30 Nisan 2017 Pazar

Adı Efsane: Ooo yeni bir çıkmaz, alırım bi dal!..


Arada olur öyle, insanın başına olmadık işler açılır. Hiç olmadık şeylerin altından, bambaşka şeyler çıkar. Verdiğin tepkinin ya da gösterdiğin yolun üçüncü kişilerce yanlış anlaşılma ihtimali doğar. Attığın adımın, ilerlediğin yolun sonunda karşına kocaman bir duvar dahi çıkabilir... Önemli olan kendinden emin olmaktır. Ancak bu, içerisine düştüğün yanlış anlaşılmalardan ve zorluklardan sıyrılmanı sağlayabilir. Ve kesinlikle bu, olmadık işin sonunu hazırlayacaktır... Hakan yine hiç olmadık bir yanlış anlamanın tam göbeğinde. Hem de olabilecek en hassas noktalardan biri üzerine. Pozisyon itibariyle de, her şey o kadar yanlış anlaşılmaya müsaitti ki Tarık'a, çıkıştığı için kızmam dahi yersiz olacaktır. Burada devreye girmesi gereken kişi Melis'ten başkası değil. Bakalım girecek mi? Bakalım, ikna olsa dahi Tarık bir ilişki yaşamalarına izin verecek mi?..

28 Nisan 2017 Cuma

Vatanım Sensin: Mağlubum, mağlupsun, mağlubuz...


Bencilliğin sınırları yok gerçekten değil mi? "Benim olsun, ben olayım, bende olsun, benimle olsun, benle olmazsa yok olsun!" Bu kafayla hiçbir zaman mutlu olunmaz gerçekten. Bu kafanın insanı götürebileceği hiçbir yer yok. Sonunda mutsuzluktan başka bir getirisi de yok. Ancak, o acı son gelene kadar bunu kavrayamayan insanla dolu dünyamız. Geçmişte de öyle olmuş, günümüzde de öyle ve acı ki, gelecekte de böyle olması kaçınılmaz. Bencillik bir kene gibi yapıştığı yerden beslenir ve hiç durmaz. Doğurduğu kötü sonuçları ise zerre umursamaz... Yıldız yine olmadık bir işin peşinde ilerlemekte. Kendisinin olmadı diye, Hilal'e de yar etmeye niyeti yok anlaşılan Leon'u. "Ya benimsin ya kara toprağın" kafasını yüz yıl öncesinde yaşamaya başlamış. Lâkin, eline hiçbir şey geçmeyeceği de ortada. Aslında bilmeden Hilal'e iyilik yaptığı da...

27 Nisan 2017 Perşembe

İçerde: Bu gerçekten oldu mu?..


Beklenmedik şeylerin, insanın hayatındaki etkisi daha derin oluyor şüphesiz. Altından kalkması da, kabullenmesi de hiç kolay olmuyor. Ölüm dediğin de böyle. Aslında, beklense dahi acısı büyük ama tam gözlerinin önünde hem de senin için gerçekleşmiş bir ölümün etkisi hiçbir şeyle tarif edilemez herhalde... Melek'in ölümü, Sarp'ın hem kurtuluşu hem de cehennemine döndü. O ölse Melek yaşayacaktı, çünkü. Ellerinde kayıp gitmeyecekti hayatı. Belki, gerçeği de öğrenirdi bu anda. En azından, bilerek ölürdü. Yaşayıp da acılarına bir yenisinin eklenmesine gerek yoktu. Ama eklendi. Hem Umut'un kim olduğunu öğrenemedi hem de Melek'i kaybetti...

26 Nisan 2017 Çarşamba

Hayat Şarkısı: Duygulandım mı ne?..


Elinden bir şey gelmediğinde, hayata karşı durmak daha da zorlaşıyor gerçekten. Bir çıkış yolu bulamadıkça da derine, daha büyük bir bilinmezliğe sürükleniyor o hayat denen şey. Nefes alması da zorlaşıyor, ayakta durması da. Ama önemli olan şeyin pes etmemek olduğunu kavradığında, çözüm de beraberinde geliyor... Pes etmemek lazım, hiçbir zaman. Azimle, kararlılıkla ayakları üzerinde durmaya çalışmalı. Her şey bitti diye duraksamadan, eldekilerle ne yapılır diye düşünmeye odaklanmalı. Sonunda kazanacağına inanmalı... Cevherler için bu saatten sonra gereken şey tamamen bu. Pes ettiklerinde, vazgeçtiklerinde bellerini doğrultabilmeleri mümkün değil. Ve böyle yaparak Torunbaşlar'ı sevindirmeleri de doğrudan söylemek gerekirse, biz seyircilerine ihanet olacaktır...

25 Nisan 2017 Salı

Söz: Yavuz'u ne kadar tanıyoruz?..


İnsanı en çok ön yargıları yaralar. Sonunda en derin izleri bırakır ardında. Geçmesini bekledikçe, daha da sırıtır iz. Müdahale etmedikçe de, geçmez bir daha hiç... Eylem, her iki tarafa da eşit yaklaşarak tam bir tarafsız gazeteci örneği sergilediğini düşünmekte. Tarafsız gazeteci olmak demek, siyasi durumlarda belki gerekli ama bu tür terör olaylarında tarafsızlığın ya da tarafsızmış gibi davranmanın kişiye ne tür zararlar vereceği açık. Nitekim, Eylem böyle bir sınavın içerisinde. Ön yargısı sebep başlayan her şey, doğrudan gözlemlemeyle gerçeğe yaklaşmasına sebep olacak. Belki yine kendini tarafsız addeder bir süre daha ama asla artık eskisi gibi düşünmeyecektir bu konuda...

24 Nisan 2017 Pazartesi

Ekrandan Haberler - 15-23 Nisan 2017


Haber Başlıkları
- O Hayat Benim (Final iddiası)
- Dayan Yüreğim (Final kararı)
- Fi (Yeni bölümler geldi)
- İkisini de Sevdim (Başlıyor)
- Seni Kimler Aldı (Kadroda yeni bir isim)
- Şefkat Yerimdar (Yeni tanıtım)
- Medcezir (Bitti ama etkisi geçmedi)
- Deli Gönül (Yeni dizi)
- Bir Sorun mu Var? (Artık haftada iki gün)

23 Nisan 2017 Pazar

Adı Efsane: Gerçek zorluklar...


İnsan kendini neden biri ya da birilerine kanıtlamak ister? Eline ne geçeceğini düşünür? Düşündüğü şeyi elde ettiğinde ne olur peki? Ne değişir? Daha mı güçlü, daha mı mutlu, umutlu, yaşama arzusuyla dolu olur? Elde ettiği şeyin tadını çıkartabilir mi peki? Peki ya, hiçbir şey elde edemezse ne olur?.. Fikret'in hem kendini ispat etme kararlılığını hem de kendini nasıl bir hale soktuğunu izledik bölüm boyunca. Yalandan yere kendini nasıl heder ettiğini ve sonucunda hiçbir şey elde edemediğini. Üzerine bir de, bedeller ödediğini...

21 Nisan 2017 Cuma

Vatanım Sensin: Aşk, bazen tek kurtuluş yolu olabilir...


Yiğidi öldür, hakkını ver demişler. Uzun zamandır Vatanım Sensin ile ilgili yazarken, mütemadiyen yerme ihtiyacı hissediyordum. Olanlar, izlediklerimiz, yazılan ve bize sunulanlar tahammül sınırlarını zorlamaktaydı zira. Lâkin, bu bölüm gerçek anlamda iyiydi. Her yönüyle, hem de. Nazar değmesin elbette ama birçok mecrada dile getirilen sorunların, senaryoya etki ettiğini düşünüyorum. Daim olsun. Bu bölüm yakalanan, dizinin eski ruh halinde kalalım hep derim. Tabi tüm bunların ardından hiç sinirlenmediğimi, gerilmediğimi, hatta yer yer küfretme noktasına gelmediğimi de söyleyemem...

19 Nisan 2017 Çarşamba

Hayat Şarkısı: Dedektiflik onlardan sorulur!..


İnsanın en büyük zaaflarından birisidir, kin. Hele temeli yoksa, daha fena. Zira neden mücadele ettiğini bilmeden savaşa girdiğinde daha büyük zayiatlar verir insan. Kazanmak için attığı her adımda, kaybetmeye yaklaşır. Kazanmaya başladığını düşündüğü anda da, gerçek bir yenilgi ile kucaklaşır. Kin, böyledir. En çok o kinin sahibine zarar verir. Hele de, dediğim gibi hiçbir temeli yoksa... Hazer'in günün sonunda en büyük kaybı yaşayacağı açık. Zira, açıklar vermeye başladılar bile şimdiden. Şimdiden, sorunlar baş göstermeye başladı onlar için de. Her ne kadar şuan dara düşmüş görünen Cevherler olsa da, günün sonunda ortada Torunbaşlar diye bir şirket kalıp kalmayacağı, muamma...

18 Nisan 2017 Salı

İçerde: Ölme Melek, biz sensiz ne yaparız?!.


İnsanlar ne sırlar biliyor da, onlarla göçüp gidiyor ardına bakmadan. İnsanlar, gerçekleri bildikleri halde nasıl da susuyor. Nasıl da, bir türlü dile gelmiyor gerçekler. Nasıl da, çaresizce ölüme yürüyor... Dramatik bir giriş oldu değil mi? O kadar çaresiz kaldım ki, bu giriş daha uygunmuş gibi geldi. Öteki türlü, "Melek senin yapacağın işe ben!" diye başlamam gerekirdi yazıya zira. Yahu bir insan nasıl azimle böylesine önemli bir meseleyi, böylesine dramatik bir konuyu sürekli geçiştirir de bir türlü diyemez, "Umut, aslında Mert" diye...

Söz: Bu ne yaman çelişki?..


Birine ya da birilerine güvenmek için sadece çok iyi tanıyor olmak mı gerekiyor illa? Neden kimselere güvenemez olduk? Neden, farklılıklarımızla kucaklaşamıyoruz? Neden, hep ayrı ve farklıyız? İnsan yemeğini yediği, suyunu içtiği insanlara da mı güvenmeyecek artık? Eli hep tetikte mi olmak zorunda? Böyle nasıl yaşanır ki? Nasıl geçer bir ömür? Niye böyle olduk gerçekten?.. İnsanın sormak istediği ne kadar da çok soru oluyor, bu gibi durumlarda. İçinden çıkılmaz görünen bir hâl olunca, daha da vahimleşiyor. Ortada bir kurgu var ama neticede acı bir gerçek bu...

16 Nisan 2017 Pazar

Adı Efsane: Nerede o öpücük, nerede?!


Sonu biraz hüsranlı olsa da, masal gibi bir bölüm izlediğimizi söylemem pek de yanlış olmaz bu hafta. Bu halin, hele de bölüm sonunu düşünürsek sonsuz olacağını elbette düşünmüyorum ama keyfini de sürmek lazım. Mâlum, insanın keyifli olabildiği anlar pek az hayatta. Her daim mutlu olabilen yoktur; kendini kandıranlar dışında. Kötülükle kendine mutluluk yaratanlar ise her daim kaybetmeye mahkumdur; tıpkı Kıvanç gibi... Maddi imkanların tümüne sahip ama belli ki manevi yönden birçok eksiği var. Ve o eksiği, maddi imkanlarını kullanarak kapatabileceğini sanıyor. Kendini bu şekilde tatmin edebileceğini, eksiklerini böyle giderebileceği de. Lâkin çok yanılıyor...

15 Nisan 2017 Cumartesi

Ekrandan Haberler - 8-14 Nisan 2017


Haber Başlıkları
- Hayat Şarkısı (Gün değişikliği)
- Kara Yazı (Gün değişikliği)
- Adı Efsane (Senaryo ekibinde değişiklik)
- Fi (4,5,6. bölümler fragmanı ve yayın tarihi)
- Bir Deli Sevda (Final kararı)
- Seni Kimler Aldı (Kadroda bir ayrılık)
- Çalınmış Hayatlar (İzlemeye açıldı)
- İkisini de Sevdim (İlk tanıtım yayınlandı)
- Kenan İmirzalioğlu ekranlara dönüyor!..

14 Nisan 2017 Cuma

Vatanım Sensin: Aşk uğruna bunca ızdırap çekilir mi?..


Anlamıyorum... Bazen gerçekten, işin içinden çıkamıyorum. Ne yazsam eksik kalacakmış gibi geliyor. Nasıl vurgulasam tam olarak ifade edemeyecekmişim gibi hissediyorum. Hiçbir şey yazmasam diyorum, o zaman da haksızlık olacak hissine kapılıyorum. Kime mi? Hakkı yenen tüm karakterlere. Kime mi? Aşkı uğruna çekmediği eziyet kalmadığı halde bir türlü göze giremeyen Leon'a. Kime mi? En ateşli vatanseverken, birden en arka plâna atıldığına şahit olduğum Hilal'e, Kime mi? Vatanı için yapmadığı fedakârlık kalmadığı halde, hâlâ fedakârlık yapması beklenen, istenen Cevdet'e... Nasıl bir çıkmaz ki bu, her geçen hafta daha da sıradanlaşabiliyor her şey? Nasıl bir dram yaratma sevdası ki, vatan mücadelesi tamamen gölgeye yerleşti; hiç olmayacakların eline oyuncak edildi böyle?..

12 Nisan 2017 Çarşamba

İçerde: Geleceğe yatırım...


Sevgi gerçekten çok özel bir duygu. Birinin karşısındakine, karşılıksız sevgi ile yaklaşabilmesi de çok değerli. İnsanın en büyük çaresizliklerinin çözümü dahi sevgide yatar zira. En büyük çıkmazları açar, en büyük olmazları halledilir kılar... Sanırım Celal de bundan sebep hep dört ayağının üzerine düşüyor. Tökezlese dahi asla, ipliği pazara bundan çıkmıyor. Düştüğü anda her daim biri arkasını kolluyor... Gerçekten şanslı adam. Arkasındaki güç de, yadsınamayacak kadar büyük. Peki ne zaman onun için rüzgar tersten esmeye başlayacak? Ne zaman, hak ettiği sonu tadacak?..

11 Nisan 2017 Salı

Söz: Haklı dava vardır, haksız olmak vardır...


İnsanın haklı bir davası varsa, yaptığının arkasından destek vermesi de o kadar kolay olur. Ama haklı bir davası yoksa ya da olabilecek haklı bir davayı çirkin bir piyon olma fırsatı olarak görüyorsa; orada sadece büyük bir nefrete yer vardır. Çünkü sadece haklı olmak yetmez bazen. İnsan kalabilmek de mühim... Çolak'ın bugünkü gücünü, kimliğini nasıl edindiğini öğrendik bu bölüm. Çok fazla soru işareti var kendisine dair ama belirtmek istediğim nokta şu, bir insan nasıl 'başka çaresi olmayarak' karısını ve kızını öldürür ki? Neden başka bir çaresi olmasın? Neden, karısını ve kızını öldürmesi noktasında onunla bir empati yaptı Erdem Yarbay hiç anlamadım...

10 Nisan 2017 Pazartesi

Hayat Şarkısı: Hadi Hülya göster gücünü!..


Birine iftira atmak, onu karalamak ne kadar da kolay. Ne kadar da kolay, insanların canıyla, ekmeğiyle oynamak. Ne kadar da kolay, intikam alıyorum diye onca kirli hesaba tutulmak... Hazer'i anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Ona hak vermek için, bak şurada da doğru demek için çabalıyorum ama hiçbir şey üretemiyorum. Bir karakterin böylesine yersiz bir intikam oyununa girişmiş olmasının içinden çıkamıyorum...

9 Nisan 2017 Pazar

Adı Efsane: Bence, ikincisi...


İnsan seçimlerinin bedelini elbet öder. Yaptıklarının ve hatta yapmadıklarının da. İnsan, mutlu olabileceği her seferinde kendini mutsuzluğa ittiği için hak eder, mutsuzluğu. Ve sonra ne kadar dövünürse dövünsün hiçbir şeyi değiştirememe ihtimali var ki, aman aman... Melis'in yaptığı gibi yani. Bencilliğin ona hiç yakışmadığına tanıklık ettik bölüm boyunca. Sırf kendi çıkmazı yüzünden, onca hayatı dinamitlemeye çalıştı hiç düşünmeden. Babasını alıp götürmek, tek başına babasını alıp götürmek değildi çünkü. Onunla birlikte, tüm çeteyi de umutsuzluğa hapsetmekti. Asıl niyeti, Hakan'a işkence çektirmekti ama daha sonradan başını çok ağrıtacak bir vicdan azabının altına eline koymayı tercih etti...

8 Nisan 2017 Cumartesi

Ekrandan Haberler - 1-7 Nisan 2017


Haber Başlıkları
- İçerde (Bir ayrılık)
- Bodrum Masalı (60 dakikalık senaryo yolda)
- O Hayat Benim (Gün değişikliği)
- Aşk ve Gurur (Final)
- Ölene Kadar (Final)
- Seksenler (Final kararı)
- Kırlangıç Fırtınası (Final ihtimali)
- İstanbullu Gelin (Senarist değişikliği)
- Çoban Yıldızı (Kadroda üç yeni isim)
- Evlat Kokusu (Yönetmen değişikliği)
- Bir Deli Sevda (Başladı, gün değişti)
- Savaşçı (Başlıyor)
- Fi (Yeni bölümler ne zaman?)

7 Nisan 2017 Cuma

Vatanım Sensin: Had öyle değil, böyle bildirilir...


İnsan olmayacak bir aşkın içerisine pek âlâ düşebilir. O aşk için yemeden, içmeden kesilebilir. Gözü başka hiçbir şey görmeyebilir. Nefes alamadığı zamanlar olabilir. Adım attığı her an yerin içerisine gömülüyormuş gibi bile hissedebilir. Aşk, böyle bir şeydir. Tam bir tarifi yoktur ama çilesi çoktur. Tabi bu zararsız aşktır. Kendinden başkasının acı çekmediği bir aşk. Bir zaman sonra ister istemez geçip, gidecek bir aşk. Gitmese bile, yerini bir başkasının mutlaka dolduracağı bir aşk... Bir de zararlı aşk var, biliyorsunuz. Hissettiklerinin aynısını, aşık olduğu kişinin de hissetmesini bekleyenler. Ona bunu reva görenler. Elde etmek için o aşkı, yapmayacağı çirkinlik kalmayanlar. Herkesi ve her şeyi, ezip geçenler. Hem de istenmediği defalarca dillendirildiği halde... Ne kadar aşağılık bir hâl değil mi? Utanır insan böyle olmaktan, böyle anılmaktan, böyle yaşamaktan. Ama bazıları var ki gurursuzluğu alnında kabak gibi yazdığı halde, bundan asla gocunmayan...

5 Nisan 2017 Çarşamba

İçerde: Kullanırsınız belki bunu da...


Adım adım ilerleyebildiğimiz hikâyelerin bir parçası olmayı ne kadar da seviyoruz. Ne kadar da çıkmaz olduğunu bildiğimiz yollara sapıyoruz. Bunu yapıyor, pişman oluyor ama yine de vazgeçmiyoruz. Alışkanlık halini alıyor çünkü, bırakamıyoruz... İçerde için direkt böyle demek ne kadar doğru olur bilemiyorum ama adım adım ilerlediği kısmı çok doğru, takdir edersiniz ki. Bir ölüm izledik, bir de Sarp'ın, annesinin hakkındaki gerçeği öğrendiğini anlamasını. Geri kalan her şey, sonunda kaydı en başa sarmaktan başka bir işe yaramadı...

4 Nisan 2017 Salı

Söz: İlk bakış


İnsanların vicdanlarına seslenmesi için, başka bir yol yokmuşçasına başından sonuna ajite bir dil kullanıldığı ve o kutsallığın tam da bundan zedelendiğini düşündüğümden bu türde dizileri hiç izlemezken, tanıtımlarından aldığım 'olması gerektiği gibi galiba' hissiyle oturdum; Söz için ekran karşısına. Ve yanılmadım da. Ethem Özışık bu işi yazabilecek en doğru kalemlerden biri olduğunu, daha dizinin başında -önceden sosyal medyada da gösterilen- beş dakikalık 'şehit' sahnesiyle kanıtladı. Tek bir ajite edici kelime yoktu. Tek bir sömürü cümlesi kurulmamıştı. Acı gerçekti, kalbimizi sıkıştırdı, hatta gözlerimizden yaşlar akıttı ama bunu kaliteli replikleriyle yaptı. Bölümün devamında da bu hava vardı. Yani Söz, bozmazsa iyi başladı...

3 Nisan 2017 Pazartesi

Hayat Şarkısı: Haklıyken, haksız olmak...


Yeni gününde, özetsiz yeni saati ile Hayat Şarkısı izlemek öncelikle bir garip geldi söyleyeyim. Hatta öncesinde Bodrum Masalı'nı izlediğim için, daha henüz hiçbir şey olmadan o bitip de hemen Hayat Şarkısı başlayınca, bölüme adapte olmam birkaç dakikamı aldı. Alışık olmamak ayrı, 150 dakikalık bölüm için yazılmış senaryosunun yarısını izlemek ayrı mâlum. Neyse, konumuz zaten o değil. Daha sonraki süreçte ise bölümün içerisine hemen iliştim. Hatta hoşuma bile gitti pazar akşamı olması. Dilerim yeni günü bol reyting ve şans getirsin...

2 Nisan 2017 Pazar

Adı Efsane: Biraz da neşemizi bulsak ya?..


Kimseyi kendinden çok sevmemeli insan. Elbette, narsisizm doruklarında da gezmemeli. Mâlum, her şeyin ölçülüsü en gözdesi. Çünkü bir başkasına aşırı değer verdiğinde, kendinden vazgeçmesi de o kadar kolay oluyor. Hayâllerinden, düşüncelerinden, isteklerinden, beklentilerinden, her şeyden... Geri dönüşü de çok zor oluyor, tam da bundan. Zira sen vazgeçtikçe her şeyden, hayat daha da anlamsız geliyor. O sona doğru yaklaşıyor insan ister istemez. Yanında hatadan döndürecek biri varsa, amenna. Fakat yoksa, yandı 'gülüm' keten helva...

1 Nisan 2017 Cumartesi

Ekrandan Haberler - 27-31 Mart 2017


Haber Başlıkları
- Anne (Senarist değişikliği)
- Sevda Kuşun Kanadında (Bitti)
- Fi (Başladı)
- Söz (Başlıyor)
- Bir Deli Sevda (Başlıyor)
- Seni Kimler Aldı (İlk tanıtımı yayınlandı)
- Çalınmış Hayatlar (Yeni BluTV dizisi)