23 Aralık 2014 Salı

Ulan İstanbul: Son tezgah


Dün akşam yayınlanan bölümüyle, Ali Rıza'nın kurtarılması noktasında son kez tezgah çeviren çetemizin; en son bu mutluluğu yaşadığında, Doğan tarafından paralarının çalındığı gerçeğini unutmadan oturup izledim Ulan İstanbul'u. Dizinin bu bölümünde, geçtiğimiz bölümlere nazaran daha kolay bir dümen vardı ama günün sonunda, aslında her şey daha büyük bir çıkmaza göz kırpıyordu... Lafı fazla uzatmadan, dizinin yirmi yedinci bölümünün analizine başlayalım...

Geçtiğimiz bölüm diziyi, Firuz'un çevirdiği dolabın orta rafında bırakmıştık. Yaren'in nerede olduğunu çetemize haber veren Firüz, dönüşte onlara billboardlu bir sürpriz hazırlamıştı... Bu bölümde ise o dolabın son rafını düzenledi Firuz ama dolabını seyre açıp açmayacağı noktası bir muallak...

Yirmi yedinci bölüm


Çetemiz restorandaki ofislerinde başlarından geçen olayı konuşmaktadır. Yaren halen tam olarak kendisine gelememiş, Karlos ise ona bebekler gibi bakmanın peşindedir... Tabi tüm bunlar olurken aynı zamanda da Ali Rıza'nın kurtarılması için gerekli son dümen belirlenmiştir... Mal varlığının üzerine konabilmek için hazırlattığı sahte raporla, babasını akıl hastanesine kapattıran Hürberk adındaki bir zırtapozun başına ekşiyeceklerdir. Ama bu öyle bir ekşime ki, Hürberk babasına yaptığının ceremesini misliyle çekecektir. 


Başrolde Karlos'un olacağı dümen için ilk adımlar atılmaya hazırdır ve Zeynep de bu arada tüm olan biteni tek tek Firuz'un adamına anlatmıştır. Firuz'un ondan bu sefer ki isteği ise çetenin çevirdiği dümeni kamera ile kayıt altına almasıdır. Zeynep ise kendisinin istediği şeyi-ki belirsiz- yapması halinde her şeyi göze aldığını söyleyerek, bunu kabul eder. Ben Ulan İstanbul'da, Esra'dan daha fazla sinir olabileceğim bir karakter olmaz sanıyordum ama Zeynep sağolsun, Esra'yı ikiye katladı... Karlos, Hürberk'in evine doğru yol alırken, Ferdi de Tuncer'le birlikte eski bir binaya bakmaya gidecektir. Zeynep ise tüm bu anlarda Ferdi'yi takip edecektir ama öncesinde hayallere dalacağımız bir mevzunun zeminini hazırlaması gerekir... 


Ferdi, Tuncer'le buluşmaya gittiği sırada yolda Ceyhun'la karşılaşır ve tam Ceyhun, Ferdi'nin yere düşen telefonunu almış ona verecekken ekranda gördüğü arayan ismi bu fikirden vazgeçirir. Zira arayanın ismi AŞK olarak kayıtlıdır. Arayan ise tahmin edeceğiniz üzere Derya'dan başkası değildir. Ceyhun nedense Ferdi'nin çıktığı biri olmasına oldukça sevindi ve löp diye telefonu açıp kulağına götürdü... Allahtan Ferdi son anda telefonu elinden aldı da, paçayı kurtardılar... Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, Ceyhun'un bu yaptığı için cinayet işleyecek en az bin kişi rahat bulunur... Gayet aklı başında bir adam olan Ceyhun'un, ergen kız edasıyla deştiği bu aşk mevzusunun tam üzerine ise Ferdi'yi takip eden Zeynep gelir ve Ceyhun aşk meselesinden bahsettiğinde de, hemen sevgilisinin kendisi olduğunu söyler. Haftanın çıkmazı da hazırdır... Ceyhun, bu birliktelik üzerinden -bize- fragmanlarda umut veren ama izlediğimizde içimize eden bazı sahnelere ışık tutacaktır...


Karlos ise tam da planın merkezinde, Hürberk'in yatağındadır!.. Hürberk uyandığında yanında gördüğü bu adama bir anlam veremez ve Karlos da "Günaydın Hürberk, ben Osman" diyerek, "gece kulübü-sabah patates" mevzusu üzerinden yürür. Hürberk ise korkmuş bir vaziyette aşağıya inerek, elinde bir bıçakla geri döner ama ortalarda kimsecikler yoktur... İlk aşama tamamdır ve Hürberk'i istenen kıvama getirmek için devamı da gelecektir.... Karlos, daha sonra sucu, taksici, garson rollerinde Hürberk'in karşısında dikilmiş ve ona o ritmik bakışını atmaktadır. Tam bu sırada ise olaya Kandemir, psikiyatrist kimliğiyle dahil olur. Onu yatıştırır ve sevgilisine iyi olmadığını söyleyerek, kendisine seansa getirmesi için kartını verir... Önce babasına yaptığı şey sebebiyle, Hürberk'in vicdan azabı çektiğini düşünen kadın, daha sonra evde de "Osman" tepkilerini görünce onu doktora götürmenin gereklilik olduğuna inanır. Zira eve geldiklerinde de dümen bitmemiştir... Karlos yatak odasının olduğu kata tırmanıp, pencereden ağrı altın vuruşu yapmıştır... 


Dümenin ilk ayağı başarıyla tamamlanmışken, Ferdi ve Tuncer de psikiyatri merkezi olarak gösterecekleri binanın önüne gelmiştir. Onlar binadan içeriye girdiğinde ise yeniden Zeynep belirir ve Firuz'u arayarak son konuşmalarının üzerine olan biteni anlatır. Sırada, Firuz'un bir adamının verdiği kamerayı o binaya yerleştirmek vardır. Akşam olduğunda Tuncer, topladığı adamlarla orayı adam akıllı bir merkez haline getirirken, çetemizin diğer fertlerinin Hürberk'e -yukarıdaki- altın vuruşu yapmak için evden ayrılmalarını fırsat bilen Zeynep yeniden binaya gider ve çalışmaların harıl harıl sürdüğü hasta odasına, Tuncer'in telefonla konuşmak için çıkmasını fırsat bilip kamerayı yerleştirir. Zeynep'e ne kadar da çok fırsat doğuyor farkında mısınız?.. Kedi mübarek, sürekli dört ayağının üzerinde... 


Çetemizin derdi başkayken, malumunuz geçtiğimiz bölümden beri Maşuka'nın da derdi bambaşka... Kuaför salonu açmak isteyen ve üzerine kiralık da bir yer bulan Maşuka, sonunda Şehriban'ı kuaförlüğün üstesinden geleceğine ikna etmiştir ama kuaför salonunu kiralamaya para yoktur... Maşuka ise para bulamadığı için zaten bunalımdayken üzerine bir de, telefonlarını ne açan ne de aramalarına geri dönen Kandemir'in ilgisizliği binince, bilet ayırıp Almanya'ya geri dönmeye karar verir... Tam bu sırada ise devreye, kocaman kalpli meleğimiz Şehriban girer... İlk geldiğinde Almanya'ya geri dönmesi için büyük mücadele verdiği Maşuka'nın, şimdi gidecek olmasına en çok içerleyen ve üzülen o olmuştur. Gitmesin ve hevesi kırılmasın diye ise Ceyhun'un düğünü için sakladığı altınları çıkartıp, bozdurması için verir... Ah be Şehriban'ım... Sen gül yüzlü, kocaman kalpli bir meleksin gerçekten... 


Ceyhun oldukça ilgilendiği Ferdi'nin birlikteliğini masaya yatırmaya niyetlidir ve zar zor Derya ve onu yemeğe çıkmaya ikna eder. Zeynep'i iknaya gerek duymaz zaten dünden razıdır. Önce bir restoranda yemeğe giderler ve yeniden o ergen kız edası Ceyhun'a geri gelir. Ferdi ve Zeynep'in birlikteliklerini, deşer de deşer... Zeynep'in ekmeğine yağ, Derya'nınsa kalbine zift sürdüğünden habersiz o bu girişimlerini sürdürürken, sonunda atmasyon bir sürü şey öğrenmenin huzuruna erer... Tabi gece daha bitmemiştir, şimdi de onları bir gece kulübüne sürükler... Gece kulübünde Derya'yı zorla dansa kaldıran Ceyhun'a ise Ferdi, attığı yumruk sonrası Derya ile kardeş olmadıklarını, birbirlerini sevdiklerini ve üzerine de her şeyin bir tezgah olduğunu söyler. Ceyhun girdiği şokla ayağa kalkar ve "siz bittiniz Ferdi, bittiniz!" der... "Ne atraksiyonlu bir sahne, oh be sonunda!" demeyin, zira hepsi Ferdi'nin hayalinden ibarettir... O hayalinden aydığında ise Derya ile Ceyhun'un dansına pistte, altınları aldıktan sonra görgüsüzlükte nirvanaya ulaşan Hayati, yanindaki rus bir hatunla eşlik ediyordur... Tabi bu sırada ayrıca, Hayaticiğine de sakin olması telkinleri vermektedir... Oh mon dieu!..


Sabah olduğunda çetemiz dümenin son ayağı için hazırdırlar. Hürberk merkeze gelmiş ve Kandemir'le görüşmektedir. Osman'ın etkisinden bir türlü çıkamayan Hürberk'i, bunu fırsat bilen Kandemir hemen tedavi için yatırmaya niyetlenir ama Hürberk bunu reddederek odadan dışarı çıkar. Tam bu sırada ise yanına tekerlekli sandalyede birisi yaklaşır ve kafasını kaldırdığında bir de ne görsün, Osman yine karşısındadır!.. Kitlenip kalan Hürberk'e hemen deli gömleğini giydirip, hasta odasına indirirler. 


Hasta odasında ise onu başka bir sürpriz beklemektedir. Ferdi, Yaren, Tuncer ve Bahadır, merkezin kadrolu delileri kontenjanından Hürberk'i iyice deliye çevirirler. Bir zaman onlarla mücadele etmeye çalışan Hürberk, sonunda odanın kapısının açık olduğunu fark ederek dışarı çıkar. Yanına gelen Derya'dan sevgilisini aramak için telefon istediğinde, önce reddeder gibi yapan Derya; sonunda telefonu çıkartıp verir. Hürberk'in tuşladığı telefonu açan ise Karlos, yani Osman olmuştur... Bunun üzerine iyice zortlayan Hürberk'i tekrar hasta odasına alırlar ve o da yatağa uzandığı gibi baygınlık geçirir... Uyandığında ise karşısında yeniden Osman vardır. Yine şoka giren Hürberk, her açık sesli cümlenin sonunu karga gibi gak'layarak bitiren Osman'dan onu oradan çıkartmasını ister. Osman ise bunu kabul etmeye hazırdır ama iki şartı vardır... Önce yüz bin liralık bir çek imzalayıp ona verecek, sonra da babasını zorla yatırttığı klinikten çıkartacaktır. Hürberk her ikisini de kabul eder ve imzaladığı çekin ardından, hastaneden ayrılır. 


Çetemiz hasta odasında bir araya gelmiş ve son tezgahlarının bitişini kutlamaktadır. Bir milyon lira toplanmıştır ve bu yüzden herkes oldukça mutludur. Adaletli şekilde topladıkları parayı, adalet için kullanacaklardır ama tam tepelerinde kendilerini çeken kameradan habersizdirler... Onlar binadan ayrıldıktan sonra Zeynep geri gelir ve odanın kapısının üzerinde asılı kamerayı alarak, Firuz'a ulaştırır... Kamera kayıtlarını izleyen -bizim görmediğimiz- Firuz'un bu kayıtlarla ne yapacağı şu anlık muallakken, çetemiz boğaz kenarında -yeniden- bir milyon toplamalarını kutlamaktadır. 


Onlar bir kenarda ellerinde bira, kutlamalarını yaparken; kuaför dükkanını tutan Maşuka ve Şehriban boğaz havası ala ala eve gidiyordur. Maşuka bu mutlu haberi annesine vermek için telefonu çevirdiği sırada ise Şehriban'ın radarına bir çift takılır... Derya ve Ferdi birbirlerine sarılmış, öpüşüyorlardır... Şehriban'ın hüzne bürünmüş bakışlarının gölgesinde ise bölümün perdesi aşağıya iner...

Hakkını yemeyeceğim, Ferdi-Ceyhun -hayal kırıklığı yaşatan- hayal sahnesi ve Karlos'un Hürberk'i ilk korkuttuğu yatak sahnesinde, karakterin daha en başta balataları sıyırmaya başlama mesajı vermesi dışında iyi bir bölüm izledik. Bu arada Şehriban, Derya'nın öpüştüğünü gördü ama hem arkası dönük hem de kafasında kapişon olan Ferdi'yi görmesi mümkün değil... Tüm bunların üzerine, Derya'nın Ceyhun'unu aldattığını gören Şehriban'ın nasıl bir moda gireceği ve Firuz'un kayıtlarla ne dümen çevireceği konusu, gelecek hafta için en merak edilen noktalar. Umarım bir sonraki bölümün sonunda, Doğan meselesinde olduğu gibi kayıt başa sarmaz. Zira o zaman mutlu eden gelişme, şimdi saç baş yoldurmaktan başka hiçbir işe yaramaz...

Sevgilerimle...
Beklenen Kral

3 yorum :