın hayatına... Oldukça geç saatlerde ve çok güçlü rakiplerinin olduğu perşembe ve cuma günleri yayınlanmasından ötürü, reytingleri çok da yüksek gelmedi son dört bölümde. Ama kanal o saatte yayınlayarak, bu riski zaten almış olmalı bana göre... İlerleyen haftalarda belki, dengeler değişir ve dizi reytinglerde de yüksek veriler elde edebilir... Kim bilir?..

Sevgilerimle...
Beklenen Kral

twitter.com/BeklenenKral
BeklenenKral@gmail.com

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder