22 Nisan 2015 Çarşamba

Survivor All Star: Seviye nerede?


Olabilecek en seviyesiz noktaya demir atmış, bir bilinmezliğin içerisinde sürüklenen Survivor All Star macerası son sürat devam ediyor. Demiştim ya daha önceki analizlerimde, "Bu beğenmediğim iki Survivor'dan birisi" diye-diğeri Var Mısın Yok Musun? yarışmacılarının olduğu sezon-; sözümü geri alıyorum şimdi. Zira ben böylesine katlanılmazını görmedim...

Küfürler, hakaretler, ağır ithamlar, dışlamalar, insan yerine koymamalar ve bunu açıkça bağıra bağıra belli etmeler resmen havada uçuşuyor ve kusura bakmasın ama Acun Ilıcalı şimdiye kadar ki en etkisiz sunuculuk deneyimini yaşıyor... Ben reyting uğruna böyle olduğunu gerçekten düşünmek istemiyorum. Anlaşılan o ki, bir kişi diskalifiye edilmeden kimse seviyesini takınmayacak. Ilıcalı'nın verdiği primler çünkü bu raddeye getirdi herkesi ve yine o bir şey yapmazsa, reytingi yüksek ama önü alınamaz bir facia kalacak geride... 

Aklı başındakiler - Magandalar

O zaman her fırsatta 'efsane' olarak nitelenen yarışın, nasıl bir 'fecaate' dönüştüğüne de şaşırmaması gerekir. Çünkü olanların hepsi gerçekten acıklı ama daha çok da acınası... Turabi'nin hegemonyası altındaki herkes tek tek zıvanadan çıkıyor. "Biz Allah'tan başka kimseden korkmayız"lar, "Protein Hasan"lar, ağza alınmayacak küfürler ve tüm bu sürecin zeminini hazırlayan felaket severler... Gönüllüler Adası resmen, "aklı başındakiler' ve 'magandalar' diye iki gruba ayrılmış durumda. O grupların hangi isimleri barındırdığını da ayrı ayrı açıklamama gerek yok zannediyorum?.. 

Sahra bile sempatik geliyorsa...

Geçtiğimiz sezonun tamamı ve bu sezonun ilk yarısı boyunca bana iticilikte nirvana gelen Sahra bile, artık daha katlanılır geliyor ki durumun vehametini siz düşünün... Hilmicem, Bozok ve Nadya gibi sırf elenmemek uğruna Turabi'nin gölgesinde besleneceğine, en azından daha dirayetli bir duruş sergiliyor Sahra. Tam da bundan sebep, diğerlerinin yanında sempatik bile kalmaya başladı-ki halen tamamen de masum değil kendisi. Bu hafta elenme potasına çok yakın kulvarda gezerken, göze batmamak için kavgalardan hususi kaçınması ise bu masumiyeti bozan en önemli etken...

Havada uçuşan küfürler

Salı akşamı oynanan ödül oyunun sonrasında yaşananlara gelecek olursak, ne denmeli bilemiyorum. Bozok'un hem terbiye sınırlarını aştığı hem de hareketleriyle kışkırttığı gerçeği ayan beyan ortadayken karşılaştığı tek tepki; "Bir daha olmasın"dan ileriye gidemedi. Zaten şimdiye kadar o grubun yaptığı her şeyin karşılığı bu olduğundan, "saldık çayıra mevlam kayıra" moduna bürünmediler mi?.. Birine tensel müdahalede bulunmadığın sürece her şeyin serbest olması kadar ironik ve amaçsız bir durum var mıdır?.. Tabi unutmadan bir şekilde o tensel mücadele içerisine girdiğinde de yırtma var... Yani bu sene ki Survivor neresinden tutarsan tut, elde kalıyor. Bunu görenlerin sayısı çokken, hiç birisinin bir şey yapmaya yetkisi yok. Bir şeyler yapabilecek olanlar ise reyting uğruna suskunları oynuyor...

Kendini bulan Bozok

Bozok'un son zamanlarda sergilediği tavırların hepsi, daha önce yarıştığı sezonla tamamen örtüşmekte. Bir ara melek rolündeydi ama daha sonra kendisini bulmaya başladı. Belki Duygu adada kalsa daha kısa sürede kendini bulurdu ya, onun erken gitmesi birkaç hafta izleyiciye 'değişmiş' imajı aşılamasına vesile oldu. Yarışlarda da diğer sezona göre başarılı olunca, bir ara benim bile şampiyon olabilecekler listeme girdi. Ama ne zaman ki o da Turabi'nin gölgesine mapus oldu, o zaman kendini buldu... Yahu adam Turabi resmen Nadya elenmesin diye kişisel dokunulmazlığı ona verdi ve seni potaya koydu... Sen nasıl bir akıl tutulması yaşıyorsun da bunu göremiyorsun?.. Tek derdi, ona hiçbir zararı dokunmamış olan Hasan. Şimdiye kadar ki hiçbir ada konseyinde kaale alıp hakkında tek kelime bile etmişliği yok Hasan'ın, sen Turabi'nin mi kinini güdüyorsun bu durumda?.. Neye senin tavrın?.. Hasan'a maske takmış diyorsun, peki senin başlarda 'düzgün' imajı çizerken suratında ne vardı?.. Ah, yazık... Nadya puan kaybettiğinde Turabi korkusuna ağzını açmaktan yoksunsun ama söz konusu karşı grubun bir üyesi olduğunda aslan kesilmekten geri durmuyorsun. Hem de o kişinin bir kadın-Begüm- olduğunu unutarak bunu yapıyorsun... Ne denir ki sana Bozok, umarım bu hafta elenen sen olursun...

Bir gariplik örneği olarak Nadya

Nadya da bir garip... Turabi'nin gölgesine mapus olmuş bir başka isim. Tabi mapus ama öyle sessiz sakin birisi değil. Geçtiğimiz sezon Sahra'nın yaptığını, bu sezon Turabi'ye o yapıyor ve dolduruyor da dolduruyor... Fazladan yemek yiyor, yanında Turabi'yi de çevirsin yalanıyla götürüyor ki olay çıksın konu kaynasın... Erkek arkadaşının fotoğrafını göremeyeceği için yakınıyor, kendi başarısızlığını görmeyip başkalarının başarısızlıklarını dillendiriyor ve sonuç büyük kavgaların fitili ateşleniyor... İlginç bir karakter... Acaba kazandığı kişisel dokunulmazlık sebebiyle gönlü gerçekten rahat mı?.. 

Kişilik...

Malum yırttı elenme adayı olmaktan ve ipin ucundaki isim Bozok oluverdi. Tabi onun da söylemesi gereken bir isim olacağından Bozok'un yırtması da büyük oranda söz konusu. Üzerine birinci yine kendi gruplarından çıkarsa, değmesin yağlı boya durumu... Oylamada yapılan çirkin tasvirler, yazılara falansa hiç girmiyorum. Onların tamamı kişilikle alakalı bir durum ve bu yaptıklarını kişiliklerine yakıştırdılar ki bin bir saçmalıklarını izledik. Hatta öylesine reytinge açız ki, edilen küfrü kesmeyip de bip'ledik!..

Çifte standart = Akıl tutulması

Takıldığım ve bahsetmek istediğim tek konuysa, Hasan'ı yazıp ardından neden Hasanların Turabi'yi yazmadığı saçmalığı üzerinden dönen tiyatro olacak... Arkadaş, Türk milletinin en üst sıralara taşıyacağı garanti olan Turabi'yi yazmak yürek istemez; tamamen aptallık ister. Hangi aptal böyle bir davranışta bulunur ki?.. Bozok'un ismi yazılınca, "güçlüyü yazdılar" diye ağlayan güruh; Hasan'ın eli armut mu topluyor yarışlarda?.. Bu nasıl bir akıl tutulması gerçekten çok merak ediyorum. Bu kadar kör bakmak olamaz bir duruma. Bu kadar empati ve mantıktan yoksun açıklama ve girişimlerde bulunulamaz... Ama şu gerçek ki ne yaparlarsa yapsınlar, Hasan'dan istedikleri karşılığı alamayacaklar. Eğer olur da içlerinden birisi fiziksel bir temasa girişirse, onun da vay haline!..

Biraz da Ünlüler tayfasına değinmek istiyorum naçizane...

Kıskançlık

Geçtiğimiz haftanın ada konseyi sonrasında elenen isim Merve Oflaz oldu. Evet, sevdiğim bir isim ama gerçekleri konuşmak gerekirse takımın ortalamasını düşürüyordu ve elenmesi sonrasında kazanılan yarışlar da bunun ispatı oldu... Tabi onun elenme potasına çıkmasının sebebi, başarısız bir yarışmacı olmasından değil. Tamamen Merve Aydın'ın şampiyonluğunu kıskanmasından... Bunu her röportajında açıkça belli eden Merve A., ne zaman iş grup içerisinde konuşmaya gelirse o zaman performanstan bahseder oluyor. Onun gazıyla çalışan Pascal, Berna ve Sakat Survivor olarak kendince bir derece alma arzusunda olan Anıl sayesinde de istediği gibi at koşturmayı başarıyor. Yani o da Turabi'nin bir değişiği. Aynı onun gibi eleştirilmekten nefret eden ama eleştirmeye bayılan bir tip. Tabi ona sorsanız, yine Turabi gibi dünyanın en kusursuz insan evladı...

"Ben sakatım, bana oy atın!"

Onun gazıyla Merve Oflaz elenirken, sakatlığını dramatize ederek birinci olan Anıl'a da biraz değinmek gerek... Ben onun yerinde olsam, olduğum birincilik için utanırım. Bırak sevinmeyi insanların yüzüne bile bakamam, o derece... Ayağı sakat, haftalardır yarışmıyor ve kamera karşısına geçip iki ağlayıp, birinci oluyor... Bu da ayrı bir saçmalık bu sene ki Survivor'da... Türkiye'ye dönmemek için bin bir duygu sömürüsü yapıp, ailesinin fotoğraflarını görünce ağlayıp duvarları yumruklaması ise ne kadar samimi(!) olduğunun bir başka göstergesi. Ailesinin özleminden duvarları yumrukluyor ama ayağı sakat ve uzun süre daha yarışmayacağı halde elenmemek için kamera karşısında her an dram kesip, oy topluyor... Yemezler Anıl efendi. Senin de ipliğin pazara çıktı... Dünyanın yarışmadan Survivor olan ilk ismi olmak arzunu anlıyorum, bu ayrı bir rekordur ama aynı zamanda da rezillik olduğunu not düşmek isterim. Hiçbir şey yapmayan ama her şeye kulp takan sevimli oğlan...

Hakan, Doğukan, Berna, Pascal, Serenay

Hakan mevzuna girmeyeceğim, kendisiyle ilgili tüm algılarım yerle yeksan oldu. Kuliscilikte olduğu kadar yarışmalarda da başarılı olursa finale kalır... Doğukan, hastasıyım... Geçtiğimiz hafta Hakan'ın gazıyla yersiz bir kavganın içerisine girdi ama bu hafta kin gütmeden ada yaşamına devam etmesine sevindim. Bu da nasıl bir karaktere sahip olduğunun kanıtıdır. Ayrıca performansı da gözle görülür ölçüde yükseldi. Berna... Daha önceki analizlerimde de 'kaybedenlerden' olduğunu söylemiştim. Gözümde halen aynı yerde. Oylamada o da yüksek oy aldı geçtiğimiz hafta. Performansı yadsınamaz derecede iyi ve ben aldığı oyları ona bağlamak istiyorum. Yoksa bir saçmalığı daha kaldıramaz bu bünye... Pascal... Sevimli adam ama o da Merve Aydın'ın komut zinciri içinde olduğundan bu sezon tutmuyorum. Performansının iyi olmadığı da açık... Bu hafta kızını bahane edip çıkardığı olayı meşrulaştırmaya çalışan Bozok, haftaya da o gitsin bence adadan... Ve son olarak Serenay... Masum, saf ve yönlendirilmeye açık. Ama kimsenin de kölesi ya da mapus ettiği bir isim değil. Tam da bu diğerlerine kapak olsun işte...

Survivor All Star birincisi kim olur bilemiyorum... Hasan, Özlem ve Doğukan dışında da kimseyi tutmuyor ve sempati beslemiyorum. Eğer onlar kazanamazsa, kimin kazanacağıyla da zerre ilgilenmiyorum. Aslında onlar olmasa yarışı açıp izlemem ya o da ayrı mesele işte... Neyse, bakalım ilerleyen haftalarda daha ne kadar saçmalık izleyeceğiz... 

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder