20 Haziran 2014 Cuma

Survivor'da Büyük Final


Büyük maceranın sonu geldi. Oldukça bol reytingli bir sezon geçiren Survivor'ın final bölümü, dün akşam yayınlandı. Heyecanlı oyunların oynandığı ama diğer Survivor'lara göre oldukça sönük geçen bu seneki yarışın galibi; genele baktığımda, hak etmediğini düşündüğüm bir isim, Turabi oldu...

Yarı Final Mücadeleleri
Salı günkü yarı final oyunları sabaha karşı çekilmişti ve yarışmacılar hem uykusuzluk hem de, "kazanacak mıyım?" heyecanıyla özellikle ilk oyununun başlarında konsantre olmakta zorlanıyorlardı. Denge tahtası üzerinde geçen yarışta, yarışmacılar ellerindeki çubuğun iki yanında bulunan küçük topları düşürmeden parkurun sonuna varmak zorundaydı ve 5 puan alanın, turu geçeceği oyunda; ilk olarak Gökhan aldığı puanlarla ikinci tura geçmeye hak kazandı. Daha sonra da, Turabi ve Merve ikinci tura geçti. Ahmet'in ayağındaki rahatsızlığın nüksetmesi nedeniyle, yarışın sonlarına doğru sık sık düşmesi ve acı çekişleri ilk turda, finali garantileme şansını yitirmesine sebep olmuştu.


İkinci turda ise, gün yavaş yavaş aydınlanmaya başlamıştı ve yarışmacılar bu sefer; hafıza oyunu oynayacaklardı. Havuzun öteki tarafında bulunan panolarda asılı çeşitli rakam ve şekilleri hafızalarında tutarak, üç kez en kısa sürede ve doğru şekilde diğer panoya sıralamaya çalışmaları gerekiyordu. Yine oldukça başarılı performans sergileyen Gökhan, ikinci turu da geçmeyi hak kazanmış ve ilk finalist olmasının önünde yalnızca bir oyun kalmıştı. Bu sefer ikinci adayın belirleneceği yarışın devamındaysa, Turabi ile Merve yarışa başlamıştı. Yarışa 2-0 geride başlayan Merve, hafızasını çok iyi kullanarak bir anda sonucu 3-2 ye getirdi ve hiç puan vermeden üçüncü oyuna geçmeyi başardı.

Üçüncü ve son turda ise, adada da oynadıkları; esnek tahta üzerindeki denge oyununda, finale doğrudan geçmeye hak kazanmak için 8 puan alınması gerekiyordu ve adadaki oyunda oldukça başarılı performans sergileyen Merve, bu sefer oldukça başarısızdı ve yarışın sonucunda, ilk finalist belirlenmişti. Gökhan, perşembe günü yapılacak final programında, yanına gelecek ikinci adayla Survivor olmak için mücadele verecekti...

Daha sonra programın yarış bölümü bitirildi ve akşamki canlı yayına pas atıldı. SMS oylaması sonucunda, Gökhan'ın yanına gelecek ikinci finalist belirlenecekti. Oylamanın sonucunda da, şaşırmadığım üzere; Turabi en yüksek SMS oyunu alarak, ikinci finalist olmaya hak kazandı... Oylama sonucunda finale kalamayan Merve ise göz yaşlarına boğulmuş ve verdiği mücadelenin karşılığını alamadığı için oldukça üzgün olduğunu dile getirmekteydi. Açıkçası, Serenay'ı sırtından bıçaklamasaydı hak verebilirdim ama sen arkadaşını sırtından bıçaklarsan, seyirci de aynını sana yapar. Şaşılacak bir şey yok yani bu durumda... 

Ve Final Akşamı
Bir tarafta Ünlüler, bir tarafta Gönüllüler ortada da, her iki takımdan finale kalan iki isim Gökhan ve Turabi... Eteklerdeki taşları dökme sırası gelmişti artık.

İlk söz sırasını Berna'ya verdi, Acun Ilıcalı. Zira, yarışmadan diskalifiye edilmişti ve bence kalsaydı kesinlikle finale kadar yürümeyi başarabilecek nadir yarışmacılardan biriydi. Kızcağız çok üzgündü ve belli ki halen yaşadıklarını sindirememişti. Yine de gayet alttan alan ve ılımlı bir şekilde, açlığına bağladığı hırçınlığı yüzünden böyle bir olay yaşadığını ama Sahra kışkırtmasaydı, oralara kadar varmayacağını anlattı. Sahra'da yaşanan olaylardan ötürü özür diledi ancak, yine bir iki laf çarpmadan edemedi tabi... O özrü de, Acun'a sempatik görünme derdiyle ettiğine eminim. Yoksa, hala kendini haklı gördüğü hal ve hareketlerinden çok bariz belliydi.


Söz sırası Yiğit'deydi. Berna'nın diskalifiye olmasının sebebi oydu çünkü. Kız onu koruyacağım diye, adadan diskalifiye edilmişti ve Yiğit, tüm yaşananlara seyirci kaldığı gibi Berna'ya hiç sahip çıkmamış; bu hareketiyle de halkın gözünden düşmüştü. Bunu Acun Ilıcalı'da ima etti ve Berna'nın onun için böyle bir topa girdiğini ve ona sahip çıkmadığını söyledi. Yiğit'de anlamlandıramadığım bir rahatlık ve soğukkanlılıkla, resmen Berna'yı suçlar gibi konuştu. "Sahra ile ben konuşurken araya girmese bunlar olmazdı"ya getirdi lafı... Mert ve Ertunga müdahalede bulunduğu için, totosunu kaldırma zahmetinde bulunmamış bir de olay sırasında!. Bak sen Yiğit'e... Berna tabi bu sözler karşısında şoka girdi ve içini çeke çeke Yiğit'e ne kadar alındığından bahsetti. Yiğit'e olan antipatim dün gece birkaç kat daha arttı söyleyeyim. Acun'un gözünden de düştüğünü not düşeyim... O kız senin yüzünden elendi huuu! Nerede, o ılımlı, anlayışlı, centilmen Yiğit? Yarış bitti, bavulunu verdiler eline değil mi?.. Dün gece ki yoksa, gerçek Yiğit miydi?..


Soru sorma sırası, Mert'deydi bu sefer ve elbette soru soracağı kişi, Turabi'ydi. Hindistan cevizi meselesinde sorduğu soruya karşılık, aşırıya kaçan el kol hareketleri yüzünden; Turabi'nin takındığı tavır nedeniyle duyduğu rahatsızlıktan bahsetti ve özellikle Turabi'nin diğer yarışmacıları yazarken söylediği, deyim yerindeyse varoş sözler yüzünden pişmanlık duyup duymadığını sordu. Sorunun sorunda da, komiklik olsun diye adada o atışma sırasında olduğu gibi; "tek bir cevap ver; evet mi hayır mı?" deyince bizim erkek kamçılandı tabi hemen... Onun yaşadığı yerde kimse el kol hareketi yapmazmış. Öyle el kol hareketi yapanı da döverlermiş(!)... Burada da Mert çok güzel bir gol attı ve aralarındaki kültür farkına vurgu yaptı. Elbette hemen Turabi'de kendini acındırma moduna girdi. İşin içinden de Mert'in sağduyusu sayesinde kurtuldu.

Yine çok üzgün bir yarışmacı olan Samanta'ya söz hakkı verdi Acun, Samanta'da; her fırsatta "hanımlara laf söyletmem, kimse benim yanımda onlara kızamaz" vs. diye dolanan Turabi'ye, "Ben ne oluyorum?" diye sordu haliyle. Zira, Sahra ile birlikte çok uğraşmışlardı Samanta'yla ve sonunda da adadan göndermişlerdi birlik olup. Kendini savunmaya geçen Turabi'nin bu sırada çok sık el-kol hareketi kullanması ise, İsmail Baki'nin gözünden kaçmadı ve "Hani sen el-kol hareketiyle konuşmazdın Turabi" diye bir güzel yerin dibine soktu onu. Turabi, gerçekten ne dediğinin, ne yaptığının farkında olmadan hareket ediyor bence. Sonucu da bu işte, nereye kadar kendini acındırarak böyle sıyrılır bilinmez... Hele hele bu sert imajı sürdürürken, neredeyse yarışmanın başından beri, seyircinin onun striptiz yaptığını bildiğini öğrendiğinde ne şekle girecek yüzü çok merak ediyorum!.. Heheyyt!

Bunca gelişmenin sonunda Gökhan'ın ise, hep centilmenliği ve saygın duruşundan bahsedildi. Onunla ilgili negatif bir soru ya da konu geçmedi. O da sudan çıkmış ak kaşık değil bana göre, not düşeyim.

Daha sonraysa canlı yayına geçildi. Adada geçen günlerden hatıra görüntüler ve özellikle yarışmacıların aradan geçen onca zaman da nasıl değiştiği gösterildi videolarla. Gerçekten hepsi çok değişmişti.

Ve sonucu açıklama zamanı gelmişti. Tahminim, Turabi'nin birinci olacağı yönündeydi ve birinci olarak Turabi'nin adını söyledi, Acun Ilıcalı...

Turabi birinciliği hak etmiş miydi?
EVET; çok hırslı ve disiplinli bir yarışçı. Yarışlarda oldukça konsantre ve kaybetmeyi sevmemesi onu bir sonraki oyun için daha da kamçılayıp başarı elde etmesini sağlıyor. Bunun yanında bulunduğu ortama kısa sürede uyum sağlayacak kadar dirayetli. Ayrıca, zaman geçirmek için elinin altındaki eşyalardan çeşitli envanterler üretmesi de onu diğer yarışmacılardan ayırmıştı.

HAYIR; gerçekten nerede ne konuşacağını bilemiyor. Verdiği tepkiler tutarsız ve diğer yarışmacılarında kendi gibi tutarsız olmasını bekliyor(!). Çok hırslı, bu iyi bir şey ama başkalarına zarar vermiyorsa. Özellikle oyun kazandıktan sonra sergilediği o gereksiz gösterileri bunun en büyük kanıtı. Bunun yanında, ada konseylerinde takındığı tavırlar ve ne yaptığını bilmeden, sırf aklına geldiği için kurduğu cümleler ve hareketlerle farklı olmaya çalışması onu daha da itici kılıyor. Nabza göre şerbet vermeyi seviyor; Berna'nın diskalifiye olayında, tepki vermeyerek açıkça Sahra'nın hareketini tasvip ederken, olayın ardından ilk ada konseyinde; Sahra, Acun tarafından haşlanınca hemen yön değiştirip, birlikte dolap çevirmekten haz aldığı Sahra ile bile kanlı bıçaklı olabiliyor. Olayın üzerinden zaman geçince, yeniden eski moda dönmesini de iyi biliyor. Bunun yanında, sürekli kendini acındırma hali, bayıyor. "Ben bunu görmedim, ben bunu bilmem, ben bunları hayatta göremezdim, ben bunları hayatta yaşayamazdım." vs. Sen ne çekmişsin be Turabi... Görende ıssız bir köyden alınıp yarışmaya sokulmuş sanar. Ey Turabi; sen kafasına koyup, buradan Asya'lara gitmiş; kıtalar katetmiş adamsın!. Daha ne göreceksin?.. Senin bu yarış öncesi gördüklerini, bu ülkede kaç kişi görmüştür?..

Tutarsızlıklar çok ve Gökhan'ın almasını dahi tercih ederdim, Turabi yerine. Hem araba, hem de beş yüz bin lira para. Sadece iyi yarışçı olmak yetiyorsa Survivor olmak için hak etti ama bunun yanında başka meziyetler de aranıyorsa, rica ediyorum final bölümü baştan çekilsin...

Sevgilerimle...
Beklenen Kral

twitter.com/BeklenenKral
BeklenenKral@gmail.com

3 yorum :

  1. Turabi bu işi hakkıyla kazandı. Bunu yazmanız gayet güzel. Olumsuz noktaları da belirtmişsiniz, diğer katılımcıların yorumlarını da yazmışsınız o da güzel. Gözden kaçan neydi? bu eski yarışmacılar, elendiler, sosyal yaşamlarına döndüler, medyadan şurdan burdan doldular snra gelip burada deşarj oldular. Olayın aslı budur. Yoksa Turabiyede verin 2 hafta 2 hafta sonra çıkarın ekrana öyle konuşsunlar gerekeni söyleyecektir mutlaka. Yani elenmiş sahte kahramanların laf sokmalarında samimiyet falan yok, kendileri o kadar dürüst ve zeki olsaydılar gereken,i adada söylemeyi akıl ederlerdi 2 ay düşünüp adaya gelecek olduktan sonra alzheimerli bir insan bile o kadar da olsa laf yapar. :)

    YanıtlaSil
  2. Vay be Survivor bittiğinde yaz başıydı, şimdi yaz bitti.
    Ne çabuk geçmiş zaman...
    Bu arada kral abi senin incelemelerini merakla takip ediyorum. Kolay gelsin ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel görüşüne ve övgüne çok teşekkür ederim.. :)

      Evet, zaman çabuk geçiyor. Survivor'ı gözlerim hiç aramadı ama ne yalan söyleyeyim... Umarım, bir dahaki sezon daha iyi bir yarış izleriz...

      Sevgilerimle...

      Sil