7 Mart 2017 Salı

İçerde: Bir arpa boyu yol gidememek...


Bir arpa boyu yol gidememek... Sanırım birisi bana İçerde hakkında bir cümle kur dese, düşünmeden bunu derim. Zira gerçekten ilk bölümden beri, bir arpa boyu yol gidemedik. Her şey ilk bölümde bıraktığımız yerde. Her şey oradan ağrı bize nanik yapıyor ve biz her hafta, bir sırrın açığa çıkacağı ümidiyle kandırılarak, ekran karşısına oturtuluyor; yeni bir hayâl kırıklığı yaşıyoruz. Yeniden aldanıyoruz, yeniden umut etmek için fragman bekliyoruz. Kısır bir döngü içerisinde debeleniyoruz ama kimseye sesimizi duyuramıyoruz. Dizi başladığı ilk bölümden beri ilk defa geçtiğimiz hafta TOTAL'de birinciliği kaptırdı. Bunun ilk ve son olacağından kaçımız emin? Belki bu hafta Uğur Yücel hatırına yine birinciliğini tüm kategorilerde korur. Ancak bu bölümün hezeyanından sonra, bir sonraki hafta birincilikleri koruması ne kadar mümkün olabilir? Elbette hiç...

24. Bölüm


İlk bölümde öğrenmemiz gereken her şeyi öğrendik. Bu gerçeklerin etrafında dönüp duruyoruz. a) Mert, Celal'e çalışıyor. b) Sarp, Yusuf'a çalışıyor. c) İkisi kardeşler. Birinci bölümde öğrendiğimiz bu gerçeklerin üzerinden tam 23 hafta geçti ve her şey hâlâ birinci bölümde bıraktığımız yerde beklemekte. Anlaşılan o ki, ta ki finale kadar da öyle olacak... Mert'in açığa çıkacağına, ilk fragmanla birlikte delicesine tutundum. Hatta böylesi ilerleme kaydedildiğini gösteren bir fragman izlemek dahi içime su serpti. Ancak ne zaman ki ikinci fragmanı izledim, bir şekilde yırtacağını anladım. Nitekim ardından dizinin resmi hesabı bazı görseller paylaştı, garantilendi. Ancak ben tamamının, son ana kadar hiçbir şeyin farkına varmamış Mert'in birden köşeye sıkışması sonrası yırtma plânı olacağını düşünmüştüm. Ama ne kadar zeki bir karakter olduğunu(!) unutmuşum. 



Meğersem o zaten Yusuf'un kendisinden şüphelendiğinden, evine kamera yerleştirdiğinden haberdarmış. Hatta hatları da bilerek Celal'e vermiş. Ayşe'nin muhbiri olduğu yalanına sığınarak da, sonunda tüm bu şüpheden sıyrılacağını düşünmüş. İnanın bölümün başında izlediğimiz bu sahne ardından, kanalı değişmek arzusuyla doldu içim. Ama daha sonra, her şeyin rayından çıkma ihtimali belirdi ve izlemeye devam ettim. 


Nitekim öyle de oldu. Davut'un insan öldürmeyi bir sanata dönüştürmesi dışında elde edebildiği bir başarı olmadı. Ki ona da ne kadar başarı denir, bilemiyorum. Sarp'ın Mert'in hâlâ hain olabileceği inancıyla Ayşe'yi kurtarması sonrası ise işler onun için iyice karıştı. Biraz önce Yusuf müdüre oyun oynayan adam, şimdi gerçekten köşeye sıkışmıştı ve kelepçelenmeksizin, kendisinden cüsse olarak kat kat narin bir kadın komiserin kolunda nezarete gönderildi(!). Sonrası ise ikinci fragmanda olanlardı işte. Tahmin edildiği gibi Mert, kendini aklayabilmek için Celal'in işine çomak soktu. Bu sayede Handan'a da ders vermiş oldular; resmen bir taşla iki kuş vurdu!. Ve kendini aklamayı başardı. Kimsede tek bir kuşkuya mahâl bırakmadan hem de. "Acaba?" diyen bir kişi bile olmadı. Biraz önce ölesiye dövüştüğü Selim bile, komiserim diye peşinde dolanmaya başladı. Evet, güzel bir kurtarış yaratılmıştı. İnkâr edecek değilim. Lâkin, nereye kadar sürecek bu durum? Ve hiç şüpheye yer bırakılmayacak mı?


Klâsik olduğu üzere şimdi de sıra Sarp'a geçti. Bir kısır döngü içerisinde olduğumuz için, önce bir karakterimizin gerçeği açığa çıkacak gibi oluyor ama çıkmıyor, daha sonra diğer karakterimizin birini vurduğu ya da öldürdüğü düşünülüyor ve gözaltına alınıyor; sonra oda yırtıyor... Sarp'ın geçtiğimiz bölüm sonu Tahsin'i vururken takındığı ifadenin, ilk defa birini öldürmediği için saçma olduğunu ve ancak onunla anlaşıp bir çelik yelek giydirmesi sebebiyle olabileceğini yazmıştım. Nitekim öyle çıktı. Tahsin'i gerçekten öldürmemek için takındığı bir ifadeymiş. Ama köşeye sıkıştıklarında bu gerçeği Handan'a açıklamaları, yeniden aynı dertle sınanmalarına sebep oldu. Celal'in de kadraja girmesi şahane oldu en azından sadece Sarp'ın başı yanmayacak. Olan Celal'e de olacak. Tabi bir şey olacağı da yok, gelecek bölümün ortası ya da sonunda bir şekilde bundan sıyrıldıklarını izleriz. Zaten normal şartlarda da sıyrılmaları lazım. Videonun çekildiği tarih ile, cesedin ölüm zamanı arasındaki farkı çözemeyecek bir Adli Tıp Kurumumuz yoktur sanıyorum. Sonra dön başa tekrar, Mert acaba Celal'e mi çalışıyor; ŞOK!..


Kudret Sönmez'den yana umutluyum açıkçası. Tabi ondan beklentim, Sarp'a bulaşmadan Celal'in defterini dürmesi yönünde. Bizim canımız ciğerimize neden bulaşıyorsun eyy, Kudret Sönmez. Git Davut'la uğraş. Bak tek kelâm ediyor muyuz o zaman... Uğur Yücel hoş gelmiş, içime doğmuş gibi yine geçen bölüm yorumumda, "Uğur Yücel olsa keşke" demiştim. Öyle de oldu. Karakterin ağırlığına ve anlatıldığı o korkunç tarafına yaraşır olmuş. Ben korktum! Bence Celal de korktu. 


Yıllar önce sırf kendini aldattı diye kız kardeşini öldüren bu adamdan ölesiye bir intikam almadan da gitmesin Kudret. Hatta finale kadar kalsın, sonunda Sarp da onun has adamı olsun ve tahtına otursun. Zira Celal defteri kapandığında, eğer Yusuf amirin kendisi gibi alık ekibine katılırsa sadece boşa zaman harcamış olacaktır. Görünen köy kılavuz istemez neticede...

Beklenen Kral

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder