12 Mart 2015 Perşembe

Poyraz Karayel: Olay üstüne olay


Bomba etkisi yaratan bir bölümün ardından ne olacağını zerre tahmin edemediğim Poyraz Karayel, her hafta üzerine biraz daha koyarak devam etme istikrarını kararlılıkla sürdürüyor. Bir olaya sevinirken diğerine üzülmek artık gelenek halini almışken, günün sonunda Poyraz'a zararı dokunan bir gelişme yaşanması şahsen beni hiç şaşırtmadı. Hadi geçtiğimiz hafta yaşadığı sorun, bir yolla atlatılabilirdi ve o bu hafta, o yolla atlatıldı. Peki ya şimdi ne olacak ya da olmalı, hiçbir fikrim yok...

Diziyi geçtiğimiz bölüm, adliye sahnesinde bırakmıştık. Kulaksızı öldüren silahın sahibi Poyraz, şüpheli sıfatıyla gözaltına alınıyor ve yeniden büyük bir haksızlık yaşanıyordu. Bu haksızlığı alt edebilecek tek kişi olan Ayşegül, her şeye rağmen gerekeni yapacak ama bu durum bölümün sonunda başlarına hiç olmadık bir iş açacaktır...

10. Bölüm

Gözaltına alınan Poyraz, Mümtaz'a cinayetin işlendiği saatte birinin yanında olduğunu söylüyordu ama haliyle Ayşegül diyemedi. Zira onun olduğu anlaşılırsa başından geçebilecekleri düşünmesi bile, onu bu fikirden vazgeçirmeye yetti ama Ayşegül'den bahsediyoruz sonuçta. Mümtaz onlara bilgi vermek için yanlarına gelip de, "birinin yanında olduğunu söylüyor ama isim vermiyor" dediğinde durumu çakan Ayşegül; malikanede Poyraz'ın cinayet şüphelisi sıfatıyla gözaltına alındığını öğrenen Bahri'nin gönderdiği Sema ile konuştu ve o her ne kadar karşı çıksa da, bunu yapmaya kararlıydı. 


Emniyet amiri ve Mümtaz'ın bir türlü konuşturamadığı Poyraz ise şimdi, yanına gelen Sinan, Ayşegül ve Sema'nın açılan bu konunun çekiştirildiği köşelerinde mücadele veriyordu. Ayşegül kararlı, Sinan da ısrarcı olunca; Poyraz el mecbur kabul etti durumu. Sema ise "ben babaya yalan söyleyemem" diyerek, hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi oradan ayrıldı... Ayşegül ve oturduğu apartmanın kapıcısının ifadesiyle, cinayet saatinde apartmanda olduğunu kanıtlayan görüntüler bir araya geldiğinde de nöbetçi mahkeme salınmasına karar verdi ve biraz sonra Sema yüzünden hiç olmadık birisi durumu öğrenecekti...


Bahri, Kulaksızın öldürüldüğünü öğrendiğinde elbette hemen Sadreddin'den şüphelendi ve onu kıskacına aldı ama biraz sonra gelen telefonla, cinayet silahının Poyraz'a ait olduğunu öğrenmesi işleri karıştırmıştı. Ona böyle bir talimat vermediği için altında bir şey ararken, polis merkezine gönderdiği Sema'ya Poyraz'ın, arabasının anahtarını isteyen çalışanı söylemesi tüm dengeleri değiştirdi. Poyraz tam da doğru kişiyi tahmin etmişti ama o da Sadreddin yüzünden bunu yapmış ve çok da pişmandı. Gerçeğin ortaya çıkacağı korkusunu taşıyan Sadreddin ise Bahri'nin, "Hemen buraya getirin" talimatı sonrası eve giden Zülfikar ve Sefer'den önce oraya gitti ve adamı kafasına sert bir cisimle vurarak öldürdü... Sadreddin artık gemi azıya almışken, artık ona zerre güveni kalmayan Bahri; yaptığı her şeyden kuşkulanır vaziyette. Hatta Kulaksızın öldürülmesi ile ilgili olarak ziyaretine gelen bir başka mafya babasının, "evinde dışarıya haber uçuran bir yılan besliyorsun" demesi ardından dönüp de direkt ona bakması bile her şeyi özetliyordu. Evet, Bahri'nin koynundaki yılan o ama kolay kolay başı ezilemeyecek kesinlikle...


Gözaltından çıkan Poyraz, Sinan'la birlikte gittikleri Ayşegül'de tam bir aile saadeti yaşıyordu diyebilirim. Hatta bunun bir an bilincine vardığında gözleri bile doldu adamın. Ayşegül onun bu halini şaşkınlıkla izlerken, biraz sonra da biz şaşkınlıkla Sema'nın her şeyi mahvedişini izledik... 


Aradığı Ayşegül'e, çalışma ofisinin bir köşesine tünemiş Poyraz'ın çıkıp çıkmadığını sorarken; içeriye giren Songül, her şeyi öğrendi ve tabi ki şaşırtmayarak hemen Sadreddin'e de yetiştirdi... Songül ilk bölümlerde izlediğimiz o ezik karakter değil artık. Senaristler onun baştaki ezik halini bambaşka bir boyuta sürüklediler ve ortaya şimdiki Songül çıktı... Sadreddin duydukları karşısında hem sinirlenmiş hem de duruma anlam verememişti ama elbette peşini bırakmayacaktı bunun. Nitekim, polis merkezindeki bir adamları sayesinde Ayşegül'ün Poyraz lehine verdiği ifadeyi aldı ve en kritik noktada kullanmak için köşesinde sakladı... 


Hiçbir şeyden haberi olmayan Ayşegül ve Poyraz, Sinan'ı yatırdıktan sonra dertleşirken; konu döndü dolaştı yine Poyraz'ın Bahri'nin yanından ayrılacağını söylerken, tam tersi bir duruş sergilemesine geldi. Bundan sonrası ise tamamen onun çözülüşünden ibaretti... Ayşegül'e kendisine rüşvet iddiasını atanın Mümtaz olduğunu söyleyen Poyraz'ın, hem ondan intikam almak hem de Ünsal'ın elinden Sinan'ı kurtarmak için Bahri'ye ihtiyacı olduğunu söylemesi; Ayşegül'ün isyanını sonlandırmıştı. Anlattıklarını tartan Ayşegül ise şimdi gerçek bir şüphe düşürdü Poyraz'ın zihnine... Mümtaz'ın tüm bunları tek başına değil de, Ünsal'la birlikte yapmış olabileceği ihtimalinden bahsetti. Poyraz önce bir, "olmaz" gözüyle baktı ama biraz düşündükten sonra o da bu ihtimalden kuşkulanmaya başladı. 


Ertesi gün ise ayarttıkları Sinan, tek kişilik oyununu Ünsal'a sergiliyordu... Sabah dedesinin evine gelen Sinan, babasının ona tuzak kuran kişiyi bulduğunu; hatta çok yakınında olan bir kişinin de ona yardım ettiğini bildiğini söylemesi resmen Ünsal'ın elini ayağını birbirine doladı. Sinan'ın tek perdelik gösterisi bittiğinde ise geride Ünsal'ın korku tiratları kalmıştı... Hemen Mümtaz'ı arayan Ünsal, olan biteni anlattığında iyice kıllanan ikili bir otelde buluşup konuşmaya karar verdi. Tabi Ünsal arabasına binip giderken peşinde Ayşegül'ün olduğundan habersizdi...


Oldukça korkusuz ve kızı dışındaki tüm insanlıktan nefret eden Zafer'den intikam almanın vakti gelmişti şimdi de zamandan... Poyraz, tanıdığı eski bir torbacının peşine takılıp da Zafer'in getirttiği oyuncak bebekler içerisine saklanan haplara ulaştığında gerisi çorap söküğü gibi geldi. Bir köşede sıkıştırdığı torbacı ona, bebekleri getiren adamın ismini söyledi ve daha sonra da haber verdiği Sefer ve Zülfikar ile o adamı yakalayıp, Zafer'lerin kirli işleri görüştükleri depoyu öğrendiler... 


Başına topladığı kirli adamlara, getirttiği bebeklerin içerisine sakladığı haplarla nasıl milyonlar kazanacaklarını anlatarak hepsinin gözünü boyayan ve her birinden aldığı bir milyon lirayı köşesine koyan Zafer, biraz sonra Bahri'nin kendisiyle görüşmek istediğini öğrendiğinde şaşkındı. Ama gitmezse de Kulaksızı öldürdüğünü kabul edeceği anlamına geldiğinden, davete icabet etti. O malikaneye gelirken Zülfikar ile Sefer ise adamlarıyla depoya girerek, hem onun adamlarını rehin aldı hem de orta yere saçtıkları oyuncak bebekleri ve içlerindeki hapları, biraz önce mafyalardan toplanan 3 milyon lira ile birlikte yakıp tutuşturdular. Zülfikar ve Sefer ikilisi, hastayım size!..


Malikaneye gelen Zafer, Bahri'nin ofisine geçtiğinde her ne kadar belli etmese de oldukça gergin görünüyordu. Bunu fark eden Bahri ise söze girip, konuyu kısaca kendisini yabana atmaması gerektiğine getirdi ve tam bu sırada çalan telefonuna, bakmasını söyledi. Zafer telefonunu açtığında yüzüne yansıyan sinir hali gerçekten inanılmazdı. Bahri'nin adamlarının depoyu basıp, hapları ve paraları yaktığını öğrenen Zafer'e telefonu kapattığında bir bardak soğuk süt ikram eden Sema ise mükemmel bir başka gol daha atmıştı onun kalesine... Zafer, bu yapılanın bedelini ödeteceğini ima ederek kalktığında ona içerisine hap koyduğu bebeklerden birini veren ve "kızına benden küçük bir hediye" diyen Bahri'nin bu hamlesiyse oldukça zararlı cinsten. Zira bundan sonra, Ayşegül üzerinden ona zarar vermenin planlarını yapacaktır... 


Onun gidişi ardından eve gelen Sadreddin'i hemen görmek istediğini söyleyen Bahri, o yanına geldiğinde Zafer'le bir şeyler çevirip çevirmediğini sormaya başladı. Kendisine zerre güveni olmayan babasına, "tek güvenilmemesi gereken ben değilim" alttan mesajıyla Ayşegül'ün Poyraz'a tanıklık ettiği kağıdı verdi ve kağıdı gören Bahri, elbette beklendiği üzere bir şok dalgasına hapsolundu...


Ünsal'ı gittiği otele kadar takip eden Ayşegül ise arabada Mümtaz'ın gelip gelmeyeceğini beklerken; biraz sonra tam da beklediği gelişme yaşandı ve o da otele giriş yaptı. Haberdar ettiği Poyraz'ın gelişiyle de, birlikte onların olduğu restoran katına çıktı ikilimiz. Mümtaz ve Ünsal harıl harıl konuşurken yanlarındaki masaya oturdular ve varlıklarından haberdar ettiler onları... Gördükleri karşısında onlar şoka girmişken, bölümün perdesi de aşağıya aktı...

Dizide o kadar çok kayda değer olay yaşanıyor ki, insanın bir yerden sonra ister istemez kafası karışıyor ve özellikle bu bölümün sonuna saklanan üç büyük olay, dizinin geleceğini etkileyecek cinsten... Zafer, tüm bu yaşananlardan sonra yüksek ihtimalle Ayşegül'e yönelecek; o konuda şüphem yok ama Bahri'nin ne yapacağını kestiremiyorum. En güvendiği adamı olan Poyraz'ı da mı kaybedecek; yoksa o bir şekilde işin içinden sıyrılabilecek mi? benim için muallak. Ünsal ve Mümtaz konusu ise hepten muallak. Poyraz'ın bundan sonraki hamlesi ne olur kestiremiyorum. Tabi Bahri'nin ona olası bir hamlesi sonrasında, bir şey yapmaya takati kalırsa...

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder