24 Şubat 2015 Salı

Survivor All Star: Efsane olmak...


Geçtiğimiz sezon büyük olaylarla sona eren Ünlüler-Gönüllüler'den sonra, bu sezon efsane eski yarışmacılarıyla ekrana geleceği duyurulan yarışmanın hem kendisi hem de kadrosu büyük bir merak konusuydu. Uzun zamandır bazen birer ikişer bazen de gruplar halinde öğrendiğimiz isimlerle, merak çıtasını oldukça yükselten ama son kertede özellikle Gönüllüler takımını çok sivri bırakan bir hal alarak, Pazar akşamı ekran macerasına başladı; Survivor All Star...

Malum yarışma yeni kanalında, daha doğrusu Acun Ilıcalı'nın sahibi olduğu TV8'de ekrana gelecekti ve her ne kadar açıklamalarında Ilıcalı, memnun olduğunu söylese de kanalın aldığı reytingler ortadaydı. Bu durumda da, oldukça fazla reyting çekecek isimleri bir araya toplaması gerekiyordu. Nitekim kadro duyurulmaya başlandıkça, "unutulmaz isimler"den çok "olay çıkartma potansiyeli yüksek isimler"in seçildiği ortaya çıkmaya başladı. Özellikle de, Ünlüler takımına göre her zaman daha çok sorun yaşanan Gönüllüler'de bu yapılıyordu. Tam kadro açıklandığında ise ilk günden olaylar çıkmasının kimseyi şaşırtmayacağı ortadaydı...


Gönüllüler takımı

Geçtiğimiz sezon da en büyük sorun çıkartan isimler şüphesiz ki, Sahra ve Turabi ikilisiydi. Hem adadaki hayata hem de biz izleyicilerin seyir keyfine çokça zarar veren ikilinin, bu sezon yeniden yarışacak olduklarını duyunca açık söylemek gerekirse çok canım sıkıldı. Malum ikisi de dişli karakterler ve öyle iki-üç haftada elenip gönderilecek potansiyelde değiller. En azından son final dönemecine kadar orada kalmaları çok yüksekken, yeniden çıkartacakları olaylar ve sorunları düşünmek sinir bozucuydu. Daha sonra açıklananlar içerisinde bir ismi daha fark ettim. Rahatsızlığını mazeret göstererek, katılmayacağını açıklayan Duygu Çetinkaya da adaya giden isimler arasındaydı. Yine adadaki herkesi bunaltma potansiyeline sahip bir isimdi ve çıkarttığı olayların diskalifiye raddesine çok yakın olduğunu düşünürsek, bu sezonda herkesin sinirlerini aldırması için önemli başka sebeplerden birisiydi. Tabi bu kadarıyla yetinilemezdi...

Duygu'nun yarıştığı sezonda en çok karşı karşıya geldiği isim, hatta sırf onun yüzünden izole bir yaşam kurduğu Bozok da yarışa dahil edilmişti. Ilıcalı kusura bakmasın ama Bozok ne etkisi bırakmıştı da, "efsane" isimlerin olacağı açıklanan All Star'a getirildi hiç anlamadım. Zira onun hatırladığım yapabildiği tek şey, balık tutmaktan ibaretti. Şimdi Duygu ile yeniden savaş baltalarını çıkartmaları kimse için sürpriz olmayacaktı tabi ki... Ve diğer isimler, Hilmi, Nadya, Hasan, Seda, ve Begüm... Onlar için olumsuz bir yorum yapamam sanırım. Hepsi yarıştıkları dönemlerde büyük mücadeleler veren isimler. Mücadeleleri yetersiz olduğu zamanlar ise karakterleri sebebiyle benimsediğim isimler oldular... Belki içlerinde yalnızca Seda'yı diğerlerine nazaran daha sivri olarak yorumlayabiliriz ama o bu sivriliği kendine has bir tatlılık üzerinden sergilediğinden, benim için hiç de rahatsız edici değil... İsimlerini saymadığım Özlem ve Taner'i ise Survivor'ın tüm sezonlarını izlemiş olmama karşın, ne yazık ki çıkartamadım... 

Ünlüler takımı

Ünlüler takımına geldiğimizdeyse, bir iki isim haricinde herkesin doğru seçilmiş olduğunu düşünüyorum. İçlerine Gönüllüler'den dahil olan iki ismin de... Pascal, yarıştığı sezon adını yazmaktan dahi kaçınmak zorunda hissettiğim bir yarışmacıyla girdiği kavga sonrası diskalifiye edilmiş ve çok üzülmüştüm. Malum Beşiktaş'ı tutmayanlar için bile Pascal'ın yeri her zaman ayrıdır ve o da tüm sempatikliğiyle bunu hak ettiğini belli eder. Daha geçtiğimiz sezonun sonunda öğrenmiştik onun All Star'da olacağını ve açıkçası yerinde bir tercihti... Onun dışında sevilen bir başka isim Anıl... Yarıştığı sezon Gönüllüler'den, Ünlüler'e sürgün yediğinde üzülmüştü ama bu resmen hayatının dönüm noktası oldu. Herkes tarafından sevilen ve takdir edilen bir isimdi. Nitekim yarışı üçüncü olarak bitirmiş ve daha sonra cüsse olarak da çok değişmişti... Yeniden kadroda yarıştığına sevindiğim isimlerden birisi de oydu kesinlikle...  

Doğukan, Merve Oflaz, Merve Aydın ve Serenay... Onlar da yarıştıkları sezonlar hakkı teslim edilmesi gereken başarılar göstermiş ve burada olmayı hak eden isimlerdendi. Özellikle Doğukan, her zaman sempati beslediğin çok sevimli bir isim... Bu arada adını yazmayacağımı belirttiğim ismin kadrodan çıkartılışı sonrasında yarışa dahil olan, Ahmet Dursun hakkında da pek olumlu düşüncelere sahip değilim. Acıktığında gözünün hiçbir şey görmediğini düşündüğümüzde, ismini duyduğumda pek de "vauuv" demedim... Gönüllüler takımından ilk haftada Ünlüler'e geçen Hakan ve Berna ise yine yarıştıkları sezonlar başarı göstermiş isimlerdendi. Hatta Berna aynı zamanda hakkı da yenmiş bir isim olarak, öncelikli adaya getirilmesi gereken kişilerdendi de bana göre. Sahra ile yaşadığı sorun akabinde, itildiği buhran patlak veren ve diskalifiye edilen Berna'yı, ilk haftadan Ünlüler'e geçirerek ikinci kez onun karşısında örselediklerini düşünsem de en azından büyük problemlerden uzak kalacağı için seviniyorum. Ve yine ismini saymadığım bir isim, Fulya... Ne yazık ki onu da hiç çıkartamadım... Almeda mı?.. Neye dayanarak getirildiğini çözemediğim bir başka isim...

Takımlar gördüğünüz gibi, sansasyon yaratma potansiyeli olan ve başarılarıyla parmak ısırtanlar olarak ikiye ayrılıyor. Her iki takımın içerisinde de ileri ki zamanlarda sorun çıkma olasılığı çok yüksek ama Ünlüler'in daha ilk günden birbirlerine girerek, seçilmelerinin hakkını veren Gönüllüler kadar sorun yaşayacaklarını zannetmiyorum... 

Efsane bir başlangıç..


Öncelikle belirtmek zorundayım, gelişleri efsane kurgulanmıştı... Özellikle adaya getirildikleri helikopterin verdiği his, ilk bakışta sanki bir aksiyon filmi izliyormuş etkisi yarattı. Dokunulmazlık adasına getirildikleri ilk anda ise onları bir oyun bekliyordu... Önce Berna'nın Ünlüler'e geçişini izledik ve ardından da ilk ödül oyunu oynandı... Daha ilk oyun olmasının verdiği hazırlıksızlık sebebiyle herkes bir dökülüyordu ama kıran kırana bir mücadele verdiklerini inkar edemem. Yarışın sonunda birinci olan Ünlüler, ödül olarak diğerine göre daha büyük olan adada yaşamaya hak kazandılar... 

İlk Ada Konseyi

Yarışın ardından adalarına gitmediler... Sayıca üstün olan Gönüllüler'den bir erkek yarışmacının Ünlüler'e geçmesi için ilk "Ada Konseyi" gerçekleştirildi. Yapılan oylama sırasında, özellikle Turabi'nin takındığı tavır ise yorumlanmayacak kadar iğretiydi... Daha Dokunulmazlık adasına ilk ayak bastıklarında aldığı sözle yersiz egosunu gözler önüne sermişken, şimdi de takımındaki tüm isimleri tek tek yazmış ve onlara okuduğu avam manilerle, sözde şov sergiliyordu... Ona en güzel cevabı veren ise bunu diyeceğim aklıma gelmezdi ama Sahra idi. Hangi akla hizmet yaptıklarını anlamamış olmakla birlikte oylamanın sonunda en çok ismi yazılan isim olan Hakan, Ünlüler takımına geçen isim oldu. Konseyin ardındansa yarışmacılar geceyi yine adalarına gitmeden orada geçirdiler... 

İkinci Ödül Oyunu

Dün akşam yayınlanan bölümde de yine ilk iş bir Ödül oyunu oynadılar yeniden. Bu oyunu da kazanan takım Ünlüler olmuş ve Gönüllüler'de sürtüşmeler de başlamıştı. "Herkesi gömeceğini" söyleyen Turabi iki oyunda da hiçbir varlık gösterememişken, yarışlarda kendine bir türlü mukayet olamaması ile tanıdığımız Duygu yeniden sazı eline almış, herkese giydiriyordu... Hatta bir ara Ünlüler takımına bile sataştı kız. Tabi ona hazmetmesi zor ayarı veren isim, bir türlü çıkartamadığım Özlem oldu... Yüzme beceresi gerektiren oyunda, daha önce yüzme hocası olduğunu söyleyen Özlem de pek varlık gösteremedi ve Duygu da, "yüzme hocasıyım diyorsun ama yüzmeyi bilemiyorsun" diye laf soktu. Altta kalmayan Özlem'in cevabı ise oldukça manidardı; "Sen de ünlüyüm diyorsun ama Gönüllüler'desin..." Bunun üzerine bir iki kelam etmeye çalışan Duygu, verebileceği bir cevabı olmadığından sadece "Yürek yiyip geldin herhalde" ile yetindi... Kusura bakma ama Duygu, bu beklemediğin tepkiyi oldukça hak etmiştin...

Yarışın sonunda kazanan takım yeniden Ünlüler oldu ve Gönüllüler'den iki kat fazla erzakla adalarına gitmeye hak kazandılar. Ve sonunda da geçtiğimiz sezondan alışık olduğumuz adalara götürüldüler... Gönüllüler geçtiğimiz sezon da yine Gönüllüler'e tahsis edilen adaya gitmişken, Ünlüler de aynı şekilde ama bu sefer kazanarak adalarına gitmişlerdi... 

Ve Adalar...

Ödül olarak verilen ada oldukça büyük ve özellikle canı sıkılanlar ya da kavgalar sonrasında yarışmacıların ortamdan uzaklaşması için birebir. Ama buna karşılık, diğer adaya göre daha az tüketilebilecek doğal gıda var... Gönüllüler adasında ise kaçabilecek alan azken, yemişler ve Coconatlar gırla... Bu sebeple, hangi taraf daha şanslı ben tam olarak karar veremedim. İki adada da aranan özellikler var malum... 


Gönüllüler dedikodu ve birbirini çekiştirmeye başlamışken, içlerinden yalnızca Hasan ilk dakikadan projelerini hayata geçirmeye başlayan isim oldu. Yarıştığı sezonda neredeyse barakaya kat çıkma evresine gelen Hasan'ın bu sezon işi nereye vardıracağını çok merak ediyorum...

Ünlüler ise geldikleri andan beri hiçbir sorun yaşamadıkları gibi, adaya vardıklarında da olağanca yardımsever bir edayla geliştirme işlemlerine başlamışlardı. Doğukan, Anıl, Hakan, Pascal ve Ahmet hemen inşaat girişime başladılar. Kızlar ise coconatlarla mücadeleye ilk dakikadan girişmeye odaklandı. Şimdilik aralarında hiçbir sorun yok gibi görünse de, özellikle Merve ve Serenay arasında geçtiğimiz sezondan kalan küslük net belli oluyor. Araları düzelir mi bilmem de, bu küslüğün kavga boyutuna taşınacağını zannetmiyorum. İkisinde de öyle "kavgacı" bir eda yok çünkü. Sadece damarına basıldığında, dişlerini göstermekteler... 

İlk Dokunulmazlık


Tüm bunların ardından sıra ilk Dokunulmazlık oyununa geldi ve bu oyunu da kazanan takım, yine Ünlüler oldu. Bu yarışın ardından, ilk eleme olması sebebiyle Gönüllüler takımında oylama yapılmayacak ama eğer gelecek hafta oynanacak Dokunulmazlığı da Ünlüler alırsa, bu sefer içlerinden birisi adaya veda edecek. Eğer Ünlüler değil de Gönüllüler kazanırsa haftaya, aralarında küçük bir oyun daha oynayacaklar ve bozulan beraberlikle birlikte yenilen takımdan bir isim adaya veda edecek...

Ve son olarak...

Gönüllüler takımının sırf reyting için bu kadar dişli isimlerden seçildiğini düşünmekle birlikte, Ünlüler takımından oldukça memnunum. Her ne kadar ilk geçtiklerinde üzülseler de, Hakan ve Berna'nın da Ünlüler takımında olduğuna daha sonra sevindiklerini düşünüyorum. Bu arada henüz bir favorim yok, eğer bir takım tutmam gerekirse de o Ünlüler takımı olur... Bana daha samimi geldiklerini ayrıca belirtmeme gerek yok zannediyorum... Cumartesi ve Salı arası haftada dört gün ekranda olacak Survivor, bu hamleyle kanalın reyting ortalamasını yükseltmesini sağlayacak. Zira cumartesi akşamı ekrana gelen ilk bölümü, tüm kategorilerde birinci olmayı başardı. Karşısındaki dizi ve programların reyting pastasından aldıkları dilim küçülecekken, yarışın her zaman bu izlenme oranlarını alabilmesi mümkün olacak mı; onu da zaman gösterecek...

Beklenen Kral

2 yorum :

  1. Tüm sezonları izlediğinize emin misiniz ? Taner ve Özlem Survivor Aslanlar Kanaryalar'da en iz bırakmış isimlerin başındaydı, ki Taner o dönemin şampiyonuydu, izleseydiniz şampiyonu unutacak değilsiniz herhalde :) Gerçi tip olarak baya değiştiği de bir gerçek. Fulya ise ilk Survivor'dan kalma yani 2005 veya 2006, o sezona az çok bakmış olsam da çok zaman geçtiği için ve düzenli takip etmediğim için ben de hatırlamıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söz konusu iki sezonu da izlemiştim ama çıkartamadım. Ne zaman ki, sabah o dönemlere dair kayıtlar izledim; o zaman "aaa" oldum. Bu analizi yazmadan önce izleyemez miydim?.. Evet, ama yazdıklarımda samimi olmazdım. Çünkü gerçekten hatırlamadım. :)

      Ve bugün izlemesem, hangi sezonlar yarıştıklarını bildiğim halde hâla, "kimdi bunlar?" derdim. Yersiz ego sergilemeyeceğim. Onlarla ilgili çıkarımlarımı -hatırladığım kadarıyla- bir sonraki analize saklıyorum.

      Sevgiler... :)

      Sil