30 Mart 2015 Pazartesi

Acil Aşk Aranıyor: Güzel bir viraj...


Sezonun şüphesiz en başarılı virajını almış dizisi, Acil Aşk Aranıyor ve başlamadan önce barındırdığım ön yargılarımdan, beni ilk bölümüyle uzaklaştıran çok iyi bir yapım... Ön yargılarımın kırılması ardından dillendirmekten haz alırım. Kendime saklayacak değilim böbürlenip laf atıp, daha sonra bayıla bayıla izlediğimi... Evet, Acil Aşk Aranıyor keyifle izletiyor ve ben keşke en başında proje böyle planlansaymış demeden edemiyorum...

Acil Servis iken...

Acil Servis ile ilgili çalışmaları ilk duyduğumda, Doktorlar tarzında başarılı bir iş çıkacağı düşüncesiyle büyük bir merakla başlamasını beklemeye koyulmuştum. Açıkçası ilk bölümüyle de büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. O gece ekran karşısına izleyip de yazmak niyetiyle oturmuştum ama bölüm sona erdiğinde, pek de iyi şeyler not almadığımı gördüm ve şans tanımak adına yazmaktan vazgeçtim. İkinci bölümünün ise yarısına kadar dayanabildim. Zaten sonra da gün değişikliği, büyük bir sessizlik derken; karşımıza birden Acil Aşk Aranıyor tanıtımları çıktı. 

Acil Aşk Aranıyor da nesi?


Tabi anında ön yargılarımda kendisini ortaya attı. Malum romantik komedi, bu sezon en çok reyting getiren türlerden ve Aşk Yeniden'in başlamasıyla yarattığı sihrin etkisinden faydalanmak istediklerini, başarılı olamayacaklarını düşündüm. Hakkında bu tarz twitler de atmış olabilirim tabi-İşime gelmedi, hatırlayamadım-. İlk bölümünü ise Acil Servis'in tam tersi düşüncelerle izlemeye oturdum... Tanıtımlarda da izlediğimiz o ilk sahnelerin ardındansa bir çekim başladı. Önce direnmeye çalıştım ama baktım ki gülüyorum, eğleniyorum; koyverdim kendimi bölümün kollarına... Bölüm sona erdiğinde ortaya izlenebilir, başarılı bir iş çıktığını görmekten açıkçası mutlu oldum. Ön yargılarımı kıran eğlenceli bir dizi virajı aldıkları için yapım şirketini ve kalemlerini eğlenceyle konuşturan yeni senaryo ekibini kutluyorum...

Kamera arkasındaki savaşçılar...

Gökhan Horzum'un koordinesinde-diyeyim- Cihan Çalışkantürk, Yeşim Arslan ve Mehmet Ali Şen tarafından kaleme alınmakta dizi ve yönetmen koltuğunda, Barış Kırımselioğlu oturmakta. O şahane müzikler ise elbette, Alp Yenier'in elinden çıkmalar... Bu arada dizinin Medyapım imzası taşıdığından bahsetmeme gerek yok sanırım?.. Ama sorarken de, bahsetmiş oldum tabi. Buradan ayrıca çok sevdiğim Armağan Çağlayan'a sevgilerimi gönderiyorum-"ciddiyet!" dediğini duyar gibiyim, uzatmıyorum-... 

Kamera önündeki savaşçılar...

Dizinin oyuncu kadrosu, Serhat Teoman (Sinan), Duygu Yetiş (Nisan), Rojda Demirer (Ayla), Tamer Tıraşoğlu (Berzan), Sinem Uçar (Asuman), Gökhan Soylu (Murat) ve Serkan Öztürk'ten (Malik) oluşuyor... Rafine ve keyifli bir kadro, ellerinden gelenin en iyisini yaptıkları ortada. Ekrandan geçen enerjileri bunun en büyük ispatı zaten. Tabi bu rafine kadro ile ilgili söyleyeceklerim de olacak...

Serhat Teoman - Sinan

Serhat Teoman'ı, Acil Servis'de Sinan olarak izlemekten açıkçası hiç keyif almamıştım. O karakter üzerine hiç yakışmamış ve "ben bu role ait değilim!" diye bağırıyor gibiydi. Dizinin orijinalini-Emergency Room- izlemediğim için oradaki karakteriyle kıyaslayamayacağım ama Teoman'a o rolü yakıştıramadım. Acil Aşk Aranıyor'daki Sinan ise bambaşka bir karakter ve bu rol onun için biçilmiş bir kaftan. Üzerinden çok rahat kalkmasının yanında, verdiği enerjiyle bu sefer kendisine hayran bıraktırıyor. Bu viraj en çok da ona yaradı bana sorarsanız... 

Duygu Yetiş - Nisan 

Duygu Yetiş'in kadroya dahil olduğunu, dizi henüz Acil Servis iken duymuştuk. Karakterin Sinan'la yaşayacağı muhtemel ilişkiyi tahmin ediyordum ama o zaman da Zeynep'e ne olacağını merak ediyordum. Nitekim daha sonra değişen planlarla onu başrolde görmekten mutlu oldum. Nisan karakterinin delilik zirvesindeki saflığı ve sakarlığını çok iyi yansıttığını düşünüyorum. En son Analı Oğullu'da da böyle deli dolu bir karaktere hayat veriyordu ama Nisan ile kendisini aşmış resmen. 

Rojda Demirer - Ayla

Rojda Demirer de keza, dizi henüz kabuk değişmeden önce kadroda diye duyduk. Sinan'ın ablası Ayla rolüyle izlediğimiz oyuncu her zamanki gibi çok başarılı. İlk bölüm karakterini biraz teatral bulmuştum ama ikinci ve dün akşam yayınlanan üçüncü bölümüyle, tamamen ısındım. Berzan'la yaşayacakları ilişki asıl favorim, buraya da not düşeyim...

Tamer Tıraşoğlu - Berzan

Berzan demişken, elbette Tamer Tıraşoğlu'ndan da bahsetmeden olmaz. Acil Servis izlerken rolüne en yakışan olarak düşündüğüm iki isimden birisiydi kendisi. Tabi Berzan da Acil Aşk Aranıyor'la birlikte kabuk değiştirdi. Sert ve despot tavrı yerini daha sevecen bir karaktere bıraktı. İki ayrı halini de sevdim ama seçersem şimdiki Berzan'ı seçerim...

Gökhan Soylu - Murat

Acil Servis'in rolüne en çok yakıştırdığım ikinci karakteri ise Murat'tı. Gökhan Soylu çok iyi giydiği Murat karakteriyle ışık saçıyordu ve eşiyle yaşadığı "para" sorunlarında düştüğü ikilemleri yansıtış biçimi şahaneydi. Acil Aşk Aranıyor onda da değişikliklere gitti ve eşiyle boşanmış olarak karşımızda şimdi. Malum ki para mevzuları sebep boşanmışlar ve kızını alabilme mücadelesi verirken izliyoruz. Yeni halinde biraz geri planda kaldığını düşünmekle birlikte, daha fazla öne çıkmasının önünde hiçbir engel olmadığını belirtmek isterim. Kendisini de başarılı oyunculuğundan ötürü kutluyorum...

Eleştiri-yorum-

Bu kadar övgüden sonra yapacağım eleştiriler de var elbette... İlk eleştirim hastane ortamı ve şartlarıyla ilgili olacak. Mevcut romantik komedi havasıyla hastane ortamının dramını çok fazla yansıtamaz tamam ama biraz daha gerçekçi hastalar görmek isterim açıkçası. Bunun yanında, hep grup halinde dolaşıp bir sohbet muhabbet havasında olmaları durumu var ki; devlet hastanelerinin yoğunluğu ortadayken, bu da biraz göze batan diğer bir mevzu. Kadro rafine bir hale getirildikten sonra hem hemşire kadrosu hem de doktor kadrosu tamamen eridi malum ve bu azlık da ikinci eleştirim olacak. Tek hemşire hangi hastaya yetişebilir çok da merak ediyorum... 

Tabi şuan bir test döneminde muhtemelen ve Show TV dizinin beklentilerini karşılayıp karşılamadığının ölçümünü yapmakta. Bu testi geçmeden de, kadronun büyümesi yersiz olacaktır. O yüzden bir-iki bölüm daha bu durumu makul karşılayabilirim. Yalnız belirtmeden de geçemeyeceğim, aldığı genel reytinglere oranla başarılı sonuçlar yakalayan diziyi umarım gereksiz bir kararla harcama yoluna gitmez; Show TV. Zira sadece Yılanların Öcü ile hiçbir yere varamaz. Bakalım yarınki bölüm iyi dereceler alırsa, sanırım bu tehlike ortadan kalkacak. Ola ki kalkmazsa da, bu sezon yazdığım ilk Show TV dizisi olan Acil Aşk Aranıyor'un haline gerçekten üzülürüm... Merakla gelişmeleri beklemedeyim... 

Beklenen Kral

2 yorum :

  1. Bu 5ci yazişim gitmedi hiç biri bu gider inşallah cok güzel eğlenceli bir dizi stres yok entrika yok hocam iyi geldi pazara :-)) Bu hastanede bende çalışmak isterim zira boş vakitleri çok biz 24 saat oturmadan çalışyoruz çoğu zaman biraz da riskli vakalar gelsede heyecanlansak daha da güzel olur .Bide Berzan cok donuk ya Aylaya yakışmıyor onuda halletseler :-) Kral yorumunun üstüne yorum yapamıyorum yine çok güzel iyiki varsın saygilar :-)♡♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah Allah, sana özel yorum bölümü ekleyeceğim ben yakında!. :)

      Özellikle devlet hastanesi ortamında bu kadar ferah bir doktorluk çok zor. O yüzden haklısın, senin için de üzüldüm; aldırsak mı buraya tayinini?. :)

      Güzel yorumuna çok teşekkürler, iyi ki sizler varsınız.

      Sevgiler. :)

      Sil