5 Nisan 2015 Pazar

Kiraz Mevsimi: Bir yanda romantizm bir yanda veda...


Bambaşka bir girişle başlamak isterdim bu yazıya aslında... İzlediğimiz bölümün ne kadar romantik ve aşk dolu olduğunu anlatmakla mesela... Öykü ve Ayaz'ın uzun zamandır ilk defa bir bölümün başından sonuna kadar mutlu olduğundan bahsetmek ya da... Ama onları biraz sonraya saklıyorum, çünkü bölüm bittikten sonra öğrendiğimiz veda bunu gerektirdi; benim nazarımda... Dizimizi 27. bölümünden itibaren yazmaya başlayan sevgili Makbule Kosif, Gülsev Karagöz, Zafer Özer Çetinel ve Eda Tezcan'la, Kiraz Mevsimi dün gece vedalaştı...

Ben, Kiraz Mevsimi'ni 18. bölümden itibaren düzenli izlemeyi bırakmıştım. Hikayesinden yorulmuştum, sürekli kötülerin kazanmasından ve iyi olduklarında silinmesinden de... Onlarla birlikte geri döndüm Kiraz Mevsimi'ne ve yeniden sevmeye başladım, bağlandım. Yeni izleyiciler kazandırdıkları gibi, küsenleri de yeniden barıştırdı onlar yani. Ben bir kıstas değilim elbette ama en azından o tablonun bir yerinde duruyorum... Emekleri, çabaları ve anlayışları için çok çok teşekkür ediyorum. Yeni projelerinde onları takip etmeye devam edeceğiz, bunun da ayrıca sözünü veriyorum...

Bölüme gelirsek, girişte de belirttiğim gibi çok başarılıydı. Ayaz ve Öykü uzun zamandır ilk defa çok mutlu ve keyifliydi. Onların romantik sahneleri için kuduran Kirazcanlar da keza öyleydi, tabi bir Kirazcan olarak ben de-;)-...

39. Bölüm
Şakanın anıranı!

Geçtiğimiz bölümün sonunda Ayaz, Emre ve İlker'i ölümün kıyısında bırakmıştık tam anlamıyla. Tabi birçok ihtimali ve olasılığı eleyince, elimizde sağlıklı tek bir veri kalmıştı; bu İlker'in, Ayaz ve Emre'ye bir şakası olabilirdi ancak. Nitekim öyle de çıktı... Ama ne şaka!.. En eşeklik kokanından... Tabi bu şakanın bedeli, yersizliğine olan sinirle sınırlı değildi. O anları eve Sakız ve Salih'in yerleştirdiği kameradan izleyen Öyküler paniğe kapılmış, Sibel ise bebeğini düşürme tehlikesi geçirmişti. Açık söylemek gerekirse kaç yıllık dostluk olursa olsun arada, biri bana böyle bir şaka yapsa onunla tüm ilişiğimi en azından bir süre için keserim. Birçok kişi de böyle yapar eminim ve şükretsin İlker bence durumuna. Bu yersiz şakanın ertesinde bölüm boyu tavşanlı kostümle dolaşmasıyla da pek keyiflendik tabi. Deli ama çok da sevimli kendisi... 

Elini de koymuş beline, Öykü hanıma bakın hele... 

Bu hengamenin ardından da, elbette elimizde Sakız ve Salih'in vereceği hesabın bileti vardı. Öykü evin altını üstüne getirip, başka bir kamera olup olmadığını iğneleyici bir üslupla ararken; sonunda patlayıp, Ayaz'la evli olmadıklarını açıkladı. O an yersiz gibi gelse de, daha sonra bu itirafın sorun yerine daha çok huzur getirmesi fikrimi değiştirdi. Sakız ve Salih memleketlerine döndü, çiftimizin başında sadece Necmiye faktörü kaldı. O da azımsanmayacak kadar dişli bir rakipti tabi...

Çakiye Necmiye'ye büyücü olmak pek yaraştı, kendini buldu

Her şey tamam da şiveyi "ne yapcaz be ya?"

Öykülerin büyücüye gideceğini öğrenen Çakiye Necmiye, onlardan önce oraya varmış ve hatta kadını rehin alıp, yerine bile geçmişti. E, varın siz düşünün kendisi ne kadar dişli... Tabi Trakya şivesi ve özellikle de kendinden bahsedildiğinde verdiği firelerle, Öykü onun Necmiye olduğunu bana göre anlamalıydı ama o da işin esprisinde gizli... 

Çek, kopart Öykü!..

Zira Öykü'nün, onun yersiz isteklerini yerine getirirken ki hali çok komikti. Üç istekten de zaten, sadece birini yapabildi. Önem'in getirdiği pastayı çöpe atan ama daha sonraki mücadeleleri elinde patlayan Öykü, gecenin kendince kaybedeniydi ama aslında, ucuz kurtulanıydı bence. Tabi Önem'in ayağına yapışıp da ayakkabısını çıkarmak için verdiği mücadele sırasında çizdirdiği karizmasını saymazsak... O ara ayrıca Necmiye de boğuluyor gibiydi ama sonra yatağında uyurken bulduk onu. O ve bahtsız kızı rüyalarına her geçen saniye bir yenisini eklerken, Ayaz ve Öykü yiyişmekle meşguldü elbette...

"Aşkına tutsak" dedikleri bu olsa gerek...

Öykü'nün gözler neredeyse şehla olacak. 

Önce mısır...

Ardından dudiş...

Öykü evlenmedikleri herkes tarafından öğrenilince, klasik tabirle annesinin evine dönmeye niyetlendi ama Ayaz, bileğine geçirdiği kelepçeyle bu ihtimali yok etti. Bu anlardaysa romantiklik doruklara çıktı. İkilinin hafif sürtüşmesi birden kendisini olabildiğince romantik sahnelere bıraktı. Ayaz'ın payına önce bir adet mısır düşse de, daha sonra kaptığı öpücükle gecenin kazananı konumundaydı... İkilimizin romantik sahneleri hep de böyle sürmedi bu arada. Bir ara şişe çevirmece oynamaya çıkan ve "cesaret" diyerek, büyük bir riziko alan Öykü; Çakiye Necmiye'yi horul horul uyurken öpmek zorunda kaldı... 

Hayaller

Gerçekler

Çakiye Necmiye iki bölümdür dizimizde ve her yaptığı bir öncekini mumla aratır cinsten. En son giriştiği, çaputla Öykü ile Ayaz'ı birbirinden ayırma planı da elinde patladı ve bundan sonra ne yapacağı bilinmez. Onları ayırmak için böylesine didinirken, Mehmet ve Önem'in yeniden birlikte olduklarını öğrendiğindeki hali ise şahaneydi. Bir ara Önem'i cidden patakladığını bile düşündüm ama öyle çıkmadı. Kini, hayallerinden ibaretti ve yaşadığı şok ona birkaç bölüm yeter gibi. Bu arada neden Mehmet ile değil de, bizimkilerle kalıyor hala çözemiyorum. Hele de şimdi Önem ile Mehmet evlenmişken, daha da ayrılmaz oradan. Tabi bir şekilde küsüp o da dönmezse memleketine, daha sonradan... 

Atarlı Mete yabbmışlar...

Şeyma ve Mete cephesine gelirsek, orası büyük bir kaos halinde malum. Geçtiğimiz bölüm merdivenlerden düşen ve kendisini Mete'nin ittiğini söyleyerek, şikayetçi olan Şeyma şimdi zor bir durumda. Zira Mete'nin intihar etmiş olma ihtimali var. Denize vurmuş bir ceset de gösterildi bu minvalde ama ben her ne kadar bir an olabilir dediysem de, sanmıyorum kendisinin intihara meyledeceğini pek. Olur da etmişse, haftaya tekzip ederim buradan söylemimi... Şeyma ile geçtiğimiz bölüm kurduğumuz o bağ ise güçlenmedi bu bölüm ama azalmadı da. Bebek savaşında kendisine ister istemez hak veriyoruz. Bakalım onun mücadelesinin sonucu, nereye varacak daha sonra... 

Şokun en tatlısı

Sürprizin en ballısı

Mutlu olmanın hepsi

Aşkta mı saklı?

Sanırım öyle... :)
Öykü'nün sürprizi

Özel de bir gün barındırıyordu dünkü bölüm, Ayaz'ın doğum günüydü ama bir süre için kimsenin hatırlamadığını düşünmeye itilmişti. Ona tabi en çok da Öykü'ün hatırlamamış olduğu koyuyordu ancak, yanılıyordu elbette. Öykü hazırladığı büyük sürprizle, Ayaz'ı resmen ihya etti. Bu arada üzerinde oynanmış olduğu belli olsa da sesi şarkıya yakışmıştı. Şarkıyla bütünleşen sahneler ise izleme keyfini çokça ileri boyuta taşıdı. O anları izlemesi, anlatmasından daha etkileyici olur. O yüzden tekrar, tekrar ve tekrar izlemeniz için paragrafın hemen üzerine videosunu koyuyorum... 

Bir bölümde evlendiler diyorsunuz da, onların evlilik sırası çok uzun yıllar sonra geldi.

Ünlü mü olacaklar? Aaa halbuse hiç değiller...

Fragmanlardan bir de düğün kokusu almıştık hafta başında. Tabi daha sonra yayınlanan fotoğraflar, o düğün için Mehmet ve Önem'in hazırlandığını gösteriyordu. Ayaz ve Öykü'nün nikah tarihlerini ise Önemlerin nikahı sırasında öğrendik. Kiraz mevsiminde evlenecek çiftimiz ve sanırım, Necmiye'ye oyun oynamaya meylettikleri sırada orada çekim yapan bir dizi ekibi sayesinde ünlü bile olacaklar... Kim bilir, hepsini zamanla seyredeceğiz...

40. bölüm fragmanı

Atladığım ya da es geçtiğim önemli yerler olmadı sanıyorum. Olduysa da, gece yüksek dozda aldığımız şoka verin lütfen... Bilge Şen ve Cihat Tamer'in konuk oyunculuğu sona erdi mi bilmiyorum, belki büyük sürprizle haftaya yeniden dönebilirler ama bölümün başındaki gidişleri, aynı zamanda bir vedaysa; dizimize kattıkları renk için onlara teşekkür ediyorum. Bu bölümde set ekibini de görme imkanı bulduk, onlara ise tek tek kolaylıklar diliyorum. Bizi memnun etmek için didinenlerin başında geliyorlar zira onlar da... Ve yeniden sevgili senaristlerimiz, elveda... Kiraz Mevsimi maceranız bitmiş olsa da, bizler her projenizde yanınızda olacağız. Tekrar tüm emekleriniz için teşekkürler... 40. bölümle birlikte yeni senaristlerimiz kim olacak bilemiyorum ama hafta içinde öğreniriz sanıyorum. Yayınlanan fragman ise keyifli bir bölüm vaat ediyor gibi. Bekleyelim, görelim...

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder