3 Mart 2015 Salı

Survivor All Star: Kim ne alemde?


Daha ilk haftasında sorunların peydah olduğu, herkesin birbiriyle takışmaya yer aradığı ve özellikle de bazı yarışmacıları çok yanlış tanıdığımızı hissettiren bir Survivor izliyoruz; iki haftadır. Bu kadar kısa süre içerisinde böylesine sorun yaşanması bana normal gelmezken, her hafta dozun daha da artacağı açıkça hissediliyor. Tabi tüm bunlar reyting demek olduğundan kimsenin müdahalede bulunduğu falan da yok...

Yarışmanın ilk günlerinde bırakın sürtüşmeleri, Acun'un aralara dahil olduğu sorunlar bile yaşanmışken, bundan sonrasında her şeyi beklerim ben. Yalnız etrafta o kadar kesici delici alet bırakmayın, mazallah diyeyim... 

Ünlüler ve Gönüllüler kıyaslamasına girdiğimde, Ünlüler takımının daha uyumlu olduğunu düşünüyordum geçen hafta ama bu haftaya geldiğimizde onlar da karşı karşıya gelmeye başladılar. Bu kadar kısa sürede birbirleriyle böylesine sorunlar yaşamalarını da, geçmiş sezonlara bağlamak gerekiyor sanırım. Hususi, "kısa sürede birbirinizi yiyin" dendiğini sanmıyorum. Ama her iki takımın içinde de öyle isimler var ki, sırf öne çıkmak arzusu ve -şimdi- gerçek kimlikleriyle geldikleri apaçık...


Turabi... Geçtiğimiz sezon beni en sinir eden iki isimden birisiydi. Kendini "ağır erkek" olarak gösterme derdi, delikanlılığın kitabını bırak ansiklopedisini basmış halleri ve özellikle de yarışlarda karşı karşıya geldiği diğer yarışmacıları tacizleri beni sinir ediyordu. Bu sezon için değişmiş olabileceğini ummadım elbette ve o da zaten beni şaşırtmayıp, hatta üzerine katıp daha da beter bir figür olarak karşımıza çıktı. Yetmezmiş gibi bir de megaloman bir hale bürünmüş, kazandığı şampiyonluk sebep. Adam kendine has logo yaptırıp, giydiği, taktığı her şeye bastırmış ve bunun karşı taraftan nasıl bir izlenim yarattığından zerre fikri yok. Bana o T'nin hatırlattığı tek şey, Taner Tolga Tarlacı ve onu bile Turabi'ye tercih ederdim yani öyle diyeyim... Yersiz manileri, bitmek bilmeyen özgüveni ve her konuda bir fikrinin oluşuyla onu finallere kadar izleyeceğimiz ise gerçek. Yeniden şampiyon olabilir mi?.. İhtimal bile vermiyorum ben...


Sahra... Geçtiğimiz sezon beni en sinir eden ikinci isimdir kendileri. Turabi'nin dişi ve daha etkili versiyonu olarak da tanıtabiliriz onu; zira geçtiğimiz sezon yarışın neredeyse başından ortasına kadar, Turabi'yi parmağında oynattı durdu. Şimdi ise işler değişmiş durumda... Geçtiğimiz sezon sergilediği performansları mumla araması yetmezmiş gibi, geçirdiği sakatlık sebep sürekli bir "bahaneli övünme" peşinde. Ayağının sakatlığını bahane gösterip yarışmazken, iyileştiğini söylediğinde de oyunlardan kaçıyor oluşu tam bir efsane. Tamam kötü bir sakatlık geçirdi ama insanın en azından çenesi durmalı. Hem yaptığı bir şey yok hem de övünmesi bitmiyor. Bir de bunca şeyin üstüne Merve Oflaz'a sataşıyor. Hadi canım oradan, "lak-lak" konuşmakla olmuyor...


Duygu... Daha ilk gün ya, yarıştıkları ilk gün sorun çıkartarak kendine ait rekoru kırmayı başaran bir isim o. Yani azımsanmayacak kadar güçlü bir olay çıkartma potansiyeline sahip. Yarıştığı sezonda da farklı bir profil çizmiyordu malum ve bu sezon üzerine katarak ilerlemek istemesi şaşırtıcı değil. İnkar edilemez ki, yarıştığı zamanlar başarılı ve elinden geleni ortaya koyuyor ama o da bir süredir Sahra gibi sakatları oynayıp, sırf konuşuyor. "Ben olsam yapardım, ben olsam kesin yenerdim-2" kendisi ve yine Sahra gibi yarışması teklif edildiğinde, elinden geldiğince oynamama savaşı veriyor. Oynadığında da, "vah ayağım, vah bacağım" ağlamaya başlıyor. "Yapardım ama ayaam sakat, olmuyor" muhabbeti ise ekrana "samimi" gelmiyor...


Hilmicem... Bu adama ne olmuş anlayamadım ben... Yarıştığı sezon Murat'la birlikte "sevgi kelebeklerini" canlandıran ve herkesin sevgisini kazanan Hilmicem yok şimdi ortalarda. Atarlı, geçimsiz ve kendisine rol model olarak Turabi'yi almış bir Hilmi görmekten ne kadar rahatsızım anlatamam. Sanırım birde birkaç dizi ve reklamda oynaması sebep, kendisini Gönüllüler takımına fazla görüyor ve hal, hareketleriyle bunu sergilemekten çekinmiyor. Tabi bu hallerin onu ne kadar itici gösterdiğinin farkında değil zannediyorum. İyi ki Murat çıkacak albümünü bahane ederek bu sezon gitmemiş de, gerçek yüzünü gördük kendisinin. Murat'ın sayesinde birinci olabildiğini de anlamış bulunuyoruz efenim...


Merve Aydın... Aynı Hilmicem'e verdiğim tepki gibi, ona da ne olmuş ben anlamadım... Geçtiğimiz sezonun sonlarına doğru gerçek yüzünü görmeye başlamıştık ama bu sezon gelir gelmez, o gerçek yüzle karşılaşacağımızı sanmıyordum ben. Serenay'ı eleyerek sırtından bıçaklamış birisi olarak, şimdi ondan daha çok kin gütmesini ise Serenay'ın yarışın ardından popüler olmasına bağlıyorum. Bunun sebebi olarak da kendisini görüyor bence. Zira Serenay'a karşı oluşan sempatinin %90'ı söz konusu oylamadan sonra gerçekleşti. Merve de hem birinciliği alamadı hem de Türkiye'ye dönünce büyük bir tepkiyle karşılaştı. Yetmezmiş gibi bir de baktı ki Serenay almış başını gitmiş, kendisini arayan soran yok; kinlenip gelmiş... Kusura bakmasın da, gözümde Turabi ve Sahra'dan farklı bir yerde değil bu sezon. Ünlüler'i gruplaştırmak yönünde attığı adımlar ve yersiz atarlarıyla, ilk oylamada SMS'e çıkacak isimlerden birisi olduğuna da eminim. Tabi elenmeyeceğine de...

Hakkı yenen, bunaltılan, verdiği çabaya karşılık değer görmeyen ve daha önceki başarıları kıskanılan ya da görülmek istenmeyenler var bir de...


Merve Oflaz... Survivor tarihinin şampiyon olan ilk ve tek kadın yarışmacısı olarak, kendisiyle ne kadar iftihar etse azdır ama Ünlüler takımında onunla iftihar eden pek kimseyi göremiyorum ben. Nedenini ise anlamak güç... Kız yarışmak istediği halde hiçbir yarışa dahil edilmiyor. Ahmet'in başını çektiği isimler onun yarışmasına bir şekilde engel olarak; hiçbir şey başaramayan Fulya'yı öne atıyor. Maksatları nedir, çekemiyorlar mıdır bilemem ama Oflaz'ın bu kadar kendini geri çekmesini anlamıyorum. Hakkını kesinlikle korumalı ve gerekirse, tek tek herkese haddini bildirmeli. Bu onu kesinlikle antipatik göstermeyecektir; zira gerçekten hakkının yendiğini düşünüyorum...


Özlem... İlk hafta kendisini çıkartamamıştım ve ancak yarıştığı Aslanlar-Kanaryalar'a ait görüntüler izlediğimde hatırladım. Özlem çok fazla değişmemiş, hala azimli ve kendisine verilen her görevi geri çekilmeksizin yapma gayreti olağanüstü. Diğer yarışmacılara oranla biraz kilolu olmasını sürekli dillerine dolasalar da, Gönüllüler takımının şu ana kadar en çok mücadele veren isimlerinden ve elinden geleni yaptığı açık. Ama özellikle, onunla röportaj yapılmadığı ve Acun'un da pek söz hakkı vermediğini düşünüyorum iki haftadır. Orada en büyük mücadele veren ve efor sarf eden isimlerden birisi olarak, neden böyle bir duruma maruz kaldığını ise anlamak güç. İlla Duygu ve Sahra gibi kendisini öne mi atmalı ya da birileri sataşmalı mı onu izlemek, dinlemek için?.. Daha ne kadar süre hakkının yeneceğini ise gerçekten merak ediyorum...


Begüm... Yarıştığı sezon içerisinde büyük bir mücadele veren ve final aşamasına kadar kalmayı başararak da bunu gösteren bir isim olmuştu. Geçtiğimiz sezon Survivor Panaroma'yı sunduğu sıralar, katılmayı istediğini dillendirirdi ve hak ettiği şekilde All Star'a geldi. Ama hakkı yenen bir diğer isim de o bana göre... Gönüllüler takımının ağırlığı altında eziliyor ve yarışlarda da bu psikolojiyi üzerinden atamadığını düşünüyorum. Tabi tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de Duygu'nun sığındığı liman kendisi... Her yaşadığı zorluk ya da kavgada direkt Begüm'ün yanında bitiyor Duygu ve konuşuyor da konuşuyor. Kızın kafası zaten çorba olmuş, kendine gelmeye çalışırken; başka bir olay çıkartıyor yine başına gelip yakınıyor. Bu bunaltılmalara daha ne kadar katlanır bilemiyorum ama performansından ve ruh sağlığından çaldığı açık. Kendisine dikkat etmeli...


Serenay... Geçtiğimiz sezon büyük mücadele vermiş isimlerden birisi de oydu ve son kertede Merve tarafından adadan gönderildiğinde büyük bir şok yaşadı. Tabi bu ona popülerlik olarak geri döndü ve bu sezonda da hakkı yenen olarak, yeniden yarışması kaçınılmazdı... Ama hem suçlu hem de güçlü olmayı başaran Merve tarafından bir kutuplaşmanın içerisine çekilmek istenen Serenay'a şimdi de böyle haksızlık yapıldığını düşünüyorum... Bu durumun performanslarını da etkilediğini düşünürsek, Merve'nin kendisine çeki düzen vermesi şart. Serenay arkasından pek de bir şey sarf etmezken, kamera gördüğü her an ona laf sokmaya çalışan Merve görüntülerinden çok sıkıldım ve bu haksızlığın önüne geçilmesi gerekir düşüncesindeyim... Olmadı Merve'yi, Gönüllüler'e yollasınlar. Nasılsa orada Sahra, Duygu ve Turabi hakkından gelir; bu şekilde Serenay'ın hem morali hem de performansından çalacağı ise kesin...

Adaya ne amaçla geldiklerini iki haftadır hala çözemediğim isimleri de atlamadan olmaz tabi...


Bozok... Yarıştığı sezondaki tek başarısı yavru bir köpek balığı avlamak olan Bozok, ne sebep yarışta ben çözemiyorum. Yani ne yaptı da, sürekli "efsane isimlerin" geldiğinin vurgulandığı All Star'da anlayamadım. Anlayamadığım gibi bir şey de göremiyorum kendisinde... Hala başarılı değil, hala bir şey yaptığı yok... Sanırım Duygu ile olan sürtüşmelerinin devamı arzulanarak getirildi ama adam ne kadar dili yandıysa artık, elinden gelse onu görmezden gelecek o derece... Şanslı ama uzun süre yarışta kalması imkansız...


Almeda... Yarıştığı sezon içerisinde hiçbir varlık gösterememiş bir başka isim kendisi... Tamam seviyoruz, izlemeye de bayılıyoruz ama All Star'da yeri yok bana göre... Başarılı değil, üstesinden gelebildiği pek bir şey yoktu, hala yok. Yarışlarda iyi performans sergileyemiyordu, hala sergileyemiyor. O da şanslı ve yine adada fazla kalması imkansız...


Fulya... Aynı şeyleri tekrar etmeyeceğim... Almeda için yazdıklarımı yineliyor, kısa süre içerisinde gideceğini düşünüyorum...

Performanslarıyla hem iyi hem de kötü anlamda şaşırtanları da göz ardı etmeyelim derim...


Anıl... Gönüllüler'den Ünlüler'e sürülmüş, motosiklet yarışı dereceleri olan ılımlı ve sevecen bir tipti onu tanıdığımızda. Şimdi ise değişen iki şey var; bir cüssesi, diğeri de performansları... Adadan döndükten sonra kaslı ve fit bir adam olarak tekrar karşımıza çıkan Anıl, bu çalışmalar sebep gerçekten başarılı bir yarışçı halini almış. Yarıştığı sezon içerisinde de başarısız değildi kesinlikle ama artık daha kolay galibiyetler aldığını görüyoruz. Merve'nin peşinde heba olacağını düşünerek üzülüyor, iki haftadır kazandığı sembol oyunlarının tüm bu anlattıklarıma çok iyi bir fotoğraf olduğunun altını çizmek istiyorum...


Taner... Aslanlar-Kanaryalar şampiyonu kendisi ama aradan geçen zaman çok şey alıp götürmüş belli ki... Çok değişmiş ilk olarak, bambaşka birisi gibi olmuş. Bunun yanında performansları da oldukça düşmüş. Öne de çıkamıyor... Hakkının yendiğini falan düşünmüyorum ama neden böylesine geri planda durduğunu anlamıyorum. Bir varlık gösteremezse-ki gösteremiyor, kısa süre içerisinde ülkeye dönmesi olası...


Hasan... Yarıştığı sezon en çok öne çıkan isimlerden birisiydi şüphesiz. Adayı tam bir cennete çeviren ve birinciliği kıl payı Nihat Altınkaya'ya kaptıran Hasan da pek değişmiş... Performans anlamında eskiyi yakalayabileceğine inanıyorum ama sanki eski şevki yok. Belki de o da takımındaki isimlerden hoşnut değil ve bir şeyler yaparak onları rahat ettirmek istemiyor bilemiyorum ama onu sessiz sakin ve pek etliye sütlüye karışmayan birisi olarak tanımadık biz. Eski formuna ve yaratıcılığına en kısa süre dönmesi kendi yararına olacaktır...

Deli dolu kimlikleriyle, aslında var olan tüm sivriliklerini sevimli hale getiren ikilimizi de atlamayalım...


Berna... Sahra'nın kışkırtmasıyla yaşananlar sonrası, diskalifiye edildiğinde ne kadar sinirlenmiştim anlatamam. Açıkça hakkı yenmişti ve eğer adada kalsaydı, finale adını yazdıracak isimlerden birisi olması kesinlikle sürpriz olmazdı. Bu yanlışı bilen Acun Medya ise onu bu sezon yeniden yarışa dahil etti. Tabi ilk başta Sahra'yı korumak istercesine, Ünlüler'e sürülmesine yine kızdım ama iyi ki orada diyorum şimdi... Performansları gerçekten başarılı ve insanlarla iyi geçinmek için çırpınıyor. Genelde bir yarış kaybettiği ya da canı sıkkın olduğunda ne dediğini bilmez oluyor, o da karşılık vermezsen zaten bir iki dakika geçmeden kendisini affettirmek için didiniyor. Hali, hareketleri ve sevimliliğiyle yarışın sonuna kadar orada olması gereken isimlerden ve öyle de olacağına eminim...


Seda... O tam bir tatlı bela diyebiliriz... Aslında birçok negatif huyu var ve bir yerden sonra da çekilmez olabilir ama o kadar sevimli ki, insan ona kızamıyor... Sarf ettiği yersiz kelimeler, anlamını çözmek için didinmemiz gereken cümleleri ve Duygu'ya atarları bu sezon beni benden alıyor. Performansı da kesinlikle kötü değil ve en azından yarışın ortalarına kadar orada kalacaktır-ki kalsın da...

Ve bir kalıba sığdırmadan bahsedeceğim isimler...


Doğukan... Barış Manço'nun tüm sevimliliği sanki üzerinde toplanmış gibi ve başarılı performanslar sergilediğinde çok seviniyorum. İki haftadır pek varlık gösterdiği söylenemez ama açılacağına inanıyorum...


Pascal... Her ne kadar eskiye nazaran sempati besleyenleri azalsa da, ben Pascal'ı hala çok seviyor ve izlemekten zevk alıyorum. İsmini özellikle anmak istemediğim bir isim yüzünden diskalifiye olduktan sonra, tekrar yarışması kesinlikle elzemdi ve kolay kolay elenecek bir isim olmadığını düşünüyorum...


Nadya... Nötr düşüncelere sahip olduğum bir isim. Zamanla daha iyi performanslar sergilemesi olası... 


Hakan... Sağlam duruşlu, karakterli bir adam. Hani bunu diğerleri karaktersiz olarak algılamayın ama insana oldukça güven veren bir duruşu var. Performansları da azımsanmayacak kadar başarılı. Turabi'nin bu sezon kafayı taktığı isim olarak çok yıpranacağı açıkken, onun üstesinden gelebilecek birisi olduğu için mutluyum...


Ahmet... İsmini anmaktan kaçındığım malum kişinin gelmeyişi ardından, son anda dahil oldu ve onu da aslında ilk kategoriye dahil etmek istedim en başta ama şimdilik uzaktan izlemeyi tercih ediyorum. Umarım geçtiğimiz sezon sergilediği olumsuz tavırlardan kaçınır. Yoksa, yazarım da yazarım yani hakkında...

İkinci haftasında ilk olarak Gönüllüler takımından bir ismin gideceği yarışın, tüm oyunlarda 9-9 bandına gelmesi, artık şans faktöründen başka etkenlerin devrede olduğunu sorgulatırken biz izleyenlere, buna özellikle dikkat edilmesini öneriyorum. Eleme potasındaki ilk isim olan Duygu'nun, ilk haftadan gönderileceğine ihtimal vermezken, karşısına geçecek ismin kim olacağı merak konusu. Tabi bir de bu akşamın fragmanında gösterildiği üzere birinci olan ismi açıklayacakken Acun'un, "Şaşırdığım bir sonuç" diyerek kimi kastetmiş olabileceği mevzunu merak ediyorum ben. Böyle dediğine göre ya Seda ya da Özlem birinci çıkar diye düşünüyorum ve öyle olursa da hak ettiklerine inanıyorum...

Beklenen Kral

4 yorum :

  1. Güzel bir analiz olmuş, zevkle okudum, teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. Güzel analizler icin tesekkürler.Favorim eskilerin hatrına Hakan.Daha iyi olacagına inanıyorum.

    YanıtlaSil