20 Eylül 2017 Çarşamba

Dolunay: Haklı olmak yetiyor mu?..


Her gerçekle başa çıkılmaz. Her gerçek, seni mutlu sona götürmez çünkü. İçinde büyük bir acı, hayâl kırıklığı, yoksunluk, çaresizlik vs... barındırabilir. Aslında daha çok bunları barındırır. Çünkü gerçekler hep güzel olsa, hiçbir şeyin sahtesine gerek olmazdı. Bundan ki, asıl önemli olan o gerçekle nasıl baş ettiğin. Seni nasıl etkilediği ve halini, tavrını nasıl değiştireceği... Şimdi o 'gerçek' sınavını Ferit veriyor. Sonunda Asuman'ın yaptığı hayasızlığı, bunu Nazlı'nın sakladığını öğrendi. Nasıl bir tepki verecek bilemiyorum ama hiçbiri, Bulut'u geri almak için özellikle son dönemde kılını dahi kıpırdatmadığı gerçeğini değiştirmeyecek...

12. Bölüm


Ferit kızmakta çok haklı. Bağırıp, çağırırsa da hakkı. Elbette tepkisiz kalsın demiyorum bu sebeple. Nazlı'ya hesap sormayı da ihmal etmemeli mesela. "Bu kadar önemli bir şeyi saklıyorsun madem, o kızın bir de benim şirketimde çalışmasına nasıl izin verdin?!" diye çıkışmalı. Hangimiz kızarız ki bu durumda Ferit'e? Evet, haklı ama bir yere kadar haklı. Bu olay üzerinden Nazlı'ya kin duyarsa ve onu bir anda silerse saçmalamış olur bence. Nazlı'nın tek suçu, kardeşine kıyamamak; dolayısıyla olayın dallanıp budaklanmasına imkan tanımak... Bunun için de ancak bir iki trip atılır o kadar. Zira Ferit'in de suçsuz olduğunu söyleyemeyiz... 


Eğer Asuman o belgeyi çekip de atmasaydı Demet'e ve Hakan başka bir yolla Bulut'un velayetini almış olsaydı-ki hikâyenin amacı buyken garanti alacaktı, Ferit'in onu geri almak için neredeyse hiçbir çaba sarf etmiyor oluşu daha çok göze batmayacak mıydı söyleyin? Daha fazla rahatsız etmeyecek miydi bizi izlerken? Sen Bulut'un velayetini geri almak için nasıl bir mücadele verdin ki, Nazlı'nın kardeşini koruma mücadelesine ses edebiliyorsun?.. Dedim ya, Ferit çok haklı. Ancak, Nazlı'yla arasına duvarlar örmeye kalkarsa o iğneyi biraz da kendine batırmalı...


Nasıl davranır kestiremiyorum. Nazlı'ya gerçekten aşık, bunu görüyoruz. Belki korktuğum gibi aşırı bir tepki vermez ama soğuk davranır. O durumda da Nazlı'nın onun gönlünü kazanması gerek. "Bana küstü, peki madem öyle olsun" diyerek savsaklamamalı. Bu durumda da onun suçluluğu daha da yeşermiş olur. En azından özür dilemeli-ki zaten Nazlı bunu yapacak bir karaktere sahip... Burada iş Ferit'in tepkisinde bitiyor. Ya her şeyi büyük bir kaosa sürükleyecek ya da tökezleseler de kısa zamanda aşacaklar... Bana sorarsanız öğrenmesi çok çok iyi oldu. Aralarındaki ilişki ciddiye binmeden ortaya çıkması gayet yerinde. Ortaklık mevzusunun iyi yanı da Ferit hafiften trip atsa bile bir süre, restorana geldikçe karşılaşıp Nazlı'ya kendini affettirme imkanı sunacak olması. "Oldu ben hisselerimi kilimcinin kör oğluna devrediyorum" demeyecektir neticede. Yani umarım...



Bu durum Deniz'e yaradı. Emeline ulaşmış oldu. O sarılmanın, dansın intikamını aldı. Değdi mi? Nazlı koşa koşa onun kollarına gitmeyecek, bunu biliyoruz. Sadece büyük bir hüzne ortak olmuş oldu. Tabi Deniz gidip de Ferit'in kapısına koymuştur diye kesin bir şey demiyorum yine de. Ama şu durumda en çok ona yarayacağı gerçeği atlanmamalı. Bakalım, diziyi nereye savuracak tüm bu olanlar. Hele hele Asuman, her şeyden el çektirilince ne hale gelecek merakla bekliyorum. Çoktan bedel ödemeyi hak etmişti mâlum...


Tüm bu kaosun olası mimarı Hakan'a gelelim... Demet kendi derdine düştüğünden o an, gidip de kapının önüne bu gerçeğin koyulmasını tezgahlamış olabilir mi bilmiyorum. Olursa da şaşırmam ama Deniz'se yapan, her şeyi Alya'ya anlatarak Hakan kendi topuğuna sıkmış oldu. Zaten bu bölüm topuğuna birkaç el daha sıktığı için, bu da pek sırıtmaz doğrusu... Biz şimdiye kadar onu karanlık bir adam olarak tanıdık. Halinden, tavrından da akıyor zaten bu durum. O karanlık tarafını derinlemesine göstermeye gerek var mıydı peki?.. Polise ihbar edenin Demet olduğundan eminken, hiçbir suçu günahı olmayan bir adamı sırf ona ders vermek için haşat etmesi insanlığın neresine düşüyor? Evet, Hakan sırf intikam için iki masum insanın öldürülmesi emrini verecek tıynette biri. Ama bunu duymak var, şahit olmak var. Ben şahit olmaktan yana sıkıntıya düştüm. O yersiz bir detaydı ve bize aksettirilmese de olurdu...


Böylesine deli bir adamın sırf karısının "Yapma" demesiyle Ferit'i öldürmekten vazgeçmesi de ayrı ironi tabi. "Yapmam" der, yine de yapar çünkü. Ferit'e tolerans göstermesinin başka geçerli bir nedeni varsa ortaya çıkar dilerim. Yoksa çok havada kalacak bu bölüm gördüklerimizden sonra. Sırf onun yüzünden ilk defa Demet'e şiddet uygulamaya meyletti, bir daha eskisi gibi olamamayı göze aldı; neden Ferit'i yok etmeyi de göze almasın?.. Yani bir yerde senaristlerimiz durduk yere kendi kendilerini ateşe atmış oldular. Biz onu karanlık adam olarak biliyorduk, neden daha da kararttınız ki? Buyurun, cevap verin; neden öldürmüyor madem bu psikopat adam Ferit'i?..

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder