13 Mayıs 2015 Çarşamba

Survivor All Star: Bir iğne ve çuvaldız meselesi...


İnsanların garip davranışlarını her gördüğümüzde şaşırır, yine de kendince bir anlamı olduğuna yorar üzerinde durmayız. Bazen gerçekten rahatsız oluruz ama yine de kişilik özelliğidir der susarız... Ancak bir insan kendi yaptıklarını görmez, karşısındakini eleştirirse işte o zaman hem komik duruma düşer hem de hiçbir bahane bunun üzerini örtemez.
 
Evet evet, Merve Aydın'dan bahsediyorum... Garip garip ifadelere büründürüp suratını konuşmalarına artık alıştım. Bunun normal olduğunu düşünmüyorum ama kişilik özelliğidir diye eleştirmek istemiyorum. Değişebilir, üzerine yapıştıysa sonsuza dek öyle de kalabilir. Survivor bittikten sonra yüzünü de görecek değiliz zaten, o beni alakadar etmez. Ancak bir insan aynı şeyleri yaptığı halde, karşısındakini ağır ağır eleştiriyorsa orada durmak gerekir. "Yahu sen kendi yaptıklarını gerçekten görmüyor musun?" diye sorulması da bir gereksinim halini alır...

Varan 1

Hakan'ın Serenay ve Doğukan'ı kullandığını, onların ne derse yaptığını söylüyor ve bunun ne kadar küçük düşürücü, hoş olmayan bir durum olduğundan kameralar karşısına geçip gerine gerine bahsediyor. Yetmiyor, Hakan'ı bu yüzden yerden yere vuruyor. Yüzüne birini dahi söyleyemezken, kamera önüne geldiğinde arkasından pehlivan kesiliyor... Peki ya Merve ne yapıyor?.. Berna ve Anıl'ı kullanıyor-tıpkı elenmeden önce Pascal ve Almeda'yı kullandığı gibi-. Sırf onlar istediklerini yapsın diye hatalarını görmezden gelip pohpohluyor...

Varan 2

Serenay'ın "annem annem" diye ağlamalarından en çok şikayet eden isimlerden birisi kendisi. Annesiyle duygu sömürüsü yaptığını düşünenlerden ayrıca-bunu Serenay bu hafta da sürdürseydi, ben de öyle düşünmeye çok yakındım-. Kameralar karşısında ağlamasını da keza, oy için olduğu yönünde değerlendiriyor... Peki ya Merve ne yapıyor?.. Her aileli ödül oyunu duyduğunda ilginç bir ses tonu bulup ağlamaya sızlanmaya başlıyor. Olur da oyunu kaybederlerse bu sefer kendini pataklayıp, ailesini ve özellikle de annesini ne kadar özlediğinden yakınıyor...

Varan 3

Turabi'nin bencil bir insan olduğundan sık sık dem vuruyor, keza haklı da... Ayrıca eleştiriye hiç gelemediğini ve sadece kendisinin eleştirmeyi sevdiğini gözlemlediğini söylüyor. Bunu grubundan arkadaşlarına trajik bir durum olarak anlatıyor... Peki ya Merve ne yapıyor?.. Sadece, "ben" diyor... Cümlelerine bile, "Ben Merve'yim" diye başlıyor. Herkesi oyunlar konusunda ya da ada yaşamında eleştiriyor ama kimsenin kendisini eleştirmesine katlanamıyor. Bundan rahatsızlık duyuyor ya kavga çıkıyor ya da bir şekilde konuyu değiştiriyor...

Sonuç

Kısacası Merve iğneyi başkalarına batırmaya bayılıyor ama sıra kendisine geldiğinde yassı çuvaldız iğnesini sürtüp çekiyor... İşte bu yüzden hiçbir tespiti ve hareketi ekrandan samimi gelmiyor. Eleştirdiği her şey aslında kendi yaptığı olan birini de kimse samimi bulmaz zaten. Bundandır ki, ya yaptıklarının farkına varmalı ya da kamera gördüğü her an efelik yapmayı bırakmalı...

Bir öyle bir böyle...

Ondan sıyrıldığımızda karşımızda Berna beliriyor... Geçtiğimiz sezon Sahra tarafından diskalifiye edilecek zemin hazırlandığında kendisine çok üzülmüştüm ve bu sezon yarışta olmasından duyduğum memnuniyet doruk noktasındaydı bundan sebeple. Bozuk Türkçesi ve kendini anlatma çabasını sempatik buluyordum ayrıca. Ama bu sezon onunla ilgili tüm iyi düşüncelerim kötüye döndü... 

Hangi taraf kendisine yakınlık gösteriyorsa o tarafın kimliğine bürünüp, daha birkaç gün önce dost olduğu tarafa giydirmekten haz alıyor. Sanki orada bulunmamış, o insanlarla şimdi içinde bulunduğu grubu ve fertlerini eleştirmemişçesine bir ruh hali takınıyor... Peki ne oluyor?.. Tüm samimiyet yerle bir... Bir süredir Mervelerin tarafındaydı ve girdiği kabın şeklini bir güzel aldı. Hakanların tarafında Merveleri eleştirirken, bu tarafta karşı tarafı eleştirir oldu. Onun da tam bu yüzden samimi gelmiyor yaptığı hiçbir şey artık... Şimdi yeniden grupsuz kaldı gibi... Merve ile de arasına kara kedi girdi zira. Bakalım şimdi kimlerin arkasından kimlere giydirecek ve bunun ekmeğini yiyecek göreceğiz... Bir yanım hala onu sempatik buluyor ama diğer yanım ne yazık ki hüsran içerisinde...

Sana ne oluyor?

Onun adadaki en yakın arkadaşı ise Begüm şu an. Aynı takımda olmadıklarından bir grup olamıyorlar ama boş her anında Begüm'ün yanında bitiyor. Begüm de onun bu ortada kalmışlığı sebebiyle, korumacı bir tavır takınmış durumda yersizce... Hatırlarsanız geçtiğimiz hafta adaya veda eden Pascal'ın adını Ilıcalı söylediği an Berna'nın verdiği bir tepki vardı ki, evlere şenlik. İnsan o tepkiyi gördüğünde istemsizce hem gülmekten hem de ne kadar gereksiz olduğunu düşünmekten alamıyordu kendisini. Tabi yapmacık demiyorum, sahici olduğuna da eminim ama komik olduğu gerçeği de baki... Onun bu hali geçtiğimiz sezondan düşmanı olan Sahra'nın da haliyle garibine gitti ve gülmeye başladı izlediklerine. Begüm'den hemen yersiz bir tepki gelmesi ise grup içerisinde bir çatırdamanın ayak sesleri oluverdi birden bire...

Begüm'ün, Berna'yı korumak ve o an duygusal bir süreç yaşandığından bu duruma gülerek tepki verilmesine karşı çıkmak istemesini anlarım. Ama bunu çocuk azarlar gibi yapmasını anlamam mümkün değil. Bu sebeple belki de yarıştığı iki Survivor boyunca ilk defa Sahra'yı haklı bulduğumu söylemek istiyorum. Birden Begüm ile kanlı bıçaklı olması çok yanlış ancak, çocuk gibi azarlanması da bir o kadar yanlıştı... Komik olan şeye, o an ortada bir dram varsa dahi gülünür. Berna'nın verdiği tepki ve yaptığı hareketler de tam gülmelikti... 

Şimdi onların arasına giren çatlak bir düzeliyor bir derinleşiyor gibi görünüyor. Şuan karşı takımla da kaynaştıklarından derinlenmesine anlayamıyoruz ama bir daha eskisi gibi aynı kaba su dökeceklerini pek sanmıyorum...

Hasan ve fikir değiştirmeye iten halleri

Gönüllüler adasındayken üçlü olarak takıldıkları isim Hasan'a ise biraz kızgınım bu aralar... Sahra'yı çaresiz kaldığından tolere edebilirim ama adalar birleştikten sonra bir de Merve ile ahbap olmasını hoş görmem imkansız. Hele hele bir araya gelip herkesin arkasından atıp tutmaları yok mu aman aman... O yüzden Hasan ile ilgili fikirlerim de değişmek üzere... 

Onunla ilgili bir diğer sorun da şüphesiz yaptığı kural hataları. Her oyunda mutlaka bir kez kural hatası yapıyor oluşu sıkıntı boyutuna erişti. Ya hiç dinlemiyor anlatılanları ya da aceleden unutuyor kuralları. Tabi bir diğer ihtimal de, kolaya kaçma gayreti olabilir bilemeyeceğim. Bildiğim bir şey var ki, bu hafta birinci olması çok zor. Çünkü Turabi bozulan imajını 2 haftadır düzeltti ve bunun karşılığını da alacaktır... Hasan da kendisine çeki düzen verse tam süper olur. Zira birinci adaylığımdaki isimler listesinde gittikçe belirsizleşmeye başladı...

Anıl'la ilgili de bir şeyler yazmak isterdim ama geçen hafta yeterince dokundurmuştum, bu hafta onu es geçeyim diyorum... Geri kalanlar içinse diyecek çok şeyim var ama sizi sıkmak değil niyetim... Bakalım adaya veda eden isim kim olacak ve kimler yaşananlardan zerre ders almadan bildiğini okumaya devam edecek, hep birlikte göreceğiz...

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder