17 Haziran 2015 Çarşamba

Aşk Yeniden: Evlilik olaydı iyiydi...


Sezonun şüphesiz en başarılı romantik komedilerinden birisi ve bu söyleme yakışır izlenme oranlarıyla da rüştünü ispat etmiş bir dizi... 19 bölüm süren ilk macerasında, eline yüzüne bulaştırdığı hiçbir şey olmadı. Bir ara bulaştı sandığımız kısımlar ise daha sonraki süreçte, başarılı bir hamleyle üzerinden def olundu ve dün gece onlar tatile, biz de Eylül gelsin diye bekleyişe koyulduk...

Tebrikler..

Aşk Yeniden'e bağlanmak için birçok nedenimiz oldu. Kimimiz dizideki aşkları, kimimiz komediyi, kimimiz karakterlerin uyumunu, kimimiz de oyunculukları sevdi; yapımı sahiplendi. Ekrandan taşan samimiyet ise bunun en büyük belirleyicisiydi. Hâl böyle olunca izlemesi keyifli, eleştirmesi yer yer zor bir dizi çıkıverdi ortaya. Tüm ekibi içtenlikle kutluyorum. Hepsinin ellerine, kollarına, emeklerine sağlık. Kısa sürecek biliyorum ama ayrıca iyi de tatiller...

Uçak yolculuğundan, aşk yolculuğuna...


Fatih ile Zeynep'in hayatını tümden değiştiren o uçak yolculuğu, hepimizin aklına kazınan bir başlangıç oldu. Fatih cephesinde aniden doğan aşk, Zeynep cephesinden biraz sancılı ilerleyen bir aşkla karşılık buldu. İkilinin birbirlerini sevdikleri zamanla gözlerinden dahi okunurken, kavuşmalarının biraz uzun sürdüğü ise mâlumunuz. Bunun baş etkeni oynadıkları evlilik oyunu oldu ve herkesin onları evli sanmasının gölgesinde, son düzlükte gerçek bir aile olmanın da adımını attılar. Tabi bu adımın hemen ertesinde içerisine düştükleri durum, evlilik meselesini bir süre daha 'gerçekleşemeyecekler' listesinde tutacak gibi duruyor...

Zeynep hiçbir zaman kolay bir karakter olmadı. İlk bölümlerde izlediğimiz ergen tavırlarının, ilerleyen bölümlerde atarlı Karadeniz kızına evrilmesi yerinde bir karar oldu ama bu da beklenmedik birçok sorun doğurdu. O çok şikayet ettiğimiz babasından farklı değildi inadı. Konuşulmaya ve anlatılanları kabullenmeye tıpkı Şevket gibi kapalıydı. Fatih'in vermesi gereken mücadele iki katına çıkmıştı yani... En büyük yalanın merkezindeyken, anne ve babasının yalanını öğrendikten sonra aldığı cephe ise inanılmaz ironik oldu. Bunu bildiği için suçladığı Fatih'e yaptıklarıysa, kabul edilemeyecek kadar insafsızlık kokuyordu.

Suçlusun Zeynep!

Evet, Zeynep'e cephe alan taraftanım ben de. Ona aşık olduktan sonra ağzının içine bakan ve bir dediğini iki etmemek için direnen Fatih'e olmayacak şeyler söylemesi, özellikle de Selim'in babası olmamasıyla onu vurmaya çalışması kabul edilemez bir raddeye taşıdı karakterini. Minnet duyması gereken adama koyduğu postaya pişman olduktan sonra, kendini affettirmek için verdiği mücadele ise yetersizdi... Zaten Fatih de kolay kolay affetmemeye kararlıydı bu sefer. Her kızdığında ya da bir şeylere sinirlendiğinde, aynılarını yaşamayacaklarının garantisi yoktu çünkü. Ama son düzlükte içerisine düştüğü bataklık, yaşadıkları her şeye sünger çekmesini kolaylaştırdı. Bu da elbette Zeynep'e yaradı.

Bahtsız Fatih...

Fatih'in daha ilk dakikadan gözlerinden okunan aşk, bugünlerin habercisi gibiydi. Aslında ilk bölümden karakterlerin verecekleri emeğin de resmi çizilmişti. En çok mücadele verecek isim şüphesiz Fatih olacaktı ve nitekim bu zamana kadar da hep öyle oldu... Şevket'in onca eziyetine sırf sevgisi uğruna katlandı. Olmadık şeylerin içerisinde kendisini sırf aşkı uğruna buldu. Kendisinden olmayan bir çocuğun düşünmeden babası olmayı bile kabullendi. Böylesini kaç insan evladı yapabilir ki?.. Onca yaşadığının bedeli ise suçlanmak olunca haliyle çok koydu. Sonunda yeniden barışıp bir araya geldiler ama bu her şeyin güllük gülistanlık olacağı anlamına da gelmiyor ne yazık ki...

İki büyük engel

Gelecek sezon önlerinde, bu sezondan transfer ettikleri iki büyük engel hâlâ var olacak. Birincisi bir türlü gerçekleşmeyen evlilikleri, ikincisi ise Selim'in Fatih'in öz oğlu olmayışı. Özellikle Gülsüm her ne kadar oldukça anlayışlı görünse de, bu konuda pek de açık fikirli davranacağını sanmıyorum. Hadi evlilik neyse de, Selim'in öz torunu olmamasına karşı cephe alacak olma ihtimali beni korkutuyor. Mukaddes'i zaten hiç katmıyorum. O bu durumda bile cephe almanın ötesinde şeyler yapmışken, bir de asıl gerçekleri öğrense değmeyin keyfine... En büyük tepkiyi verecek olarak Şevket ve Fehmi ise yine en çabuk affeden de olacaktır bana göre. Tabi Selim'in bir Şekercizade olduğunu kabullenmek, mirasın varisi yapmak ne kadar kolay olur bilmem. Dizi dram ağırlıklı olmadığından, bunlara çok kafa yormaya gerek yok aslında ama büyük bir sorun oldukları gerçeği de ortada...

Tek kurtarıcı 

Bu konuda onlara yardımı dokunacak kişi ise şüphesiz Meryem olacak. Her ne kadar Zeynep onu henüz affetmemiş olsa da, bu süreç onu affetmesi için gerekli zemini de hazırlayacaktır... Aslında sezon finali fragmanında Zeynep'in gerçekleri öğrenip onu affettiğini gördük, ancak bildiğiniz gibi bölüm içerisinde yer bulmadı bu sahneler. Bu da demek oluyor ki, gelecek sezon bu konuyu farklı bir şekilde işleyecekler. "Bölüm çok uzadı yeaa, burayı keselim gelecek sezon nasılsa bir yerde veririz" dediklerini düşünmek istemiyorum. Zaten o sahnenin organik olarak bir yere bağlanması da zor. Mâlum, bizimkiler Amerika üzerinde bir uçakta düşmekle yüz yüzeler. Geçmişten bir kesit olarak sunulması halinde de, bin bir parpuya hazır olsunlar derim...

Hangi zorluklardan geçerse geçsin büyük bir aşkın tutsağı oldukları bariz çiftimizin, gelecek sezonda da her zorluğun üstesinden geleceklerine eminim. Kendilerini sancılı süreçlerin göbeğinde bulduklarında ise her daim bir yardım eli bulacakları da kesin. Ne diyelim, her zaman aşk kazansın azizim...

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder