7 Temmuz 2015 Salı

İnadına Aşk: İlk bakış


Bu yaz o kadar çok dizi başladı ki, hangi birini takip edeceğimi haliyle şaşırdım. Ama bazılarına, tanıtımlarını izlediğim andan itibaren şans vermeye çok açıktım. Hele de ilk bölümlerini izledikten sonra beklentilerim karşılandıysa, olduğum tatmin paha biçilemez... İnadına Aşk için de böyle dersem hiç yanlış olmaz. Evet, belki konusu çok dar kalıp ancak, tüm karakterler başrol olacak kadar dinamik rollerdeler...

Kıskançlık?.. Yo, yo...

İnadına Aşk'ın aralıksız yayınlanan ilk beş tanıtımını izlediğimde, şahsen beni hemen içerisine aldı. Açelya Topaloğlu'nun ilk tanıtımdaki halleri nasıl bir karaktere hayat vereceğini çok güzel resmediyordu. Can Yaman noktasında aynı şeyi, bin bir hasetle demeyeceğim tabi. O ne öyle spor aleti reklamı yapar gibi?.. İyi ki bir kas yapmış yani... Ne sokuyorsunuz arkadaş gözümüze!?. Yok yahu kıskanmadım, onu da nereden çıkardınız?.. Hoş adam tamam, tabi Yalın'ı anlattığını söyleyemem o sahnenin.

Kadro

Dizinin kadrosu, Açelya Topaloğlu (Defne), Can Yaman (Yalın), Cem Belevi (Deniz), Eren Vurdem (Çınar), Yeşim Dalgıçer (Leyla), Cevahir Turan (Ezgi), Nilay Duru (Yeşim), İlay Erkök (Damla), Alper Saylık (Gökay), Taner Rumeli (Toprak) ve Bilge Şen'den (Pembe) oluşuyor... Sinegraf'ın yapımcılığını üstlendiği İnadına Aşk'ın senaryosu Funda Eryılmaz ve Nehir Erdem tarafından kaleme alınırken, yönetmen koltuğunda ise Osman Sınav ve oğlu Yusuf Sınav oturuyor...

Aşklar...


Atarlı bir kız, atarlı bir oğlan. Birbirinden farklı karakterler olmayışları, belki de onları cazip kılan taraflarıydı; Defne ve -açıkçası o karaktere daha sert bir ismin yakışacağını düşündüğüm- Yalın, yaz ekranının keyif veren çiftlerinden olacak gibi duruyor şimdiden. Tabi sadece onlar değil, İnadına Aşk içerisinde geleceğe dönük başka birçok aşkı daha saklıyor; Yeşim-Çınar, Deniz-Ezgi mesela... Hatta daha fazlası...

Hikâye

Dizinin hikâyesi, abisi, yengesi ve onun oğlu ile kardeşiyle aynı apartmanda bir arada yaşayan, atarlı vede sinirlendiğinde susmak bilmeyen Defne'nin, oldukça çapkın patronları olan bir yazılım şirketinde işe başlaması ve ardından yaşanan olaylara odaklanmakta. O aile ve şirket faslına girdiğimizdeyse, her şey arapsaçı. Tabi aşk da hemen yanı başımızda... 

KARAKTERLER

Defne


Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü birincilikle bitirmiş, atarlı ve kıskançlıkta Nirvana abisi Çınar'la sürekli boğuşmak zorunda olan bir genç kız. Tabi kendisi de az atarlı değil ve konuşmaya başladığında nefes almayı dahi unutmakta. Bir diğer özelliği ise şirinlik yaparak, Çınar'ın tüm sert mizacını yumuşatmayı başarması.. Sağlık Bakanlığı'nın önemli bir ihalesine girerek kazanan ancak, hazırladıkları yazılımdaki bir sorunu çözmekte zorlanan Arass Teknoloji'de işe başlayacak olan Defne, abisi Çınar'ın giydiği kıyafete karışması ve ardından saatlerce giyeceği kıyafeti seçmesi sonrası haliyle ilk günden işe geç kalır. Tabi bu geç kalma şirketin genel müdürü Yalın'ı kızdırır ve işe daha gelemeden kovulur. Ancak ikili birbirlerinin kim olduğundan habersiz şirketin garajında oldukça absürt ama birbirine çeken bir tanışma yaşar-ki, bundan sonrasında tüm işler karışır. Defne oldukça yakışıklı bu adam karşısında etkilenmiştir ister istemez, şirkete girdiğinde ise kovulduğunu öğrenir ama Yalın'ın kardeşi Yeşim ile iyi geçinmesi sonrasında, onun yazılım bölümünün başı Deniz'e yaptığı baskıyla; bakanlığa hazırlanan yazılımdaki sorunu çözmesi halinde işe alınmasını garantiler. 

Elbette Defne'de onların günlerdir çözemediği sorunu şıp diye çözer. Ancak, şirketin garajında ve yazılımdaki sorunu çözdüğü sırada karşılaştığı kim olduğunu bilmediği Yalın'ın genel müdür olduğunu öğrenince; ona kızarak istifa eder. Bundan sonrasında ise Yalın'ın onu işe döndürmek için bir gayret didinmesini ve aynı zamanda da abisi Çınar'la çatışmalarını izleriz. Okuldaki en büyük rakibinin şirkette kendi yerine işe gireceğini öğrenen Defne, günün sonunda görevine geri döner ama Yalın'ın ona çok kızdığı sırada işe alınmasını istediği rakibi de işe girmiştir. İkisi de bunu öğrendiğinde iş işten geçmiş, Yalın ise harlı bir ateşin ortasına çekilmiştir...

Yalın


Arass Teknoloji'nin salaş takılmayı seven patronu. Çapkın ancak, gönlünü fethedecek bir güzel çıksa sadık olacak kadar aklı başında. Şirketin garajında, yağ damlattığını fark etmesi sonrası kontrol için kamyonetinin altına girdiği sırada, çok güzel bir kızın garip hareketlerle üstünü değiştiğini fark ettiğinde her şey onun için değişti. Zira, aradığı kız karşısındadır. Biraz önce kovulmasını istediği yazılımcının o olduğunu öğrenince yine belli etmeden kimliğini devam ettirince çapkın hallerini, gururlu kızımız Defne istifayı basar tabi ki. Kendini affettirip şirkete dönmesi için verdiği mücadele ise abisi Çınar'ın her seferinde salça olmasıyla arapsaçına döner. O şirkete geri döndüğündeyse, en büyük rakibini de işe aldırmış olmanın cezasını çokça çekeceği gerçeğiyle yüzleşir. Yalın'ın, Defne ama özellikle de Çınar'dan çok çekeceği var. Tabi o da, az sorunlu bir tip değil...

Deniz


Arass Teknoloji'nin yazılım bölümünün başında. Yalın'ın kuzeni ve çapkınlığıyla ünlü bir playboy kendisi. Sekreterden tutun da, kendisinin işe aldığı tüm kadınların bir gayret ona kur yapmasını izliyoruz yoğun olarak. Yalın bu durumdan hoşlanmıyor ama karışmıyor ona, tabi karışacak birinin ayak sesleri de derinden derinden geliyor... Defne ile aynı evde yaşayan yengesinin kız kardeşi Ezgi, fragmandan anladığım kadarıyla ikinci bölümden itibaren Deniz'in çekim alanına girecek ve bu süreçten sonra muhtemelen kendisinin aşk sancılarını izleyeceğiz. Günün sonunda uslanacaktır ama öncesinde Yalın gibi çokça çekeceği kesin.

Yeşim


Arass Teknoloji'de ne iş yaptığını çözemedim ama sanırım aile kontenjanından masa vermişler kendisine. Hakkını yiyorsam eyyorlanması halinde, tekzip ederim yazdıklarımı elbette. Oldukça sevimli ve tıpkı Defne gibi oldukça kıskanç olan abisiyle boğuşmakta. Tabi o Yalın'ın kıskançlıklarını pek umursamıyor. Aslında Yalın da sırf, "abisiyim boş geçmesin" diye yapıyor gibi. Sonuç olarak her şey tam da Yeşim'in istediği gibi. Lakin ilk bölümden gönlünü kaptırdığı Çınar, abisi gibi değil ve onun da Çınar'dan çekeceği var. Elbette Yeşim'in onu da alt etme ihtimalini atlamayalım. Hem gelin görümce çok da uyumlu olurlar Defne'yle...

Çınar


Haşin bir Karadeniz erkeği desek hiç de yanlış olmaz. Atarın her türlüsü mevcut kendisinde, dayanamadığı tek varlık ise kız kardeşi Defne... Onu herkesten ve her şeyden kıskanma potansiyeli hastalıklı bir hâl almışken, bundan sonra o listeye Yeşim de eklendi. Tabi Defne ve Yeşim arasında çıldırıp da delirmezse Çınar, ikisini de istediği kıvama getiremeyeceğini kabullenir. Yok delirirse anlayın ki bu gerçekle yüzleşememiş demektir... Ben kendisine bir Karadenizli olarak tek bir şey söyleyeceğim; az sal da!..

Senaristlere dair...

Dizinin senaristlerini tanımıyorum. Küçük bir araştırma yaptığımda da, pek bir şey bulamadım. O yüzden haklarında bir şey yazmak, dizinin geleceği noktasında bir şeyler söylemek zor. Bunun bir handikap olup olmayacağını zamanla göreceğiz. İlk bölüm iyi iş çıkardıklarını da ayrıca belirtmeliyim...

Eleştiri-yorum-

Açelya Topaloğlu başlarda bana biraz Kaçak Gelinler'deki Almilla'yı hatırlatır gibi oldu ama daha sonrasında o algım tamamen kayboldu. Defne karakterini başarıyla giydiğini düşünüyorum... Can Yaman'ın geleceği bence çok parlak. Karizması yerinde ve Yalın karakterinin o salaş halini çok iyi yansıtıyor. Gönül İşleri'nde iyiydi zaten ama burada uçacak belli ki... Cem Belevi bildiğim kadarıyla şarkıcı. İlk kez ekranda görüyorum, öncesi varsa bilemeyeceğim ama hani sırıtmıyor performansı. Deniz'in çapkın edalarını başarılı bir şekilde yansıttı ilk bölümde. Tabi asıl maharetlerini Elçin karakterine kendini kabullendirme mücadelesinde göreceğiz. O yüzden şimdiden, "olmuş" demek yersiz olur... Nilay Duru deli dolu Yeşim karakterine yakışmış. Önerebileceğim tek şey, daha az mimik kullanması olabilir konuşurken... Eren Vurdem'i de ilk defa izliyorum ama olmuş yani. Çınar karakterini efsane yapma potansiyeli bile görüyorum kendisinde...

Diziyle ilgili en büyük şikayetim yayın günü. Şahsen perşembe yerine cumartesi yayınlanmasını bekliyordum ben ve hüsrana uğradım. Cumartesileri izlenme oranlarını daha da arttıracağını düşünüyorum. En azından birinci bölümde aldığı reytingleri almazdı bana göre. Tabi bunu en iyi kanal bilir, beni de bir yerine takacak değil. Ama zamanın neleri beraberinde getireceği de bilinmez... Yolun açık olsun İnadına Aşk, bol reytingler...

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder