4 Eylül 2015 Cuma

İşte Benim Stilim All Star: Nerede kalmıştık?..


Güzel şeylerin bitmesini hiçbir zaman istemezsin. Hayatında uzun soluklu bir yer edinmesi her şeyden daha önemli olur zira. Hep sürsün, yanı başında olsun istersin... Sanırım TV8 de, İşte Benim Stilim için böyle düşündü ve olay çıkartan eski yarışmacılarıyla geçtiğimiz pazar günü-30 Ağustos- yeniden ekranlara döndü. Kanalın klasikleşen program terimi, "All Star" kimliğiyle karşımızda şimdi. Kavganın, birbiriyle didişmenin her türlüsü sunuluyor yeniden. Tabi bunun çokça ilgili gördüğü gerçeği de, bir kenarda tüm çıplaklığıyla duruyor...

Neden mi All Star?

Diğer üç sezonu yarım yamalak da olsa izledim. Show TV'de başlayan macerası, büyük olaylara gebe bir şekilde TV8'e geçtiğinde aynı başarısından eser yoktu. 9 milyon liralık rekor bir ücretle yapılan transferin, kanala pek de hayrı dokunmadı yani. Yine de programdan vazgeçilmedi ve Survivor taktiği baş gösterdi. Çoğunluğu olay çıkartmış eski yarışmacılardan kurulu bir All Star ile bu sefer reyting için daha 'dişli' bir şekilde seyirciyle buluşuldu. 

Aslında yapılabilecek en güzel taktik bu. Biz Türk izleyicileri olarak, kavga ve gürültüden olabildiğince hoşlanıyoruz ama unutulan bir şey var; o da sürekli ayn şeyleri dinlemenin kafa ütülediği gerçeği. Elbette karşındaki seninle geçmişte uğraşmışsa ona şans tanıman zorlaşır. Örülü duvarlarının arkasından konuşursun haklı olarak. Lakin sanki hiç bitmemiş bir kavganın göbeğindeymişsin gibi de hissettirmemelisin. Yeri geldiğinde, görmezden gelebilmelisin. Yoksa yeniden gelişinle, yine yeniden başka niyetler taşıdığın gerçeği ayyuka çıkıverir... 

Bu konuda örnek olarak sayabileceğim isimler; Ayşenur, Nihal, Özden ve Ayşegül.. Bitmeyen bir hesaplaşmayı kapatmak için orada gibiler. Sürekli birbirleriyle uğraşmaları ve ilk günden ateşli kavgaların zeminini hazırlamalarına başka bir sebep de, istedikleri gibi popüler olamamaları olabilir. Dertlerinin ne olduğuyla zerre ilgilenmezken, bir seyirci olarak sürekli bir atışma halinde olmalarından sıkıldığımı belirtmek istiyorum... Tabi benim belirttiğim şey de kimseyi zerre ilgilendirmiyor; ayrı mesele... 

Kimler olsun isterdim...

İlk sezondan olmasını isteyeceğin 3 isim say deseler; Özlem ve Nur derim sadece. Üçüncü bir isim yok çünkü benim gözümde içlerinde... İkinci sezondan ise sadece Çiğdem-ki All Star'da kendisi-. Üçüncü sezon mu? Çok zorlama bir kadroydu o yahu... Birinci ve yeniden yarışta olan Ezgi Ü. dahil, hiç birisi olmasını isteyeceğim isimler değil... 

Nur'un neden katılmayı kabul etmediğini, bir açıklaması olmaması sebebiyle bilemiyorum. Muhtemelen 'aynı yaklaşımın' içerisine düşmek istememiştir. Özlem'in kabul etmeyişinin resmi sebebi ile aynıdır yani. İkisinin olmadığı bir All Star'ın isminin hakkını vermekten uzak olduğu apaçık ortada. Kabul etmek gerekir ki, yarışın birinci sezonunun dinamo taşlarını oluşturuyorlardı. Yarışmada moda ve tarz olmak sadece birer söylemden ibaret olduğundan, moda yönüyle konuya yaklaşmadığımı belirtme ihtiyacı ise hissetmiyorum...

All Star kadrosu...

Ayşegül


Kendisinde değişen hiçbir şey olmadığı gibi; şimdi daha tahammülsüz, daha kavgacı ve daha mağdur... Gözlemlediğim kadarıyla en çok Çiğdem ve Ayşenur ile atışma halinde. Ağızlarından tek bir laf çıkmasına dahi tahammül edemiyor. Zırhlılarını kuşanmış bir düşman gibi, hep savaşa hazır. Bolca antidepresan alsa kendisi için daha yaşanır bir yer olacak aslında dünya...

Ayşenur 


20 yaşında bir genç kız için fazlaca büyük... Normal yaşamına, sosyal medyaya düşen haberler ve görüntülerine değinmeyeceğim ama yarıştığı geçmiş sezona göre daha bir burnu büyük davrandığı açık. Yakışıyor mu? Asla...

Çiğdem


All Star'da kavgaya oldukça meyilli durumda. Yarışmacı olduğu ikinci sezonda çokça 'ötekileştirilmeye' çalışıldığından bu sefer zırhlılarını kuşanmış. Yakışmadığını düşündüğüm bu halini kısa süre içerisinde değiştirirse, orada olmasını arzulayan birisi olarak çok sevinirim.

Tuğçe


Fazlaca değişmiş ama pek de huy olarak değil. Yüzü, gözü, kaşı, ağzı, burnu baya bir farklılaşmış. Geçirdiği estetik operasyonları saklamaması güzel. Niceleri estetiğin ağ babasını yaptırıp da, inkarı bir gereklilik sayarken özellikle de. Huy olarak aynı gibi. Ağlamaya pek meyilli değil ama laf sokmakta gene üstüne yok. Bu arada artık Yılmaz Morgül'e benzemiyor...

Emel


Nasıl birinci olduğunu anlayamamıştım. Lakin jüri de pişman ki günah çıkartıyor gibiler. Bir saniye önce ağlarken, bir saniye sonra eliyle ritm tutan Nur Yerlitaş'ın gazına gelip kıvırırken görürseniz hiç şaşırmayın derim. Ne yazık ki tüm bunlar, ağlamalarının -en azından birazının- rol olduğunu gözler önüne seriyor. Bu sefer birinci olması zor değil; imkansız...

Maria


Onunla ilgili hatırladığım şey, hem jüri hem de yarışmacılar tarafından çokça eleştirildiğiydi. Şuan bakıyorum yeniden aynı dünyanın içerisinde. Lakin gözlemlediğim kadarıyla jüriye karşı lafını sakınmıyor. "Siz beğenmeyebilirsiniz ama ben beğeniyorum" diye Nur Yerlitaş'a laf soktu mesela. Cuma akşamki yayında da onun yüzünden Yerlitaş stüdyoyu terk edecek gösterilen reklamdan anladığımız kadarıyla. Yarışmacıları yerin dibine sokup da, uysal koyun gibi davranmalarını beklemeleri yanlış. Tabi olayın nasıl gelişeceğini de göreceğiz. Uzun lafın kısası, yeniden yarışmayı seçmesi bir hataydı..

Gizem


Yarışmanın ardından MezCezir'e girdiğinde, hele de Çağatay Ulusoy'un canlandırdığı Yaman karakterine eski sevgili olarak girince sosyal medya bir ayaklanmadı değil. Ama rolü uzun soluklu olmadı. Daha sonra üçüncü sezonunda İşte Benim Stilim'in kulis sunuculuğunu yaptı. Hatta sanki yarıştığı ilk sezonda ortalığı hiç karıştırmamış gibi, yarışmacılara 'uslu durma' dersi dahi veriyordu... Bir süre sonra orada da ortadan kayboldu ve şimdi yarışmacısı olarak karşımızda. Daha ılımlı ve hakem görevini üstleniyor gibi yarışmacılar arasında. Ayşegül gibi üstten üstten bakıyor hayata ama ondan farklı olarak en azından laf sokmuyor mütemadiyen... Bakalım buradan sonra hangi yarışma/dizi/film/reklamda izleyeceğiz kendisini. Meraklardayız...

Aycan-Nurcan


Bu ikiliden kim Aycan, kim Nurcan bilmiyorum. Nasıl birinci oldular onu da bilmiyorum. Bilmiyorum da bilmiyorum...

Nihal


Kavga etmeye meraklı bir başka arkadaşımız. Zayıflamış, değişmiş o da lakin çenesi baki kalmış... Sonunda birinci olur mu bilmem ama yakındır ortalığı birbirine katması...

Özden


Ayşegül'le birlikte tek yaşam gayeleri Çiğdem'le uğraşmak sanırsınız izlediğinizde. Çiğdem ağzını açtığı anda ya o ya da Ayşegül hemen ayar verme derdine girişiyor. İşin kötü tarafı, başarılı olamıyorlar. Çiğdem altından kalkılmaz bir laf ediyor, haliyle Öykü Serter devreye giriyor ve büyük bir hezimet... Kendisi hakkında söyleyeceğim başka bir şey de yok.

Ezgi B.


Evli ve çocuklu... Mutlu kısmını bilemeyeceğim ama bolca varlıklı olduğu kesin. Bütçe geniş, o olmasın da ben mi tarz olayım azizim?..

Nazlı


Bu kızımız bana biraz Nur'u hatırlatıyor. Sessiz, sakin; öyle kendi halinde... Giydikleri oldukça beğeniliyor olmasına karşın, olay çıkartıp reytinge bir etki etmediğinden yarıştığı sezon elenmişti. Yani kendisi moda ve tarz olmanın yarışta nasıl da son sıralarda olduğunun canlı kanıtı. Olay yaratmadıkça, sonunun aynı olacağı kesin...

Ezgi Ü.


En verimsiz ve sıkıcı olan üçüncü sezonun şampiyonu. Yine nasıl şampiyon olduğunu anlayamadıklarımdan. Alabora yarışmasında çıkmaya başladığı sevgilisinin hayranları mı oy verdi, ne oldu bilemiyorum. Adı Savaş'tı sanırım, araştırma zahmetine bile girmeyeceğim. Bu sezonda da bol bol elinde çiçek böcekle gelip, sevgilisi üzerinden PR çalışmasına devam eder kesin; o zaman nasılsa öğrenirim...

Gülşah 


Değişik bir kadın. Retro mu ne diyorlar, onun hastası. Bir de zora geldi mi ağlıyor... Kendisi hakkında izlenimim bu kadar...

Jüriye hiç değinmeyeceğim; aynı tas, aynı hamam. Ekşın olsun diye Nur Yerlitaş stüdyoyu terk edecek, bir farklılık o olacak. Umarım çok reyting gelir de, kalkıp kulise kadar yürüdüğüne değer...

Beklenen Kral

3 yorum :

  1. İçlerinde en güzeli Gizem bence ama maalesef o da düzgün giyinemiyor ve bazen cadılaşabiliyor :-)

    Ayşegül kadar itici insanı hayatımda çok az görmüşümdür. All Star'da ne işi olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Keşke kızlardan biri artık dayanamasa da şuna girişse diye düşünüyorum.

    Bu sezon Tuğçe'ye de bir haller olmuş. Bir bölümde ikizlere, iki Ezgi'ye birden saldırdı. Onda aşağılık kompleksi olduğunu ve kendini ezik hissetmemek için millete sataştığını düşünüyorum.

    Emel diğer kızlara göre o kadar sıradan ve sıkıcı giyiniyor ki nasıl birinci oldu ben de bilmiyorum ama kesinlikle jüri tarafından kollanıyor. Diğer kızlara en ağır eleştirileri yapan jüri konu Emel'e gelince kibarlaşıyorlar. Bence ilk elenenlerden biri olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli görüşünüzü paylaştığınız için teşekkürler. :)

      Sil
  2. buraya yazmak için bile olsa şu iğrenç programa tahammül edebildiğin için seni kutluyorum.

    YanıtlaSil