31 Mayıs 2017 Çarşamba

Hayat Şarkısı: Mutlu bir son çok mu zor?..


Mutluluğa giden yolun, süslü taşlarla ya da ışıltılı ledlerle döşenmediği bir dünyada yaşamaktayız. Atacağın adımı on kere düşünmek zorunda olduğun bir hayatı kucaklamışız çünkü, doğduğumuzda. Geri kalan her şeyse, ya mutluluğu ya da mutsuzluğu çağıran kendi kararlarımız olmuş... Hülya gibi... Kendi kararlarını, hep kendisi verdi. Kendi hayatını yaratmak için didindi. Kendine çocukluktan itibaren bir yol çizdi ve o yolu izledi. Çok yanlış yaptı, çok hatası var, çokça kez suçluydu ama en sonunda aradığı o mutluluğa ulaştı. Peki ya daimi olacak mı?..

30 Mayıs 2017 Salı

Söz: İnsan mı yedin, insafsız!


Bazen sadece güçlü olmak yetmez. Bazen, sadece güçlü görünmek de yetmez. İnsan elbet kırılır, dağılır. Elbet, güçsüz kalır. Nasıl, ne şekilde olacağını bilmediği bir ölüme yürürken dahi gözü kapalı olabilenlerse belki vurdumduymaz gibi görünür ama söz konusu vatan olduğunda bir kahramandır... Yavuz iki bölümdür gözü kapalı ölüme yürüyor. İki bölümdür, ölümle kucaklaşmaya ramak kalmışken gözünü dahi kırpmıyor ve o orada öylesine vakur durdukça, onun yerine biz deliriyoruz ekran karşısında...

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Ekrandan Haberler - 22-28 Mayıs 2017


Haber Başlıkları
- Bu Şehir Arkandan Gelecek (Final yapıyor)
- Cesur ve Güzel (Final yapıyor)
- İstanbullu Gelin (Sezon finali ne zaman?)
- Fi (Sezon finali ne zaman?)
- Kırgın Çiçekler (Kadroda yeni bir isim)
- Dolunay (Kadroda iki yeni isim)
- Woman (Kim uyarlıyor?)
- Gecelerin Ötesi (Ethem Özışık'ın kaleminden bir dizi daha)
- Doktorlar (Tekrar bölümleriyle yeniden ekranda)
- Poyraz Karayel (Kitabı çıktı)
- Dünya Güzellerim (İlk tanıtım yayınlandı)

28 Mayıs 2017 Pazar

Adı Efsane: Yandık ki, ne yandık!..


Aşk dediğin, çok bilinmeyenli bir denklem. Çözmeye çalışsan, uzun vakitlerini alır. Umursamasan, gün gelir ağırlığının altında kalırsın... Aşk, olması en kolay ama sürdürmesi en zor duygulardandır. Bir bakışta da aşık olursun ama sadece o bakışla aşkı taşıyamazsın. Geri kalanı, bir mücadele hali. Üstesinden gelirsen ne âlâ. Gelemezsen de, bir süre sonra ister istemez; aşk bitti, yapı paydos... Bu kadar acımasız olmamak lazım elbette. Bazen şartlar da bunu gerektirebiliyor. Bazen, o aşktan kaçmak insana iyi geliyor. Olmadı, öyle sanılıyor... Bahar ile Tarık'ın ilk bölümden beri bangır bangır gelen aşkları, ciddi bir duraklama dönemine girdi. Araya hep bir sorun girdi ama en çok, kızlar mevzusu tökezletti. Üzerine Seçil'in değişimi ve bunun getirdikleri derken, şimdi ayrı diyarlara dağılma vakti geldi gibi...

26 Mayıs 2017 Cuma

Vatanım Sensin: 'Bir gün yine mağlubuz...'


Parçalanmak, darmadağın olmak ne kolay. Ne kolay, suçlanmak, dinlenmemek, hor görülmek. Ne kolay, değer görmemek. Ne yaparsan yap bir türlü göze girememek ne kolay. Nasıl bir mücadele verirsen ver, her seferinde terslenmek ne kolay... Ne zorlu, bir düşmanın yakını olmak. Ne zor, düşman değilken düşman sayılmak. Herkesin seni sahiplenebilmesi ne zor. Söylediklerine, sözlerine itimat edilmesi ne zor. Ne zor, Leon ve Veronika olmak; ne zor... Kolaylıklar da, zorluklar da eşittir aslında. Farklı bir pencereden bakarsın ama gördüğün yine değişmez. Her türlü kaybeden olmak yazılıysa alnında, ne yaparsan yap değer görmez...

25 Mayıs 2017 Perşembe

İçerde: O ne güzel ağlamaktır, insafsızlar!..


Her duygu başka kapılar açar insanın yüreğinde. Her duygu, başka bir yanını sarar ya da kanatır. Duygular ne kadar karmaşık olursa, insanın çaresizliği de o kadar katlanır... Ortada uzun zamandır öğrenilmesini beklediğimiz bir gerçek var. Artık ortaya çıktığını anladığımız, bölümden bir gün önceki fragman paylaşımı ise yüreklere su serper cinsten değildi kesinlikle. Bu da tamamen senaristlerin bizi sürüklediği 'yokluk' duygusuyla ilintili. Hayâl olabileceğini, rüya çıkabileceğini, en başından beri biliyor göstereceklerini dahi düşündüm. İzleyelim, nasılsa anlarız dedim ama bölüm sona erdiğinde anlaşılan hiçbir şey yoktu. Soru işaretleri ise tahmin edilemeyecek kadar çoğalmıştı...

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Hayat Şarkısı: Güzel bir anı, onun da hakkı...


Hayat insanın karşısına çok fazla sınav çıkartıyor. Geçebilirsen ne âlâ, her şey biraz daha kolaylaşıyor. Geçemezsen, dön başa tekrar tüm hayatın yeniden sınanıyor... İnsan, mutlu olmayı hak eden ama genelde mutlu olmak için çaba sarf etmeyen bir türdür. Elinden mutlu olmak için her şey gelir, lâkin mutsuzluğun primi daha yüksek olduğundan sadece şikayet etmeyi seçer. Sonra o mutsuzluk haline alışır ve mutlu olmayı, kendine lüks saymaya başlar. Tam da bundan, mutluluk kapısını çok az çalar... Hüseyin de böyle. Belki şartlar, imkanlar, durumlar ya da kişilikler bambaşkaydı ama o da mutlu olabilecekken mutsuz olmayı seçti. Beraberinde de hem Zeynep'i hem de Melek'i o mutsuzluğa sürükledi...

23 Mayıs 2017 Salı

Söz: Böyle bir şey olabilir mi ya?..


İnsanın onuru olmalı. Onuru olmayan bir insanın yaptıklarını kestirmek imkansızlaşıyor çünkü. Çirkinliğinin boyutlarını nereye kadar vardıracağını bilmek mümkün olmuyor. Belki her bir yeri kaplayacak, belki de hiç bir etkisi olmayacak. Önemli olan, o çirkinlikle savaşmak. Alt etmeye çalışmak. Yenemeyecek olsan dahi, mücadele etmek; durdurmak... Yavuz'un gözünü kırpmadan, ölme ihtimali kocaman bir gerçekken o aracı durdurma girişimini izlemek oldukça etkileyiciydi. Tabi araçta kimyasal bir silah olması, patlaması durumunda vereceği zararın boyutunu tahmin etmeyi zorlaştırıyor ama onun da maksadı, en az zararla bu belayı atlatmaya çalışmaktı. Peki başarılı olacak mı?..

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Ekrandan Haberler - 15-21 Mayıs 2017


Haber Başlıkları
- Söz (Dünyada ilk beşte!)
- İçerde (Hasret son mu buluyor?)
- Adı Efsane (Tarık'a veda ne zaman?)
- Çoban Yıldızı (Sezon finali ne zaman?)
- Hangimiz Sevmedik (Final)
- Kırgın Çiçekler (Kadroda bir ayrılık)
- Savaşçı (Kadroda üç yeni isim)
- Şevkat Yerimdar (Başlıyor)
- Türk Malı (Başlıyor)
- Kanatsız Kuşlar (İkinci tanıtım yayınlandı)
- Kalp Atışı (İlk tanıtım yayınlandı)
- Ateşböceği (Kadroda değişiklik)
- Hande Erçel ekrana dönüyor!

21 Mayıs 2017 Pazar

Adı Efsane: Elinize mi yapışırdı yahu?..


Ayrılıklar, üzer... Vedalar, geri dönülmez kararlar... Bu bölüm Adı Efsane'yi izlemenin tam bir işkence olacağını düşünerek oturdum ekran karşısına. Tarık dört bölüm sonra gidecek efkârının yanında, aşırı dramdan bileklerimizi kesecek noktaya yeniden geleceğimiz düşüncesi hakimdi tamamen. Ama yanıldım. Uzun zamandır izlediğimiz en keyifli, en sağlam bölümdü zira. Zerre sıkılmadım, aklıma da özel birkaç an dışında hiç gelmedi Tarık'ın gideceği gerçeği. 'Gençlik dizisi' kıvamında yaz boyu ekranda olacak dizinin bu tonda devam etmesi halinde, tadından yenmez; söyleyeyim...

19 Mayıs 2017 Cuma

Vatanım Sensin: Ne yaptınız siz bizim çiftimize?!


Kötüler daima kazanır derler, harbiden öyledir de. Kötülüğün cazip bir çekiciliği vardır ve her daim kendisine bir açık alan bulmayı başarır. Kazanamasa bile, en az hasarı alıp tüm sorunu atlatır. Kötülük de, kötüler de nedense hep buna ayarlıdır... Tam da bu sebeple uzun zaman önce Tevfik'in gerçek yüzünün herkes tarafından anlaşılacağına tutunmayı bırakmıştım. Hatta işi daha da ilerletip, son ana değin gücüne güç katacağını düşünmeye dahi başlamıştım. Ne zaman Eftelya, Azize'nin karşısına çıkıp da onun gerçeğini yüzüne haykırdı; işte o zaman belli ki Tevfik'in ipini çekmek kararlaştırılmış. Benim hâlâ umudum yoktu açıkçası, Salih'i de öldüreceğinden ve yolunda emin adımlarla ilerleyeceğinden emindim. Lâkin, hiç de beklediğim gibi olmadı. Ortaya çıkan kocaman bir gerçek, daha ilk ortak girişiminde Tevfik'in sonunu hazırladı...

18 Mayıs 2017 Perşembe

İçerde: "Hep kötüler mi kazanacak?"


İnsan idealleri için yaşar. Elde etmeyi arzuladıkları için. Verdiği tüm emek, tüm çaba bu arzuyu doyurur. Sonuca ulaşıp ulaşamadığını ise o emek ve çabanın nasıl sergilendiği belirler. Yani sadece ideallere sahip olmak, bir şeyleri arzulamak yeterli değildir. O idealleri yakalamak, arzu ettiklerini yaşamak için özen göstermen, dikkat etmen gerekir. Çünkü gözü kapalı attığın her adım, ideallerinden bir adım daha uzaklaşmak demektir. Ve o adımlar ne kadar artarsa, ulaşamayacağın ideallerinin yıkıntıları üzerinde son nefesini vermen o kadar kaçınılmaz olur... Yusuf müdür kendisini Celal'i bitirmeye adamış. Bunun için yıllarca yapmadığı kalmamış. Ama ne denerse denesin bir türlü başaramamış. Zira hep, o gözü kapalı adımlardan atmış. Bir adım sonrasını düşünmediği gibi, Sarp'ı da bu tehlikenin içerisine attı. Gerçek ortaya çıktı, niyetler anlaşıldı, herkesin kirli çamaşırları ortaya saçıldı; lâkin, mâlum sondan kaçılamadı. Celal, yeniden kazandı...

17 Mayıs 2017 Çarşamba

Hayat Şarkısı: Bir Hülya masalı...


Hiç bitmesini istemediğim dizilerden birisi. Ara sıra hakkında yazmayı bıraktığım oldu, olmadı değil. Ancak, hep aynı şeyleri yazıyormuş hissine kapıldığımdandı. Dizinin bazı bazı kısır döngü içerisine girdiğini kabul etmek gerek. Tabi bu hiçbir zaman seyir keyfine etki etmedi, sadece izlediğin hakkında yazma kısmı zorlu oldu. Şimdiyse, gidiyor. Son üç bölüm kaldı... Hayat Şarkısı kıymetlilerimden, onu kaybetmek esaslı koyacak bana. Hiçbir karakterini de kolay kolay unutmayacağım. Hepsinin yeri bende ayrı olacak. Ama en çok kim gönlünde yer etti derseniz, elbette çoğu kişi gibi ben de Hülya derim...

16 Mayıs 2017 Salı

Söz: Zorla aynı yatağa da sokmazsınız değil mi?..


İnsan kendisi olmak ister. Özgür olmak, hür yaşamak, kimsenin direktifiyle hareket etmemek... İnsan, kararlarını kendisi vermek ister. Doğru olduğuna inandığını yapmak, risk almak, kendini geliştirebilmek ister... Başkasının yönlendirmesiyle, hele de gösterdiği bozuk bir yolsa, varılacak doğru bir yer olamaz. Ama başkalarının canlarıyla kuşatılmışsa dört bir yanın, işte o zaman işin rengi değişiverir birden. Olmazlar olur, yapılmayacaklar yapılır. Hatta doğru yoldan şaşılır, karanlığa istemsizce yol alınır... Çolak'ın gözü dönmüşlüğü öyle boyutlarda ki, can sıkıntısı için bile karşısına insan dizdirip öldürebilir; o derece. Yavuz içinse bu namus meselesi olduğu için, onu kukla yapması hiç de zor olmadı. Bir sürü bedel ödedi dakikalar içinde. Ölen, hatta şehit olan nişanlısına dahi ihanet etti. Yetmedi, bir de karanlık tarafa geçti...

15 Mayıs 2017 Pazartesi

Ekrandan Haberler 7-14 Mayıs 2017


Haber Başlıkları
- Baba Candır (Final)
- Vatanım Sensin (Kadroda iki ayrılık)
- Adı Efsane (Kadroda bir (hatta olası iki) ayrılık)
- Arka Sokaklar (Kadroda üç yeni isim)
- Muhteşem Yüzyıl Kösem (Kadroda üç yeni isim)
- Çoban Yıldızı (Senaryo ekibinde yeni bir isim)
- Evlat Kokusu (Final yaptı)
- Fi (8,9. bölümler fragmanı geldi)
- Türk Malı (İkinci tanıtım yayınlandı)
- Kanatsız Kuşlar (İlk tanıtım yayınlandı)
- Fatih (Yönetmeni belli oldu)
- Deli Gönül (Çekimleri başladı)
- Dolunay (Yeni dizi)
- Börü (Yeni dizi)
- Ateş Böceği (Yeni dizi)
- Kardeşim İçin (Yeni dizi)
- Poyraz Karayel: Küresel Sermaye (Kadroda netleşen isimler)

14 Mayıs 2017 Pazar

Adı Efsane: Sabır taşı mısın birader?..


Eden bulur diye ne güzel demişler değil mi? Nasıl da ayağına dolanıyor insanın, yaptığı kötülükleri. Nasıl da, çıkmazlar yaratıyor; o karanlığın kekremsi dibi... Ev meselesinin büyük hüsrana yol açmasının önü bölüm içerisinde toparlandığı için oldukça memnunum durumdan. Seyfi'nin bu sefer de aslında pek bir zarar görmeden yırtmasına içerlesem de, en azından kirli oyunu başladığı gibi sona erdi. E buna da şükür, değil mi?..

12 Mayıs 2017 Cuma

Vatanım Sensin: 'Bari birazcık mağlup olsaydık?'


Hangi amaç olursa olsun ardında, vahşet saçarak hiçbir şey elde edilemeyeceğini yüz yıllardır tarih yazmakta. Tarihle oyun olur mu, tarihten saklanılır mı Vasili; söyle?.. Gaza gelmenin böylesi bir versiyonunu da az gördüm. Gözü dönmüşlüğün, bunu resmedebileceğiyse çok açık. Dizide Yunan işgalinin gerçekçi anlatılmadığından şikayet edenler için de, bu sahneler tatmin edici olmuştur sanıyorum. Ben ediyor muydum, evet. Ama böyle bir sahne gördüğümde, çokça etkileneceğimi bildiğimden ses etmiyordum. Nitekim, izlerken taş kesildim diyebilirim. Çokça sinir bozucuydu. Yunanların gezmeye gelmiş haline de böylece son verilmiş oldu...

11 Mayıs 2017 Perşembe

İçerde: 'Ağzınız yüzünüz dağıldı, yeter!..'


Güvenmek, güven duymak ne kadar da büyük bir lüks değil mi? Gözün kapalı sırtını yaslayabileceğin, başın dara düştüğünde senden çok dertlenecek birilerinin olması... Peki güven öyle kolay kazanılabilecek bir şey mi? İnsanın karşısındakine güvenmek istediği kadar, kendinin de güvenilir olması gerekmez mi? Öyle kolay mı tek taraflı bir güveni yaşamak? Bir yerden sonra elbet fire vermez mi?.. Celal ne bekliyordu bilemem, lâkin güvenilecek biri kesinlikle değil. Sözünde durur falan, fasa fiso. Kendinden başka kimseye değer verdiği yok ve etrafındakilerin de her daim sadece ona değer vermesini istiyor. Bunu elde edemediğindeyse, yakıp yıkmayı maharet sayıyor...

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Hayat Şarkısı: Hülya'ya hayrına biri teşekkür edecek mi?..


Bazen bir adım atmadan on kere düşünmek gerekiyor gerçekten. Zira, sonradan pişman olacağın bir bataklığın içerisine dalıveriyorsun ve hiçbir yardım da seni kurtaramaz oluyor. Günlük, geçici zaferlerle ya da insanları olmayan şeylerle karalamakla bir yere varılamayacağını anlamak için de illa ki başına benzer bir felaketin gelmesi gerekmiyor... Kazanmak ya da kaybetmek değil mesele. Mesele, insan kalabilmekte... Cevher ailesi düştükleri karanlıktan sonunda aydınlığa çıkmayı başardılar. Doğru adımlarla, başarılı yaklaşımlarla sonuca ulaştılar. Pes etmeyen, her daim ailesinin arkasında olan Hülya sayesinde sırtlarının kolay kolay yere gelmeyeceği de çok açık...

9 Mayıs 2017 Salı

Söz: 'Beceriksiz misin tatlım sen?..'


Onurlu olmak çok zor olmasa gerek? Onurla yaşamak, yaşamına onur katmak?.. İnsan neden vazgeçer onuruyla yaşamaktan? Neden, saçma sapan yollara sapar da gurur duyar bundan?.. Çünkü doğru yol vaatlerde bulunur ama diğer yol doğrudan kendine çeker. Mücadele etmeye, ilerlemek için güç sarf etmeye gönüllü olan şaşmaz bildiğinden; direnir. Diğeriyse, bırakır kendini. Yol da zaten gerekeni yapar. Sana çok bir şey düşmez. Ve en sonunda pişman olacağı koca bir zaman dilimiyle ömrünü heba eder... Çolak doğru yolu bulur mu, bulsa dahi her şey için çok geç olacağından bir faydası dokunur mu bilinmez. Bilinen bir şey var ki, o da kimsenin ona kolay kolay boyun eğdiremeyeceği...

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Ekrandan Haberler - 1-7 Mayıs 2017


Haber Başlıkları
- Kara Sevda (Final ne zaman?)
- Muhteşem Yüzyıl Kösem (Final ne zaman?)
- No:309 (Temmuza değin ekranda!)
- Cesur ve Güzel (Üç yeni ülkede daha yayında)
- Çoban Yıldızı (Kadroda yeni bir isim)
- Fi (Sürpriz bir yeni bölüm)
- Türk Malı (Yeniden başlıyor)
- Kalp Atışı (Bir Kore uyarlaması daha)
- İlker Kaleli Poyraz Karayel filminde yok!
- Kısmetse Olur (Artık sadece internette)
- Dünya Güzelleri (Bu nasıl bir cesarettir?!)
- Kelime Oyunu (Başlıyor)
- Tolga Çevik yeni bir proje için Fox ile anlaştı!

7 Mayıs 2017 Pazar

Adı Efsane: Hakan ne zaman gün yüzü görecek?


Hep bedeller ödüyoruz değil mi? Hem de çoğu bizimle dolaylı dahi ilgili olmadığı halde. Hep, başka insanlar için heder oluyoruz; isteyerek ya da istemeden. Her an bir bela, ensende bitmeye hazırmış gibi düşünsene bir? İşte, Hakan her an öyle bir yaşam sürmekte... Bir karaktere ne kadar üzülünürse, o kadar üzülüyorum ona. Bir çıkış yolu da yok gibi, her günü başka işkence. Bu çocuk daha nereye kadar dayanabilir, söyleyin bize...

5 Mayıs 2017 Cuma

Vatanım Sensin: Bu nasıl bir ikilemdir arkadaş?!


Hiç kolay kazanılmıyor vatan dediğin. Hiç kolay def edilmiyor düşman dediğin. Hiç kolay olmuyor mücadelen, savaşın. Ama sadece inanmak yetiyor. Kalbinle inanmak ve bu uğurda yol almak. Eğer yolun doğruysa, elbet aydınlığa çıkıyorsun. Elbet sonunda amacına ulaşıyorsun. Ve elbet, İzmir'in dağlarında çiçeklerin nasıl açtığını görüyorsun... Haftalarca bizi delirttikten sonra, o kadar şahane bölümler izler olduk ki, ne desem eksik kalır gerçekten. Özellikle de milli mücadele ruhunun yeniden canlanması şahane. Efsane repliklerle, oyuncuların mükemmel performansının harmanlanması için de ne desem bilmem...

4 Mayıs 2017 Perşembe

İçerde: Dizi değil, cinnet sebebi.


Beklentisi olmayan insan evladı yoktur herhalde. Bir şeyleri arzulayan, hayâl eden, hayâl ettikleri olsun diye bekleyen... Ama tek başına beklentilerin yeterli gelmediğini de anlaması uzun sürmez. Başka şeyler olması gerekir. Belki biraz çaba, belki emek, belki dirayet, belki de en başından hiç beklentiye girmemek... İçerde'de tam da o noktadayım ben mesela. Beklentilerimin olduğu zamanları aşalı çok oldu. Artık sadece performanslar ve üzerine yazabilmek için izliyorum. Lâkin, izlerken zamanımın çoğunu yine de dövünerek geçiriyorum...

3 Mayıs 2017 Çarşamba

Hayat Şarkısı: Rüzgar eken fırtına biçer


"Rüzgar eken fırtına biçer" diye boşa dememişler. İnsan kendi yaptıklarından mesuldür. Ne şekilde yaptığı ise geleceğini belirler. Hiçbir iyiliğin kalmayacağı gibi, hiçbir kötülük, hiçbir garabet de karşılıksız kalmaz. Elbet bir şekilde bedelini öder. Bazen malıyla, bazen canıyla, bazen de geleceğiyle... Torunbaşlar'ın hep dedim yine diyeceğim, intikamları o kadar çiğ ve o kadar sağlam olmayan temeller üzerine oturuyordu ki böyle bir sona mahkumdu. Kırıp döktüklerinin, ölümüne sebep olduklarının bedelini ödeme vakti şimdi geldi. Ya her şeyi eski rayına oturtacaklar ya da dünya aleme önce rezil olup, ardından da kodeste çürüyecekler. Ah, yazık gerçekten...

2 Mayıs 2017 Salı

Söz: Yavuz'un sınavı...


Gözünü karartarak ilerlediğin yolun, nasıl da düzeni bozuk olduğunu umursamadan bundan gurur duymak kadar aciz bir şey yoktur herhalde. İnsanın karşısındakini yalanlarla örülü gerçekleriyle kandırmaya çalışması da, aynı şekilde... Düzenin nasıl işlediğini birebir anlat ama öyle güzel süsle ki, dinleyen hayran kalsın. Hatta desteklesin de bu yapılanı ve sen karanlık düzenini istediğince sürdürmeye devam et. Var mı öyle bir dünya Çolak efendi?.. Eylem'in kurtarılmasını bekliyordum açıkçası, tam tersi örgütün doğrudan içerisine girdi ve daha ilk dakikadan beyni yalanların kalkan yapıldığı bozuk düzenle yıkanmaya başlandı. Eylem, bu oyuna gelecek saflıkta biri değil. Lâkin Fethi'nin onu kurtarma girişimi timi büyük bir çıkmazın içerisine sürükledi. Yavuz için zorlu bir seçim yapma vakti...

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Ekrandan Haberler - 24-30 Nisan 2017


Haber Başlıkları
- İçerde (Kadroda bir ayrılık)
- Hayat Şarkısı (Kadroda iki ayrılık)
- Vatanım Sensin (Kadroda iki yeni konuk)
- Hayat Bazen Tatlıdır (Final yaptı)
- O Hayat Benim (Final)
- Baba Candır (Final)
- Kara Yazı (Final)
- Bodrum Masalı (Bahar sürprizi çabuk bitti)
- Fİ-Çİ-Pİ (Televizyonda mı? Şaka herhalde!)
- Özge Özpirinçci ve Buğra Gülsoy yeniden bir arada!..
- Çağatay Ulusoy'dan sinema filmi!..
- Elçin Sangu hem sinema hem de dizi ile dönüyor iddiası
- Kelime Oyunu (Yeniden başlıyor)