10 Ekim 2015 Cumartesi

Kiralık Aşk: Acı bir gelenek...


Kiralık Aşk, bu zamana kadar ki en kasvetli ve olumsuzluk üzerine olumsuzluk izlediğimiz bölümüyle ekrandaydı dün akşam. Deniz'in gelmesiyle Defne ve Ömer arasındaki dengelerin değişmesinden korkarken, hiç ummadık bir yeni karakterle baştan aşağı şaşkınlığa uğradık. Şimdilik her şey karmakarışık gözükürken, bakalım gittiğinde gerisinde nasıl bir 'İz' bırakacak, kendisi...

16. Bölüm


Ömer'i biz bu zamana kadar dıştan soğuk ama sevdiklerine karşı da oldukça sevgi dolu ve ilgili bir karakter olarak tanıdık mâlumunuz. Lâkin, ateşler içerisinde yanan Defne'ye resmen dış kapının mandalı muamelesi yapmasını bir yere koyamadım ben. Tanıdığımız Ömer'in onu kendi elleriyle iyileştirmesi gerekirdi. "Kendini iyi hissetmiyorsan eve git, yarın da gelme" diyerek, lise arkadaşlarıyla buluşmaya gitmezdi. Hani bir an için Ömer'e saydırırken bile buldum kendimi-ki, normalde kusursuz bir karakter olduğu için daha çok yerinirdim.


Evet, onun ilk defa faul bir hareketini gördük. Yetmedi, bir de eski aşkının gelişiyle 'etkisiz eleman' halini almasını izledik... Yasemin'in İso ile bir aşka yelken açması sonrasında, Defne ile Ömer arasında yeni bir gerilim hattı kurulmaması imkansızdı. O gerilim hattı da Neriman olmuştu. Birlikteliklerinin bir oyundan ibaret olduğunu hatırlatıp durdu ve ikisinin arasını bir güzel de açmayı başardı. Daha o yaralara müdahale bile yapılmamışken, şimdi bir de lise aşkı çıktı başımıza. 


Ömer'in İz'i gördüğü andan itibaren tamamen karakter değişimine gitmesi, hiçbir dediğine itiraz edememesi, öptüğünde "Başkasını seviyorum" diyememesi ve özellikle de çok büyük bir anısı olduğu halde, Defne'nin hediye ettiği Aşk ve Önyargı kitabını -okumaya- ona vermesi işi iyice çığırından çıkardı... Dedim ya, bu bölüm Ömer beni çokça şaşırttı. Sanki karakterin bir ikizi, yerini almış gibiydi... -Bu vesileyle Leyla Lydia Tuğutlu'ya hoş geldin diyorum...-


Sanırım Ömer gibi kusursuz bir erkek arayan kızlarımız/kadınlarımız, dün akşamdan itibaren aslında onun da -biz- diğer erkekler gibi olabildiğini gördü. Bu kendimizi şanslı hissetmem için bir sebepken, o masalsı karaktere veda etmek üzdü. Ha bundan sonra düzelir mi, elbette. Herhalde hep böyle kalmayacaktır. Ancak Defne ile arasındaki aşkın, her gelen eskiyle sallantı geçirmeyeceğinin garantisi yok gibi. İz bir ay sonra gidecek olsa bile, tekrar geri gelirse ne olacak peki...


Bölümlerdir Defne'nin çırpınışlarını, gerçeğin acısıyla kıvranmalarını izliyoruz. Neriman'ın zoraki telkiniyle Ömer'in asistanlığına dönüp, Nihan'ın gazlamasıyla da her şeyi anlatmaya meyletti ama bu sefer de önüne hep olur olmadık engeller çıktı. Sinan'ın onun son denemesinde yaptığı müdahale, biraz da kendi paçasını kurtarmak için. Dostunun üzüleceğini düşünen birisi, en başında böyle bir oyunun parçası olmazdı. Diyorum ya Defne'nin çektiği de çekeceği de bir değil, önüne hep bir engel çıkması ise acı bir gelenek gibi...


Son bölümlerde izlediğimiz Sinan, dostunun gerçekten üzüleceğini düşünerek böyle bir oyuna evet demeyecek biri aslında. Zira, ilk bölümlere göre çokça değişmiş bir karakter olarak karşımızda. Ama bunun bir dizi ve yaşanılanların da devamlılık arz ettiğini düşünürsek, durumu ancak 'paça kurtarmak' olarak yorumlayabiliriz. Aradan yıllar da geçmedi neticede... O da yaptıklarının bedelini ödüyor ama yavaş yavaş. Önce Defne'ye aşık olması, ardından o aşkın yaşamayacağı bir hayâl olduğu gerçeğiyle yıkılması ve şimdi de Amerika'dan dönen eski takığı Sude; bedeller zinciri gibi karşısında...


Sude ile ilgili ters köşe hepimizi şaşırtmıştı geçtiğimiz bölüm. Yerinde bir ters köşeydi, kabul. Lâkin içinden bir kumpaslar kraliçesi çıkabileceğini de düşünmedim doğrusu. Bu kadarını Neriman bile yapamaz-ki, onun sınırlarının ne kadar da geniş olduğu mâlum... Sinan'ın Yasemin'e aşık olduğunu söyleyen Neriman, büyük bir bombanın fitilini de ateşlemiş oldu. Onu, Yasemin'e kaptırmamak için başına bir şey gelmiş izlenimiyle araması, evine götürtmesi ve üzerine bir de aynı yatakta yatmaya ikna etmesi... Sude'den korkulur. Neriman'dan bir korkuluyorsa, ondan iki korkulur. Yasemin de korksun kesinlikle...


Onun korkması için tek sebep, Sude de değil hem... Geçtiğimiz bölüm Deniz'in yanındaki tavrı İso'yla aralarının buz gibi olmasını sağladı. Bölüm boyunca da iki taraftan hiç hamle görmedik. Hatta Yasemin hayatında hiç İso yokmuş gibi davrandı diyebiliriz. İso'yu toptan kaybetmesi olası yani, bunu anlaması ise uzun sürmemeli... Bir diğer korku faktörü, Deniz... Onun Sinan'ın saflığından yararlanıp Passionis'le bir ortaklık kurma oyununa girmesi şimdilik yakasını kurtarmasını sağladı ama her an gölgesini üzerinde hissedeceği yeni bir beklentiyle kapısını çalabilir. Yasemin'i ilk defa istemeden kötülüğe itilirken izliyoruz; bakalım bu korkularından sıyrılmayı başarabilecek mi?.. (başaramadı)


Bir gün diye gelen ve bir ay kalacağı ortaya çıkan İz'in, bir süre için Ömer ve Defne arasında sorun olacağı kesin. Gelecek bölüm fragmanı, Defne'nin zaman zaman gülümsediği ve Ömer'le mutlu anlar yaşadığını resmediyor ama genelinde ne olur muamma. Sanırım ikinci fragmanı da görmek gerekiyor, kesin bir şey söylemek için... Bu bölümün bir geçiş bölümü olduğuna dair inanç ve olumsuzluklardan sıyrılma mücadelesiyle, bir sonraki bölümü merakla bekliyorum...

Beklenen Kral

2 yorum :

  1. Kralcmm söz verdiğim üzere burdayım .Yazılarnı özlemişim yine muhteşem bir yorum olmuş kalemine sağlık .Diziye geçersek ben hiç beğenmedim duygular geçmedi bana Ömer de duygu kalmamış iz derin izler bırakmş galiba hemen saldı kendini kızı görünce dövmesini de iz için yaptırmiş bir de ya :-((( O kızın iz ini kaybettirecegim o derece uyuzum .Neyse umarım Km deki gibi haftaya düzelir diye diye boş şeyler izlemeyiz .Saygılar kral seviliyorsun .Elçin

    YanıtlaSil
  2. Yalnız İz çok güzel bir kızmış gerçekten. Oyunculuğu da iyi. Ben Yasemin'in İso'yu hiç anmamasına bozuldum. Oysa İso aşk acısı çekiyor.

    YanıtlaSil