12 Mayıs 2016 Perşembe

Poyraz Karayel: Yaşasın!


Bir 'maskelinin' hikâyesine dönen, o maske yüzden çıksın diye debelendiğimiz bir bölümle daha ekrana geldi Poyraz Karayel. Açık yazmak gerekirse, beğendiğim bir bölüm oldu. Ama yine her şey en sona saklanmıştı. Artık o maske tamamen düştü diyebiliriz. Lâkin, beraberinde Ayşegül'ü de yerle yeksan edecek mi; göreceğiz...

57. Bölüm


Neşet'in bu zamana kadar kırk kere gerçek yüzü ortaya çıkmalıydı aslında. Biz onu olduğu ikinci bölümde çözmüştük ama geri kalan herkes, ona çokça yabancıydı. Poyraz'ın ilk günden beri içerisinde gezinen şüphe çok yerindeydi ve bugün gelinen noktada, artık onun için her şeyin tersine döndüğünü söyleyebiliriz. Yine kötülüklerine devam eder elbette. Ancak, yüzüne taktığı o 'iyi adam' maskesiyle değil. Artık onu var olduğu haliyle, saklanmadan izlemeye yaklaştığımız için mutluyum aslında. Karakteri bir de böyle görmek etkileyici olacak. Şunu kabul etmeliyiz ki, Tolga Güleç performansıyla karakteri kesinlikle devleştirmekte...


Tabi kaçmaya çalıştığı gerçeklerin önündeki tek engel, odasındaki dolapta saklanan Ayşegül. Olur da dolabı açarsa, o zaman yandık. Ama o da çok kör göze parmak olurdu. Bir şekilde yeniden dolabı kontrol etmekten vazgeçecek ve kendisi için her şeyin tersine dönmesi de aynı anda olacak. Ayşegül'ün savcıya verdiği bilgileri uzunca bir süre Poyraz'dan ya da babasından saklayacağını sanmıyorum. Sonuçta adam tehlikeli ve şimdiki asıl düşmanları da o. Her ne kadar savcı bunu gizli tutmasını isteyecek olsa da, bir şekilde çıtlatacaktır. Artık Poyraz şüphelerinin gerçek çıktığına sevinir mi, yoksa aynı kanı taşıdığı bir kişinin daha kötülükte nirvanaya ulaştığına hayıflanır mı onu da göreceğiz. Önce kendini, Taş kafayı ve özellikle de Zülfikar'ı o bombadan kurtarsın da...


Neşet akıllı da, adamları değil mi? Tam boğulduğu sırada bile istediği dümeni çeviren, plân yapan kişiler var etrafında. Düşünebiliyor musunuz ironinin dibini?. Uyuşturucunun üretildiği mekanı bulmak umuduyla çıktıkları yolculuğun, öteki tarafla sonlanmasına ramak kalmışken bakalım bombanın çaresine nasıl bakacaklar? Ve yine bakalım, bu sefer de ellerinden kaçırdıkları Camgöz ne zaman mevta olacak? Herhalde üçüncü bir seferde de ellerinden kaçırmazlar? Yani bu biraz 'salaklık' olarak yorumlanabilir zira bu durumda...


Neşet gerçeğinin ortaya çıkması ardından yaşanacak en büyük gelişme, Poyraz ve Ayşegül'ün yeniden barışması olacak diyebiliriz. Yalandan yere yaratılan bu ayrılığın her bölüm biraz daha sıkıcı hale geldiğinin kendileri de farkında olacak ki, sık sık yakınlaşmaktalar... Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, o saçlar neydi Poyraz? Gelmeden önce bir ahırın önünden falan mı geçtin, nedir?.. Gelecek bölüm itibariyle artık onları eskisi gibi izlemek istediğimizi belirtmem lazım. Tamam, Ayşegül Poyraz'a bela okurken çok tatlı ama nereye kadar?..


Heisenberg sanılan, aslında Aysen Berk olan yeni nesil uyuşturucunun yaratıcısı ve üreticisine gelirsek... Bana öyle kolay kolay o mesele kapanmayacak gibi geliyor. Neşet'in elindeki en büyük kazancın bir çırpıda alınacağına inanmıyorum yani. Eğer karakteri saykoya bağlamış bir vaziyette izletmek istiyorlarsa bilmem tabi. Onu da göreceğiz. Savcının bu konudaki tavrı oldukça önemli...


Hem adam aşk deryalarına düşmüş, çaresizce debelenmekte. Aklından tamamen çıkarsa bile şaşırmayız. Sonuçta boru değil, Sema'dan bahsediyoruz... Üniversitede başlayan aşk. Birden kopan bağlar ve günümüz. Sema'nın kolay lokma olmadığını biliyorken, savcının bitap oluşlarını daha çokça izleyeceğiz gibi. Sonunda bir aşka yelken açacaklarıyla şimdiden garanti. Karakteri sıfırlayacaklarına, böyle bir rota çizilmiş olmasına çokça sevindim. Zira, Sema'yı son bölüme değin izlemek isteyenlerdenim.


Son bölüme değin izlemek ister miyim bilmiyorum ama Songül'ün bu derbeder halleri de hoşuma gitmiyor değil. Kolay lokma olmadığını ona kanıtlayan Begüm'le savaşında galip gelmesinin çok zor olduğu ortadayken hem de... İkilinin bu mücadelesinde en büyük hasarı görecek kişiyse şüphesiz Sadreddin. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmayı başararak, artık bu saatten sonra kimi seçerse seçsin kaybeden pozisyonunda. O da bunu hak ettiğinden, keyifli bir şekilde bu üçlü arasındaki olanı biteni izlemeye varım ben! Yalnız belirtmeden geçemeyeceğim, Şebnem Hassanisoughi şahane bir Begüm performansı sergiliyor. Emeğine sağlık gerçekten...

Bakalım bundan böyle Neşet'in mücadelesi nasıl bir noktaya evrilecek ve daha da güçlenmesi mümkün olacak mı? Yoksa bir süre sonra tıpkı Adil gibi öbür tarafı mı boylayacak?.. Bana sorarsanız, final bölümüne kadar ondan kurtulamayacağız. Üzülmem gereken bu duruma karşı şimdilik verdiğim tepkiyse; yaşasın!..

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder