24 Mart 2016 Perşembe

Poyraz Karayel: Gelen gideni aratır mı?..


Gelen gideni aratır derler ya hani, bu bölüm resmen öyle bir ruh halinde izledim Poyraz Karayel'i. Nasıl çakma Adil İsmail Karayel geldiğinde Zafer'i, gerçek Adil geldiğinde çakma Adil'i aradıysak, Neşet'in gerçek yüzünü gördüğümüzde de, o haftalarca ölsün diye beklediğimiz Adil'i arar olduk. O en azından öldürmeye programlanmıştı. Neşet, fantezi türünde ele geçirme girişimlerine başladı bile...

50. Bölüm


Tabi böyle olacağını daha önceki referanslarımızdan biliyorduk. Bu bölümün ikinci fragmanını gördüğümüzde de duruma aydık. Neşet'in takındığı iyi hâl tamamen bir rolden ibaretti. Babasını öldürtmek ve tahtının yeni sahibi olmak için kullanmış aslında Bahrileri. Tabi onun gözü sadece Adil'in kanlı tahtında değil; Ayşegül'e de göz koymuş durumda. İşte orada işin rengi değişiyor. Tamam babasından daha hastalıklı biri şimdi başa geçme eğilimleri gösteriyor lâkin, Ayşegül'ü elde etme çabaları ne izlenesi ne de kabul edilesi olmayacak.

Daha önce Zafer'de gördüğümüz birçok huyun içerisine işlendiği bir karakter Neşet. Entelektüel kişiliği, klâsik müziğe ilgilisi ve Ayşegül'ü elde etme isteği şimdilik belirenler. Umarım, onun kurduğu her plânın elinde patlaması da işlenmiştir Neşet'e. O zaman tadından yenmez işte... Tolga Güleç'in karakteri çok başarılı giydiğini belirtmek istiyorum. Ancak geçen yazımda belirttiğim gibi, kötülüğün safında olduğundan Neşet'in de ölmesini dört gözle bekliyorum. Olmadı Adil'i gömdükleri mezardan çıkarıp, yerine onu gömsünler. Ona bile razıyım...


Evet, Adil'in geri gelmesini isteyeceğimi ben de düşünmezdim. Zira karakter altı bomboş bir kötüydü. Şimdiyse neden Ayşegül'ü takıntı haline getirdiğini anlayamadığımız Neşet peydah oldu. İkisini yan yana getirince haliyle Adil daha katlanılır duruyor. Macit Koper'in şahane performansını, özellikle de mimiklerini özleyeceğiz. Adil hak ettiği sonu yaşadı. Biri gelip de sonradan kurtarmadıysa, bir daha da dönmez gerisin geri. Lâkin bu Ethem Özışık. Hiç de belli olmaz yani. Bekleyip göreceğiz...


Bölümün iyi tek yanıysa, Bahri'nin kaybettiği itibarını geri kazanmasıydı. Tabi bunun çok uzun süre devam edeceğini sanmıyorum. Mâlum, Adil'in elindeki belgelerle dizginlediği adamların çıkış yolu, Neşet oldu. Bahri'ye dosyalarla ilgili istihbaratı verdi ve onlara korku salmasını sağladı. Ardından da biraz önce beğenmedikleri kendine hepsini muhtaç etmiş oldu. Güzel plândı kabul edelim. Tutan ilk ve son plânı olursa da pek sevinirim. Zira belgeleri geri almak için İhsan'la birlikte kurdukları tezgah, Poyraz engeline takıldı bile. Sadreddin çocuğun kendinden olmadığı ortaya çıkmasın diye hepsini vermeye hazırdı ama gerçeklerden kaçamadı. Bahri de artık bu meseleyi biliyor. Bunun ilk iyi yanı Neşet'in dramına dönüşecek olmasıyken, diğer iyi yanı Songül'ün başının çokça ağrıyacağı gerçeği. Artık bundan da hiçbir zarar almadan kurtulmaz herhalde. Bahri bir zahmet kapıya koyuversin.

Songül'le ilgili aynı şeyleri tekrar edip durmayacağım. Karakterin bu zamana kadar bizi nasıl darladığını biliyoruz. Kendine hep bir çıkış yolu yaratıyorken, bu meseleden de elini kolunu sallayarak çıkması can sıkıcı olur. Biraz sürünsün ki aklı başına gelsin. Sadreddin'in de ondan kurtulmak için eline geçen aslında güçlü bir koz bu. Sadece itibarını biraz zedeleyecek cinsten ama o da zaten yeterince zedelenmiş durumda... 


Songül'den kurtuldu, başı da dertten kurtuldu değil. Onunla aynı kulvarda rahatlıkla yarışabilecek Begüm'e aşık olmak da ancak Sadreddin'den beklenirdi. Durumu tam olarak yağmurdan kaçarken doluya tutuldum oldu. Bakalım bu gerçekle yüzleşince kafasını duvardan duvara vurması ne kadar zaman alacak. Ha belki de çok mutlu olurlar. Onu da hep birlikte göreceğiz.

Tabi bu bir yanıyla da, İpek'e ihanet. Kız senin için hapislerde çürümeyi göze alsın sen git, başka bir kadınla daha o gece halvete gir. Ah Sadreddin ah, aslında yatacak yerin yok da bakma işte...


Gelelim, kaş yapayım derken göz çıkartan Taş kafaya... Yahu Ümran'a evlenme teklifi ettin, beklediğin karşılığı da aldın. Hemen ertesi gün evlenmek zorunda mıydın da, gittin kocasını gömdüğünüz yeri polise ihbar ettin?.. Bekle, aradan birkaç zaman geçsin. Gaiplik sebebiyle evlilik düşsün falan. Sen ne diye kadını ateşe atacak adımlar atarsın ki, al işte kodese girme tehlikesiyle karşı karşıya Ümran. Eserinle gurur duy.

Tek şüpheli Ümran ama sonuçta adamı öldürüp de oraya getirip gömebileceğini çocuğa anlatsan ciddiye almaz. Bu da meselenin tatlıya bağlanmasına sebep olur sanıyorum. Rica edeceğim suçsuz kadına böylesi trajik bir son yazılmasın...

İtiraf etmeliyim keyifli bir bölümdü izlediğimiz. Tek sorunum, üstüne basa basa söylüyorum; Neşet'in Ayşegül takıntısı. Ya altı güzel bir şekilde doldurulsun ya da kan döktürecek mevzular açılmasın. Zaten beş parasız, evinin kirasını bile ödemekten aciz bir Poyraz çizilmeye başlandı, bir de başımıza seri katil olup çıkmasın...

Beklenen Kral

2 yorum :

  1. Anil'dan haber var mi? Yokluguyla ilgili bir aciklama getirilmis miydi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ümran'ın "'Çocukları' uyuttum" söyleminden başka esamesi okunmadı.

      Sil