8 Mart 2017 Çarşamba

Hayat Şarkısı: Katlanamıyorum...


Yine bolca söyleneceğim bir yazıya başlıyorum, hazır olun. Ama sanmayın ki genele dair bir söylenme olacak. Safi, Cem'e dair yine, yeni, yeniden. Gerçekten illallah ettim çünkü. İzlemekten hazzetmek şöyle dursun, tahammül edemiyorum karakteri görmeye, o ağza bir türlü oturmayan dublajı dinlemeye. Onun dışında enfes bir bölüm izledik. Her duygudan da tattık. Ama tüm bu güzelliklerin arasında karşımda Cem'i gördüğüm her seferinde sinirim tepeme çıktı, durdu. Katlanamıyorum, sevgi pınarım Mahinur Erguncum; katlanamıyorum. Ne olursun Cem defterini artık kapat. Bu kadar suni, inandırıcılıktan yana zerre etkisi olmayan bir karakterin elinde bizi heder etme. Bir iki haftaya bitsin lütfen bu mesele...

45. Bölüm




Hani iyi yanından bakmaya çalışayım diyorum, o da olmuyor. Hatçe de sinir bozucu bir karakter ama kadın geçen bölüm yorumumda dediğim gibi, en azından her yarattığı kaotik durumun ardından şahane sahneler izlememizi sağlıyor. Oyunculuğuna değinmiyorum bile... Ama Cem'de ikisi de yok. Böyle olunca da, sahnelerinde gerçekten insanın canı sıkılıyor. "Neden?!" diye avazı çıktığı kadar bağırmak istiyor. Daha ne kadar süre varlığına katlanmak zorunda kalacağız çok merak ediyorum. Ama bilinsin ki, dayanamıyorum... Ablasını öldürdüğü Filiz'i heder etmesi, şu sıra Cevher ailesine vermeye çalıştığı zararlardan daha çok sinirimi bozuyor. Kadının zayıf, düşkün anından yararlanıp hayatına girdi ve her anını zehir etmekle meşgul şimdi. Cevherler en azından yarattığı 'saçma' kötülüklere maruz kaldıklarında bu gerçekle yüzleşiyorlar, Filiz ise iki bölümdür bildiğin elinde işkence çekmekte. 


Belli ki akli melekelerini de tümden yitirmiş. Gözü hiçbir zaman paradan başka bir şey görmüyordu ama şimdi tamamen para diye ölecek duruma gelmiş. Yok tüm Cevherleri öldürecekmiş de, tek Mehmet'i bırakacakmış; ona kalan serveti de kendisi yiyecekmiş. Yok ya, o ne kafası öyle? Bunca insanı öldüreceksin ve hâlâ rutin hayatına devam edebileceksin öyle mi? Tüm dünyada seni kırmızı bültenle ararlar, akılsız! Nah, yersin o paraları!.. Kusura bakmayın, normalde kullandığım bir dil değil bu. Ama diyorum ya, tüm bu güzelliklerin içerisinde böylesi karaktere ve yaptıklarına artık katlanamıyorum...


Hüseyin ve Kerim'i köşeye sıkışmaya başlamışken, kaçırması aslında bir bakıma iyi oldu. İyice köşeye sıkışmış olacak bu şekilde. Bayram Cevher de boş bir adam değil neticede ve bu son hamlesi olabilir Cem'in. Filiz'den gelecek paranın musluğu kapandı. Her ne kadar Filiz, kimsenin bilmediği bir para kaynağına sahip olduğunu söylese de, herhalde o parayı yöneten avukatlar da konuya bir şekilde müdahil olacaklardır. Ve değirmenin suyu tükendiği anda da, ilk o yanındaki dangoz karşısında bitecektir. Yalnız sonunun onun elinden olmasını istemem. Cem'in hakkı ölüm ve o ölümün Bayram'ın elinden gelmesini istemekteyim. Kerimlere son kertede bir şey olacağı yok. Bir şekilde kurtulacaklar. Cem belki bu sefer de sıyrılıp kaçabilir lâkin, para tükendiği anda o da tükenecek. İşte ondan sonrası büyük bir izleme zevki verecektir bizlere. Tabi bu ana gelmesi haftalar almasın. İki hafta içinde olsun, bitsin. Bu lanet karakterden artık temelli kurtulalım...


Bu noktada yardımcı olacak kişi Hazer de olabilir. Sonuçta onun eli kolu da gösterildiği üzere oldukça uzun. Bir sonraki aşamada onun da tıpkı Cem gibi manyayıp, saçma sapan şeyler yapmayacağının garantisi yok ancak, en azından Cem'den kurtulmuş olmamızı sağlar. Bu sayede de hem Cevherlerle arasını sıkı tutmuş olur hem de Kerim'le Hüseyin'e gol atmış... Evet, Hazer'in de günün sonunda Cem gibi manyamasından korkmuyor değilim. Lâkin Pamir Pekin'in bu anlarda muhteşem bir performans çıkartacağından ve ne kadar kızarsak kızalım ekrana keyifle bakacağımızdan da eminim... Ha bak, belki İpek böyle olursa katlanamam. Ancak şu an için onu da deli dolu buluyorum. Sempatik diyemeyeceğim kadar itici olduğunu da belirteyim. -Melisa Sözen öyle güzel giymiş ki karakteri, aklını çıldırırsın.- Hazer'e olan takıntısından hayatı Hülya'ya zindan edebileceğini sanıyor ama yazık ki Hülya'yı hiç tanımıyor. Zira o ona hayatı zindan etmez, mezar eder. Hülya Cevher bu boru değil. Ondan sebep, onunla uğraşmak yerine Mahir ile aşka yelken açsın, iki çatlak güzelce aşklarını yaşasın. Yok, illa sürünmek istiyorum diyorsa da hodri meydan. Hülya orada. Şu sıralar tam bir melek ama damarına basıldığında neye dönüşeceğini kimse kestiremiyor... 


Cem'in tek artısı olabilir diye görmüştüm ama ona böyle bir artıyı bile çok görmüş sağolsun, sevgili Mahinur Ergun. Hülya ile Kerim'in barışması, eskisi gibi olması için illa ki Cem tehdidine gerek duyulmaması şahane. Kerim tam da Hülya'nın istediği o adam oluyorken, gerisi çorap söküğü gibi geliverdi. O kadar tatmin edici, o kadar okşayıcı, o kadar yaralarını saran bir konuşma yaptı ki Hülya'ya, inadını kırmayı başardı ve boşanma defteri de böylece kapanmış oldu. Tabi bundan sonraki dert Hazer. Güçlü bir rakip olduğu kesin. Kerim'i çokça uğraştıracak. Ancak o devasa aşkın arasında hiçbir şekilde giremeyeceğini çok iyi biliyoruz. Bu boşa mücadelesi sonrasında pılısını pırtısını toplar, gider sanıyorum. Gururlu bir adam gibi durmakta çünkü. Başkasını seven bir kadın için, ne kadar küçülebilir ki?..


Dizide Hüseyin'e uğramayan aşkların hepsi mi çok güzel yaşanır?.. Onların Melek'le evlilikleri bitme noktasına gelmişken, şimdi yeni bir aşk resmen evlilik yolunda ilerlemekte. O da Zeynep'le evlilik yoluna girecek gibi ya, hadi neyse... Bu noktada çok da laf sokmam sanırım. Sadece arada olan Melek'e oldu. Kafaya bir reset atması gerekti, onu da hemencecik halletti. O evdense başka bir gelin çıkıyor şimdi... Nilay'ı hiçbir zaman çok sevdiğimi söyleyemem. Yılan gibi dili sebebiyle, hoşnut olmadığım çok lakırtıları oluyor ama Atıf'la bir aşkın içerisine düşmesine pek sevindim. Atıf şahane bir karakter ve Nilay için de ailesinden, özellikle de abisinin zulmünden kurtuluş demek. Yiyorsa Atıf'la evlendikten sonra el sürmeye kalksın, kırıverir kökünden... Atıf'ın evlilik teklif ettiği sırada, evlilik programlarındaki adaylara bağlaması işi bir yokuşa sürdü ama Melek'in kanına girmesiyle Nilay'ın teklifi kabul etmek için arayışı, bayır aşağı aşka boğdu ikiliyi. Yakında bir düğünümüz var yani. Cem defteri çabucak kapansa da, görsek o düğünü. Bir de Hatçe hala nedimesi olabilir mi Nilay'ın? Söylene söylene koşturmalarına ne çok güleriz ama. Gecelerin çılgın kadını Hatçe hala!..

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder