4 Ekim 2016 Salı

İçerde: Derine saplanmaktan kaçınmak...


Bir insan sevdikleri için ne kadar büyük risklerin içerisine girebilir? Ne kadar mücadele edebilir ya da ne kadar süre en derine batmadan geçmişini çıkartmaya çalışabilir? Ve başarabilir mi gerçekten, mücadele ettiği her şeyi kazanabilir mi en sonunda? Yoksa boşuna mıdır tüm çabası. Bir hiç uğruna mıdır mücadelesi?.. Sarp için olayın kısa özeti tamamen bu. Şuan öyle bir gidişatın içerisinde ki ne gerisin geriye dönebilir ne de gözünü karartıp daha derine dalabilir. Ne yok sayabilir gördüklerini, duyduklarını, bildiklerini ne de olmamış gibi davranabilir geçmişi. İşi gerçekten çok zor ve her bölüm başka bir sınanma kapısında bekliyor. O şimdilik her birini kapıda, hoş geldin diyerek karşılıyor ama elbet bir yerden sonra tak edecek canına. İşte o zaman karanlık tarafa mı geçmek gerektiği sorusu çıkacak karşısına. Yani en derine, bir daha yüzeye ulaşamayacağı kadar dibe. Ve vereceği karar her şeyi tümden değiştirecek sonrasında...

3. Bölüm


Babasının hapishanede geçirdiği hayatı, kardeşinin ölümü derken; Sarp'ın kinlenmek için birçok sebebi olmuş hayatı boyunca Celal'e karşı. Bence karşısında iyi bile dayanıyor, tüm içinde biriktirdiklerini kusmamak için. Bu hali nereye kadar devam eder bilmem ama etrafındaki çember de sürekli daralıyor. Bir yandan Davut, bir yandan Hasan (nam-ı diğer Alyanak) onunla ilgili şimdiden kuşkuya düştüler bile. Celal, özellikle geçen bölüm yaşanan silah olayından sonra güveniyor gibi gözüküyor ama her an karşı bir argümana tutunmaya çok açık durmakta. Zira babasını sessizliğe gömdüğü, kardeşini öldü bildiği bir adamın bu kadar itaatkâr olması imkansız geliyor olsa gerek. Altında kim olsa bir çapanoğlu arar. Sarp kendini iyice tuttuğu sürece hiçbir şey bulamaz belki ama aşk, en hassas noktası olacak bu konuda...


Melek'e tutulmaya başladı. Görünen o ki Davut da Melek'e tutkun. Yetmezmiş gibi Sarp'la onları yan yana gördü bile, o yanında değilmiş gibi davrandıktan sonra hem de. Gözünden akan o bir damla yaş çok şey anlattı. Bundan sonra Davut, ayrı ilgilenecek Sarp'la. Açığını bulmak, en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlamak için uğraşacak. Başaramaz ama suyu ne kadar bulandırırsa kendisi için o kadar kâr. Bakalım, Celal ne zaman tam olarak Sarp'a güvenecek ve tüm tehlikeleri savurmak onun için daha kolay olacak...


Aşkın esiri olacak bir adam gibi durmuyor aslında Sarp. Bize gösterilen o 'acının' hiçbir yerinde aşkın yaratacağı bir zayıflığa yer yok. Lâkin, dengelerin de değişmesi lazım ve bunun için aşk en önemli koz senaristin elinde. Her ne kadar Melek de Celal'in bir kurbanı olsa da, atacağı her adım ona yarayacak ve Sarp'ı kafasındaki plândan her seferinde bir adım daha uzaklaştıracak. O yüzden insan için için keşke bu dizide de derin bir aşk olmayıverse diyor. Ama olacaktır. Ve o da Sarp'ın yumuşak karnına dönüştürülecektir. Sonrasıysa onu hem Melek'i koruma, hem kardeşini bulma, hem de Celal'den intikam alma döngüsüne hapsedecektir. O bahsettiğim dip var ya yazının başında; işte tam da onun içine çekecektir.


Burada önemli olan şey, Mert'in Umut olduğu gerçeğinin ne zaman ortaya çıkacağı. Zira tüm dengeleri değiştirecek asıl mesele o. Sarp'ın düşürdüğü kendinin fotoğrafının ona bir çok sürpriz hazırladığı kesin. Gerçeklere bir o kadar yaklaştırdığı da. Ancak fazlaca yanmış olacak ki fotoğrafı gördüğünde kendi olduğunu anlamadı. İçine düşen kurt, bir yerlerini kemirdi gibi gösterildi lâkin, bu sefer de çok üstünde durmadı... Füsun için de en önemli mesaj aslında o oyuncakta saklıydı. Mert hiçbir şeyi hatırlayamıyor da, o nasıl oyuncakla kurduğu yakın ilişkiyi bir yere bağlayamadı; aklım almıyor. Geçtiğimiz bölüm çocuğu olduğunu nasıl hissedemediği yönünde eleştirdim ama herkes bunun çok zor olduğunu söyledi. Ayrıca 3 yaşında birinin annesini hatırlamasının da çok zor olacağını dillendirdiler. Tamam bu böyle, o oyuncak üzerinden de mi hiçbir etkileşim alamazdı Füsun? Hadi Mert'de hiçbir flashback çakmadı yine, onu yanına almış uyuyan o çocuk Füsun'da da mı hiçbir flashbak çakmasına sebep olmadı? Bu konuda sanırım daha çok söyleneceğim ben...


Hayır en azından kardeşi olduğu gerçeği ortaya çıksın da, Celal'e karşı gizlice iki koldan savaşsın Mert ve Sarp. Bir de öyle bir mücadele izleyelim. Çünkü Sarp ne kadar süre tek başına kalırsa, o kadar daha çok tehlikenin içerisine çekilecek. Ona hem yakınında olup hem de bir o kadar uzağındaymış gibi görünen birisi lazım. Bu da Mert'ten başkası değil. Bakalım, bu gerçek ne kadar süre daha ciğerimizi deşecek...


Tabi o güne kalmadan Celal, Sarp'ın ciğerini deşmezse... Mâlum bölüm sonunda, Yusufların baskını sırasında dinleme cihazını kimin koyduğunu öğrenmek için gizli kamera kayıtlarına bakmaya karar verdi; bizi de Yusuf'u da bir ateş çemberinin içine itti. Olur da o kayıtları izlerse Sarp için bu içerde olma oyunu başlamadan biter. Yok, bir engel çıkarsa da nasıl çıkar muamma. 

Heyecanlı bir yerde bitti anlayacağınız. Yusuf ya da başka bir polis, kimin koyduğunun ne önemi var da kamera kayıtlarına bakma ihtiyacı hissetti Celal bilemiyorum ama bu işin sonunda en başından Sarp'ın Yusuf tarafından görevlendirildiğini düşünüyor çıkarsa da zerre şaşırmam. Başka bir yere çekemedim zira ben bu kamera kayıtlarına bakma merakını. Göreceğiz ne çıkacak altından...

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder