28 Kasım 2014 Cuma

Kocamın Ailesi: Sen benim oğlum değilsin!


Uzuuun zamandır bekliyordu herkes gerçeğin ortaya çıkmasını. Senaristlerin, yapımcının resmen başının etini yedik, "artık zerzevatın gerçek Engin olmadığı ortaya çıksın" diye. Yirminci bölümün sonunda düğümler çözülmeye başlamıştı ama ben şahsen en az iki bölüm daha bekleriz diyordum... Diyordum da, ne mutlu ki öyle olmadı... Kocamın Ailesi, dün akşam yayınlanan yirmi birinci bölümüyle birlikte büyük bir eşikten geçti. Bundan sonrasında ise sadece Tarık'ın gerçek oğulları olduğunu anlamak kaldı Ar ailesine...

26 Kasım 2014 Çarşamba

Ütopya: Adıyla çelişen yarış


Acun Ilıcalı'nın Tv8'i satın almasıyla birlikte gündeme gelen en iddialı projesiydi şüphesiz, Ütopya. 250 bin gibi rekor bir başvuru yapıldığını duyduğumda, oldukça farklı karakterde ve her biri bir konuda uzman kişilerin seçileceğinden emindim. Merak ve heyecanla uzun zaman başlasın da izleyelim diye bekledim. Nitekim 27 Ekim'de internetten canlı yayınına, 29 Ekim'de de televizyon yayınına başladı yarışma... Başladı başlamasına ama hayal ettiğimin tamamen dışında bir Ütopya vardı karşımda...

25 Kasım 2014 Salı

Ulan İstanbul: Balıkları taze, kaderleri virane


Karamsarlıklarla örülü bir bölümle ekrana geldi, dün akşam Ulan İstanbul. Böylesine buhranlı bir bölüm hakkında ne ön yazı ne de final çıkarımı yazamayacağım. Madem öyle, hemen bölüm analizine başlayalım...

24 Kasım 2014 Pazartesi

23 Kasım 2014 Pazar

Urfalıyam Ezelden: Yeniden hoş geldin!


İlk defa farklı bir alışkanlık edinmiştim... İçerisinde ağır doğu hikayesi barınan bir diziye sevgi beslemek pek de yapacağım bir şey değildi zira ve bu sefer gerçekten etkilenmiştim. Urfalıyam Ezelden, daha ilk bölümünde farklı bir doğu hikayesi olacağını bize göstermiş; o bilindik ağa ve töre düzeninden farklı bir ivme yakalamaya çalışmıştı. Evet ailenin kalan en büyük oğlu, günün sonunda ölen abisinin karısıyla evlenmek zorunda kalmıştı ama bu bir töre gerekliliğinden çok, hamile bir kadını ortada bırakmamak için yapılmıştı... Aile İstanbul'a taşındığındaysa, o ölümün ardından meydana gelen ikinci perdeyi izleme imkanı bulmuş; Duran'ın zaten bir oğlunu öldürdüğü bu aileden, bir oğul canı daha istemesiyle hep birlikte çıldırmıştık... Her şey gayet yolundayken ise Kanal D daha önceki tutumları sebebiyle tahmin edilen o adımı atmış ve bu güzelim diziyi, daha hikayesi havadayken tozlu arşivine yollamıştı... 

21 Kasım 2014 Cuma

Yeni Dizimi Buldum: Şeref Meselesi


Dün akşam Kanal D’nin merakla beklenen ve uzun zamandır fragmanı dönen yeni dizisi “Şeref Meselesi”nin Kanyon’da yapılan galasındaydık. Hürriyet Bumerang’ın bloggerları da davet ettiği bu keyifli akşamda oyuncular ve dizi ekibiyle birlikte dizinin ilk bölümünü izledik.
Dizi enflasyonunun son bir kaç yılda iyice tırmanışa geçtiği ve adeta patlama yaşanan dizi sektöründe kendini seyirciye sevdirerek ayakta kalan yapım sayısı malumunuz çok fazla değil. Yabancı bir kaç dizi dışında dizilerle arası hoş olmayan ve televizyona vakit ayırmayan, kıl(!) bir izleyici olarak dünkü öngösterimde ne tepki vereceğimi ve diziyi nasıl bulacağımı ben de bilmiyordum açıkçası.
Önce dizinin konusundan biraz bahsedelim sonra da Şeref Meselesi’ni nasıl bulduğumu anlatayım.
Yiğit ve Emir iki kardeştir. Yiğit oldukça çekici, hovarda ve dışadönük bir gençken, kardeşi Emir abisinin aksine dış görünüşünden ziyade aklına güvenen, zeki ve başarılı biridir. Her ne kadar zıt olsalar da, birbirine bağlı bu iki kardeşin dünyaları, önce dedelerinin, ardından da babalarının ölümü ile altüst olur. Diziyle ilgili bu iki kardeşin bir süre sonra farklı yollara giderek birbirleriyle ters düşeceği ipucunu da aldık.   Yiğit’i yakışıklı oyuncu Kerem Bürsin, kardeşi Emir’i ise Şükrü Özyıldız oynuyor. Mahallenin güzel kızları ise Yasemin Allen (Sibel), Şükran Ovalı (Derya), Burcu Biricik (Kübra).


Dizi için Kerem Bürsin’in hem kilo verdiğini hem at binme dersleri aldığını öğrendik. Zeybek sahnesi içinse her iki oyuncunun rolüne özel olarak hazırlandığını ayrıca Şükrü Özyıldız’ın avukat rolü için oyuncu koçuyla çalıştığını ve Hakan Gerçek’in Savunma adlı oyununu da defalarca izlediğini de ekleyelim. Hal böyle olunca bu işin ne kadar ciddiye alındığını ve dizinin iddiasını daha iyi anlıyoruz.
Peki diziyi nasıl buldum? Öncelikle şunu belirtmeliyim ki izlediğim atmosfer çok güzeldi. Hem ekiple hem oyuncularla birlikte olmak, izlerken beraber tepki vermek ya da beraber gülmek çok keyifliydi. Öğrencilik yıllarımda ben de dizi setlerinde ve ekipler içinde bulunmuş ve küçük rollerde oynamıştım. Dün akşam sanıyorum o yılları hatırladığım için daha fazla keyif aldım.
Oyuncu kadrosunun sağlamlığı ve castın başarısı kesinlikle tartışılmaz. Başta birbirinden farklı karakterleri canlandıran iki kardeş Kerem Bürsin ve Şükrü Özyıldız olmak üzere, özellikle Şerif Erol ve Tilbe Saran muhteşemdi. Ayrıca Şükran Ovalı ve Alma Terziç’in canlandırdıkları karakterleri hem sıcak hem doğal buldum.
Sürükleyici konu, başarılı oyunculuklarla birleşince ortaya merakla ve heyecanla izlenecek bir dizi çıkmış. Hem güldüğümüz hem ağladığımız, çok yoğun, çok duygulu hem de çok keyifli bu ilk bölümden anlıyoruz ki Şeref Meselesi bu sezon ve hatta ileriki sezonlarda evimize misafir olacak.Ne de olsa kaliteli bir diziye ne zamandır hasrettik. Ben şimdiden Pazar akşamımı ayırdım bile. Siz de Pazar akşamı saat 20.00’de Kanal D’de ilk bölümü yayınlanacak Şeref Mesesi’ni kaçırmayın.
Şimdiden iyi seyirler.
Bu içerik www.denizinsarkisi.com tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Kasım 2014 Perşembe

Günahkar: Gerçek günahlar


Dün akşam üçüncü bölümüyle ekrana geldi, Günahkar... Bu sezonun en beğendiğim işlerinden birisi ve özellikle de sıkıcı olmayan, kaliteli senaryosuyla kesinlikle favorim. Dizinin beslendiği nokta, yedi yıl sevgilisi yüzünden hapis yatan Ali Yusuf'un kini ama öyle bir Ali Yusuf var ki karşımızda, bir sahnesinde tüm gerilimi etrafına yayarken, bir sonraki sahnesinde bir bakışıyla herkesi mayıştırabiliyor. Bir an hiç olmadığı ve olmak da istemediği bir insanmış, bir ansa sadece acı çektirmek için hayattaymış gibi... Bizi ambale ediyor kısacası Ali Yusuf ve onun yaydığı elektrik, diziye kitlenmek için başka bir sebep vaat etmiş oluyor...

19 Kasım 2014 Çarşamba

Ekrandan Haberler - 4 | 14/19 Kasım 2014


Yeni bir ekrandan haberler yazısından merhaba... Bir önceki yazımın üstünden geçen beş günde ekranda olan gelişmelere hemen bakalım...

18 Kasım 2014 Salı

Ulan İstanbul: Çek git


Oldukça fazla olayın bir araya sıkıştırıldığı bir bölümle ekrana gelen Ulan İstanbul, bu hafta resmen beyin devrelerimi hasara uğrattı... Tabi içerisinde bir de reklam saklıydı... Malum pazar günü Şeref Meselesi yayın hayatına başlıyor ve Kanal D reklam taktiğinin suyunu çıkartarak, bir de Ulan İstanbul içerisinde reklam yaptı. Neyse isyan bayrağını açmayacağım ama hakkında bir analiz yazdığımda bu suyu çıkan tanıtım ve reklamlara oldukça fazla dokunduracağım... Lafı fazla uzatmadan dün akşam yayınlanan yirmi ikinci bölümün analizine başlayalım...

17 Kasım 2014 Pazartesi

Galip Derviş: Ah bu elektrikler


En son sezona başladığı kırk yedinci bölümünü analiz etmiştim, Galip Derviş'in. Ondan sonraki üç bölümü de izledim ancak, pazartesi günleri için başka bir diziyi yazdığımdan yer veremedim. Ama bu hafta diğer diziye-Kiraz Mevsimi- bir süreliğine ara vermeye karar verdim ve pazartesi günü Galip Derviş'in oldu... Lafı fazla uzatmadan elli birinci bölümün analizine başlayalım...

15 Kasım 2014 Cumartesi

Evim Şahane


Aslında oldukça eskilere dayanan bir formatın devamı... Genel olarak da daha önce Berna Laçin ve Cem Davran'dan izlediğimiz, "Evim Evim Güzel Evim", "Evim Güzel Evim" tarzında bir program zaten. Tabi Vahe Kılıçarslan'ın yıllardır böyle bir formatı devam ettirdiğini de atlamayalım. Ancak mazisi eskilere dayanan diğer programlarda genelde mevcut eşyaların kullanıldığını hatırlıyorum. Çok eski bir eşya olsa bile yüzletilip ya da onarılıp yenileniyordu. Evim Şahane'de ise durum daha farklı... Genelde her şey sıfırdan yapılıyor ve mevcut eşya çok çok eskimemişse ancak o zaman onarılıyor. Eğer ev sahibi eski olmadığı halde onarılmasını değil de, yenisini istiyorsa; ona da ses çıkartılmıyor...

14 Kasım 2014 Cuma

Ekrandan Haberler - 3 | 12/14 Kasım 2014


Yeni bir ekrandan haberler yazısıyla karşınızdayım... Bakalım son iki gün içerisinde, ekrandan ne haberler gelmiş...

12 Kasım 2014 Çarşamba

Ekrandan Haberler - 2 | 10/12 Kasım 2014


Ekranda olup bitenlere dair haberler devam ediyor... Bir önceki yazımın üzerinden çok da zaman geçmedi aslında ama verilecek haberler şimdiden birikti... Hele bir bomba var ki, sabredemedim onu bekletmeye... Bakalım son iki günde ekrana dair hangi gelişmeler meydana gelmiş...

Bu Tarz Benim: Tarz mı, kavga mı?


İşte bu sezonun açık ara bombası... Yayınlandığı ilk bir ay boyunca ara sıra açıp Twitter'dan, izlediğim gereksizliklerini yazmak dışında hiçbir bağım yoktu. Hatta izlenmesine anlam dahi veremiyordum... Modanın olması gereken sıranın en sonunda bırakıldığı bir yarış, nasıl olur da böylesine izlenir şaşırtıcıydı... Ancak, aslında sorunun cevabı içerisinde saklıydı... Bu Tarz Benim, tarz olmak son derdi olan yarışmacıların ekrana tutunma mücadelesini resmettiği için bu kadar izleniyordu... Elbette, jüri ve sunucu da bu duruma ortam sağlıyordu... Sonra kavgalara gözüm takıldı, birbirlerini yemelerini izlemek o kadar hoşuma gitmeye başladı ki, bir yerden sonra hiç kaçırmadığım bir yarış halini aldı.

11 Kasım 2014 Salı

Ulan İstanbul: Kumpaslar çetesi


Karlos'un vurulmasından sonra büyük bir şok dalgası kaplamışken içimizi, ona bir şey olmayacağını da aslında adımız gibi biliyorduk... Çok da süründürmeden henüz yeni bölümün başında işin hallolması ise oldukça şahaneydi... O vurulma sahnesi ve çetemizin neler çevirdiğini gördükten sonra da Uğraş Güneş'e hayretlerimizi yollamayı ihmal etmedik... Lafı fazla uzatmanın alemi yok, bakalım Ulan İstanbul'un yirmi birinci bölümünde neler neler olmuş...

10 Kasım 2014 Pazartesi

Ekrandan Haberler


Bundan böyle belirli aralıklarla, ekranda olup biten her şeyi paylaşacağım bir "Ekrandan Haberler" köşesi yaratıyorum... Bakalım, ekranda son zamanlarda neler olmuş?.. İlk yazı olması sebebiyle, birikmişler olduğundan biraz uzun olacak söyleyeyim...

Kiraz Mevsimi: Aşkın tangosu


Birinci bölümünden bu yana ilk defa reytinglerde büyük bir hezimet yaşayan Kiraz Mevsimi, eğlenceli ama açıkçası ortalama bir bölümle ekrana geldi. Reyting konusundaki çıkarımlarımı sona saklarken, lafı uzatmayıp bölümün analizine başlamak en doğrusu olacak...

7 Kasım 2014 Cuma

Kocamın Ailesi: Gerçek sevgi


Sadece olumsuzluk izleyeceğimiz algısıyla, o kadar şevksiz ve isteksiz oturdum ki ekran başına; bu bölümden ümidi tamamen kesmiştim. İlerleyen zamanlar için senaryoda gerçekleştirilecek sürprizleri beklediğimden, "bir bölüme de katlanayım" kafasındaydım anlayacağınız... Amma velakin o kadar eğlenceli, komik ve ders niteliğinde söylemlerin olduğu bir bölüm izledik ki; daha ilk birkaç sahnede kendimden geçtim...

6 Kasım 2014 Perşembe

Günahkar


Çok uzun zamandır herkesin merakla beklediği bir iş olan Günahkar, sonunda dün akşam yayın hayatına başladı. Daha ilk dakikasında insanı içine çekmeye başlayan hikayesi ve oyunculuklarıyla dizi, bunca zaman beklediğimize kesinlikle değdi... Her şey bir kenara, Şeçkin Özdemir'in bir bölüm içerisinde yaşadığı evrim şahaneydi... Yuvarlak çerçeve gözlüklü sevimli doktor adayının, seri katil bakışlı bir serseriye dönüşümünü çok başarılı bir şekilde yansıttı...

5 Kasım 2014 Çarşamba

Hayat Yolunda


Aslında dizinin adı ilk olarak, Bu Son Olsun diye lanse edilmişti. Henüz birkaç oyuncusu belliydi ve sadece hikayesi ortalarda gezmekteydi. Beni çekmesi için de hikayesi yetip de, artmıştı... Hayat Yolunda, Kanal D'nin yeni sezonda ekrana sürdüğü başarılı işlerden birisi. Güçlü hikayesi ve ilgi çeken kadrosuyla da izlemek için her türlü imkanı sunuyor. 

4 Kasım 2014 Salı

Ulan İstanbul: Ölüme kucak açmak


Son sahnesine kadar gayet eğlenceli giden ama Karlos'un vurulmasıyla, iyi giden her şeyi de rezil eden bir bölümle ekrana geldi dün akşam Ulan İstanbul... Çok fazla uzatmadan lafı, dizinin dün akşam yayınlanan yirminci bölümünün analizine başlayalım...

3 Kasım 2014 Pazartesi

Kiraz Mevsimi: Büyük meydan okuma


Uzun zamandır ilk defa keyifli bir bölümle ekrana gelen Kiraz Mevsimi, bizi şaşırtmayacak adımların da atıldığı sahneleriyle en azından tutarlılığını sürdürdü. Fazla laf kalabalığı yapmadan, on yedinci bölümün analizine başlayalım derim...