24 Mart 2015 Salı

Survivor All Star: Kukla olmak


Efsane olduğu sürekli dillendirilen ama her hafta seyir keyfini biraz daha kaybeden bir Survivor izliyoruz malum. Kimse kusura bakmasın ama ben geçtiğimiz ya da ondan önceki yıllardaki Survivor'ları mumla arıyorum. Hiç iyi fikir değilmiş daha önce tanışan ya da yarışanların bir arada olması. Bir çatışma hali, bir kendini öne çıkarma mücadelesi derken tüm seyir keyfi kaçıyor. Ne oyunlar ilgi çekici oluyor ne de ada yaşamını seyretmek...

Bu duyguyu Merve Oflaz'ın birinci olduğu sezonda da yaşamıştım. Tamamı birbirini tanıyan isimlerin, içinde birikenler ve daha önceki izlenimleriyle hareket etmesi sürekli bir çatışma halini ortaya çıkarmıştı. Var Mısın Yok Musun? yarışmacılarıyla o sezon hiç de eğlenceli değildi ve şimdi de hiç eğlenceli değil... "Kim kime laf sokacak, kim kimi gömmeye çalışacak?" mücadelesinden başka bir şey değil izlediğimiz. Bunu "efsane" olarak dayatmak, tam da bu sebeple yersiz. Zira efsane olan tek şey, herkesin birbirine dalaşmak için fırsat kollaması...

Bir ittifakın çöküşü

Bu devran daha ne kadar böyle sürer bilemiyorum ama adadaki önemli ittifaklardan birisi geçtiğimiz hafta büyük bir hezimete uğradı. Yapılan dokunulmazlık oyununu kaybeden Ünlüler'de tüm dengeler değişti ve bu değişimi sağlayan şey, ne SMS birincisinin yaptığı hamle ne de alınan en az oya sahip olmak değildi... İsmini anmak istemediğim kişinin adaya götürülmeme kararı alınmasının ardından, geçtiğimiz sezon yarışan Ahmet Dursun yarışa dahil edilmiş ve ilk günden gruplaşmanın ateşleyicilerinden birisi olmuştu. Bir tarafta Hakan, bir tarafta da o ve Merve Aydın öncülüğünde daha yarışın ikinci haftasında keskin bir gruplaşma yaşanmış, herkes resmen birbirine düşman gibi davranmaya başlamıştı... Ünlüler adasındaki bu gruplaşmanın faillerinden olan ve muhtemel olarak son düzlüğe kadar adada kalmasına kesin gözüyle bakılabilecek Ahmet Dursun, rahatsızlığı bahane gösterilerek adadan gönderildi. Bunun altında yatan başka sebepler var mı bilemem ama onun gidişinin Merve Aydın'a yaradığı kesin... 

Her ne kadar Ahmet'in omuzlarına yaslanıp, "Bırakma beni ne olur" diye ağladıysa da, o bırakmasa kendisi bırakacaktı onu. Zira birinci olan Serenay'ın onun ismini verme ihtimali çok yüksekti. Elenme adayı olarak gösterilen Merve Oflaz'ın da ikinci olmasıyla Merve Aydın'a yol görünecekti ama paçayı kurtardı ve bu saatten sonra böyle bir fırsatın yakalanamayacağını düşünüyorum... 

Hayranlarının oldukça yoğun bir şekilde desteklediği Serenay'ın birinci olmasıysa açıkçası beni şaşırtmadı. Bu demek oluyor ki, adada yaşanan haksız gruplaşmadan izleyici rahatsız. 

Bir garip Berna

Ünlüler adasına Sahra ile geçtiğimiz sezon yaşadığı sorun sebebiyle sürülen Berna'nın durumu ise adadaki en karmaşık noktada... Önce Ahmetlere yakın davranan ama Begüm ile yaptığı fiskosları duyulunca dışlanıp Hakanlara yakın davranmaya başlayan Berna'nın işi çok zor. İki arada bir derede kalmış gibi görünüyor ve bir yere sığınma mücadelesi veriyor. İki hafta öncesine kadar Merve Aydın'ın yanında olmasından rahatsız olmadığı Berna'ya, şimdilerde zerre katlanamadığı da bir başka gerçek. Tabi Merve Aydın kimseye katlanamıyor ama Berna'ya bunu daha çok hissettiriyor. Yarışlarda konuşmasından hoşlanmayan, sürekli susturmaya çalışan ve yanına oturmasından bile rahatsız olan bir imaj çizmesi de oldukça yersiz. Serenay'a bile böyle davranmadığını düşünürsek hem de... Tabi Serenay hususi ondan uzak kalma mücadelesi veriyor, ayrı mesele...

Hayal kırıklığı

Gönüllüler adasına geldiğimizde ise karşımıza her zamanki gibi bir Turabi faktörü çıkmakta. O, avaneleriyle her şeye müdahil olurken; orada da durumlar bir bilinmezlik içerisinde. Burada hemen Hilmicem'e gelmek istiyorum... Kendisiyle ilgili büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum ve her hafta biraz daha derinleşiyor bu hayal kırıklığım. Anladım ki, o kimi kendine örnek alırsa onun gibi davranıyor... Murat ile "sevgi kelebeklerini" canlandırırken, şimdi Turabi ile "Ali kıran baş kesenliğe" soyunması ise genelde kendi değerleriyle hareket etmediğini gösterir nitelikte. Murat'ı kendine rol model alıp edindiği, "düzgün adam" imajının şimdilerde çok gerisinde ve onunla ilgili olumludan çok olumsuz yorum görmek beni şaşırtmıyor, tam da bu sebeple... 

Turabi bilindik, her şeyi ben bilirim, herkesten iyiyim kafasında. İstediğimi dışlarım, istediğimi de gönderirim egosu ise her zaman baki. Ondan feyiz alan olarak Hilmicem'in de böyle bir role girmesi üzücü. Bu halden çıkma ihtimali de yok... Hiç bir şeye yaramayan Taner'i yazmayıp da en azından oyunlarda ortalama bile olsa başarı gösteren Begüm'ü hedef tahtasına oturtmaları da kirli bir tezgahın ürünü. Turabi istiyor, Hilmicem, Taner, Bozok, Nadya ve Seda uyguluyor. Sonra da, Survivor olmaktan bahsediyorlar. Buradan ise daha çok "kukla" göründüklerinin ne yazık ki farkında değiller...

Hakkı yenen ikili

Hakkı yenen olarak Hasan ise adanın en düzgün iki isminden birisi bana göre... Yarıştığı -önceki- sezon boyunca sergilediği davranışlarıyla açıkçası benim pek de desteklediğim bir isim değildi o ve birinci olmamasına sevinmiştim ama daha sonra yaptıklarını düşündüğümde birinciliği hak ettiği kesindi. Şimdi de yaptıklarını düşündüğümde, birinci olabilecek önemli isimlerden birisi bana göre. Turabi'nin ezmek niyetiyle söylediği "kibar" tarifine tam da uyan ve ezilmek bir kenara dursun, onu daha da yücelten bu halinin baki kalması tek temennim. Bir başka temennim ise oylamada onun birinci çıkması. Bu Turabi'ye nerede durması gerektiğini bildirecek ve hamlelerinde değişikliğe gitmesini sağlayacaktır. Hasan'ın kolay lokma olmadığını anlaması gerekmekte zira...

Diğer isim ise malum Özlem... Herkesin bir şekilde uğraştığını düşünürken, görünürde hiç de rahatsız edici bir şey sergilemeyen ondan ne istediklerini anlamak güç. Kadın sessiz, çalışkan, elinden ne gelirse yapma gayreti içerisinde. Eee, daha ne?.. Sahra'nın başını çektiği onu çekemeyenler grubunaysa tek söyleceğim şey, bir sonraki Ödül oyununda anten istemeleri Ilıcalı'dan. Adalarının en yüksek tepesine koyar ve onu rahatlıkla çekebilirler böylece!.. Başka türlü bu savaşın bitmeyeceği ortada çünkü. Bu taraf yetmiyor gibi, karşı taraftan da salvolar geliyor tabi. Dün akşam oynanan çikolata kremalı ödülün verildiği yarışta kadın resmen felaket bir şekilde yere düştü ve Berna, "neden bağırıyorsun konsantremi bozdun" diye çıkıştı. E yuh ama... Hele Berna'ya hiç yakıştıramadım bu tavrı...

Tüm bunları geride bıraktığımızda bugünkü Ada Konseyi'nde kimin gideceğini çokça merak ediyorum. Begüm ilk elenme adayı oldu ve karşısına kimin çıkacağını belirleyen kişi olarak Turabi ya da Hilmicem'i görmek istemiyorum ben. Onu ilk hafta, seyircinin alışkanlıktan verdiği oylar sebebiyle birinci oldu görmek arzusundayım. Umarım Hasan birinci çıkar, Taner'in ismini söyler ve neredeyse sesi bile duyulmayan bir kişi olarak "efsaneliğine(!)" yaraşır bir biçimde o adayı terk eder. Böylece hem Survivor'a yakışmayan biri ayrılmış olur hem de Turabi kendine çeki düzen vermek zorunda hisseder. Hilmicem mi?.. O Turabi ne eylerse, zaten onu eyler...

Beklenen Kral

2 yorum :

  1. Hocam yazılarını takip ediyorum gayet başarılı fakat bi hatırlatmam olacak. Merve oflaz 2. Değil 5. Oldu. 2. Olan anıl'dır. 3.ise merve aydın. Acunn.com dan bakabilirsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Gerekli düzenlemeyi yaptım. Sevgiler..

      Sil