1 Mart 2015 Pazar

Kiraz Mevsimi: Aşkına iddia...


Başından sonuna kadar komedisi ve heyecanı hiç düşmeyen, tatmin edici bir bölümle ekrana geldi dün akşam; Kiraz Mevsimi... Sevdiğimiz çiftlerin yer değiştirmesiyle eğlendiğimiz, sevilmemek için ellerinden geleni yapan çiftimizin ama özellikle de birisinin yaptıklarıyla sinirlendiğimiz bir bölüm oldu. Günün sonunda kızılması gereken tek kişi de, kesinlikle sadece o birisi olmayacaktı bana göre...

Diziyi geçtiğimiz bölüm, Salih ve Sakız'ı tatmin etmek için hazırlanan akşam yemeğinde bırakmıştık... Karakterlerimizin gerilimli olsa da, sorunsuz geçmesini umduğu gecenin daha başında Şeyma yüzünden her şey birbirine girmeye adaydı. Nitekim girmezse de olmazdı...

34. Bölüm

Şeyma'nın tavrı karşısında herkes sinir olmakta açıkçası çok haklıydı. Malum ne zaman Öykü'nün mutlu olacağı bir an yaşansa, hemen orada bir olumsuzluk bulutu kol gezmeye başlıyor. Şimdi de bir başka olumsuzluk bulutu vardı ortamda ve o bulutun tüm artı eksi iyonlarını yükleyen de elbette Şeyma'ydı. Herkes onun sarf ettiği cümlelerin nereye varacağını merak ederken, ayaklanan Önem ve Mehmet ise tüm gerçeği artık itiraf etmeye hazır görünüyordu... Tabi Şeyma bunu göz korkutmak amaçlı yaptığı için, gerçeği söylemedi. O an için ortamdaki gerçek, Mehmet'in Ayaz'ın babası olduğunu açıklamaktı ama o olmadığını söyleyerek hem istediği gibi göz korkutmayı hem de yemeğin içine etmeyi başardı. Tabi artı bir gol olarak da, eskiden Mehmet ve Önem'İn birlikte olduğunu açıkladı. Ayaz ve Öykü şokta, Salih'in bitmek bilmeyen hezeyanları ise doruktayken; her şey bir dolambaca sarılmış, çözülmeyi bekliyor gibiydi... Gecenin sonunda Salih herkesi zorla mekandan çıkartmış, Ayaz ise öğrendiği yarım gerçek karşısında olabildiğince hiddetlenmişti. Demek bir de babası olduğunu öğrense, evlerden ırak tepkiler verecek... 


Bunu öğreneceği isim ise artık Şeyma olmayacak haliyle. Önem'in ertesi gün saçına nasıl da yapışıp tehdit ettiğini hatırlarsak, imkansız bile diyebiliriz bu durum. Bir ihtimal Olcay fire veren olur, onu da zaten Önem yer bitirir... 


Eve geldiklerinde, Salih ve Sakız'ın artık katlanmaz hale gelen tehdit ve tepkilerinin karşılığını Meral'den çok orantılı bir şekilde alması beni oldukça tatmin etti. Onu belki de ilk defa bu kadar hiddetli ve kendinden emin bir duruş sergilerken gördük. Cem'i alıp gitmek istemek de nesi çözemedim ben zaten. Sırf zarar vermek olsun da, nasıl olduğunun pek bir önemli yoktu o an için sanki... Yedikleri ayarla evden çekip gitmek zorunda kalan ikilimizin, bir süre sonra hukuken tüm yolların kapalı olduğunu anladığında, pisi pisi geri dönmeleri ise efsaneydi... E, Cem'i alamıyorlarsa başında dursunlar tabi!.. Nasılsa insan çıldırtmak bedava değil mi?.. Salih de Sakız da çok sempatik ikili aslında, bu yüzden klasik 'gelin sevmezuk' halleri ikisine de hiç yakışmıyor kesinlikle... Akıllarının başlarına gelmesi dileğiyle... 


Her şeyi büyük bir çıkmaza sokarak, yeniden istediğini elde eden Şeyma ise yaptıklarından haliyle zerre pişmanlık duymuyordu. Evlerine geldiklerinde ise farklı konuşmalar izledik... Mete, "her şeyin eskisi gibi olmasını istediğini, kendisi ile de eskisi gibi olacaklarını" vaat ediyordu Şeyma'ya... Tabi biraz sonra ceketinin cebinden çıkarttığı USB'deki kaydı izlerken takındığı tavır, Mete'nin bir işler karıştırdığını hem Şeyma'ya hem de bize göstermekteydi... Mete ne zaman bu kadar içten pazarlıklı oldu ya da Öykü ile ne zaman birlikteydi de, yeniden kavuşacaklarını sayıklıyordu bilemiyorum ama onu bu şekilde izlemek cidden sinir bozucu olmaya başladı. Bir süre sonra Şeyma'nın merak edip izlediği görüntülerde de elbette tek kızılacak kişi Mete değildi... Onunla, "Öykü'yü tavlamak ve en az 3 ay içerisinde de evliliğe ikna etmek" noktasında iddiaya giren Ayaz; bunu elinde koz olarak tutan Mete kadar suçludur bana göre...


Ayaz malum ki ilk bölümlerde, özellikle de ilk bölümde; oldukça vurdumduymaz, modern bir serseri olarak tanıtılmıştı bizlere. Ne zaman ki Öykü ile yakınlaşmaya, ona bir şeyler hissetmeye başladı; o zaman değişti. Yani böyle bir iddiaya girmiş olarak gösterilmesini yadırgamadım. Zorlama ise hiç bulmadım... Hikaye için farklı bir viraj oldu bu konu ama Öykü ile arasında, uzunca bir süre soruna sebep olacağı da açık. Bu konuda şimdilik Şeyma'nın insafına, daha doğrusu bencilliğine kaldık... Bu konunun diğer yüzü ile birlikte devamı yazının sonuna kalsın ve biz çiftlerimizin birbirleri oldukları anlara gidip, eğlendiğimiz sahnelere değinelim derim...

Öykü-Ayaz, Burcu-Emre ve Sibel-İlker... Şüphesiz dizide en sevdiğimiz çiftler onlar ve ilişkilerindeki maceralar her zaman hem komik hem de izlenesi oluyor. Bu bölümde de birbirlerinin yaşamları ve yaptıklarının ne kadar da kolay olduğundan dem vurup, yer değiştirmeye karar verdiler...


Öykü ve Ayaz'ın yer değiştirmesi, benim için Burcu ve Emre ikilisi kadar cazip olmadı açık söylemek gerekirse... Özellikle Burcu'nun, Şöför Nebahat hallerine oldukça bayıldığımı söyleyebilirim. Nihal Işıksaçan bu sahnelerde, tüm oyunculuk yeteneklerini konuşturdu ve bence çok tatmin edici bir iş çıkardı ortaya... Emre yerine taksiye çıkan Burcu'nun, kendisi yerine onu ağdaya sokması ise şaşırtıcı değildi. Önce bir kafede Burcu gibi tripler atan, ardından da ağda yapılarak karizması iki kere çizilen Emre ise bölümün en şanssızıydı bana göre. Tabi o bunun hıncını bir şekilde alacaktır...


Öykü olmanın kolay olacağını düşünen Ayaz, kendisi yerine geçecek Öykü'nün neler yapabileceğini ise düşünemiyordu ama evde keyifle onu izleyip, bir kase patlamış mısırı yerken bu acı gerçekle yüzleşti elbette... Onun yerine şirkete giden ve önce çalışanları ardından da yaptıklarıyla kameradan olanı biteni izleyen Ayaz'ı şaşırtan Öykü, gerçeklikten biraz uzak boyutta ama kesinlikle çok komikti... Malum Öykü biraz sakar ve genelde bir adım sonrasını düşünmeden hareket eder ama bu tabloda olduğu gibi; hem ürettiği mimari çözümler, hem sendika yöneticilerine verdiği yüksek imtiyaz hem de bir projeye kahve dökerek sakarlığın doruklarına ulaşması kabul edilmeli ki fazlaca ironik öğeler içeriyordu. Tasarımcı olarak, elinde içecek vede çizim varken nasıl davranması gerektiğini bir mimar kadar iyi bilmesi gerekirdi Öykü'nün... 


Biz bunları sorgular ama eğlenmeyi de ihmal etmezken, şimdi de oraya gelen Mete şovunu sergiliyordu... Mete, "Artık eskisi gibi iyi arkadaş olmak istediğini ve evlerinde bunun onuruna vereceği partiye gelmelerini" teklif etmişti; Öykü'ye. Onun geldiğini görüp, koştur koştur ofise gelen Ayaz'ın ise kıskançlığı her zamanki gibi üzerindeydi. Öykü, olanı sadece parti boyutunu atlayıp söylediğinde de Ayaz'ı tatmin edememişti... Malum, Mete'nin bundan böyle artık eskisi gibi olamayacağını düşünüyordu ve çok da haklıydı hani... 


Nitekim, kendisine daha önce Ayaz'ın yapmaya çalıştığı evlenme teklifini anlamayan Öykü; o gece gittikleri restoranda, günah çıkartmak istercesine Ayaz olarak ona evlenme teklifi etmeyi planlıyordu ama Mete faktörü, her şeyi mahvetti... "Teklifimi düşündün mü?" diye mesaj atmak da ne demek çözemedim ben... Ayaz'ın yerinde kim olsa, bu cümleyi başka yere çekerdi ve Ayaz da bu istatistiği bozmamak istercesine, merakına yenik düşüp okuduğu mesajın ardından çekebildiği kadar güçlü çekti... 


Öykü, telefonunu Ayaz'ın elinde görünce sadece hafif kızdı ama ardından Mete'nin mesajda ne anlatmak istediğini söylediği halde, Ayaz'ın bir türlü ikna olmamasına daha fazla dayanamayarak hızlıca mekandan çekip gitti... Ayaz ise akordeoncudan yemeğin sonunda evlenme teklif edeceğini öğrendiğinde, koştur koştur peşinden gidip kendini affettirme derdine düştü elbette. Öykü her ne kadar başlangıçta biraz mesafeli dursa da, sonunda kendisini affettirmeyi başardı Ayaz... Öncesini sorgulamayacağım ama bu sahnelerden çok hoşlandığımı söyleyebilirim...


Hamileliğini hiç olmadığı kadar koz olarak kullanan Sibel ve çapkınlığı bu hamilelik vesilesiyle son bulmuş gözüken İlker cephesinde ise yapılan değişiklik, hem komik hem de eğlenceliydi... İlker benim dizide en sevdiğim karakterlerden birisi kesinlikle ve onun olduğu sahneleri izlemek ayrıca bir keyif veriyor bana. Sibel ile yer değiştirdikten sonra karnına bağladığı karpuzla koca bir günü geçirmesi şahaneydi. Tabi günün sonunda karpuzu yere düşürüp patlattığında verdiği duygusal tepki ise oldukça efsane sahneler izlememize sebep oldu. Sibel, İlker'in yerine geçtiğindeyse onun çektiklerini çekmeliydi elbette ve hamile haliyle baya bir didindi de ama İlker kadar olamadı bana göre. İkisine de hastayım ve bir dakikalık sahne içerisinde bile yer alsalar, ayrıca neşe sebebi benim için onlar...


Çiftlerimiz birbirlerinin yerlerine geçtikten sonra, aslında kendileri olmanın daha kolay olduğunu bu acı deneyimleriyle öğrenmişken; şimdi de sırada Mete beyin davetine icabet etmek vardı... Mete'nin değiştiğini sanarak eve vardıklarında ise önce Ayaz ve Öykü'nün birinci bölümde başlayan tesadüf sonucu karşılaşmalarından girdi konuya ve bu karşılaşmanın ardından hem Öykü hem de Ayaz cephesindeki gelişmeleri anlatmaya başladı. Ardından da konuyu sadece Ayaz ve İlker'in anlayabileceği şekilde, iddia meselesine getirdi... İlker onu durdurmaya çalışsa da, iddiaya girdikleri şanslı parasını çıkartıp Ayaz'a atan Mete; şimdi elindeki USB'yi televizyona takmış, şovunu sergilemeye hazırlanıyordu. Tam bu sırada ise bölümün perdesi aşağıya doğru akmaya başladı...

Görüntüleri daha önce izleyen Şeyma'nın, Mete'yi kaybetmemek için değiştirdiğini düşünüyorum ben. O görüntüleri ise bundan sonra şantaj olarak kullanacak olması olası... Kime mi şantaj?.. Elbette Ayaz'a... Ama bunu nasıl ve ne arzulayarak yapar şimdilik bilemeyeceğim... Yani aslında haftaya bölümün başında bu görüntüler izlense, her şey daha kolay olurdu. Şeyma'nın kozu olarak kaldığında uzunca bir süre sancısını çekeceğiz zira... Bir de Mete'nin böylesine kötü olmasına sadece, "aşık" gözüyle bakamıyorum ben. Birden aşık oldun tamam da Ayaz'dan, bunca zamanlık dostundan ne istiyorsun sen? Ve Ayaz... Muhtemelen Öykü'yü kaybetme tehlikesi yaşayacak, acı çekecek, üzülecek... Kısacası, düşünmeden hareket etmenin cezasını çekecek...

Beklenen Kral

2 yorum :

  1. Yine çok güzel yorumladiniz hocam . Güzel bi bölümdu sonu haric mete her bölüm pişman ama bi bakıyoruz yine hop ayırma çabaları bu tutarsızlık bence abartıldi dizimiz farklı oldugu için bugün burda temelini iyi yazsn yazarlarımızi ozledigimiz doğru çünkü böyle gereksiz iddia yazılması saçma geldi sadece biz fanları endişeye sevk etti bi entrika yazilacaksa bence bu olmamaliydi haa fragmanı görmedik belki daha güzel bir şey çıkacak ama ana karakterleri değiştirmeye çalıştklarini düşünuyoruz bunu arkadaşlarm yazmami rica etti burdan söyleyim biz hertürlü izleriz mesaimzden fedakarlık ediyoruz o derece seviyoruz sonuna kadar destekte veririz ama millet yoruldu romantik komedi istiyoruz en baştaki gibi sizde cok tesekkur ediyorum iyiki varsınız kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumuna teşekkür ederim.. :)

      Yorumunun ise ilgili yerlere ulaşacağından eminim.. Sevgiler...

      Sil