30 Ağustos 2014 Cumartesi

Kiraz Mevsimi: Gizlenemeyen hisler


Bu hafta Mete'nin saflıkta nirvanaya ulaştığı bir bölümle ekranlara gelen Kiraz Mevsimi'nin, yine bir analiziyle karşınızdayım efenim. Mete'ye hakikaten ne desem boş... Bir karakterin gözü ancak bu kadar kör yazılabilirdi... Onca şeyden sonra, Şeyma'nın evine gidip ailesiyle tanışmayı istemek... Neyse, biz en iyisi bakalım sekizinci bölümde neler olmuş...

Dizinin yedinci bölümü, Mete'nin yıllardır en yakın dostu olan Ayaz dururken; Rıza ve Şeyma ikilisine inandığı ve Ayaz'a posta koyduğu sahne sonrası, Ayaz'ı o haliyle rüyasında gören ve bir öpücük kadar uzağında olan Öykü'nün uykusundan uyanmasıyla sona ermişti... Ne şans ama?..

Sekizinci bölüm

Sabah olmuş ve Burcu, Öykü'lerdedir... Öykü'nün aklı ise tabi ki Ayaz'da gezinmektedir. Bunu fark eden Burcu ise onu araması için gazlar ve Öykü'de telefonu eline aldığı gibi Ayaz'ı arar... Ancak, o an hem bir iş toplantısında olan hem de dün gecenin hüznünü yaşayan Ayaz telefonu meşgule atar ve kapatır... Öykü bir daha aradığında ise farkında olmadan telesekretere, Burcu ile konuşmaları kaydolur... Burcu'nun azimle, "hoşlanıyorsun bu çocuktan" dediği Öykü; yine büyük bir azimle bunu inkar etmekte ve "arkadaş, hatta kanka" olduklarını söylemiştir... Ayaz ise telefonunu açtıktan sonra gelen bu sesli mesajı dinlemiş ve Öykü için cehennem misali bir günün tohumları da böylece atılmıştır... Hak ettin Öykü, hiç kusura bakma kuzum!..


Yine dün gecenin hüznünü yaşayan Mete ise ofise gitmemekte ve evde sıkkın moda bürünmüş bir biçimde zaman geçirmektedir. Canının sıkkın olduğunu fark eden Bülent ise ne olduğunu sormuş ve bir cevap alamaması sonrası, asla dile getirmeyeceğine inandığım sözler ağzından dökülüvermiştir... Mete'ye geçen gece Şeyma geldiğinde havuz başında, Rıza isminde biriyle konuştuğunu ve "bir ay önce aralarındaki her şeyin bittiğini, bir daha aramamasını" söylediğini dile getirdi... Elbette duydukları karşısında Mete şoka girmişti. Ayaz haklı olabilir miydi?.. Şahsen bu sahne sonrasında, Mete'nin girdiği ruh haliyle akıllandığını zannederken; tam tersi bir şekilde salaklaştığını görmek bir hüsran oldu benim için... Bir hışımla evden çıkan Mete'nin bir sonraki adresi ise Rıza'nın iş yeri olmuştur... İş yerinden çıkan Rıza ise daha önce Şeyma ile çokça kez buluştuğu otele gitmektedir... Elbette Mete'de peşindedir...

Önem iş yerinde, Olcay ve Öykü'ye bir görev vermiştir... Yeni kreasyonlarının çekimi yapılacaktır ve fotoğrafçıyla mekanı ayarlamak Olcay'ın, mankenleri otelde ağırlamak ve çekim yerine götürmek ise Öykü'nün ilgileneceği işlerdir. Tabi boşlukta kalan -yılan- Şeyma ise her şeyi alt üst edeceğini sanarken, yeniden avuçlarını yalaması oldukça yakın bir gelecekte kendisini beklemektedir...


Öykü mankenlerin kaldığı oteli öğrenmiş ve yarın gidip onları alarak çekim mekanına götürecektir... Bu planlamanın ardından ise doğruca Ayaz'ın yanına gitmek için yola koyulmuştur... Ayaz hüznünü halen yaşamakta ve kafası dağılsın diye işlere konsantre olmaya çalışmaktadır ama odasında beliren Öykü'nün kendisine seslenmesiyle, Öykü için yorucu ve kıskançlık dolu gün başlamıştır... Dün gece yaşananlarla ilgili canının sıkkın olduğunu söyleyen Ayaz, kendisinin arkadaşı olduğunu söyleyen Öykü'ye sesli mesajdaki söylemiyle gol atmıştır... "Tabi arkadaşız, hatta kankayız" demiş ve iki kankanın geçirmesi gerektiği gibi bir günü birlikte geçirecekleri söyleyerek, serüvenin fitilini ateşlemiştir...


Arabaya atladıkları gibi ilk iş Öykü'yü bir kahveye götürmüş ve kahvedeki adamlarla pişti oynamaya başlamışlardır... Eşleştiği adamın kendisinden hiç hoşnut olmadığı Öykü ise yaptığı kritik(!) hatalarla Ayaz ve eşine yenilmiştir... Ama iyi bir şeye de vesile olmuştur... Öykü yüzünden kahveden soğuyan adam, bir daha asla kahveye gelmeyeceğini söyleyerek orayı terk etmiştir... 


Bu sırada Burcu ve Emre'de hafiften flörtlerini yaşamaktadırlar... Birlikte bir parkın yanından geçen ikilimiz, salıncak gören Burcu'nun tutan çocukluğu sonrası soluğu o salıncağın yanında almış ve Emre, koca bebeği sallamaya başlamıştır... Tabi ayrıca, şahane sesiyle hem bizim hem de Burcu'nun kulaklarındaki pası silmeyi atlamadı sağolsun... Aras Aydın'ın gerçekten şahane bir sesi var ve iki seferdir söylediği şarkılarla mest etmekte bizleri... Bunun yanında söylemeyi hep atlıyorum; Burcu'ya hayat veren Nihal Işıksaçan resmen son üç bölümdür dizinin parlayan yıldızı halini aldı. Karakterin komik, afacan ve deli dolu tarafını çok güzel yansıtmakta. Emre ve Burcu ikilisi, bizimkilerden sonra ikinci favori çiftim durumunda dizide... Bu arada üçüncü favori çiftim ise bahtsız bedeviler Önem ve Bülent ikilisi... Mete ve Şeyma ikilisi mi?.. Onlar çift miydi ki?.. Neyse konumuza dönelim... Sallanmak fiiliyatının kendisinde, çocukluğunda yaşadığı ve ailesini kaybettiği deprem hissini anımsatması; Burcu ve Emre'nin romantik sahnelerine dem vurur gibi olmuştu ama daha sonra hakkında birçok şeyi merak eden Burcu'ya bir sürpriz yapacağını söyleyerek, sallamaya devam etmiştir onu... Sürprizi ise Burcu'yu hayattaki tek yakını olan anneannesiyle tanıştırmak olmuştur... Yani Burcu artık aileye de girdi sayılır...


Rıza, Mete ve Ayaz'ın birkaç yıl önce yaptığı arkadaşlarının oteline gelmiştir... Rıza'nın peşinden otele giren Mete ise şans eseri(!) hemen oracıkta otelin sahibiyle karşılaşıvermiştir... Adamdan bir konuda yardım isteyen Mete'nin teklifini ise otel sahibi reddetmemiştir... Rıza'nın otele giriş yaptığı tarih dilimlerinin, kamera kayıtlarını izlemek için kayıt odasına gitmişlerdir. İlk birkaç kamera kaydında yanında başka kişiler olan Rıza'nın izledikleri son kaydında ise beklenen sahne gözler önüne serilmiştir... Şeyma, Rıza ile buluşmak için otele gelmiştir... Bu sahne sonrası Mete küplere binmiş gözükmektedir ama -muhtemelen- bu kaydın henüz çıkmadıkları bir zamana ait olması, yaşanacak birkaç kıskançlık krizi dışında çokta etkili olmamıştır... Zira eğer çıktıkları bir zamana ait ise kayıt, mümkünse ilerleyen sahnelerde evine gidip ailesiyle tanışmak isteyecek Mete; kendini atsın bir tepeden aşağı...



Kahvedeki felaket maceranın sonrasında elbette Öykü'nün işkencesi bitmemiştir... Sırada başka bir işkence beklemektedir ve ikinci durakları Ayaz'ın toplattığı eski bir arabanın onarıldığı tamirhane olmuştur... Zorla tulum giydirdiği Öykü'ye, arabanın bakımlarını yaptırtmaktadır şimdi de... Garibim Öykü ne eziyetler çekiyor... Aslında kendisinden bile sakladığı gerçek duygularını kabul etmeyişinin bedelini ödüyor... Tabi, eninde sonunda kabul edecek oluşunun da farkında olarak...


Tamirciden sonraki üçüncü durakları ise bir gece kulübüdür... "Kankalar kız ayarlar" diyen Ayaz, Öykü'den şimdi de kendisine bir kız bulmasını istemektedir. Öykü ise hafif histerik kıskançlık krizleri eşliğinde bir kız bulmuş ama ikilinin fazla ilerleyen samimiyetinden rahatsız olup gece kulübünü terk etmiştir... Önce gece kulübünden gitmek istemediğini söyleyen Ayaz ise onun gidişi ardından hemen mekandan ayrılıp yanında bitmiştir...

Yılanlıkta bir dünya markası olan Şeyma, Olcay'ın iş birliğiyle mankenlerin olduğu otele gitmiştir şimdi de... Kendisini Öykü diye tanıtıp, çekimin iptal olduğunu söyleyerek ülkelerine postalamanın derdindedir onları... Bu sırada Mete arar ve geçirdiği kıskançlık krizinin etkisiyle, nerede olduğunu söylediği mekanda bitiverir... Şeyma'yı bir güzel yerin dibine sokar ama takma isminin hakkını veren -yılan-, Şeyma başını asla eğmez... Dik başlılığıyla Mete'yi yeniden uysal koyuna dönüştürür...


Bu sırada gece kulübünden çıktıktan sonra ikilimiz bir sokak kenarındaki bankta oturmaktadır. Ayaz, Mete ile aralarında geçen her şeyi anlatmış; Öykü ise iyilik yaptığını sanarak Mete'yi oldukları yere cüzdanını kaybettiği yalanıyla çağırmıştır... Mete oraya geldiğinde ise Şeyma'ya gösteremediği erkekliği Öykü'ye göstermeye başlamıştır... Ayaz'a olan kini dinmediği gibi daha da alevlenmiş ve Öykü'ye oraya çağırdığı için harlamaktadır. Elbette, Ayaz haddini bildirmiş ve bizim atarlı arkasını dönüp oradan uzaklaşmıştır... Ayaz ise Öykü'ye sarılarak, Mete'yi çağırdığı için kızgın olmadığı teskinini vermektedir...

Çekim günü gelmiştir... Olcay mekanı ve fotoğrafçıyı ayarlamıştır ama Öykü'yü kötü bir sürpriz beklemektedir. Şeyma'nın oyunu işe yaramış ve iki manken de ülkelerine geri dönmüştür... Şeyma gururlu, Olcay ise Önem, Öykü'yü azarlayacağı için mutludur. Önem geldiğinde Öykü, bir sorun olmadığını ve mankenlerin hazır olduğunu söyler ama bunun bir sonu olmadığını bildiğinden oturup bir istifa mektubu yazmaya koyulur. Bu sırada ise istifa edip gitmesinin Öykü için kolay bir veda olduğunu düşünen Olcay, ona bir oyun oynamaya karar verir... Ayaz'ı aramasını ve erkek mankenin o olabileceğini söylemiştir... Önem, Ayaz'ı fotoğraflarda gördüğünde çılgınlara dönecek ve Öykü'yü kovmaktan beter edecektir ona göre... Öykü ise bu plandan çok memnun kalmış ve hemen Ayaz'ı aramıştır. O sırada yine bir iş toplantısında olan Ayaz, bu sefer telefonu hemen açmış ve onu kırmayarak iş yerine almaya gitmiştir... Tabi henüz o da başına geleceklerden haberdar değildir...

Şeyma'da planlar içerisinde o otele yeniden gitmiştir. Otelin sahibi Şeyma'yı gördüğünde hemen Mete'yi aramış ve o da otele gelmiştir. Geldiğinde otelin kapısında duran Şeyma'ya kiminle buluştuğunun hesabını soran Mete'ye, Şeyma her zamanki gibi dik başlılığıyla karşı koymuş; düğünleri için otelin restorantı ile ilgili dökümanlar aldığını söylemiş ve parmağına geri döneceğini bildiği yüzüğü ona vererek oradan uzaklaşmıştır... 


Öykü çekim mekanına götürdüğü Ayaz'dan şimdi de fotomodellik yapmasını istemektedir. Ayaz önce ayak diretmiş ama daha sonra Öykü'yü kıramayarak teklifini kabul etmiştir... Erkek manken tamam ama kadın manken yoktur bu seferde... Kadın fotomodelliği ise yapacak kişi bu durumda Öykü'dür... İkili kıyafetleri giyinmiş ve fotoğrafçının direktifiyle birbirine aşık bir çift gibi pozlar vermektedirler... Tabi bu birbirine aşık gibi poz vermeyi, zaten birbirlerine aşık olduklarından çok iyi başarmaktadırlar... Çekim bittikten sonra ise Öykü, fotoğrafların ham haliyle iş yerine geçmiştir... Yanında istifa mektubu da hazır olan Öykü, fotoğraflara alıp bakan Önem'e hemen sonra istifa mektubunu da vermiştir... Şeyma ve Olcay ikilisinin bir planları daha tam bu sahnede suya düşmektedir... Zira, Önem fotoğrafları oldukça beğenmiş; ardından Öykü'nün verdiği istifa mektubu yırtarak çöpe atmış ve gayet başarılı bir iş çıkarttığını söyleyerek üzerine bir de onu onore etmiştir... Şeyma ve Olcay'ın suratları ise beş karıştır tam bu sıralarda...



Önem ve Bülent artık birlikte olduklarını çocuklarına açıklamak istemektedirler. Bunun için İlker'lerin pizzacısında bir yemek düzenlemişlerdir ama bilmedikleri şey, Ayaz ve Mete'nin birbirleriyle konuşmadıklarıdır. Daha doğrusu Mete'nin, Ayaz'la konuşmadığıdır... Bülent, Mete ve Burcu'yu; Önem'de Ayaz'ı akşam için yemeğe çıkalım diye ayartmış ve İlker'in pizzacısında herkes toplanmıştır... Bu sırada Bülent, Önem'le birlikte olduklarını söylemiş ama hiç beklemedikleri bir olayın içerisinde bulmuşlardır kendilerini... Mete hemen lafa girerek, "Ayaz'a danıştınız mı, o izin veriyor mu?" diyerek; Şeyma ile kendi ilişkisini tasvip etmemesine getirmektedir konuyu... Daha sonra ise söylemlerini sertleştirmiş ve Ayaz'da kendisine karşılık vermeye başlamıştır... Ayaz ne olursa olsun, Mete'yle daha fazla sürtüşmemek içinse hemen oradan uzaklaşmıştır...

Bu sırada ise Öykü, Burcu'yu aramış ve gecenin nasıl geçtiğini sormak istemektedir. Ama Burcu'nun anlattıkları sonrasında o da büyük bir şok yaşamış ve Ayaz'ın nerede olabileceğini tahmin etmeye çalışırken, birden aklına geçen gece gördüğü rüya gelmiştir... Hemen hazırlanan Öykü evden ayrılmış ve rüyasında gördüğü o tepeye gitmektedir. 

Mete'de restorandan ayrılmış ve Şeyma'lara gitmiş, kapıyı açan Şeyma'ya yüzüğünü geri vererek; ailesiyle tanışmaya geldiğini söylemiştir... Saftrik Elmer seni...



Ayaz ise gerçekten o tepededir... Canı oldukça sıkkın olan Ayaz'ın sıkıntısını yok edecek an ise gelmek üzeredir... Öykü, Ayaz diye seslenmiş ve yanına gelmektedir... Yanına geldiğinde ise "canını hiçbir şeye sıkmamasını ve her zaman yanında olduğunu" söylemiştir. Ayaz, "kendisinin burada olduğunu nasıl tahmin ettiğini" sorduğundaysa; geçen gece rüyasında onu burada gördüğünü ve bankta bir süre oturduktan sonra kalktığını dile getirmiş ve yine rüyasında şimdiki gibi yanına geldiğini eklemiştir. Ayaz geldiğinde ne yaptıklarını sorduğunda ise ikilimiz artık hislerini daha fazla gizleyemeyerek, ateşli bir öpüşme faslına girmişler ve sekizinci bölümün perdesi de bu sahneyle kapanmıştır...

Mete ve Şeyma ikilisinin hikayesini saymazsak, dizinin temel gidişatından oldukça memnunum... Şeyma ve Olcay ikilisinin, Öykü'yü her köşeye sıkıştırdıklarını düşündüklerinde, Önem'in daha da gözüne girmesine ise bitmekteyim... Kiraz Mevsimi, bu yazın en iyi işlerinden birisi oldu şüphesiz... Bakalım, kış sezonunda yeni günü ve saatinde de başarısını sürdürebilecek mi?..

Bekleyip, göreceğiz...

Sevgilerimle...
Beklenen Kral

BeklenenKral@gmail.com

1 yorum :

  1. aynı gun diğer yarim adli dizi de var . acaba onun hakkında da bir yazi yazabilir misiniz?

    YanıtlaSil