23 Kasım 2016 Çarşamba

Hayat Şarkısı: Sıradaki?!


Bir bilinmezlik hâli sarmışsa dört bir yanını, çıkar yol bulmak her geçen an daha da zorlaşır. Ne yapsan elinde kalan hayat için, ne kadar daha uğraşılır?.. Hülya'nın, ne yapsa elinde kalıyor gerçekten hayat. Hep bir şekilde tökezliyor ve yeniden ayağa kalkma mücadelesini izliyoruz. Her kazandım sandığında, başka bir yenilginin hazırlanışını görüyoruz. Sanırım böyle de sürmeye devam edecek. Evet, en sonunda hep kazanıyor ama bedel de ödemiyor diyemeyiz herhalde bunca ızdırabın sonrasında?..

31. Bölüm


Her ne kadar Melek giderken, Hülya'ya tüm gerçekleri söylemesini öğütlese de için için bu olduğunda büyük bir tepki vermesini bekledim geçtiğimiz hafta. Nilay'ın Hülya'nın karşısına çıkıp da bebeği vermesi sonrasında, geri döndüğünde onu asla eve almayacağından dahi emindim. Üzerine bir de gerçeği söylese, herhalde keser falan diye tahmin etmiştim. Ama beklediğim şekilde ilerlemedi mesele. Melek gerçekten gemileri yakmış, hamileliğinin zorlu geçeceğini bildiği Hülya'ya bunu yapacak kadar gözünü karartmış. Açıkçası bunu onun naifliğine yakıştıramadım. Her ne kadar aynı telefon konuşması sırasında bunun hiç olmamasını istediğini belli etse de, Nilay götürdüm dediğinde köpürmemesi kadar etkilemedi beni.


Peki ya Hülya gerçeği öğrendikten sonra karşısına geçtiğinde o dik dik bakmaları neydi? Melek hem suçlu, hem de güçlüyü mü oynayacak yani şimdi?.. Fragmanda gördüğümüz kötülük yeminine şimdilik değinmiyorum. Haftaya izlediğimizde gömmeyi düşünüyorum. İşi bu kadar ilerletmesini, birden intikam ateşiyle dolup taşmasını akla mantığa sığdıramıyorum çünkü. Çocuğu karnındayken dayak yiyen, hem bebeği hem kendi ölüm tehlikesi geçiren, öldü bildiği o bebek yaşıyor çıkan Hülya, onu bununla kandıran da Melek'ken, o mu intikam alacak gerçekten?.. Karnındaki bebeğin düşme ihtimalini bile bile hem de?.. 


Bilemiyorum sonunda altından ne çıkacak bu durumun ama dediğim gibi Melek'te böyle bir sivrilme görmek istemiyorum. En azından Hülya'ya karşı. Çıksın Zeynep'in karşısına elini ardına koymadan ne istiyorsa yapsın, lâkin Hülya olmaz... Zeynep'in aşk mücadelesinin daha neleri yakıp yıkacağı meçhul. Melek'i azdırdı, Cem'i azdırdı, Hülya'yı bir hayâl kırıklığının içerisine bıraktı; sırada ne var acaba?.. Eline ekmek bıçağı alıp, saplamasını falan bekliyorum Hülya'ya. Ablasına olan kızgınlığı canıyla ödetsin de kurtulsun o da, Hülya da... 


Daha önceki hamileliliğinin sorunlu geçtiğini bile bile-ki böyle bile olmayabilir, ne demeye Cem'i öylesine doldurdun ki Zeynep? Hâlâ intikamının yersizliğinde kaldım. E peki Cem, hiç mi insanlıktan nasibini almadın? Konduğun mirasın üzerine, Filiz'i pohpohlamak için Mehmet kartıyla Hülya'ya tüm gerçekleri anlattın da ne geçti eline? Hiçbir zaman zafere ulaşamamış olarak, şimdi kazanmayı beklemiyordun herhalde?.. Yalnız keşke Mahirler onu bir güzel pataklasaydı da, ağzının burnunun dağıldığını görseydik. Muhtemelen kumar borcu olduğu adam tarafından kaçırıldı ve Filiz'i kekleyeceğinin garantisiyle çizik almadan kurtulacak yine. Tabi komadaki Filiz'in parasını, Nurgül varken kocası sıfatıyla ne kadar iç edebilir orası da muamma. Bu arada Filiz ölmeyecektir, evet...


Ölmeyecek ama Bayramları süründürmek için eline güzel bir fırsat geçmiş oldu. Vicdan azabı kartını açacak şimdi. Bilemiyorum Mehmet'in velayetini Kerim'e vermeye yanaşır mı ama Süheylaların yaptığını öğrenen Bayram, onun hakkında buldukları gerçeği kullanmama eğilimi sergileyebilir. O intihar boşa değildi yani. Altından kesin bir el kol bağlama hamlesi çıkacaktır. Hiçbir şeyden olmasa bile, paragrafın başında dediğim vicdan azabından ötürü... Bana sorarsanız ortada kızılacak hiçbir şey yok, ne Süheyla ne de Hatice'ye. Evet, onlara düşmezdi ama Hülya sayesinde önlerine altın tepsiyle sunulan bu gerçeği görmezden gelmeleri de yersiz olurdu. Gidip bu durumu koz olarak kullanmaları da en doğal haklarıydı. Gayet de adilane bir teklif yaptılar. Filiz'in bunun üzerine bir de Hülya'nın hamile olduğunu öğrenmesiyle kendini iyice kaybetmesi, yine kendi sorunu. İntihar etmesi de kişisel tercihi...


Tüm dertler bunlarla da sınırlı değil Hülya için. Cem eğer bir yolunu bulur da geri dönerse-ki ondan şüphemiz yok, bir seçim yapmak zorunda tekrardan kalacak. Ve bana hiç de Bahar'ı seçecekmiş gibi gelmiyor. Mehmet'e olan bağı, öldüğünü bildiği kızına olan bağından daha güçlü oluştu çünkü. İçerisinde acısını yaşaması, o bağı kuvvetlendirmiyor takdir edersiniz ki. Bu durumda nasıl bir yol izleyecek merak edilesi... Üzerine bir de Melisa meselesi duruyor kabak gibi. Şuan için şüphesinden başka bir veri yok elinde ama kız iyice azıttı. Açıktan Kerim'e asılmaya dahi başladı. Her ne kadar şimdilik Kerim bu durumu yok saymaya çalışıyormuş gibi görünse de, iplerini kaptırması uzun sürmeyecektir. Melisa güzel kız şimdi Allah için. Peki onca şeyin üzerine bir de bu Hülya'yı nasıl etkiler? Katil bile olabilir, evet. Diğer kimseden çıkartamadığı hırsın tamamını Melisa'dan çıkartabilir. Ve ondan sonrasında da artık toparlayamayız onu muhtemelen...


Bir karakter ne kadar çok bedel öder onu görüyoruz Hülya'da. Şimdiye kadar yaptığı tüm kötülüklerin bedelini misliyle ödedi ve ödemeye de devam edecek gibi. Bir yerden sonra tak etmesi, bundan kaçınılmaz durmakta. En kötüsü olmadan kendisine mukayyet olacak bir Kerim olur umarım hep yanında... Gelecek bölüm fragmanında yine Kerim'in öğrenirse evden gideceği mevzuların kilidi açılmış görünüyor. Süheylaların Filiz'e yaptığından ötürü mü, yoksa Bahar gerçeğini Hüseyinler de mi öğrenecek göreceğiz. Bakalım Hülya'nın bitmek bilmeyen dertlerinde, haftaya hangi sayfayı çevireceğiz...

Beklenen Kral

5 yorum :

  1. Bu katil olma meselesini hafiften çıtlattılar bir de, Zeynep ile Hülya'nın evin önündeki konuşmasında "sen olsan katil olurdun" demesi boşa değil bence.
    Ama ne şekilde olur nasıl olur tam bir muamma. Şurda kaç kere kıyısına geldi katil olmanın.
    Kerim'in bir anlık kızmayla yoldan çıkma zamanları karakter gelişimiyle aşıldı bence. Melisa'nın ona asıldığının farkına varması bir bakıma iyi bir şey ama bu deli divane aşık Kerim'in kafasını ne kadar karıştırabilir sorunsalı var ortada.
    Melisa da ne manyak çıktı ayol! Dizinin şirret "yenge" kadrosunu tek başına yürütecek galiba. Sırf Hülya'yı gıcık etmek, aralarını bozmak icin (direk olarak değil de dolaylı olarak adamı elde etmek icin) hamlelerde bulunabilir.
    Allah'ım bir dizi icin neden bi kadar kafa yoruyorum ya ben.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi dizi, hak ediyor. :)

      Hülya ile ilgili 'katil olma' mesajını görmezden gelmeyi isterdim ama Zeynep haklıydı orada. Yerinde olsa Melek'i öldürmeyi kesinlikle düşünürdü. Sunulan her detay bir süre sonrasına gönderme taşıdığından da, Melisa için yolun sonu karanlık gibi. Çünkü karakter sadece Kerim'i elde etme dürtüsü barındırmıyor. Açıkça Hülya'ya meydan okuyacak gibi duruyor. Ama Kerim'in de dediği gibi, Hülya'yı hiç tanımıyor. :)

      Değerli yorumunuza teşekkürler. Sevgiler...

      Sil
  2. Bazı şeyler henüz havada. Meleğin arsız arsız demek öğrendin deyişine bir anlam veremedim. Hülya zamanında bir hata yapmış kızından vazgeçmiş de bunun bedelini hülyaya ödetmek kimin haddine. Yıllarca yalan söylemişsin kendi kardeşini ayakta uyutmuşsun hadi başta kendi yoluna baksın diye istemedin öğrenmesini peki niye sonradan söylemedin. Kızın benim kızımdır bakacağım ona ama bil ki o doğurduğun çocuk hülya dese durum nolurdu. Sadece zeynep sorun olurdu da ilişkiler bu kadar karmaşa içine girmezdi. Açıkçası senaryonun biraz yolundan çıktığını düşünüyorum. Ordan saçmalık burdan saçmalık kitlendi kaldı gibi geliyor. Hülyanın meleğe bir tokat yapıştırmasını bekledim ben orda ama olmadı mesela. Olmalıydı. Filiz ölmeyecek de filizin bişi yapacağı yok. Çok tozutursa bayram baba vicdan falan dinlemez gibi geliyor. Ayrıca cemi mahirlerden alan araç başkası değil bizzat bayram ya da hüseyin. Bir gün öncesinden nurgül o araca bindi. Ertesi gün durup dururken bayram babanın dosyayı arama sahnesini gördük. Kaybolduğunu görme sahnesi yok yalnız farkındaysanız. Atıfla konuşurken evdekilere laf yapması da biri aldı kesin diye kafasından geçirmesine delalet. Nurgülle konu hakkında bir görüşme yaptığını düşünüyorum ya da konuyu direkt hüseyin devraldı ikisinden biri. Melek kim oluyor da ortalığa atlıyor hakkaten anlamıyorum. Nilayın hayatını karartmışsın bikere. Evet nilay çok gıcık bazen anlıyorum da kız haklı yani biyerde. Bu dostluk falan değil yani.dostluğun da bir sınırı vardır. Tek taraflı fedakarlık oluyor resmen burada yani çok bencilce değil mi meleğin yaptığı. Görücez bakalım daha ne tür saçmalıklar olacak. Meleğe zeynepten daha tilt oldum şu dizide net olarak söylemeliyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Basindan beri ben de uyuzum o Melek'e ya. Melek melek takiliyor ama az seytan degil o da. Bir kere Hulya'nin bebegini sanki Hulya basarisiz olmus bir projeymis gibi alip ben seni anani buyutemedigim gibi buyutmek nedir? Bir de ne bu yani sen kotuluk gormedin filan? Ama simdi dusununce Melek bebegi alikoymanin hesabini Hulya tarafindan butun koye rezil edilerek odedi bir yerde, zaten birazda ondan hemen affetti. Aralarinda daha hesaplasma kalmamis olmasi lazim. Yani bilemiyorum acaba gelecek bolumun sonunda mi soyluyor Hulya'nin ona yaptigi yeni bir seyden dolayi ama eger oyle bir sey yoksa cok sacma.

      Cem'i kaciran bizzat Nurgul de olabilir zira pat diye evlenmesi hem Cem'in niyetini acik etti hem de Nurgul'un sabrini tasirdi. Hicbir sey yapmasa zorla bir evlilik anlasmasi imzalatabilir diye dusunuyorum.

      Sil
  3. Bir kere cem'in hülya'ya tecavüz ettiği kesin değil...tecavüz sahnesi meleğin hüseyine anlatımı şeklindeydi. Hülya'nın ağzından tecavüz kelimesi de hiç çıkmadı...ablası öyle anlayınca o da öyleymiş gibi davrandı. buna dikkat etmek lazım

    YanıtlaSil