10 Kasım 2014 Pazartesi

Kiraz Mevsimi: Aşkın tangosu


Birinci bölümünden bu yana ilk defa reytinglerde büyük bir hezimet yaşayan Kiraz Mevsimi, eğlenceli ama açıkçası ortalama bir bölümle ekrana geldi. Reyting konusundaki çıkarımlarımı sona saklarken, lafı uzatmayıp bölümün analizine başlamak en doğrusu olacak...

Diziyi geçtiğimiz bölüm, Ayaz ve Derin'in birbirlerine meydan okumasında bırakmıştık. Bu meydan okumanın sonunda, ilk aşamada galip gelen isim ise tahmin edeceğiniz üzere Ayaz olacaktı...

On sekizinci bölüm



Farklı olarak bölüm, gelenekler yıkılarak Öykü'nün yatak odasında başlamadı... Öykü, Derin'in ofisinde oldukça sıkılmış bir vaziyette uyuklayarak çalışmaktadır. Müşteriye yapacağı sunumu anlatırken de, bu sıkkınlık iyice ayyuka çıkar fakat Derin'în küçük bir işimiz var bahanesiyle onu göndermeye hiç niyeti yoktur. O küçük iş ise Öykü'nün tam da hazırlandığı sunumdur. Monica ismindeki İtalyan bir kadına internet üzerinden hazırlandığı sunumu yapacaktır ama o kadar gereksiz sahneler izlemek zorunda kalırız ki, yazmaya dahi değmez... Öykü bize yaptığı işe sonuna kadar sadık bir karakter olarak gösterildi bugüne kadar ve iş hariç kadınla her şeyi konuşmaya çıkması ve aşırı saçmalaması oldukça yersizdi. Kadın da artık onun saçmalamalarından sıkılır ve son bir dakika süre verir, sunum için. Aklı başına gelen Öykü'nün yaptığı sunumu ise oldukça beğenir. Onca gereksiz sahneye sonuç nasılsa bu olacakken, ne gerek vardı anlayan da beri gelsin... Kadın işi onlara ve Derin de bunun karşılığında, Öykü'ye -azimle reddetmesine karşın- bir miktar avans vermiştir...


Ofisten çıktığında da, geceden beri ona bir türlü ulaşamayan Ayaz karşısına dikilir. Bir süre trip atmaya meyillenir ama Öykü'nün cilvelerine dayanamayarak çok da sürdürmez bu tavrı. Tabi elindeki zarfı görüp "bu ne?" diye sorduğunda, Öykü ona "dün gecenin bedeli" diyince Ayaz haklı olarak küçüp çaplı bir delirir... E adam haklı ama yani... Bizim tanıdığımız Öykü'nün kuracağı bir cümle değildi bu yine, ayrıca!..


Derin mevzusu şimdilik kapanmışken, ikilimiz yemek yemeye Öykü'lere giderler... Meral, Ayaz'ın gazlamasıyla iş konusunda söylenmeye başlamıştır ama Öykü bu, pabuç bırakmaz ikisine de... Yemekten sonra, Öykü aldığı avansı annesine verir ve Ayaz'la birlikte yapılacak çekim için okuduğu liseye giderler...




Öykü eski lisesini yeniden görmenin heyecanıyla tüm anılarını yeniden yaşamaya başlamışken, çekim adına izin almak için eski okul müdürünün görevde olduğunu sanarak odasına girerler ancak, müdür değişmiştir ve değişen yeni müdür de pek bir suratsızdır. "Burası bir eğitim yuvası" diye azarlayıp ikiliyi odasından kovar. İş üzerine düşen Ayaz, öpücük almak şartıyla kadını ikna etmeye yeniden odasına girer ve cazibesi elinde patlar. Zira, müdürün onun cazibesinde de gözü yoktur. Atarlı hocamızı ikna etmek için cazibesinin olmadığı yerde de mimarlığını konuşturur bizim oğlan... Okula yeni bir ek bina yapılacaktır ama diğer mimarların çok yüksek ücretler istediğinden yakınır müdür... Burada bir es verilir ve Ayaz'ın ne vaat ettiğini öğrenemeyiz ama müdüre istediği bir teklifi yapmış ki, kadın çekim yapmalarına izin vermiştir... Öykü şaşkın, Ayaz egosunun doruklarındadır. Bu ego yüzünden de öpücüğü kaçırır...


Şeyma, Mete ile yaşadığı gerilimli sahnelerin ardından, yeniden Olcay'ın evine dönmüş ve sabah müthiş bir kahvaltıya uyanmıştır... Keyifsizliği doruk noktasında devam ederken, üzerine birde Olcay'ın her şeyi-Öykü'lerin evlerine geri dönmesini sağladığını- Mete'ye anlattığını söylemesi onu iyice çığırından çıkartır ve Olcay'a bunları anlattığı için çatmaya başlar... Olcay, Şeyma'ya şimdiye kadar onu sorgulamadan ettiği yardımların cefasını çekmekteyken, atarlı Şeyma valizini toplar oradan çeker gider.



Ah bu arada, duyduklarından sonra Mete yeniden Şeyma'ya karşı yumuşamıştır. Hatta onu telefonla aramaya dahi çıkar ama Şeyma, kendinden beklenmeyecek başka bir hamle ile telefonu açmaz ve izbe bir otelde kalmaya başlar... Akşam üzeri Mete yeniden arar ve bu sefer Şeyma telefonu açar... Onu merak ettiğini söyleyen Mete'ye otelin adresini verir ve Şeyma'yı eve götürmeye çalışır. Ona acıdığı için orada olduğunu düşünen Şeyma, kendini aşarak Mete'ye çıkışmaya başlar. Yersiz bir özgüven ortaya koyan Şeyma, hemen ardından her şeyini onun yüzünden kaybettiğini söyleyerek, oradan kovar. Mete ise beklemediği bu tepki karşısında şaşkın bir halde oradan ayrılır. Otel masraflarını çıkartamayacağından, kalmak için tüm lise arkadaşlarını arayan Şeyma avucunu yalarken, yine derdine Mete yetişir... Ama öyle bir yetişme ki, parasını alamayacağını anlayan otel sahibinin tecavüz girişiminden kurtarır onu.


Derin'le iş yapmaya karar veren Monica, bizim Önem'in de yakın bir arkadaşı çıkar ve ikiliyi -yine internet üzerinden- sohbet ederken görürüz. Kadın katalog çekimi için Derin'le çalışacağını ve nasıl birisi olduğunu sorar. Ardından da Öykü'yü... Önem, ikisinin de işlerinde çok iyi olduğunu söyleyip, kadınla görüşmesini sonlandırır ve hemen ardından asistanını arayıp, çekimin yapılacağı yer ve kimlerle yapılacağını öğrenmesini ister...


Derin liseyi gezmeye geldiğinde, karşısında Ayaz'ı görünce küçük çaplı bir kriz çıkar ama Öykü hemen bu krizi bastırır... Ayaz'a katlanmak zorundadır. Zira, çekimlerin teftişi için müdür ona vekalet vermiştir... Ayaz da kendinden bekleneceği üzere bu inisiyatifi sonuna kadar sömürmekten geri durmayacaktır. İkili daha sonra ego savaşıyla tutuştukları bir basket maçına girişir ve önce büyük bir farkla yenilen Ayaz, daha fazla dayanamayarak dümeni eline alır... 8-2'den maçı 10-8'e getirir ve Derin bozulmuş bir halde orayı terk eder... Bu sefer ikilimiz tutuşur bir maça ama maçtan daha çok cilveleşmektedirler...



Sabah olup da çekim için tekrar okula geldiklerinde, Derin karşısında Ayaz'ı görmenin hezeyanıyla çıldırır ve onu göndermeye niyetlenir ama hemen arkasından gelen müdür çekim sırasında onları yalnız bırakmamasını öğütleyince, plan yine elinde patlar... Çekim hazırlıklarına başlanır ama mankenlerin giydiği kıyafetleri beğenmeyen Öykü üzerilerinde oynamaya başlar... Ama öyle bir oynama ki, tüm kıyafetler bambaşka bir hal almıştır... Bunun profesyonelliğin neresinde olduğu büyük bir merak konusuyken, her şeyi mahvetsin diye oraya Önem'in asistanını gönderdiğini belirtmeyi atlamıyor ama kızın Öykü'nün bu girişiminden sonra hiçbir şey yapmasına gerek kalmadığını da özenle belirtmek istiyorum...


Ayaz ise Öykü ile spor salonunda yaptıkları konuşmanın ardından yeni bir organizasyona girişmiştir... Öykü, mezuniyet töreninin olduğu gün babasının başka bir kadınla evleneceğini öğrenmiş ve annesini yalnız bırakmamak için mezuniyet törenine gidememiştir... Bunun içinde ukte olarak kaldığını anlayan Ayaz ise onun tüm lise arkadaşları ve öğretmenlerini bir araya getirip, mezuniyet törenini yeniden canlandıracaktır... Tabi ondan çok bu uğurda Emre ve İlker heba olmaktadır. Çekim bitip de Öykü, Ayaz'ı aramaya başladığında tüm plan deşifre olmaya çok yakınken; son anda Ayaz, eline bir kıyafet tutuşturduğu Öykü'yü yukarı giyinmesi için yollar...


Öykü yukarı çıkmış, hazırlanırken Mete ile konuşan ve kendisini affettirmeye çalışan Şeyma oraya gelir. Kendisini affettirmeye çalışmaktadır ama Öykü'nün ördüğü duvar bu sefer çok güçlüdür. "Onu asla affetmeyeceğini, kendine yeni hedefler bulmasını" söyler. Gerekli tüm laflarla onu yollar ama bu hamlesi, Önem ile işbirliğine iter Şeyma'yı...


Derin'in gönderdiği çekimlere bakan Monica ise gördükleri karşısında çokça şaşırmıştır... Hemen o gece için çok acil İstanbul'a uçak bileti ayarlatır...





Hiç tarz olmayan -evet bu ara Bu Tarz Benim'i çok sık izler oldum- bir kıyafet giymiş olan Öykü, spor salonuna geldiğinde büyük bir şok yaşar... Liseden tanıdığı tüm arkadaşları ve malum tüm Kiraz Mevsimi sevgi çetesi oradadır.  Öykü büyük bir mutluluk içerisine girmişken, bahsettiği eski müdür Tarık hoca kürsü başında konuşmaya başlar... "Öykü Acar'ın mezuniyet törenine hoş geldiniz!" dediğinde de, Öykü'yü büyük bir sevinç ve ona eşlik eden hüzün kaplamaya başlar... Yığınla övgünün ardından, birincilikle mezun olan Öykü'ye diploması verilir. Yaptığı konuşma sırasında da methiyeler düzme sırası ona gelir... "O benim en değerli varlığım" dediği Ayaz'a bu gece için teşekkür eder... İlk defa da bastıra bastıra, "Aşkım" demiştir...


İkili daha sonra Seyyan Hanım'ın, "Siyah Gözlere" isimli tango şarkısı eşliğinde dans etmeye başlarlar ve bu aşkın tangosuyla birlikte bölümün perdesi de aşağıya akar...

Öykü karakterinin çok büyük değişime uğradığı ve profesyonellikten büyük bir ödün verdiğini saymazsak(!)), yazının başında da belirttiğim gibi ortalama ama eğlenceli bir bölümle ekrana geldi dizi. Şeyma'nın kendisinini bulmasına sevinmişken, Önem'le nasıl girişimlerde bulunacağı büyük bir merak konusu... Ayrıca gördükleri kıyafetler karşısında şaşıran ama kızmış bir ifadesi olmayan Monica, geldiğinde Öykü'nün hayatında neler değişecek merak edilesi... Herhalde İtalya'dan, "sen benim kıyafetlerimi nasıl mahvedersin" diye hesap sormaya gelmiyordur... Bu arada bir de, dizi ilk bölümünden sonraki en düşük reytinglerini aldı bu hafta. TOTAL'de 4. olan yapım, AB ve ABC1'de 3. olarak bence büyük bir düşüş yaşadı. Zira şimdiye kadar en kötü aldığı sonuç ikincilik oluyordu... Bu düşüşün bir nedeni aslında, sosyal medya ve siyasi çarkların üzerinde son günlerde çok döndüğü Kertenkele dizisine karşı oluşan merak. Ama "hadi birinci olamadı da, neden en azından ikinci olamadı?" sorusuna verilecek cevabı bulmak yapım ve senaryo ekibine düşer... Benim çıkarımım, bazı kısır döngülerin artık izleyiciyi sıkmaya başladığı... Umarım yanılırım ve reytingler eski formuna kavuşur, başka ne diyeyim?..

Sevgilerimle...
Beklenen Kral

twitter.com/BeklenenKral
BeklenenKral@gmail.com

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder