2 Mart 2016 Çarşamba

Hayat Şarkısı: Korkma sana bir şey olmaz...


İnsanın işlemediği bir suçun günahını çekmesi kadar zor bir şey yoktur herhalde. Hiçbir şeyden haberin yokken en harlı ateşin seni beklediğini öğreniyorsun. Verdiğim tüm emekler, çaban, akıttığın ter de beraberinde yanmaya hazırlanıyor üzerine. Gerçekten zor. Üstesinden gelmesi de bir o kadar imkansız. Kerim'in yaşadığı hiç kolay değildi. Ne kadar pişmanlık duyarsa duysun Hülya'nın yaptığınınsa affedilir bir yanı yok...


4. Bölüm


Onca emek vermiş olarak, çalışmalarının karşılığını istemesinden daha doğal bir şey yok Kerim için. Babasını karşısına almaya cesaret edecek kadar da gözü pek davrandığını gördük zaman zaman. Bir anlık kızgınlık ya da İstanbul'a gitme arzusu, sebebi ne olursa olsun Hülya'nın böyle 'lekeleyici' bir iftiranın mimarı olmaması gerekirdi. Hoş, Hülya'dan bahsediyoruz yapacaklarının sınırı yok. Lâkin akla ilk gelen soru şu; Hüseyin bunun peşine düştüğünde altından nasıl kalkacak?.. Çok zengin, varlıklı ve ülkenin itibarlı iş adamlarından birinin oğlu başka bir ülkede 'taciz'le suçlanıyor düşünsenize. Bunun faturası bir şekilde kesilmez mi, hele de suçlanan taraf aslında suçsuzken?..


Evet, Hülya sorun çözmek noktasında oldukça pratik. Ancak, attığı hiçbir adımın bir sonraki aşamasını düşünmüyor. Neyin nereye varacağından ve sonunda kendini bulup bulmayacağından habersiz. Klâsik olarak kötülüğünün gün yüzüne çıkacağını pek sanmıyorum ama normal şartlarda çıkmaması da imkansız. Zira bizim birkaç bölüm dahi olsa, tanıdığımız Hüseyin'de bu potansiyel kesinlikle var...


Fragmanda meselenin peşine düşeceğini gördük ama onun -şimdilik- engellenmesi de Melek üzerinden olacaktır. Bayram kendisi çok düzgün bir adammış gibi oğlunun ahlâk bekçiliğine soyunmuşken, karşısına aldığı kişinin kalbini kırdığı/kıracağı kesin. Şu bir gerçek ki, Melek de suçsuz değil. Evliliğini öğrendikten sonra Hüseyin'den uzak kalmak için hiçbir çaba sarf etmedi. Kendini bir iki defa geri çekmekle meselenin çözülmeyeceği de kesindi. Hüseyin hayatın tadını ilk defa almaya başlamış modunda takılıyorken, Melek geri adım atmadığından da her şey daha çok göze batar oluyor.


Kişi kendinden bilir işi misali Bayram da hemen anladı haliyle. Şimdi bir de Hülya'nın çocuğunu Hüseyin'den sanacak ve işler daha da karışacak. Elbet bu Hüseyin'in de kulağına gidecek. Her şeyin üzerine, bir de yanlış anlamaları düzeltme girişimleri derken; olan sadece o ve Melek aşkına değil, Kerim'e atılan iftiranın çözümüne de olacak. Kendi derdine düşen Hüseyin, kardeşinin derdini bir süre için de olsa boşlayacak. Bir zaman sonra tekrar peşine takılır ama o zamana kadar da Hülya her şeyi lehine çevirir zaten. Yani senaristimiz Hülya'ya çalışıyor azizim...


Farkındaysanız bölümün sonundaki Filiz'in konak ziyareti bu olayların hiçbir yerinde yok. Zira henüz o meselenin Hülya'nın başını ağrıtması için çok çok erken. Bir şekilde Filiz'i savuşturmayı başaracaktır. Şuan için onun bir tehlike arz etmediği acı bir gerçek. Tabi nasıl savuşturacak merak etmiyor da değilim. Böyle bir yıkıldı ama unutmamalı ki, küllerinden doğmaya çok alışmış birisi Hülya...


Gelelim ahlâk bekçimiz Bayram'a... Bir insanın ne kadar yüzsüz ve vurdumduymaz olabileceğinin en güzel örneklerinden birisi. Ahmet Mümtaz Taylan canlandırmıyor olsa muhtemelen bölümün başından sonuna saydırırdık ama o kadar tatlı bir karakter sunuyor ki bize, ister istemez gönlümüzü çeliveriyor... Hadi gül gibi karın Süheyla'yı zamanında aldattın, üstüne bir de çocuk yaptın. Yetmedi konağa getirip, yaşamasını dayattın. Ama yani annesinin de konakta yaşamasına göz yumması kadar saçma bir şey olamaz. Kadının başı dertte olabilir. Lâkin koskoca Bayram'ın bir tek gayrimenkulü mü var? Gitsin başka yerde kalsın.

Sen onca yıllık eşinin "Boşanıyorum senden" demesini önemsemeden, jipinin önüne geçip de "Gidemezsiz Süheyla" diyeceğine metresini yolla evden. Bak ne oldu?.. Zeynep'in gazlamasıyla eve baskın yapan Süheyla kadını kapının önüne koydu. Koydu bile denmez, bildiğin attı. Darısı kızının başına. Hayatımda gördüğüm en itici ve yüzsüz karakterlerden. Nazarımda Hülya bile daha kıymetli, düşünün durumun vehametini...


Bayram kadını evden attığını öğrenince Süheyla'ya cephe alırsa işte o zaman ne kadar 'tatlı' olursa olsun giydirmekten asla durmam. Her şeyin fazlası zarar. Nikahlı karın tamam da, istediğini dayatabileceğin kölen değil o senin Bayram efendi...


Başından sonuna keyifli ve vurucu sonuyla da merak uyandırıcı bir bölümdü izlediğimiz. Çok sık dillendirip de nazar değdirmek istemiyorum lâkin, umarım çizgisini hep böyle devam ettirir ve zamanın nasıl aktığını anlamadan huşu içerisinde izlemeyi sürdürürüz. Bakalım yaptığı plân sonradan pişman olsa da başarıyla sonuçlanan Hülya'nın başına, başkalarına ördüğü çoraplar ne zaman dolanmaya başlayacaklar...

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder