28 Mart 2017 Salı

İçerde: Artık kardeş olduklarını öğrenseler diyorum...


Uzun zamandır keyifle izlemiyorum İçerde'yi. Düzenli okuyan kimseler var ise bilirler. Hakkında yazmam, hikâyesinin sonunda nereye evrileceğini merak etmemden. Nasıl biteceğini hepimiz biliyoruz elbette ama o gidiş yolları da oldukça önemli. İkinci sezon garantilenmiş göründüğünden, bu sezon sonuna dek pek bir şey olmayacağı da kesin. Tabi Kudret sayesinde, haftalardır aynı döngüleri yaşamaktan kurtulduk. Adam farklı bir aksiyon unsuru oldu dizide. Ayrıca mevcut gidişatı önemli ölçüde etkileyebilecek adımlar da atacak gibi. Füsun'a oldukça değer vermesi ve sözünü dinlemesi de bunun başlangıcı olsun bari...

27. Bölüm



Kudret'in ölmeyeceği barizdi. Uğur Yücel öyle birkaç haftada harcanmak için imza atmamıştır elbette sözleşmeye. Onun gömülmesinde önemli olan kısım, sonunda oradan kimin çıkartacağıydı tam da bundan. Ne yazık ki üç tahminim de tutmadı. Mert, Davut ya da Sarp üçlüsünden birinin, farklı sebeplerle onu kurtarması daha mantıklı gelmişti bana. Hiç alakasız Alyanak'ın kurtarmış olmasından açıkçası biraz bozuldum... Tabi gömüldükten kısa süre sonra Yeşim, Celal'i arıyor ve Mustafa'yı kaçırdıklarını söylüyor. Ardından geri dönüyor ve gömdükleri yerden tabutu çıkarıp açıyorlar ki, içi boş. Aradan saat dahi geçmemişken, Kudret'in oradan çıkması, tabutun tekrardan çivilenmesi, gömülmesi ve hatta evine varmış olması az biraz absürttü söyleyeyim. Bari araba içerisinde yol alırken gösterseydiniz de, zaman mefhumunu bu kadar takmasaydık kafamıza. 


Neyse, bu kurtuluşun Celal için cehennem azabına dönüşmesi kaçınılmazdı. Mustafa'yı kaçırmak da iyi plândı. Ama burada ikinci bir sorun çıkıyor ortaya. Siz çok güçlü, eli kolu çokça uzun birisine pusu kuracak ya da canını yakacaksanız; eşinizi, çocuğunuzu öyle tek adamla bir yerlere gönderir misiniz? Hayır dediğinizi duyar gibiyim. Yine kör göze parmak bir gerilim izledik yani. Bu arada Celal'e o korumayı dövmek yerine kendi kafasını duvarlara vurmasını öneririm. Zira suçlu o adam değil, önlem almayı aklına getiremeyen kendisi...


Mustafa üzerinden Celal'e yüklenen vicdan azabının, dönüp dolaşıp yıllar önce Sarp ve Umut için babalarına yaptığı vicdan azabına dönüşmesini ise yalan yok, çokça sevdim. Aynı psikolojiyi, aynı yokluğu, aynı çaresizliği yaşamış olmasından da büyük keyif duydum. Mustafa dururken, Melek'i göndermesine ise biraz bozuldum doğrusu Kudret'in. Tıpkı Celal'in zamanında yapmış olduğu gibi onun istemediğini gönderse bomba olurdu. Ama tabi Kudret fazlaca akıllı bir karakter olduğundan, muhtemelen Celal'in bu varsayım üzerinden Melek'i söylediğini anlamıştır. Kendisi gibi düz mantık olmadığını da kanıtlamış oldu. Lâkin yine de keşke Melek'i göndermeseydi diyorum ben. Mâlum, kendisini pek sevmiyorum...


Mustafa'ya bir şey olmayacaktır. Kudret Füsun'u kıramayacağından, onunla birlikte gönderecektir. Elbette, eğer Celal'in emir verdiği adamları tam bu sırada hem Füsun'u hem de Mustafa'yı tarayıp işi batırmazsa... Buyur sana bomba işte. Yine Kudret'e bir şey olmaz ancak, eğer bu gerçekten olursa ortalık karışır. Umudum var mı? Hayır. Yüksek ihtimalle yine onların olmadığı bir mekâna gitmiş olacaklar...


Celal son sahnelerde görüldüğü üzere, az biraz bunama eğilimleri gösteriyor. Eğer Mustafa'ya kendi elleriyle zarar verdirtmiş olursa, ipin ucu onun için kopacaktır. Ama bunu senaristlerimiz istemez sanıyorum ve ondan, başka bir şeye bağlanır mevzu. Hem Füsun'un başına bir şey gelmesi de Sarp açısından bir başka sıkıntı. Çocuk kardeşi için canhıraş bir mücadelenin içerisindeyken, şimdi bir de anne acısı yaşaması fazlaca ağır olacaktır. Hem, Kudret ile aynı yolda yürümeye başlamaları için de böyle travmatik bir olaya da hacet yok. Nasılsa Kudret geçmişini bildiğini hissettirdi bu bölüm Sarp'a. Ayrıca Sarp bir de, onun annesine istediğini kıramayacak kadar çok değer verdiğini öğrendi. Yani normal şartlarda böyle bir adamdan ona asla zarar gelmeyeceğini kavrayıp, safında Umut'u bulmak için durması gerekir. Kudret bunu açıktan ne zaman teklif eder Sarp'a bilmem ama bu ihtimal bir şekilde Sarp'ın aklına gelmeli. Bunun için çocuğun acı eşiğinde yeni boyutlar açmaya hiç gerek yok doğrusu. Bakalım, nasıl birleşecek yolları...


Sarp'ın kardeşine ulaşması için kesin bir gidişatın belirlenmesi şart. Bu gerçeği bilmedikleri halde birbirlerinin arkasını kolluyorken buluyorlar mâlum artık kendilerini. Gerilim dozu ne kadar yüksek olursa olsun, her sahnelerinde ayrıca bir de neşe dozu olduğu atlanmamalı. Yani, kardeş olduklarını öğrendiklerinde ortaya çıkacak sahneleri tahmin dahi edemiyorum. Mesele sadece sırt sırta verip Celal'i bitirmenin bir yolunu bulmaları değil yani. Mesele, aynı zamanda bu iki karakterin olağanüstü enerjisini en iyi şekilde kullanabilmek. Bunun da yolu, kardeş olduklarını öğrenmekten geçiyor. Lütfen yirmi yedi haftadır yanan kırmızı ışığı, yeşile döndürün de az biraz coşalım artık... 

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder