12 Kasım 2014 Çarşamba

Bu Tarz Benim: Tarz mı, kavga mı?


İşte bu sezonun açık ara bombası... Yayınlandığı ilk bir ay boyunca ara sıra açıp Twitter'dan, izlediğim gereksizliklerini yazmak dışında hiçbir bağım yoktu. Hatta izlenmesine anlam dahi veremiyordum... Modanın olması gereken sıranın en sonunda bırakıldığı bir yarış, nasıl olur da böylesine izlenir şaşırtıcıydı... Ancak, aslında sorunun cevabı içerisinde saklıydı... Bu Tarz Benim, tarz olmak son derdi olan yarışmacıların ekrana tutunma mücadelesini resmettiği için bu kadar izleniyordu... Elbette, jüri ve sunucu da bu duruma ortam sağlıyordu... Sonra kavgalara gözüm takıldı, birbirlerini yemelerini izlemek o kadar hoşuma gitmeye başladı ki, bir yerden sonra hiç kaçırmadığım bir yarış halini aldı.

Yarışın evrildiği program, yine Show TV ekranlarında yayınlanmış olan Bugün Ne Giysem. Anlayacağınız, oldukça alelade bir moda programından sonra ekrana gelen Bu Tarz Benim'e duvar örmek benim için kolay olmuştu. Orada jüri Hakan Akkaya, Ivana Sert ve Nur Yerlitaş'tan oluşuyordu. Hatırladığım kadarıyla sonradan Nur Yerlitaş jüriden ayrılmış ve yerine Çağla Şikel gelmişti. Uğurkan Erez yine programdaydı ama o formatta ne yaptığı hakkında bilgim yok. Muhtemelen Bu Tarz Benim'de olduğu gibi sahne arkasında, yani kuliste yarışmacılarla ilgileniyordu... Bu Tarz Benim'de ise jüri aslında çok da farklı değil. Sadece Hakan Akkaya'nın yerine, ünlülerin kuaförü olarak tanınan Kemal Doğulu gelmiş. Onun dışında Ivana Sert ve Nur Yerlitaş yerlerini korumaktalar. Uğurkan Erez hafta içi kuliste arada sahneye çıkıp yıldız almaya çalışan yarışmacılarla ilgilenirken, hafta sonu finallerinde jüri koltuğunda oturmakta. Tabi yine her hafta finalinde ünlü bir konuk jüri koltuğunda yerini alıyor... 

Öykü Serter

Bu Tarz Benim'in sunucusu ise bugüne kadar hep böyle atraksiyonlu formatlarda gördüğümüz bir isim, Öykü Serter. Aradan geçen yıllarda güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş olan Serter, yarışın dinamik noktalarından birisini oluşturuyor. Yani kısaca, genelde mikser gibi kızları birbirine düşürme görevi onda. Elini kulaklığına götürüp de, yapım ekibinden bir şeyler dinliyorsa; anlayın ki biraz sonra ortalık fena halde karışacak... Bu misyon ona hiç yakışmamışken, aslında BBG'deki sunumunda da böyle bir misyonu yüklendiğini hatırlıyorum. Yani onu dengelemeye Bu Tarz Benim'de de, bir "Doğa bey" kesinlikle lazım...

Nur Yerlitaş


Yerinden hiç kalkmayan ve -rivayetlere göre- bu sebeple ayağına ayakkabı giyme ihtiyacı bile hissetmeyen Yerlitaş, programın divası konumunda... Kendisine Nurella denilmesinden oldukça hoşlanan modacı, özellikle son dönemlerde ortalıklarda dolanan capsleriyle gündemde. Beğenmediği bir şeye ekşittiği suratının koyulmadığı yüz kalmadı diyebiliriz... -İçlerinde, bu furyanın ilk başladığı Fatih Terim capsi bence en şahanesi...- Her hafta bir yarışmacıyla iyi geçinen Nurella, mutlaka ertesi hafta o yarışmacıyı gömmekten de haz alır. Bu istatistik hiçbir zaman bozulmamıştır... En son bir iki hafta boyunca pamuklara sarıp sarmaladığı yarışmacı Nur Bozar'ı, geçtiğimiz hafta üstü kapalı şımarmakla suçlaması bunun en yakında gerçekleşmiş olan kanıtı. Onun favori yarışmacısı ise herkesin tahmin edeceği üzere, çatlaklıkta bir dünya markası olan Özlem Özder... Ne derse desin Özlem'in umursamaması, onu favorisi kılmakta... Onun atlanmayacak başka bir özelliği de divalığından gelmekte... Arabesk şarkılara bayılan Nurella, elini estetik bir şekilde sağa sola zuhur ettirip çalan arabesk şarkılara eşlik etmesiyle de ayrıca ünlü... Arada gerildiği ya da sıkıldığı zamanlarda Sebastian'a-gerçekte var olmayan bir Nurella karakteri- seslenip çaldırdığı arabesk şarkılarla kendine gelmekte...

Ivana Sert


Bozuk ama ilgi çeken Türkçesiyle oldukça sevimli bir modacı kişisi... Yarışın olaylara karışmamak ve başlayan olayları yatıştırmak için tek çaba sarf eden ismi ayrıca. Hangi olay ya da kavgaya karışırsa karışsın, karşısına gelen yarışmacıyı sadece kıyafetleriyle eleştirecek kadar da profesyonel davranmakta. Yani jüri koltuğunda görevini layıkıyla yapan tek isim o. Açıkça söylemem gerekirse, kendisini pek sevdiğim söylenemezdi. Eski eşiyle yaşadığı boşanma sürecini çok fazla dejenere etmesi gözümde onu oldukça itici kılmıştı. Ama Bu Tarz Benim'deki profesyonel duruşu ve olayları yatıştırıcı tavrı, artık boşanma sürecinde olduğu gibi kötü olaylardan beslenmediğinin bir kanıtı bana göre. Bu arada çok güzel olduğu ve ne giyse yakıştığını ayrıca belirtmeme gerek yok herhalde...

Kemal Doğulu


Hande Yener'in moda danışmanı ve kuaförü olarak tanınmaya başlanan ve sonra ünlülerin kuaförü olarak bir kariyer edinen Doğulu, jüri koltuğundaki en sevmediğim isim... Ekranlara oynamayı çok seven Doğulu, genelde kararlarını beğenisine göre değil yarışmacıyla arasındaki diyaloglara göre vermekte... Yarışmacıları aşağılamaktan haz duyması, sevilmeyen bir isim olmasını sağlayan en tutarlı davranışı... Ama itiraf etmeliyim ki karizmatik bir adam...

Uğurkan Erez


Nurella alınmasın ama yarışın bence en değerli ismi, Uğurkan Erez. Hali, tavrı, doğrulu ve otoritesiyle herkesi kendisine hayran bıraktırıyor. Bu özelliğiyle de ülkede çalışmadığı insan evladı(!) bırakmayan Erez, iyi ki var... Hangi projede olursa olsun, dilerim hep ekranda olsun...

Yarışmacılar

Özlem Özder


Ona ne denir, hakkında ne yazılır inanın tasvir etmesi çok zor bir isim. Bariz kendisi olmayan bir karakteri canlandırıyor ve canlandırdığı bu karakter üzerinde oldukça sırıtmasına rağmen, insana bazen sevimli bile geliyor... Özlem, ilk katıldığı zamanlarda hiç iyi giyinmediği söylenen bir isim. O zamanları bilmem mümkün değil ama izlediğim süreçte kendine ait olmasa da giydiği kıyafetlerle oldukça tarz olmayı başardığı söylenebilir... Bu jürinin ve diğer yarışmacıların da dikkatini çeken bir konu. Yarışın deli dolu karakteri olduğu için kendisine sponsor bulmakta hiç zorlanmadı belli ki ama ne kadar uğraşırsa uğraşsın, kafasında aldığı yıldızlar sebebiyle taç bile olsa elenme ekürisine katılmaktan men olamıyor... Taç almazsa diğer yarışmacılar tarafından, taç alırsa da ne hikmetse jüriden haftanın finalinde en düşük puanı alıp yine elenmesi muhtemel iki isimden birisi oluveriyor. Ama elbette, yine jürinin elemediği isim o oluyor. Ayşenur gibi hakkında bir şeyler yazarsam, uygun düşmeyecek bir ismi bile elemesi onun programın reyting noktasında tutunduğu bir isim olduğunun kanıtı... Olur da o elenirse, programın fazlaca reyting kaybedeceğini tahmin etmek için kahin olmaya da pek gerek yok... Susma özelliği olmayan ve çata çat herkesle karşı karşıya gelmekten çekinmeyen Özlem, tam bir ekran fenomeni olma yolunda ilerliyor... Ona ekrana tutunma macerasında başarılar diliyorum...

Nur Bozar


Yarışın iki asil kadınından birisi... Ekran arkasında nasıl bir karakter olduğuyla zerre ilgilenmiyorum ancak, ekran önünde yarışın asaleti temsil eden iki tarafından birisi olduğu açık... Sosyal medyanın arkasında oluşu jüri ve Öykü Serter'i dahi rahatsız ediyorken, varın siz yarışmacıların onunla ilgili ne hissettiğini bir düşünün... Herkesin bir bir arkasından kumpas kurmaya çalıştığı Nur, duruşunu ve tavrını hiç bozmadan bir güzel kapak yapıyor hepsine... Tabi patladığı zamanlar da olmuyor değil... Mesela geçtiğimiz hafta, Kemal Doğulu'nun ekranda daha çok dikkat çekme arzusuyla kendisine kurban seçtiği isim olan Nur, hem onu hem de Öykü Serter'i benzetmekten geri durmadı... Tabi bu söylemleri daha ateşli eleştirilmesine sebep oldu... Bu olaya müdahil olmayan tek isim ise Ivana Sert'ti. Bu hafta ise eleneceği söyleniyor Nur'un. Öykü Serter'in kuracağı bir kumpasa kurban gideceği söylentiler arasında. Olayın yapım şirketi tarafından Nur'a özel tahsis edilen kulis üzerinden gelişeceği söyleniyor. Derinlemesine bir şeyler daha var ama o kadarına da girmeyeyim, hafta sonu izler görürüz... O yarışta ekrana tutunabilecek tek isim Nur Bozar bu arada... 

Ezgi Baytar


Yarışın diğer asil kadını... Evli ve bir çocuk annesi olan Baytar, -izlediğim süreçte- bugüne kadar Nur gibi çizgisinden ve kalitesinden hiç ödün vermedi. Ama o Nur'dan farklı olarak, genelde birinin ağzına edilmesi farzsa geri durmuyor. Kaliteli bir üslupla haddini bildirip, kenara çekiliyor. Öyle ki, karşısındaki isim kendisine bazen hakaret edildiğini bile anlayamıyor... Nur elenirse, jürinin hedef tahtasındaki ikinci isim mutlaka o olacaktır. Evli, çocuklu ve asil tarafıyla Türk kadınını çok iyi temsil ettiği açık...

Aycan/Nurcan Şencan


İkiz olan yarışmacılar birlikte yarışmaktalar. Bu durumun en iyi yanı ise birisi kötü giyinse dahi, diğerinin iyi giyinmiş olması yıldız alma ihtimallerini güçlendiriyor. Genelde birbirine çok zıt giyinen ikilinin hangisi kim ismen bilemediğimden Aycan şöyle, Nurcan böyle diyemeyeceğim ama onların yansıttığı çizgi, Avrupa görmüş asil Türk kadınının nasıl olduğunu resmeder nitelikte... Erkek kılığına çok sık giren hangisiyse, işte ikisi arasındaki favorim de o...

Gizem Güler


Yarışmacıların cast mı olduğu sorusunu en çok akıllara getiren isim kendisi... Zira, birçok önemli dizide figüranlık yaptığı biliniyor. Medcezir'i yayınlanan haberlerden biliyorum ama ben kendisini Kocamın Ailesi'ndeki figüranlığından tanıyorum... İzlediğim sürecin başlarında herkesle çata çat kavga eden yırtık kız çizgisi, son zamanlarda hanım hanımcık bir çizgiye döndü. Anlayacağınız, çok iyi bir oyuncu...

Ayşegül Doğan


Ekrana tutunma mücadelesini en yoğun biçimde veren bir diğer isim... Ama o Özlem'den farklı olarak, sadece tarz olmak için oraya geldiğini söylemekte... Kendisi dışında inandırabildiği kimse var mı bu konuda bilemiyorum ama yarışın -Ayşenur'un elenmesinden sonra- en sivri karakteri. Bir Nur'la, Bir Özlem'le, bir Tuğçe'yle, bir Gizem'le karşı karşıya geliyor ve hep o haklı oluyor. Hatta yarışmacılar yetmiyor, jüri ile de bir güzel atışıyor. Nur Yerlitaş'ın ev sevmediği yarışmacı kendisi aynı zamanda. O da bunun farkında ve iki bölümde bir kendini sevdirmek maksatlı, ağlıyor... Ona yazacağım çok bir şey yok... Ekrana tutunamaması dileğim yeter sanıyorum...

Tuğçe Ergişi


Yarışın başında -elenen Ayşenur gibi- kendini acındırdığı ve bu sebeple buraya kadar geldiği söyleniyor onun için. Ama hangisinin annesinin hastalığını, hangisinin hiç arkadaşı olmadığını acındırma konusu yaptığını bilemiyorum-bakmaya da erindim-. Takip etmediğim bir süreçte ve bilmediğim geçmiş olaylar ile ilgili yargılamak istemem ama kendini acındırmayı seçmesi üzücü... Benim izlemeye başladığım süreçte oldukça sivri bir karakterdi ve iyi-kötü her şeye döktüğü göz yaşlarıyla ünlüydü. Hatta bir yerden sonra jüriyi çığırından çıkartmıştı bu davranışı. Daha sonra bir düzeldi, başka birisi gibi davranmaya başladı o da, Gizem gibi... Bir de kendisinin Yılmaz Morgül'le olan benzerliği var... Özlem, bunu sorduğunda bozularak -yine- göz yaşlarına boğulan Tuğçe, geçtiğimiz hafta finalinde Yılmaz Morgül olarak kendi kalesine attığı golle de hafızalara kazınmış durumda...

---

Yarışta devran böyle sürerken, birkaç hafta içinde programın olağan finali gerçekleşecek. Bu Tarz Benim'in 'tarzı' kim olur bilmiyorum ama yarışmacılar dışında hiç kimsenin de bunu umursadığını sanmıyorum. Zira yazının başında da belirttiğim gibi, Bu Tarz Benim'i izleyenlerin büyük çoğunluğu tarzlara bakmaya değil, çıkması muhtemel olayları izlemeye ekran karşısında yerini alıyor... Ne diyelim?.. Tarz sizin, yaptığınız kavgaları izlemek de bizim olsun...

Sevgilerimle...
Beklenen Kral

twitter.com/BeklenenKral
BeklenenKral@gmail.com

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder