17 Ekim 2015 Cumartesi

Kiralık Aşk: Sonsuz çekim


Bir beşik gibi bir o yana bir bu yana sallayan, ancak sonunda kalpleri fetheden bir çıkışla ekrana geldi bu hafta; Kiralık Aşk. Ömer ve Defne arasındaki aşkın önüne bir gayret engeller çıkadursun, her daim birbirlerini çektikleri gerçeğinden soyutlanmamız imkansız. Her mimikleri, bakışları, hareketleri, "Aşığım" diye bağırıyorken; onların derdi sadece bize ızdırap çektirmek olmalı!..

17. Bölüm


Elbette güllük gülistanlık aşklardan yana değilim. Zaten hiç kimsenin de, güllük gülistanlık bir aşk hayatı olmamıştır. İlla ki bir şekilde darbe yersin ve ya dirayetlisindir ayağa kalkmayı başarırsın ya da yediğin darbeyle vazgeçersin aşkından... Aşk kolay gibi gözüken, lâkin üstesinden gelmesi bir o kadar zor olan bir duygu yoğunluğu. Çıkmazlara girdikçe, kurtulmak maharet istiyor. Ömer ve Defne'nin haftalardır girdikleri çıkmazlar da, bangır bangır "Bizi kurtarın!" diyor...


Önce Neriman'ın tüm gerçeklerle sürekli Defne'nin karşısına dikilmesi, sonra da birden bire ortaya çıkan İz. Hangisi bir aşka daha büyük zarar verir derseniz, ben İz'i işaret ederim hiç düşünmeden. Ömer'in üzerinde çok büyük bir sihirsel etkiye sahip çünkü. Anlamlandıramadığımız ve bir yere koyamadığımız, 'reddedememe' durumu söz konusu. O reddetmeye meyillense de, senaryonun gidişatı hep ona sürüklüyor zaten Ömer'i. Onca mücadele ve aşk bilinmezliğinin sonucunda Defne'de kalp sızısından başka bir şey kalmayacaktı-ki, son anda şükür ki yardımına Necmi yetişti...


Ömer'in asistanlığı dışında, Defne için artık önemli bir kulvarın da kapısı aralanıyor anladığım kadarıyla. Mankenlik olmadı, geçiştirildi ama tasarımcı olmak ona çok yakışacaktır. Ömer'den aldığı hızlandırılmış kursun karşılığını misli misli verdiği de kesin. Bu derslerin son yaşananlardan sonra onları birbirine daha çok yakınlaştırdığı da; aynı şekilde. Ömer'in odasına her girmesinde karşısında İz'i buldu belki Defne ama bir şekilde, her durum lehine döndü. 


Defne için lehe dönen her durumsa, bir şekilde isyanı doğurdu Ömer için. Sude'nin "Hoş geldin" partisinde İz'in saçmasalak konuşmalarından sorumlu tuttuğu Ömer'e yersiz bir çıkış sergileyen Defne'nin, eğer onu Necmi bavulunu toplamak için eve göndermeseydi, çiftlik evinden o ani gidişini Ömer'e unutturacak adımını daha haftalarca bekler dururduk. Artık son raddeye gelen sinirler, aşkın kalbe sığmayacak kadar çok can acıtması derken; sonunda her şeyi itiraf etmesi enfesti. Değerli dostum @tvdunyasii'nın yukarıda gördüğünüz capsleştirdiği replik efsaneydi yani. Rica edeceğim bundan sonra İz faktörü ortadan kaybolsun. 


Tamam kalsın dizide ama bir tehdit olmaktan çıksın. "Kankam, kankam" diye peşinde dört dönen Koray'la çok iyi uyum yakaladılar, onlar öyle takılsınlar. Kahve falı baksınlar, fotoğraf çeksinler falan. Koray'ın mükemmel(!) kişiliğine, böyle mükemmel(!) biri gerekir zira kesinlikle. Bak Yasemin'e nasıl güzel bir manevra aldırıldı, ona da yapılabilir çok güzel bir şekilde. Deniz Tramba ne güne duruyor?.. Hiç olmadı everin onları bitsin, gitsin... 


Dizinin şüphesiz en kötü karakteri 13. bölüme kadar Yasemin'di. Ne zaman karşısına İso çıktı büyük bir değişimin içerisine sürüklendi. Artık onu kötü bir karakter olarak izlememek, gerçekten olağanüstü. Ve şüphesiz gözümüze daha güzel görünüyor... İso ile geçtiğimiz bölüm ve bu bölümün sonuna dek hiçbir iletişime geçmediler, parti sahnesinde ise işler sarpa sarıyor gibi gözüktü ama uzun sürmez, egosu ve kibrinden de soyutlanır Yasemin. Her şeyin bir zamanı, sırası var neticede. Birden yüz seksen derece değişmesini, İso dahil kimse beklemesin ondan. Ben inanıyorum, onu da başaracaktır. Bugüne bugün Deniz Tramba'ya karşı çıkma cesareti göstermiş bir kadın o!. Şahsen o karşı çıkışı sergileyeceğinden hiç umudum yoktu...


Ondan yana umutsuzdum, evet. İstemeyerek de olsa itildiği kötülüğün sonucunda tüm kreasyonu Deniz'e vermek zorunda kalacak sanıyordum. Lâkin o değil, Sinan teslim oldu Deniz'e. Ama ne korktuğundan ne de çekindiğinden. Tamamen Ömer'in çalışanı değil, ortağı olduğunu ispat etme dürtüsüyle hareket etti. Sırf, "Ben de patronum!" diyerek kreasyonu ona pamuklar içerisinde sundu. Önce onu denemek için eski kreasyonları vermiştir dedim ama o da olmadı. Passionis'i çok kötü günler bekliyor yani... Muhtemelen o kötü günler de, Ömer'le dedesinin arasını düzeltmek için kullanılacak...


Sinan'a kızdım mı? Evet... Ama hak vermeden de duramıyorum. Özellikle Sude'nin yemekte yaptığı konuşma sonrası bu durum kaçınılmazdı. Sude de, o da kötü niyetli değildi lâkin büyük bir karmaşa kapıda. Bu arada Sude'nin hem Sinan'la hem de Neriman'la yaptığı konuşmalarla bu bölüm gönlümü kazandığını es geçmemeliyim...


Bu bölümün sevindiren bir diğer gelişmesi, Necmi ile Neriman'ın barışmasıydı. O da tamamen Defne sayesinde olmuşken, umarım bundan sonra Neriman'ı ona karşı daha ılımlı izleriz. Hiç sanmasam da umut ediyorum işte. Bu arada, partide Nergis Kumbasar'ın sergilediği performans şahaneydi. Kendisini kutluyorum. Rica ediyorum karakterine telkinler versin ve Defne ile Ömer arasında bir tırpan olmayı bıraksın. 

O aşk, artık kazanmayı hak ediyor çünkü...

Beklenen Kral

1 yorum :

  1. Elinize sağlık yazılarınızı beğendim.Yalnız sözlük de öpüşemiyorlar falan deniyor sürekli ama son bölümde öpüşme sahnesi kırpılmış.Yazacaktım ama üye değilim.Siz bir parantez açarsanız sevinirim.
    http://www.startv.com.tr/dizi/kiralik-ask/video-galeri/sayfa/1/omer-sirilsiklam-asik

    YanıtlaSil