1 Ekim 2014 Çarşamba

O Ses Türkiye


Tam tamına sekiz ay olmuş bir önceki sezon biteli ve açıkçası bunca zamandır merakla bekliyordum, O Ses Türkiye'nin yeniden başlamasını. Onun bitimi ardından başlayan ve iki sezon süren O Ses Çocuklar'dan aynı tadı alamadım hiçbir zaman. Özellikle de ilk sezona göre oldukça vasat performanslar seyrettiğimiz ikinci sezonunda, ikinci haftadan sonra izlemeyi bile bırakmıştım yarışı. O Ses Çocuklar böylesine sıkıcıyken, jürisine yeni kan pompalanan O Ses Türkiye'nin ne olursa olsun izleme keyfini katlayacağı kesindi bana göre ve ilk haftasındaki izlenimimle diyebilirim ki; bu jüri ile bu sezon da tutar yarış...

Türkiye'de bir müzik yarışından çıkmış ilk star

O Ses Türkiye, ülkede -gerçek bir- star çıkartan ilk müzik yarışı aynı zamanda... 2011 yılında ekrana gelen sezonunda Hülya Avşar'ın takımında yarışan İrem Derici'den sonra kimse bu yarışmalardan star çıkmıyor demesin bence. Tabi onun yarıştan galip ayrılmadığını, hatta finale bile kalamadığını not düşmek lazım. Hülya Avşar -haksız bir şekilde- onu elediğinde, sesini bir daha dinleyemeceğim için üzülürken; o bir albümle karşımıza çıktığında tüm dengeler değişmişti. Aşırı mütevazi, iyi kalpli, sevecen ve kendisiyle barışık bu şahane kadının bugün ülkenin en önemli sanatçılarından birisi olduğunu kim inkar edebilir ki?.. Belki ilerde, yarışın jüri koltuğunda o oturur kim bilir. Düşünsenize, o programda yarışmış ve daha sonra star olmuş bir isim bu sefer, programın jüri koltuğunda oturuyor... Acun Ilıcalı, bunun hesaplarını yapıyordur bence inceden inceden, şimdiden...

Geçmişten günümüze jüriler
İçerisinden star çıkartarak, diğer tüm formatlardan çok farklı bir ivmesi olduğunu kanıtlamış olan yarışta bugüne değin, Hülya Avşar, Mustafa Sandal, Murat Boz, Hadise, Gökhan Özoğuz ve Ebru Gündeş jürilik yapmıştı. Mustafa Sandal ve Hülya Avşar ikinci sezonda yarıştan ayrılmış, yerlerine Gökhan Özoğuz ve Ebru Gündeş gelmişti. Bu sezon ise Murat Boz koltuğunu bıraktı ve onun yerine bir jüriyi temsil eden iki değerli isim, Mazhar Alanson ve Özkan Uğur geldi. Bu sayede diğer ülkelerdeki O Ses'lerde çokça kez gördüğümüz, bu değişik jüri sistemiyle de tanışmış olduk. 

Yeni sezon ve jüri

Program pazartesi akşamı başlamadan önce dönen ilk -ve tek!- tanıtım fragmanından anlamıştık ki, Mazhar Alanson'un çokça uğraşacağı bir isim olacaktı jüride; Gökhan Özoğuz. Elbette, bu durum izleme keyfini de katlayacak gibi görünmekteydi. Pazartesi akşamı yarış başladığında ise tam da fragmandaki gibi bir tablo vardı ortada. Kırk yıllık meslek yaşamlarını, her döndükleri yarışmacı üzerinde kullanan Mazhar Alanson ve Özkan Uğur ikilisi, diğer jürilerden gelen tepkiler karşısında da aldıkları gardlarını çok güzel bir şekilde siper ediyorlardı kendilerine. Sadece siper etmekle kalmayıp, yandan yandan laf geçirmeden de durmuyorlardı. Elbette bu laf geçirmelerden en çok nasibini alan isim Gökhan Özoğuz oldu. Uzun yıllardır tanıştıkları için aralarındaki samimiyete güvenen Mazhar Alanson yükleniyor da yükleniyor Gökhan'a. O da daha ilk hafta olduğu ve henüz açılamadığından öyle kalakalıyor. Bu oldukça yüksek bir gülme garantisi verirken, onun da açıldıktan sonraki salvolarının bizi ne kadar eğlendireceği geçen sezondan ortada...

Sadece Mazhar Alanson da değil, Acun'un da en çok uğraştığı kişi yine Gökhan. Onun işi gerçekten zorken, ikinci işi zor olan isim ise elbette Hadise. Diğer üç sezonda takımından birinci çıkartamayan ve bu sebeple Acun'un dilinden bir türlü düşmeyen Hadise de gerçekten çok çekiyor onun elinden. Hadise O Ses Çocuklar'ın ilk sezonunda bir birinci çıkartmıştı takımından ama bu istatistiki veriyi, O Ses Türkiye'ye monte etmek yersiz olacaktır. Acun her birinci çıkartamayışını söylediğinde, ona bunu hatırlatsa bile; o da farkında aslında bu durumun. Hadise, artık profesyonel bir jüri bana göre. Diğer tüm jüri koltuklarındaki isimler değişirken, o ilk günkü yerini korumakta. Bu da ne kadar uğraşırsa uğraşsın, Acun Ilıcalı'nın kendisi istemedikçe onu bırakmayacağının kanıtı. Zaten pazartesi günü programın açılışında da belirtmişti Acun, "birinci çıkartana kadar jüride olacak Hadise" diye. Bu birincilik biraz zor göründüğünden, daha uzun yıllar onu jüri koltuğunda göreceğizdir muhtemelen... 

Ebru Gündeş geçen sezonun başlarında, ilk defa yer aldığı için jüride alışma sancıları çekiyordu ama daha sonra açıldığında, gerçekten başarılı bir jüri vardı karşımızda. Sezonun sonlarına doğru, kocasının hapse girmesi sebebiyle tüm keyfi kaçan ve sırf bulunmak için stüdyoda olan Gündeş; yeni sezonda olacak mı olmayacak mı oldukça merak edilirken, Tv8'in tanıtım çekimlerinde göründüğünde jüride olacağı kesinleşmişti. Bu sezona o da Gökhan gibi oldukça tutuk başladı yeniden. Döndüğü yarışmacılar için dahi, neredeyse hiç yorum yapmıyor. Bazen yakalanan mimikler ve "bana gel" hareketleri gösterilse de, biraz daha girişken olmasını istemek yersiz olmayacaktır. Muhtemelen, yaşananlardan ötürü hemen "mutlu ve neşeli kadın" portresi vermek istemiyor. Malum, kocası kadar o da diken üstündeydi yaşanan süreç boyunca. Birden, hiçbir şey olmamış gibi davranmak istememesini bu sebeple oldukça iyi anlıyorum...

Mazhar Alanson ve Özkan Uğur'a gelirsek, olabilecek en iyi seçimlerdendi yapılan. İkisine de hastayım ve özellikle Özkan Uğur'un aşırı komik tarafının ilerleyen haftalarda ortaya çıkmasıyla eğlence katlanacaktır. Şimdilik bizi en çok eğlendiren ise şüphesiz Mazhar Alanson. Bir adamın her hareketi, her söylemi mi komik olur arkadaş. Kendinden emin tavırları ve sakin sakin laf geçirişlerine hastayım. Her ikisi de jüride olduğu için oldukça mutluyum tam bu sebeple. Tabi kırk yıllık sanat geçmişleri, birinci olmalarına yeter mi bilinmez. Şimdilik döndükleri birçok ismi takımlarına katmışken, haftanın en iyi sesinin de onlara gitmesi bu konuda bir ışık yakıyor gibi. Bunu da elbette zaman gösterecek hepimize...

İlk haftadan reyting
Yarışın sadece performanslar bazında değerlendirilmesi jürilerimiz sebebiyle imkansız. Ne kadar fazla, mükemmel denebilecek bir performans çıkmamış olsa da sezonun ilk haftasında; sadece jürisinin enerjisiyle programın reyting listelerine iyi bir giriş yaptığını söylemek de mümkün. İlerleyen haftalarda daha iyi reytingler alabileceği görünüyor gibi ufukta şimdiden. Malum, bugüne kadar reyting listelerinde esamesi bile okunmayan bir kanalın; şimdilerde ilk beşe girmesi geleceği için büyük bir ışıktır bana göre... 

O Ses Türkiye, Acun Ilıcalı'nın bugüne kadar getirdiği en iyi format bana göre. -Bunu okuyan birçok kişinin, "Survivor'ı yedin mi?" diye soracağını tahmin ederek; Survivor'ın, Acun Ilıcalı'nın keşfi olmadığını hatırlatayim. Ondan önce Kanal D'de Pelin Akad'ın yapımcılığında bir sezon ekrana gelmişti... - Yarışın heyecanı bir yana, jürisinin enerjisiyle ilerlediğini düşünürsek; bu sezon da şahane jürisiyle ekranı parselleyeceği kesin. Belki ilk birkaç haftasında, ilk üç zor olur ama daha sonraki haftalarda ilk üçe oynaması kimse için sürpriz olmayacaktır... Bu durumda da O Ses Türkiye'ye bol reytingler, bize de iyi seyirler dilemek düşer... 

Sevgilerimle...
Beklenen Kral

twitter.com/BeklenenKral
BeklenenKral@gmail.com 

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder