18 Ağustos 2016 Perşembe

Aşk Laftan Anlamaz: Aşka söz geçer mi?..


İnsanın kalbinin atmasını önlemesi ne kadar mümkündür? Mümkün müdür, aşkına engel olabilmesi? Gerçeklerden ne kadar zaman kaçabilir ki, boşa yalanlar savursun? Ne kadar zaman daha susturabilir kalbinin haykırışlarını, atmasını asla önleyemediği gibi?.. İstemediği, beklemediği bir çocuğun babası olacak olmakla bitmiyor Murat'ın başına gelecekler. Ruh hastası bir kadının kocası, kalbinin sahibi Hayat'ın uzağı olacak artık. En azından böylesini plânlıyor. Peki bu konuda ne kadar başarılı olabilir?..

8. Bölüm


Didem dizinin başlarında saf-salak bir karakter olarak çıkmıştı karşımıza. Açıkçası hiç zararlı görünmüyordu. Belliydi sonunda altından böyle bir şey çıkacağı ama karakterin bize gerçek yüzünü göstermesi birkaç hafta aldı. Şimdi tam bir sinsi yılan modunda. İstediği her şeyi güzellikle ya da zorla elde etme konusunda da eline kimse su dökemez durumda. Aklı başında olmadığı ve yaptıklarının bir sonraki aşamasını düşünmediği için de hep kaybeden olacak... Hamilelik meselesinin aslı astarı nedir bilemiyorum. Her ne kadar Doruk'la birlikte yeni bir test daha yaptırmış olsa da, altından bir çapanoğlu çıkmaması sürpriz olur. Yok eğer bu gerçekten gerçekse, orada sıkıntıların baş göstermesi de kaçınılmaz olur. 


Öncelikle Hayat'ın bir kadın olarak duruşunda sorun var gözükür. Her ne kadar zoraki bir evlilik olsa da, ciddi bir durum var ortada. Bunu hiçe sayarak devam etmek, karakterin kendi kişiliğinden yemesine sebep olur. Şu anlık sadece aşkın verdiği o yoğun duyguya bağlıyorum yaşananları lâkin, böyle sürmesi gerçekten sıkıntı. İkinci olarak da her durumda Didem haklı olur. "O benim kocam!" diye karşısına dikildiğinde, Hayat'ın verecek bir cevabı kalmaz. "Ama beni seviyor!" demesi de yine kişiliğinden yer. Her türlü sıkıntılı bir durum anlayacağınız. O sebeple, bu hamilelik meselesinin bir yalan çıkması çok çok önemli. Tamam birkaç zaman senaristler durumu kanırtsın ama sonunda hamilelik sahte çıksın. Didem gibi birinin, her türlü rezilliği göze alarak böyle bir yalana başvurması kimseyi şaşırtmaz zira...


Birbirini seven bu iki insan arasında engeller olabilir, olacaktır da. Bunların en büyüğü de Hayat'ın yalanı zaten. Ancak, buna başka bir kadınla evlilik ve hamilelik dahil edilirse durum yaş dediğim gibi. Hayat'ın imajı ve duruşu toparlanamaz çünkü. Bakalım, senaristlerimiz bu konuda nasıl bir ilerleme kaydedecekler...


Zoraki de olsa nişanlanan Murat'ın, bölüm sonundaki sözleri ne kadar olması gereken türde peki?.. Hayat'tan kurtulmak için değil, Hayat'ın yaşanacaklar yüzünden daha fazla canının yanmamasını istemesi açısından oldukça doğru. Ama karakterin 'yalan' sevmediğini düşündüğümüzde de biraz kendisiyle çeliştiğini görüyoruz. Sevgisinin yalan olduğunu söyleyen biriyle, gerçekte bildiği ismin ve hayatın kendisine ait olmadığını söyleyen birisi arasındaki tek fark; birinin suç kapsamına girmesi. O kadar. Yalansa o da yalan. Bundan ötürü Murat'ın başka bir çıkar yol bulması lazımdı. Sevgisini inkar etmeden, Hayat'ı kendinden uzak tutmalıydı. Gelecek bölüm fragmanında bunu gördük. Ona olabildiğince mesafeli davranması yeter de artardı. Şuan durum nasıl toparlanacak merak etmiyor değilim... Birbirlerinden bir an olsun uzak kalamayan ikilinin hayattaki en büyük sınavları hiç şüphesiz içine düştükleri bu sevda olacak...


Kerem'le İpek noktasına gelirsek... Stockholm sendromu benzeri bir duruma itildiği için İpek'i bu aşkın içerisinde görmekten hâlen çok da mutlu değilim. Ancak sert-otoriter tavrını sürdürdüğü, ipleri Kerem'in eline vermediği için de mutluyum. En azından Kerem'in ağzının ortasına terlik çarpacak gücü söz konusu. Gerçek hayatta böyle bir durumun sonunun ölüm olabileceği ihtimali/gerçeği de bir köşede dursun. Bir zaman daha onları olumlu yönde desteklemem mümkün değil ama komikler, evet (içten içe desteklemeye başladı ama henüz inkar aşamasında)... 


Aslı-Doruk aşkıysa, iki çılgın karakterin şimdiye çoktan içerisine düşmesi gereken bir durumdu. Bu bölüm filizlenmeye başlayan aşklarının, gelecek bölüm itibariyle yazılan yan yana sahnelerle taçlanacak olması şahane. Dizinin her yanından pozitif enerji saçılan bu iki tatlı karakterini birlikte görmek güzel olacak. Tabi, Doruk'un çapkınlığını Aslı nasıl dizginler bilmem. Eline kocaman bir şırınga alıp tehdit etmesi ise temennim!..

Keyifli bir bölüm izlediğimizi söylemeliyim. Aşk Laftan Anlamaz kötü bir ilk bölümün ardından her hafta çıtasını biraz daha yükselten bir iş oldu. Şimdilik tersi bir gidiş de söz konusu değil. Reyting yönünden kanalını tatmin ettiği de düşünülürse önü açık gibi. Diziye dair tek sorunum, her bölüm sonunun bir klişeyle bitirilmeye başlanması. Altıncı bölüm sonunda Hayat'la Murat'ın geçirdiği keyifli bir akşamın ardından, Didem geldi hamileyim dedi. Yedinci bölüm sonunda, Kerem daha önce Hayat ile gittiği restorana bu sefer Didem'i götürdü ve orada olan Hayat, yine Didem'in ağzından evleneceklerini öğrendi. Bu bölüm sonunda da, Hayat'ın hakkında düşündüklerini hatırladığına karşılık Murat; "Yalaağğnndı" dedi. Tamam, hepimiz Yeşilçam filmlerini pek severiz. Ancak hiç birimiz 100 metre derine oksijen tüpsüz dalıp yüzmeyi başaramayız. Bilmem anlatabildim mi?..

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder