22 Ekim 2015 Perşembe

Poyraz Karayel: İçinden çıkılamayanlar...


Adil Topal'ın sonunda göründüğü, ancak yaratılan yeni kimliğiyle muhteviyatının pek de inandırıcı olmadığını düşündüğüm bir bölümle ekrana geldi bu hafta; Poyraz Karayel. Poyraz hem kendi hem de Meltem'in başını dertten kurtarmayı başardı ama babasının ortaya çıkmasıyla, tüm dengelerin yeniden değişebileceği ve her an başının belaya girme ihtimalinin daha da yüksek olduğu kesin. Hele de, tam tahmin ettiği gibi babasının Adil Topal olduğu ortaya çıktığında daha da ağrıyacak başı...

28. Bölüm


Poyraz'ın asıl dertleri henüz başlamadan, geçirdiği en sakin bölümdü diyebiliriz sanırım. O sakinliğin içerisinde büyük bir aşk ızdırabı, Meltem'i bulma, kurtarma, ayıltma girişimleri ve babasının yıllar sonra birden ortaya çıkmasının saklı olduğuna değinirsem de, Poyraz için hayatın nasıl da katlanılır(!) olduğu ortaya çıkıyor haliyle... Sinan'ın telefonu sonrasında Ayşegül'ün yapacağı en doğru hareketti, Poyraz'dan uzak durma kararı alması ama şans, bir o konuda Poyraz'ın yüzüne çok gülüyor ve ikili daima birbirlerinin içerisinde olduğu olayların göbeğine düşüyor. 



Hem Ayşegül hem de Poyraz'ın birbirlerini nasıl sevdikleri ortadayken, bu saatten sonra onları ayrı izlemenin saçma olacağı kesin. Zira bu süreçte ikisinin de kafayı sıyırdığı ortada. Biri gitti arabasını ağaca gömdü, diğeri de kalbinden Ayşegül'ün aşkının sökülüp alınması için dilekçe yazdırdı... Onların akıl sağlığı düşünülüyorsa eğer, ayırmayın gerçekten...


Begüm'ün evine taşınmaya karar veren Poyraz'ın bunun doğru bir karar olmadığını anlaması uzun sürmeyecektir. Bu sebeple üzerine düşmüyorum. Lâkin bu aynı evde yaşama durumu dönüp dolaşıp Begüm'le Poyraz'ı aynı yatağa sokarsa, kocaman bir "Yuh!" derim belirteyim. Sinan'ın annesinin dolduruşlarına daha fazla gelmemesi lazım yani. Zira Begüm'den, "Oğlum üçümüz aynı yatakta yatalım istemez misin?" gibi bir soruyla Sinan'ın kafasını karıştırmasını pek âlâ beklerim...


Beklemediğim durumlarsa Meltem noktasında oldu. İlk iki bölümde gösterilen karanlık yüzüne karşın, bambaşka bir durumun içerisinde olduğunu artık iyice kavradık. Geçtiğimiz bölümün sonunda, önce Sinan'ın vurulmasıyla bir alâkası olmadığını anlamıştık. Ardından da Ufuk'un sorduğu, "Adil Topal'ın hakkında ne biliyorsun?" sorusuyla babasına ulaşmaya çok da yaklaştığını tahmin etmiştik. 


Bu hafta tam da tahmin edildiği gibi oldu ve Adil'in, gerçekte kim olduğu ortaya çıkmasın diye yanıp tutuştuğunu, hatta bu uğurda kızına işkence yapılmasına dahi göz yumduğunu öğrendik. Meltem'in Poyraz'ın evine girip Sinan'la ilgili dosyayı almasının sebebi de, onu kimin vurduğunu ortaya çıkartmakmış... Meltem olabildiğince iyi niyetliymiş de haberimiz yokmuş gerçekten...


Poyraz için asıl sevindiğim nokta da bu oldu. Babasıyla ilgili birçok sorun bekliyor onu ama en azından kardeşi yönünden yüzünün gülmesi lazım geliyordu. Meltem ne kadar uçuk kaçık bir karakter olsa da, Poyraz'a çokça yardımı dokunacaktır. Şimdilik en büyük soru işareti, inşaatta Poyraz'ın ağzından laf almaya çalıştığı adamı neden aşağıya attığı... Onun da altından bambaşka bir şey çıkarsa hiç şaşırmam şahsen...


Şaşırmamak bir gelenek oldu zira, genelde bir sonraki adımı rahat tahmin edebiliyoruz bu sezon. Zihnen yorulmamak iyi ve ortada büyük bir soru işareti olmadığında dizinin içerisinde ilerlemenin daha keyifli olduğu kesin. Bir kucak dolusu düğüm içerisinde ne izlediğine konsantre olabiliyorsun ne de düğümleri çözebiliyorsun çünkü... Bundan sebep, Despina'nın banka hisselerinin peşine düşenin de Adil Topal olduğunu görmek şaşırtıcı değildi. Ancak bu kadar çok kirli oyun ve tezgahın sonrasında, geçtiğimiz hafta yazımda da değindiğim gibi bu adama ülkenin tapusunu verin madem?.. O nasılsa her şeyi zorluk kullanarak da olsa elde ediyor, neden uğraştırıyorsunuz ki?.. 


Bak milletvekili olmayı bile başarmış. Hatta, tam da içerisinde olduğu uyuşturucu konusunda bir komisyonun da başına geçmek niyetindeymiş... Adil Topal, yani takma ismiyle İsmail Karayel'den gerçekten korkulur. Adam koskoca milletvekili olduğu halde, kimsenin ondan haberi yok. Ne Poyraz'ın ne de Bahri'nin... Hadi Bahri ismini değiştiğini bilmiyor ama simasını hatırlıyor; daha önce hiç mi gazetede, televizyonda görmemiş?.. 


Peki ya Poyraz, nasıl olur da babasının milletvekili adayı olduğu karşısına çıkmaz. Nasıl bir sebep buna engel olur; aklım, dimağım almadı... Adil Topal'ın ortaya çıkışı çok şatafatlıydı da, o çıkışın bağlandığı nedenler bir bir elde kaldı... Bu konunun aydınlığa kavuşması şart, kesin kez ikna olmadım çünkü. Böylece bırakılırsa da yandık ki ne yandık...


Mete'nin attığı her adımla Ayşegül'le arasında bir adım daha mesafe katettiği çok açık. Hele de şu an Poyraz'la aralarında ayrılık rüzgarları esiyorken, bu yakınlaşmalar hiç de tasvip edilecek cinsten değil lâkin, adamın iyi çalıştığı da apaçık ortada duruyor. Kafasına bir şey koyduğunda başaramaması gibi bir durum yok. Şimdi de Ayşegül'ün kardeşinin gerçekte yüksek dozdan ölmeyip, öldürülmüş olabileceği ihtimalini gün yüzüne çıkarttı-ki, bu Ayşegül'ün en hassas noktalarından birisi. Gelecekte o ölümün sorumlusunun da Adil Topal olduğu ortaya çıktığında Mete'nin bunu Poyraz'a karşı kullanacağı çok açık. Babasının işlediği suçtan Ayşegül, Poyraz'ı suçlamaz ama aralarına bir mesafenin girme ihtimali de var... Anlayacağınız Mete iyi bir avukat olsa da, Poyraz cephesinden baktığımızda tam bir baş belası...


Sema'nın hastalığı da iyice ayyuka çıkmışken, yakında Bahri için çalışmaya da başlayacaktır. Bu süreçte Sema'nın başından neler geçer o da muamma. Umarım silik bir karaktere dönüştürülmez. En büyük korkum o çünkü. Tam eski formunu yakaladığını düşündüğümüz her seferinde, birden kontak atması can sıkıcı. Sefer bakalım onu hastaneye gitmeye ikna edebilecek mi?. En önemlisi de sonra neler olacak?.. 


Ve Zülfikar... Sonunda ruh eşini buldu. Kendisi gibi kapitalizmin insanlık üzerindeki olumsuz etkilerine dair çokça sağlam tezler savunan Meltem'le pek iyi anlaşacaklarına eminiz. İki bilinçli karakterimiz yan yana geldiklerinde büyük bir 'sosyal çığır' açacaklarıysa kesin. İlgiyle takip edeceğim...

Beklenen Kral

3 yorum :

  1. Merhaba,
    İsmail Karayel'in milletvekili olduğunu Poyraz'ın bilmemesi çok normal. Adam klasik veya sosyal medya ile pek ilgili değil gibi. Bahri Baba da atlamış olabilir. 400 milletvekilinin herbirini hangimiz biliyoruz ki. Yeni milletvekili olduysa ve alıcı gözle adama bakmadıysa o da atlamış olabilir (ki ismini okusa zaten bir şey ifade etmeyecektir) ve ilk gördüğünde tanıdı zaten. Ama bir hacker ve araştırmacı olarak Meltem'in babasının milletvekili olduğunu kesin bilmesi lazım diye düşünüyorum. Ama o da Adil Topal olduğuunu bilmiyor herhalde.

    YanıtlaSil
  2. "Babasıyla ilgili birçok sorun bekliyor onu ama en azından ka.." Birtek Poyraz beklemiyor. MELTEM'DE BEKLIYOR. Bu baba durumlarin altinda tek Poyraz ezilmedi. Meltem'de ezilde, hatta Poyraz'dan daha cok, cünkü o babasini daha cok seviyordu.

    YanıtlaSil
  3. "Babasıyla ilgili birçok sorun bekliyor onu ama en azından ka.." Birtek Poyrazi beklemedi. O Melteminde babasiydi. En az, hatta Poyraz'dan daha fazla Meltem bu baba konusunda aci cekti, cünkü o babasini daha cok sevmisti kücükken.

    YanıtlaSil