13 Ocak 2015 Salı

Ulan İstanbul: Yargılamayın


Bir haftalık aranın ardından, Ulan İstanbul dün akşam yeniden ekrandaydı. Firuz'un kim olduğundan, çetemizden daha ne istediğine kadar her şeyi öğrendiğimiz bir bölüm izledik. Tabi sadece bu yetmezdi, üzerine bir de Ceyhun iyice işkillendirildi. Çetemiz yeniden toplanıp gitmeye yeltendiğinde ise başka bir sorunun cevabı ortaya çıktı. Ve bu cevap, onları gidiş fikrinden yeniden vazgeçirecek... Tüm bunların ışığında, lafı fazla uzatmadan bölümün analizine başlayalım derim...

Diziyi geçtiğimiz bölüm, tam çetemiz şehri tek ettiği sırada polisler tarafından yollarının kesildiği an da bırakmıştık. Hepsi minibüsten indirilmiş, kelepçelenmekteydiler ve tam bu sırada Ceyhun'un da bir hırsızlık çetesinin peşine düşmesi, iki olayı birbirine eş yapmıştı. Biz ne oldu, ne olacak diye merak ederken her şey olacağına vardı...

29. bölüm

Çetemiz yaşadıkları büyük şokun ardından, bir nezarethaneye getirilmişlerdir ve her şeyin bitmiş olmasından ötürü büyük bir üzüntü duymaktadırlar. Gerçek kimlikleri öğrenildiğinde mahallelinin ne tepki vereceğini hayal etmekte, tutuklandıktan sonra gerçekleştiremeyecekleri hayallerine selam çakılmaktadır hepsinin. Karlos'un söylediği Yargılamayın'dan sonra ise aslında her şeyin bir düzmece olduğunu anlamalarına ramak kalmıştır... Onları kodese tıkan polisler değil, Ali Rıza'yı kurtarmak için kurdukları tezgahın sebebi olan Firuz'dur. En başından beri onları yakından izleyen Firuz, her şey tamamlandığında da etkisini ortaya koymaya karar vermiş ve kendisi için çalışmalarını istemektedir.


Pek tabi çetemiz bu teklifi reddettiğinde de Zeynep'in yerleştirdiği kameranın görüntüleri ekrana verilir. Çetemiz köşeye sıkışmıştır ama yine de boyun eğmeyip gitmeye yeltenir. İşte tam bu sırada başka bir görüntü gelir ekrana... Ceyhun'un görevli olduğu polis merkezinin önünde, Firuz'un bir adamı kıyafetine yerleştirilen kamerayla bekliyordur. Elinde biraz önce izledikleri görüntülerin olduğu CD ile içeri girmiş ve tam karşısına çıkan Esra'ya verecekken, Kandemir teklifi kabul eder... Çetemiz bundan böyle Firuz için çalıp, çırpacaktır...


Restorana geldiklerinde çalışma ofisinde bu problemden nasıl sıyrılabileceklerini tartışmaktadırlar ama bir çözüm üretemezler. Bu sırada devreye Tuncer girer ve gerçekleştirecekleri konserin ardından Yunanistan'a geçecek roman bir müzik grubundan bahseder. Bir şekilde onların yerine geçip, ülkeyi terk etmeyi planlamaya başladıkları sıradaysa Kandemir, Shan Li'den işe aldığı yeni aşçının mutfakta yemek yaptığını öğrenir. Ama Kandemir kimseyi işe almamıştır. Bir hışımla mutfağa daldığında ise karşısında gördüğü Firuz'dan başkası değildir. Çetemiz birkaç gün dinlenmek istediklerini söylediği halde, ilk düzenbazlığını açıklamaya gelmiştir. Onlardan İsmet adındaki bir adamın evinden, bir ihale dosyasını almalarını ister. İsmet, gireceği ihaleye fesat karıştırmaya niyeti olan ve karısını aldatan bir tiptir. Çetemiz tam hepsinin evde olmadığı sırada eve girip dosyayı alacak, Firuz'a verdikten sonra da ülkeyi terk edeceklerdir... Plan tamamdır da, her şey yine karman çorman olmanın eşiğine gelecektir...


Şehriban, Derya'nın Ceyhun'u aldattığından emindir. Sabah erkenden çağırdığı Fatma geldiğinde de, gündem elbette bu konu olur. Fatma, yılbaşı gecesi peşinden gidip yolunu çevirdiği adamın kim olduğunu öğrenip öğrenemediğini sorar... Şehriban adamın Derya ile neden görüştüğünü öğrenmiştir ama hiçbir şey tahmin ettiği gibi değildir. Avukat ona gerçekleri anlatmıştır; tabi bir yere kadar... Derya'nın babasının avukatı olduğunu söyleyen adam, Şehriban biraz daha deşmeye meylettiğinde müvekkili ile arasındaki konudan bahsedemeyeceğini söyleyip hemen yanından uzaklaşır...


Derya'nın o adamla bir ilişkisi olduğundan emindir ve Fatma gidip her şeyi Ceyhun'a anlatmasını söyler. Bu sefer kendinden emin ve vakur bir biçimde yola çıkmıştır Şehriban ama tam emniyet merkezinin önüne geldiğinde yine durur kalır. Girip girmemek konusunda kararsızdır ve tam bu sırada Ceyhun, onun dışarıda olduğunu fark eder(!). Yanına gittiğinde ise Şehriban tüm gerçeği bir çırpıda söyler. Ceyhun büyük bir şoka girmiştir. Şehriban ise söylediğine bir pişman bir değil çizgisinde, bu birlikteliğin artık uygun olmadığını dile getirmektedir...


Akşam olduğunda çetemiz hemen plana girişir. Plan dediysem, öyle bildiğin yalapşap bir plan yaptılar bu sefer. Bırak parmak izi bırakmamaya dikkati, neredeyse gizlice evine girdikleri adamla halay çekmedikleri kaldı!.. İsmet dolambaçlı bir çapkın ama çetemizin eline öyle fırsatlar veriyor ki, seyreyle cümbüşü!.. Karısını tam da evlilik yıl dönümleri olduğu gün yurt dışına postalamaya çalışan İsmet, onu yolcu eder. Şoförü karısını bırakıp da geldiğinde, bu sefer de arabaya kendisi binip sevgilisini almaya giderler!.. Şoförü göndermesi neyse de, sevgilisini almaya şoförüyle giden bir insan evladı görmek gerçekten çok değişik oldu!.. Tabi adamın bu hamlesi(!), çetemize yaradı. Bir ambulansla evin önüne gelen Tuncer, güvenliği acil kan lazım diye kandırır ve ambulansa bindirir. Onların gitmesiyle de, Kandemir ve Bahadır dışında çetenin tüm geri kalanı eve girer. Oldukça sarsak ve korumasız bir şekilde kasayı ararlarken, Ferdi evin salonundaki komidinin içerisinde bulur kasayı. Dedim ya, İsmet çok değişik adam vesselam. Biraz daha kassa herhalde tuvalete falan koyacak!.. Neyse, kasayı bulup lak diye açarlar ama içerisi evrak doludur. Tam da onlar evrakları kurcalarken, İsmet sevgilisiyle eve döner. Kandemir ve Bahadır büyük bir şoka girer ve hemen ekibe haber verir. Onlar da bir çırpıda kasanın olduğu gözü kapatıp, saklanmaya girişirler. Karlos ve Derya salondaki koltuğun arkasına, Ferdi ve Derya da başka yer yokmuş gibi(!) evin yatak odasına saklanmıştır...


İsmet sevgilisiyle eve geldiğinde çetemizin riziko sınırları denenir önce!.. Gidip tam da Karlos ve Yaren'in arkasına saklandıkları koltuğa oturup cilveleşmeye başlar ikili. Bu sırada ki muhabbetlerine gülmeden duramayan Yaren az daha kendilerini belli ettirecekti ki, yatak odasına! çıkmaya karar verirler. Hadi bu yine bir nebze, o durum içerisinde normal. Ama Derya ve Ferdi ikilisinin hangi akla hizmet oraya gittiklerini anlamak güç!.. Onlar çıkar çıkmaz yukarı, Derya ile Karlos kasaya tekrar yönelip dosyaları karıştırmaya devam ederler. Dosyayı bulduklarında ise sırada gitmek vardır ama Derya ve Ferdi malum yatak odasındadır. İsmet sevgilisiyle malumun ilanını sergileyecek, bizimkiler de yatağın altında onlara kulak misafiri! olacak derken, kadın küpesini düşürür. Birkaç kez yatağın altına hamle yaparlar ama her seferinde son an da vazgeçerler bundan. Sonunda da küpeyi aramak dururken İsmet birden odadan dışarıya çıkar. Korkuluklarda ise onu dosyayı bulup, Ferdi ve Derya'yı arayan Karlos karşılar!. Adam şoka girmiş, Karlos ise saçmalamaya başlamıştır bile. Seslerine sevgilisi dışarı çıktığında da yatağın altındaki ikili rahatlar ve eve, İsmet'in kendisini aldattığını düşünüp uçmaktan vazgeçen karısı gelir.


Her şey tam bir arap saçına dönüşüyor gibi görünmektedir ama bu geliş, çetemize yarar. Bahadır'ın internetten öğrendiği evlilik yıl dönümlerini bir parodi eşliğinde kutlarlar. Evdeki herkes tek tek ortaya çıkarken, İsmet gördüğü bu manzara karşısına şaşkın ama karısına yakalanmamış olduğu için sessizdir. Tüm bu dümenin ardından kadın İsmet'den özür dilerken, bizimkiler dosya ile birlikte evi terk eder...


Böylesine her şeyi boşladıkları bir plan kusursuz bir şekilde hallolmuş oldu. Demek ki önceki bölümlerde itina etmelerinden, hep sonunda başları derde giriyordu!.. Aldıkları dosyayı Kandemir, Firuz'a verir ve bir süre bir şey yapmak istemediklerini söyler. Firuz ise şimdilik bu teklifi kabul etmiş görünmektedir...


O gece çetemiz bunları yaşarken, annesinin söyledikleri karşısında hem büyük bir şok hem de üzüntü yaşayan Ceyhun, Esra ile birlikte bir meyhaneye gidip kafayı çeker. Gece olup eve geldiğinde ise Şehriban'a, içi rahatlasın diye o kapişonlunun kendisi olduğunu söyler. Sözde o gece üzerinde olduğunu unutmuştur. Tabi bunun ardında da, Ceyhun'un bela modu yeniden aktive olur ve ertesi gün Roman grubun yerini alacak çetemizi restorandan çıktıkları andan itibaren takibe başlar...


Çetemiz grubun yol üzerinde uğradığı mola yerinde, içtikleri çorbaya müshil katarak onları etkisiz hale getirir ve hepsi harala gürele tuvalete koşturmaya başladığı sırada, çantalarından pasaport ve bakanlık onaylı yaka kartlarını alıp sıvışırlar. Bu anı görmeyen Ceyhun ise onları hala takip ediyordur. Akşam grubun çıktığı mekana geldiklerinde de an be an peşlerindedir. O sıra, hazırlıkları düzenleyen Derya'yı arar ve onun, "restoranda çok işimiz var" diye telefonu kapatması bu durumun normal olmadığını onun için kanıtlamış olur. Biraz sonra da playback eşliğinde çetemiz sahne alıyordur. Yaptıkları gösterinin ardından onlar ülkeyi terk etmek için sınıra doğru giderken, Ceyhun başından beri onlardan şüphelenen Esra'nın evine gider ve "şüphelerinde haklı olabileceğini" söyleyip, araştırmasını birlikte sürdürmeyi teklif eder.


Çetemiz, mahalleyi terk ettiği için vakur ama gelecek için umutlu oldukları yeni bir minibüs yolculuğu sırasındayken, birden önce Servet'in penceresinin karşısına yerleştirdikleri kamerayı açmak gelir akıllarına. Onu bir süre seyrettikten sonra da sıra, geçen bölüm gizlice Kandemir'in kızının odasına yerleştirdikleri kamerayı açmaya gelir. Kandemir o süreden bu yana sürekli izlediği halde, uzun süredir kim olduğunu bir türlü göremediği kızının üvey babasını sonunda görmeye çok yakındır. Kızının odasına giren adam onu aşağıya indirdikten sonra oturduğu yataktan kalkar ve yüzünü döner... Kandemir'in boşandığı karısıyla evlenip, kızına üvey babalık yapan kişi Firuz'dan başkası değildir... Kandemir ve ekibin şokuna, Firuz'un kameraya attığı öpücük eşlik eder ve bölümün perdesi aşağıya iner...

Bölümün zorlama sahneleri ve ironilerine ayrıca değinmeyeceğim. Yazı içerisinde yeterince açık bahsettiğimi düşünüyorum!. Bunun dışında, Firuz karakteri için verilebilecek en doğru karar verilmiş. Emre Kınay'ın kişiliğine ve oyunculuğuna hayranım. Onu Ulan İstanbul'da, -her ne kadar kötü bir karakteri oynasa da- görmek beni oldukça sevindirdi. Konuk oyuncu olmaması da cabası!.. Bu arada kötü dediysem, o kadar da kötü sayılmaz. Sadece biraz psikopat bir tarafı var ve onu sevimli kılan tarafı da muhtemelen bu olacak. Zira oldukça deli dolu bir tip... O başlarına zaten ekşiyecekken, artık bu mahalleyi terk etme mevzusu iyice baymaya başlayan çetemiz geri gelecek malum. Firuz yetmiyormuş gibi, şimdi bir de Ceyhun ve Esra her an peşlerinde olacak... Çetemiz için her bölüm çember biraz daha daralıyor gibi gözüküyor ama her seferinde, işin içinden sıyrıldıklarından artık ne olacak diye merak etmeyi bıraktım. Madem öyle, bekleyip görelim bakalım...

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder