12 Ekim 2016 Çarşamba

Hayat Şarkısı: Aile kalmak istemenin bedeli...


Bazen göze aldığımız şeylerin bizi nasıl bir felakete sürükleyeceğini kestiremeyiz. Gözümüz kararır ve düşünmeden hareket ediveririz. Sona erdiğindeyse, geç olduğunu anlar; bu sefer de her şeyi tersine çevirmeyi isteriz... Bizler sürekli hata yaparız ama bazı hatalar vardır ki, asla geri dönüşü yoktur. Olmuş, bitmiştir. Her yer çoktan yanmış, küle dönmüştür. Ne zamanı geri alabilirsin ne de olanı düzeltebilirsin... Hülya'nın birkaç bölümdür dilindeydi zaten 'öldürmek' fikri. Kurtuluşun en güzeli bu olabilirdi. Lâkin böylesi, olabilecek en kötü fikirdi...

25. Bölüm


Hülya ile empati kurabildiğimiz birçok nokta var. Onlardan biri de, Mehmet. Annesinden daha iyi anne olabileceğini, onun için gözünü kırpmadan canını verebileceğini biliyorduk da; yine gözünü kırpmadan birini öldürme fikri biraz fazla geldi. En azından birisi aracılığıyla bunu yapmasını beklerdim. Direkt kendisinin böyle bir işe girişmesini değil. Tamam, niyeti en başında sadece konuşmak ve onu Mehmet'i almaması için ikna etmekti ama gözleri dolu dolu ne yapacağını düşünürken, Filiz'in öylesine keyifli olmasına tahammül edemedi. Sonrası şimdilik muamma ancak onun için hiçbir şeyin iyiye doğru gitmediği kesin...


Filiz'in en başından beri derdinin Kerim olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Her ne kadar bu bölüm, birden oğulcu olduysa da durum tamamen bu. Nurgül olmasa hiçbir adım atmayacağı da mâlumunuz. Birden böylesine fikir değiştirme eğilimini samimi bulamıyorum ben. Doğum yaptığı sırada dahi para pazarlığı yapmış bir kadının, annelikten direkt men edilmesi lazım zaten. Bu göz yaşları, oğul hasreti üzerinde çok yapay duruyor ve geçmişi de birden siliniverdi. Bu kadının geçmişinin ne kadar sorunlu olduğunu detaylıca yazmama gerek yok sanırım. Her ne kadar şimdi 'petrol prensesi' olsa da, daha önce ayyaşın önde gideniydi. Paralanınca birden hanım hanımcık bir kadın mı oluverdi? Geçmişi referans alınmayacak mı artık yani? Mehmet, pat diye verilecek mi kendisine? Hangi hakim böylesine aceleci, duyarsız olabilir ki?.. Onun dışında kimsenin bu konuda elinde bir koz olmaması gerçekten garip. O avukatları kapıya koy sen en iyisi Bayram Cevher...


Öleceğini sanmıyorum. Her şeyin hayâl olma ihtimalini de düşünebilirdik ama yeni bölüm fragmanında olayın gerçekleştiğini, gördüğü herkese itiraf ediyor Hülya. Tabi işin garibi arabanın ön tamponunda hiç bir hasar da görünmüyor, Mahir'le konuştuğu sırada. Bulunduğu yer itibariyle eğer Filiz'e çarpsaydı, hemen arkasındaki arabaya da toslaması falan lazımdı. Bakalım, altından ne çıkacak bu durumun. Filiz defterinin kapanmasını şahsen çok isterim ama bu şekilde olması Hülya'nın hapse girmesi demek-ki, bu olması desteklenecek bir adım değil. 


Geçtiğimiz bölüm yorumumda, Bayram'a güvenmesi gerektiğini söylemiştim. Şahsen DNA sonucunu dahi değiştireceğini düşündüm. Ama sadece avukatlarına güvenmeyi seçti ve Hülya'yı bu noktaya getiren de o oldu. Kendisinden deyim yerindeyse nefret ederek evlenen bir adamın oğlu için, kendi hayatını gözünü kırpmadan kararttı. Durumun şimdi ne boyutta olduğu çok da fark etmez. Bu onun çocukluğundan beri içinde sakladığı aşkının en büyük kanıtlarından birisiydi. Eğer Kerim ondan hâlâ nefret ediyor olsaydı da bunu yapardı. Sağlıklı bir kafanın ürünü mü bu? Elbette değil. Ama Hülya böyle birisi ve biz de onu böyle sevmiş bulunduk...


Ayda yılda bir olacak bir hak vermeye gelelim şimdi de... Zeynep bu sezon başladığından beri olabildiğinde 'tatlı' bir karakter. Her ne kadar çizginin öteki tarafına çok yakın olsa da tersi bir eğilim görmedik henüz; kendine mukayyet olmaya çalışıyor. Lâkin, Nurgül meselesi biraz acı vericiydi. Hülya'yı düzlüğe çıkartmak için, onun itibarını gazete manşetleriyle bitirmek neresinden bakarsan bak haksızlık. Kötülüğün safına geçerse yeniden, şu durumda kendisine kızamam artık. Tabi bir diğer cephede de Melek var. Haberi o da gördü. Ve o da Hüseyin'den hesap soracaktır. Yani Hülya sebep yine bir çok karakter hüznün eşiğine itildi. Onu sevmenin bedeli böyle de acı verici yani-ki Zeynep'in pek sevdiği de söylenemez-... 


Keyifli bir bölüm izlediğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Hülya'nın başına kötü bir şey gelir mi bilmem ama onun son anda yırtmalarının ne kadar meşhur olduğu da ortada. Beklentimi düşürmeden beklemeye geçtim. Hülya Cevher bakalım kendisini nasıl kurtaracak şimdi...

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder