5 Temmuz 2015 Pazar

İlişki Durumu Karışık: İlk bakış


"Öyle dost düşman başına" deriz ya hani, İlişki Durumu Karışık'ın başlangıç noktası için denebilecek en naif söylem budur herhalde. Aslında söz evrilerek, "Öyle dostu kıtır kıtır kesmeli" olsa hiç de sakil durmaz vallahi... Sonuç olarak hikayenin çıkış noktasından, ulaştığı sonuca değin anlatımda göze batan tek bir yan yoktu bana göre ve ikinci bölümünü merakla beklediğim iki-üç yaz dizisinden biri oldu kesinlikle...

O bir uyarlama

Tabi sıfır bir hikaye değil, 2004 yapımı Kore dizisi Full House uyarlaması. MF Yapım'ı genelde uyarlama projeleriyle tanıyoruz ve bu konuda oldukça başarılılar. Bir Aşk Hikayesi, uzun soluklu olamasa da Günahkar bence çok iyi işlenmiş birer uyarlamaydı ve İlişki Durumu Karışık'la birlikte bu devranı aynı tutarlılıkla sürdüreceklerini kanıtladılar... Elbette belirtmem gerekir ki, dizinin ilk ve en büyük handikapı yayınlandığı kanal. Show TV'de bu yaz başlayan hiçbir dizi yüksek izlenme oranları alamadı. Bunda en büyük pay kesinlikle izleyicinin kanala küsmüş olması. Sanırım projeler kendilerini tanıtıp sevdirene, kısacası kulaktan kulağa yayılana kadar eğer kanal sabrederse böyle sürecek. Sonrasında, Acil Aşk Aranıyor örneğinde olduğu gibi oldukça iyi sonuçlar alabileceklerine inanıyorum. Bakalım bu zinciri İlişki Durumu Karışık hiç boğazına dolanmadan kırabilecek mi?.. 

Kadro

Dizinin kadrosu, Seren Şirince (Ayşegül), Berk Oktay (Can), Eda Ece (Elif), Pamir Pekin (Murat), Mert Türkoğlu (Efe), Özlem Öçalmaz (Ece) ve Gülden Avşaraoğlu'ndan (Handan) oluşmakta. Uyarlama senaryosu Banu Kiremitçi Bozkurt tarafından kaleme alınırken, yönetmen koltuğunda ise Bülent İşbilen oturuyor. Tabi değinmeden olmaz; dizinin duyurulan ve hatta çekimlere başlayan ilk yönetmeni Barış Yöş idi. Sağlık sorunlarını sebep göstererek projeden ayrılmasının ardından en az onun kadar başarılı olan İşbilen görevi devraldı... Kendisine tekrardan geçmiş olsun dileklerimi gönderiyorum... 

Hikâye

Hikâyeye gelirsek, karmakarışık bir aşk yumağına dolanacağımızı belirtmek lazım. Anlayacağınız dizi adının hakkını veriyor... Olmadık bir kandırılma sonrası yolu Yunanistan'a, tam da Türkiye'nin ünlü televizyon yüzlerinden Can'ın olduğu otele düşen Ayşegül; bitmek bilmeyen o karşılaşmaların son halkasında, satılmış evinin yeni sahibi olarak da Can'ı bulur karşısında. Aslında hiç anlaşamazlar ama otelde Can'ın arkadaşı olduğunu söyleyen iş adamı Murat'ın sayesinde istediği diyaloğu kurmuş ve asıl emeline ulaşmıştır Ayşegül... Ardından İstanbul'a döndüğündeyse Can o diyaloğu, çocukluğundan beri aşık olduğu Elif'i elde etmek için kullanmak ister. Ancak, Ayşegül onu çok fena kandırmıştır ve planı başlamadan elinde patlar... Elif'in çocukluğundan beri aşık olduğu Murat ise Ayşegül'e ilgi duymaya başlar. Durum böyleyken, Ayşegül de yavaştan Can'a ilgi duymaya meyletmiştir. Dörtlünün ilişki durumunun karmakarışık bir hâl almasıyla da, asıl olaylar başlayacaktır...

Karakterler

Ayşegül


Öyle bir kandırılma ki yaşadığı, hiçbir yere sığmaz aslında acısı... Genç bir yazar olan Ayşegül, bir gün evli olan en yakın arkadaşları Efe ve Ece tarafından Yunansitan'da bedava bir tatille kandırılır. O tatil için gerekli bir belgeyi imzalamasını istemelerinin ve bunu başarmalarının ardından da planladıkları her şeyi devreye sokarlar. Zira o belge geniş yetkili bir vekaletnamedir... Önce evi, ardından da evdeki tüm eşyaları satarlar. Bununla da yetinmeyip bir de kredi kartı çıkartırlar. Kısacası kızın neyi var, neyi yoksa iç ederler. Her şeyden habersiz gittiği tatilde, önce söylendiği gibi bir rezervasyon olmamasını sorgulamayan Ayşegül; ardından telefonu kapalı olan Ece'nin bu uzun sessizliğini anlayamaz. Tabi hiç de kötüye yormaz. Ama otel hem ön ödemeyi istemekte hem de kendisi açlıktan ölmek üzeredir... Bu durumda da tek çare, otele gelirken havalimanında içinde olduğu limuzine binip üzerine tükürük saçtığı Can'ın kapısını çalmak olur. O ise karşısında gördüğü bu kötü anıyı derhal def etme derdindedir. Elbette bunu başaramaz ve yakın arkadaşı Murat'ı tanıdığını söyleyen Ayşegül'ü içeriye alır. Can, Murat ile aralarında bir ilişki vardı zanneder. Böylesi işine gelen Ayşegül de bozuntuya vermez ve o -olmayan- eski yaşanmış aşkı anlatır da anlatır. Ardından da istediğine ulaşır ve bir tomar Euro'ya kavuşur. 

Can'dan sözde borç almıştır ve geri ödeyecektir ama İstanbul'a döndüğünde evinden geriye sadece kedisinin kaldığını gören Ayşegül, evinin yeni sahibinin de Can olduğunu öğrenmesiyle iyice bataklığa saplanır. Her defasında karşısına çıkan ve her anlattığının yalan olduğu gerçeğiyle sarsılan Can ise onu yine bir oyunun içerisinde sanar. Tabi daha sonra dayanamaz ve içeriye alır. Ardından da zor durumuna üzülerek ona bir iş verir. Birkaç gün öncesine kadar sahibi olduğu evin şimdi temizlikçisi olan Ayşegül'ün hayatıysa, Can'ın katılacağı bir davete zorla gitmek istemesiyle tümden değişir. Zira o davette Can, kaldığı zor durumun ardından sevdiği kadının Ayşegül olduğunu söyler ve dudaklarına yumulur... Bu anı sadece konuklar değil, tüm magazin kameraları da izliyordur... Şimdi evde yaşama döngüsü farklı bir boyuta geçen Ayşegül'ün başına neler gelecek bakalım...

Can


Türkiye'nin oldukça ünlü oyuncularındandır ve çevresi bir sürü kızla çevriliyken aklı, sadece Elif'tedir. Otele giderken suratına istemeden tükürük saçan o kızın, odanın kapısına dayandığında, Elif'in aşık olduğu Murat'ın adını söylemesi bir an güçlü bir lamba yakar tepesinde. Zira onun Murat'ın eski aşığı olduğunu düşünmektedir. O kız da bozuntuya vermeyince, ülkeye döndüğünde onları ortak bir yemekte karşılaştırarak Elif'i elde etmeyi planlar... Tabi hemen sonrasında söylediği her şeyin yalan olduğunu anlayınca küplere biner ve yeni taşındığı evine gittiğinde tekrar karşısında gördüğü o kıza, yani Ayşegül'e hiç de anlayışlı davranmaz... Ertesi gün evin önündeki bankta çaresiz bir hâlde yattığını görünce yelkenleri indirip, önce eve ardından da işe alır... En sonunda Ayşegül, Elif'in kendisini zor durumda bırakmasıyla tüm kameraların önünde sevdiğini haykırdığı bir kız olur ve şimdi bambaşka bir durumun içerisine düşmüştür... Ayşegül'den çekeceği var Can'ın ama eninde sonunda ona tutulacağı kesin...

Elif


Ünlü bir modacı, Can ve Murat'la çocukluklarından beri tanışmaktalar. Arkadaşlığı Can, aşkıysa Murat'ın... Tabi Can'ın istediği arkadaşlığı değil, onun aşkı. Murat'ın ise neredeyse onu kardeşi olarak gördüğünü düşündüğümüzde, en sonunda patlamaması imkansızdı. Can'ın onu sevdiğini ve bu sebeple birlikte olamayacaklarını söyleyen Murat'a kızan Elif bunun sorgusunu Can'a yaptığındaysa işler bambaşka bir hâl alır. O da bu hâli çok iyi kullanacaktır...

Murat


Çapkın mı çapkın bir iş adamı. Uzun yıllardır yurtdışında ama şimdi Türkiye'ye tümden yerleşmeye karar vermiş. Tabi bunu öğrendiğinde en çok sevinen Elif, en çok üzülense Can oldu. Otelin lobisinde karşılaştığı ve kendisine Türk olduğunu bilmeden methiyeler düzen Ayşegül'e meyletti çapkın iş adamımız şimdi de... Elif'i kardeşi gibi gören, Can'ın ise üzülmesini istemeyen Murat'ın; kendi vefakarlığı gibi bir vefakarlık Ayşegül noktasında bekler mi Can'dan bilmem ama işlerin çok kızışacağı kesin...

Eleştiri-yorum-

Hikayenin sunuluş biçimini ve bağlanışını oldukça başarılı buldum ancak, yer yer sarkan sahnelerden oldukça sıkıldım. Ayrıca Ayşegül'ün evi ve onca eşyası gitmiş biri olarak fazla gevşek ve rahat olmasını yadırgadım. Bilemiyorum Güney Kore'de bunlar sudan ucuz mu ama her hâlukarda, cüzdanı çalınmış gibi tepki vermezler her herhalde. Dolandırıcı arkadaşlarının bıraktığı mektubu okuyup da, "Ben şimdi teyze mi oluyorum, hala mı?" muhasebesine girişmesine ise ayar oldum. Yok artık yani, o arada keşke verebilecekleri muhtemel isimleri de düşünüp kendi kendine eğlenseymiş... 

Seren Şirince'yi reklamlardan tanıyoruz daha çok. Şahsen o ruh halindeki Ayşegül karakterini çok iyi giymiş. Üzerinde hiç sakil durmuyor, rolüne daha da eğilmesi halinde karakteri uçurur. Berk Oktay için denecek bir şey yok adam karizma, iyi de oynuyor. Onun kalıbına ve içerisinde bulunduğu dünyaya uygun bir karakter giymiş olması şansı. O şansı çok iyi kullandığı da kesin. Bundan iyisi Şam'da kayısı hatta... Eda Ece'nin uzun zamandır bir diziyle geri dönmesini bekliyorduk. Karakteri onu daha önce hiç izlemediğimiz tarzda olduğundan biraz batması lazımdı ama gayet iyi giymişti Elif'i. O da üzerine eğildikçe karakteri daha da uçuracaktır kesinlikle. Pamir Pekin de keza çok iyi giymiş Murat'ı. Onu biz normalde mazbut, işinde ve aşık olduğu kadın için her şeyi yapan rollerde izlediğimizden Murat farklı bir deneyim olacak. Ayşegül'ün peşinde koşup, onun için her şeyi yapacak mı bakalım... 

Son kertede, başarılı bir uyarlama çıkmış bence ortaya. Kusur aramak istersem yüzlercesini sayarım ama bir iki göze batan nokta dışında, dile getirmeye değer bir sorun görmedim ben ortada. Bol başarılar ve reytingler... 

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder